Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

وَاِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُوا بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُمْ بِهِ وَلَئِنْ صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِلصَّابِرِينَ

ve in ǎāḳabtum fe ǎāḳibū bi miṧli mā ǔḳibtum bihi ve le in Sabertum le huve ḣayrun li S-Sābirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inve eğer
2عَاقَبْتُمْǎāḳabtumع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.ceza verecekseniz
3فَعَاقِبُواfe ǎāḳibūع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.ceza verin
4بِمِثْلِbi miṧliم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.aynısını
5مَا
6عُوقِبْتُمْǔḳibtumع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.size verilen cezanın
7بِهِbihionunla
8وَلَئِنْve le inama
9صَبَرْتُمْSabertumص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.sabdederseniz
10لَهُوَle huveandolsun ki o
11خَيْرٌḣayrunخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.daha iyidir
12لِلصَّابِرِينَli S-Sābirīneص ب رdirenmek, dayanmak, bağlamak, sabırlı veya kararlı olmak, sabırla dayanmak, mantık ve emirlere kararlılıkla bağlı kalmak, mantık ve yasaların yasakladığı şeylerden kendini alıkoymak, üzüntü, huzursuzluk ve sabırsızlığı göstermekten kaçınmak. Bu kelime jaz'a'nın (üzüntü ve huzursuzluk gösterme) zıttıdır.sabredenler için

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mücâzatta bulunacaksanız sizi cezâlandırdıkları gibi ve o kadar cezâlandırın onları, fakat sabrederseniz elbette bu hareket, sabredenlere daha da hayırlıdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mücâzatta bulunacaksanız sizi cezâlandırdıkları gibi ve o kadar cezâlandırın onları, fakat sabrederseniz elbette bu hareket, sabredenlere daha da hayırlıdır.

Adem Uğur

Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

Ahmed Hulusi

Şayet kötülüğün sonucunu yaşatacaksanız, size yapılan azabın benzeri ile sonucunu yaşatın. . . Eğer sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.

Ahmet Tekin

Eğer müşrikleri mutlaka cezalandırmak istiyorsanız, size yapılanın benzeri cezalarla cezalandırın. Sabırlı davranırsanız, elbette bu, sabrederek mücadeleye devam edenler için daha hayırlıdır.

Ahmet Varol

Eğer cezalandıracak olursanız size uygulanan cezanın aynıyla cezalandırın. Ama eğer sabredersiniz andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Ali Bulaç

Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Ali Fikri Yavuz

(Ey müminler, düşmandan intikam almak için) eğer bir ceza ile mukabele edecek olursanız, ancak size yapılan azab ve cezanın misli ile yapın (daha fazla ileri gitmeyin). Sabrederseniz (cezayı terk ederseniz) andolsun ki, bu tahammül edenler için daha hayırlıdır.

Ali Rıza Safa

Ceza verecekseniz, size yapılan kadarıyla ceza verin. Dirençli olursanız, dirençli olanlar için kesinlikle böylesi daha iyidir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin dengi ile ceza veriniz. Fakat sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

Bekir Sadak

Eger ceza vermek isterseniz size yapilanin ayniyle mukabele edin. Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler icin daha iyidir.

Celal Yıldırım

Ceza verecek olursanız, size verilen cezanın misliyle cezalandırın. Ama eğer (bu hususta) sabrederseniz, and olsun ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Cezalandırmak isterseniz size yapıldığı kadarıyla cezalandırın, fakat sabır gösterirseniz bilin ki sabırlı davrananlar için bu muhakkak daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri

Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Diyanet İşleri (eski)

Eğer ceza vermek isterseniz size yapılanın aynıyla mukabele edin. Sabrederseniz and olsun ki bu, sabredenler için daha iyidir.

Diyanet Vakfi

Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer (bir suçtan dolayı) ceza verecek olursanız size yapılan azab ve cezanın misli ile ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer ceza ile karşılık verecek olursanız, ancak size yapılan cezanın misli ile cezalandırınız. Şayet sabrederseniz, andolsun ki bu, sabredenler için elbette daha hayırlıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şayed ıkab ile mukabele edecek olursanız ancak size edilen ukubetin misliyle muakabe ediniz ve şayed sabrederseniz kasem olsun ki sabredenler için elbette daha hayırlıdır

Erhan Aktaş

Eğer siz, sert karşılık vermek zorunda kalırsanız, o zaman onların size verdiği karşılığa orantılı olarak karşılık verin. Ama sabrederseniz, elbette böyle bir davranış sabredenler için daha hayırlıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer siz, sert karşılık vermek zorunda kalırsanız, o zaman onların size verdiği karşılığa orantılı olarak karşılık verin. Ama sabrederseniz, elbette böyle bir davranış sabredenler için daha hayırlıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer siz, sert karşılık vermek zorunda kalırsanız, o zaman onların size verdiği karşılığa orantılı olarak karşılık verin. Ama sabrederseniz, elbette böyle bir davranış sabredenler için daha hayırlıdır.

Fizilal-il Kuran

Eğer kâfirlere işkence edecekseniz, onlara, vaktiyle size yapmış oldukları işkencenin benzerini uygulayınız. Ama eğer sabrederseniz bu tutum sabredenler hesabına daha hayırlıdır.

Gültekin Onan

Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Hamdi Döndüren

Eğer ceza verecekseniz, size verilen ceza kadar cezalandırın! Ama sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Hasan Basri Çantay

Eğer her hangi bir ceza ile mukaabele edecek olursanız ancak size reva görülen ukubetin misillemesiyle ceza yapın. Sabrederseniz, andolsun ki, bu, tehammül edenler için elbet daha hayırlıdır.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır. (41) (41. Hz. Peygamber, Uhud Savaşında amcası Hamza'yı kâfirler tarafından burnu ve kulakları kesilmiş, ciğeri çıkarılmış bir durumda görünce 'Allah'a andolsun ki, eğer Allah bana zafer verirse, senin yerine onlardan 70 kişiyi böyle yapacağım!' demişti. Fakat yeminine kefaret vererek bu sözünü uygulamamış, Mekke'nin fethinde düşmanlarını affetmiştir.)

Hayrat Neşriyat

Eğer bir cezâ verirseniz, o hâlde size yapılan eziyetin misliyle cezâ verin! Fakat sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

İbni Kesir

Eğer ceza verecek olursanız; ancak sizin cezalandırıldığınızın misliyle ceza verin. Sabrederseniz; elbette bu, sabredenler için daha iyidir.

Mehmet Okuyan

Ceza verecekseniz, (en fazla) size yapılanın misliyle (benzeriyle) ceza verin! Sabrederseniz, elbette bu (durum) sabredenler için daha hayırlıdır.

Muhammed Esed

Bunun içindir ki, (tartışmada) zora başvurmanız gerekirse, ancak onların sizi zora koştukları kadar zora başvurun. Fakat eğer kendinizi tutarsanız, bilin ki, güçlüklere göğüs germesini bilen kimseler için bu daha iyi, daha hayırlıdır.

Mustafa İslamoğlu

İmdi siz, cezalandırdığınızda mutlaka sizin maruz kaldığınız miktarı aşmadan cezalandırınız; yok eğer sabrederseniz, bu, sabırda direnenler için daha hayırlıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer bir kimseye ikabta bulunacak iseniz, kendisiyle ikaba uğramış olduğunuz şeyin misliyle ikabta bulunun ve eğer sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.

Ömer Öngüt

Eğer ceza verecek olursanız, size verilen cezanın misli ile ceza verin. Sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.

Suat Yıldırım

Ceza verecek olursanız, size yapılan muamelenin misliyle cezalandırın. Ama eğer bu hususta sabrederseniz, bilin ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Süleyman Ateş

Eğer azab edecekseniz, size yapılan azab kadar azab edin. Ama sabrederseniz, andolsun ki o, sabredenler için daha iyidir. (Hz. peygamber, Uhud Savaşında, amcası Hamza'yı kafirler tarafından burnu ve kulakları kesilmiş, ciğeri çıkartılmış bir durumda görünce; "Allah'a andolsun ki, eğer Allah bana zafer verirse, senin yerine, onlardan yetmiş kişiyi böyle yapacağım!" demişti. Fakat yeminine keffaret vererek bu sözünü uygulamamış, Mekke'nin Fethinde düşmanlarını affetmiştir.)

Süleymaniye Vakfı

Eğer ceza verecekseniz size ne yapıldıysa onun dengiyle ceza verin. (Ceza vermeyip) sabrederseniz kuşkusuz bu, sabredenler için daha iyidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer ceza vermek isterseniz size ne yapıldıysa onun dengiyle ceza verin. Sabredecek olursanız kuşkusuz bu, sabredenler için daha iyidir.

Şaban Piriş

Eğer karşılık verecekseniz, size yapılanın aynıyla karşılık verin. Eğer sabrederseniz, bu sabredenler için daha iyidir.

Tefhim-ul Kuran

Eğer ceza verecekseniz, size verilen cezanın misliyle ceza verin ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Ümit Şimşek

Ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, hiç kuşkusuz, bu sabredenler için daha hayırlıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer ceza ile karşılık verecekseniz, ancak size yapılan kötülüğün türü ve miktarı ile karşılık verin. Eğer sabrederseniz, elbette ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Günahkarı cəzalandırmaq istəsəniz, sizə nə cəza verilibsə, siz də ona eynilə cəza verin. Əgər səbir etsəniz, bu, səbir edənlər üçün daha xeyirlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey möʼminlər! İntiqam almaq məqsədilə birinə) cəza verəcək olsanız, sizə nə cəza verilibsə, eynilə həmin cəzanı verin. (Artıq cəza isə zülm etməkdir ki, bu da günahdır). Əgər (onlardan intiqam almayıb) səbr etsəniz, bu, səbr edənlər üçün daha xeyirlidir. (Əfv etmək, rəhm göstərmək savab qazanmağa çox gözəl vəsilə olduğu üçün, sözsüz ki, qisas almaqdan daha üstündür).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn ihr jemanden bestraft, so soll die Strafe die verübte Tat nicht überschreiten. Wenn ihr aber anstatt zu strafen, Geduld faßt, ist es für die Geduldigen das Beste.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn ihr bestraft, so bestraft im gleichen Maß, wie ihr bestraft wurdet. Wenn ihr aber geduldig seid, so ist das wahrlich besser für die Geduldigen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn ihr bestraft, dann bestraft in dem Maße, wie euch Unrecht zugefügt wurde; wollt ihr es aber geduldig ertragen, dann ist das wahrlich das Beste für die Geduldigen

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn ihr straft, dann straft mit dem Gleichen dessen, womit ihr bestraft wurdet. Und wenn ihr euch in Geduld übt, dies ist gewiß besser für die sich in Geduld Übenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if you should inflict punishment, exact a retribution or make reprisals for injury, harm or wrong, then you may avenge your right with a similar injury and to the same extent. But if you bear the wrong and bear with the wrongful -as an obligation to Allah and not a reflection of human weakness- you shall possess your souls, derive great benefits and advantage yourselves of Allah's expectative grace.

Abdul Haleem

If you [believers] have to respond to an attack, make your response proportionate, but it is best to stand fast.

Abdullah Yusuf Ali

And if ye do catch them out, catch them out no worse than they catch you out: But if ye show patience, that is indeed the best (course) for those who are patient.

Abul A'la Maududi

If you take retribution, then do so in proportion to the wrong done to you. But if you can bear such conduct with patience, indeed that is best for the steadfast.

Aisha Bewley

If you want to retaliate, retaliate to the same degree as the injury done to you. But if you are patient, it is better to be patient.

Al-Hilali & Khan

And if you punish (your enemy, O you believers in the Oneness of Allâh), then punish them with the like of that with which you were afflicted. But if you endure patiently, verily, it is better for As-Sâbirûn (the patient).[1]

Ali Quli Qarai

And if you retaliate, retaliate with the like of what you have been made to suffer, but if you are patient that is surely better for the patient.

Amatul Rahman Omar

(Believers!) if you have to punish (the oppressors) then punish them to the extent you have been persecuted. But if you endure patiently, remember it is far better for the patiently persevering.

Arthur John Arberry

And if you chastise, chastise even as you have been chastised; and yet assuredly if you are patient, better it is for those patient.

Bijan Moeinian

If you decide to retaliate, be fair in retaliation. However, it will be better (up to certain point) to be patient (rather than revengeful.)

E. Henry Palmer

But if ye punish, punish (only) as ye were punished; but if ye are patient, it is best for those who are patient.

Edip-Layth

If you penalize, then punish with an equivalent punishment inflicted on you. If you show patience then it is better for the patient ones.

George Sale

If ye take vengeance on any, take a vengeance proportionable to the wrong which hath been done you; but if ye suffer wrong patiently, verily this will be better for the patient.

Hamid S. Aziz

But if you punish (or catch them out), punish (or catch them out) only with the like of that with which you were afflicted; but if you endure patiently, verily it is better for the patient.

Mahmoud Ghali

And in case you (This is addressed to all believers) punish, then punish with the like of that wherewith you were punished; and indeed in case you endure patiently, indeed it is more charitable of the patient.

Marmaduke Pickthall

If ye punish, then punish with the like of that wherewith ye were afflicted. But if ye endure patiently, verily it is better for the patient.

Mohamed Ahmed - Samira

If you have to retaliate, do so to the extent you have been injured; but if you forbear it is best for those who bear with fortitude.

Muhammad Asad

Hence, if you have to respond to an attack (in argument], respond only to the extent of the attack levelled against you; but to bear yourselves with patience is indeed far better for (you, since God is with] those who are patient in adversity.

Mustafa Khattab

If you retaliate, then let it be equivalent to what you have suffered. But if you patiently endure, it is certainly best for those who are patient.

Progressive Muslims

And if you punish, then punish with equivalence to that which you were punished. And if you are patient then it is better for the patient ones.

Sahih International

And if you punish [an enemy, O believers], punish with an equivalent of that with which you were harmed. But if you are patient - it is better for those who are patient.

Sam Gerrans

And if you retaliate, then retaliate with the like of that wherewith you are harmed; but if you are patient, it is better for the patient.

Shabbir Ahmed

Hence, if you have to respond to an attack in argument, respond only to the extent of the attack leveled against you. But to bear with patience is indeed far better for the steadfast.

Syed Vickar Ahamed

And if you punish them, then no worse than that they punish you: But if you show patience that is really the best for those who are patient.

Taqi Usmani

And if you were to harm (them) in retaliation, harm them to the measure you were harmed. And if you opt for patience, it is definitely much better for those who are patient.

The Monotheist Group

And if you punish, then punish with equivalence to that which you were punished. And if you are patient then it is better for the patient ones.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si vous punissez, infligez (à lʹagresseur) une punition égale au tort quʹil vous a fait. Et si vous endurez... cela est certes meilleur pour les endurants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger hûn ceza bidin, bi qasî ya ku li we hatî kirin ceza bidin. Lê belê ku hûn xwe ragirin û sebrê bikêşin, helbet ew ji xweragiran re hê çêtir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als jullie bestraffen, bestraft dan evenals jullie zijn bestraft. Maar als jullie geduldig volharden, dan is dat beter voor hen die geduldig volharden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien gij u op iemand wreekt, neem dan eene wraak, geëvenredigd aan het kwaad dat u wordt aangedaan; maar indien gij het kwade geduldig ondergaat, zal dit beter voor den lijdzame zijn.

Hollandaca — Siregar

En wanneer jullie bestraffen, bestraft dan in overeenstemming met wat jullie aangedaan is. Maar als jullie geduldig zijn is dat zeker beter voor de geduldigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если вы наказываете (посягнувшего на вас злодея) (в отместку), то наказывайте (только) подобным тому, чем вы были наказаны [не излишествуйте в мести]. А если вы проявите терпение [оставите отместку], то это – непременно, лучше для терпеливых.

Rusça — Osmanov

Если вы подвергаете наказанию неверных, то наказывайте таким же образом, как вас наказывали. Но если же вы стерпите [и удержитесь от наказания], то это будет лучше для терпеливых.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om ni besvarar (ett angrepp som ni utsatts för), besvara det då med samma medel som användes mot er; men om ni visar tålamod är detta det bästa för de tålmodiga.