İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذِينَ طَبَعَ اللّٰهُ عَلٰى قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْغَافِلُونَ
ulāike (e)lleƶīne Tabeǎ (a)llahu ǎlā ḳulūbihim ve sem'ǐhim ve ebSārihim ve ulāike humu l-ğāfilūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, öyle kişilerdir ki Allah, onların kalplerini, kulaklarını, gözlerini mühürlemiştir ve onlardır gaflet edenlerin tâ kendileri.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlar, öyle kişilerdir ki Allah, onların kalplerini, kulaklarını, gözlerini mühürlemiştir ve onlardır gaflet edenlerin tâ kendileri.
Adem Uğur
İşte onlar Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Ve onlar gafillerin kendileridir.
Ahmed Hulusi
İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini, işitme (algılama) kuvvelerini, basiretlerini (değerlendirme kuvvelerini) kilitlediği kimselerdir! Onlar kozalarında yaşayanların ta kendileridir!
Ahmet Tekin
İşte onlar, Allah’ın kalplerini, kafalarını anlayışsız, kulaklarını duyarsız, gözlerini görmez hale getirdiği kimselerdir. Onlar, işte onlar, gaflet içinde olanlardır.
Ahmet Varol
Onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafiller de işte onlardır.
Ali Bulaç
Onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafil olanlar onların ta kendileridir.
Ali Fikri Yavuz
Bunlar, o kimselerdir ki, Allah, kalblerini, kulaklarını, gözlerini mühürlemiştir. İşte bunlar, gafil olanlardır.
Ali Rıza Safa
İşte onlar, yüreklerine, kulaklarına ve gözlerine, Allah'ın damga vurduğu kimselerdir. Ve aymazlık içinde olanlar, işte onlardır.
Bayraktar Bayraklı
İşte, Allah'ın, gönüllerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır. Onlar gafillerin ta kendileridir.
Bekir Sadak
Iste Allah'in kalblerini, kulaklarini ve gozlerini muhurledigi kimseler bunlardir. Gafiller de iste bunlardir.
Celal Yıldırım
İşte bunlar, Allah'ın, kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir; gafil olanlar da bunlardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunlar, Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir; gaflette olanlar da işte bunlardır.
Diyanet İşleri
İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.
Diyanet İşleri (eski)
İşte Allah'ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimseler bunlardır. Gafiller de işte bunlardır.
Diyanet Vakfi
İşte onlar Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Ve onlar gafillerin kendileridir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunlar, o kimselerdir ki; Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir. Ve onlar, gafillerin ta kendileridir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir ve işte onlar, gafillerin ta kendileridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar öyle kimselerdirler ki Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemişdir ve işte onlardır ki hep gafillerdir
Erhan Aktaş
İşte onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafil olanların ta kendileridir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İşte onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafil olanların ta kendileridir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İşte onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafil olanların ta kendileridir.
Fizilal-il Kuran
Bunlar var ya; Allah onların kalplerini, kulaklarını, gözlerini mühürlemiştir; onlar gafillerin, (aymazların) ta kendileridirler.
Gültekin Onan
Onlar, Tanrı'nın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafil olanlar onların ta kendileridir.
Hamdi Döndüren
Onlar, Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar, gafil olanların da ta kendileridir.
Hasan Basri Çantay
Onlar öyle kimselerdir ki Allah, kalblerinin, kulaklarının ve gözlerinin üstüne mühür basmışdır. İşte gaafil olanlar da onların ta kendileridir.
Hasib Asutay
İşte onlar Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Ve onlar gafillerin tâ kendileridir.
Hayrat Neşriyat
İşte onlar (küfürleri sebebiyle) Allah’ın, kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar, gafillerin ta kendileridir!
İbni Kesir
Onlar; Allah'ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Ve gafiller de işte bunlardır.
Mehmet Okuyan
İşte onlar kalplerini, işitmesini (kulaklarını) ve gözlerini Allah’ın mühürlediği kişilerdir. Onlar habersizmiş gibi davrananların ta kendileridir.
Muhammed Esed
İşte, Allah'ın kalplerini, işitme ve görme duyularını mühürlediği kimseler bunlardır; işte, umursamazlık içinde dalıp giden kimseler bunlardır!
Mustafa İslamoğlu
İşte onlar Allah'ın kalplerinin (akletme), işitme ve görme yetilerini mühürlediği kimselerdir. Artık onlar (bundan) dahi habersizdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlar o kimselerdir ki, Allah onların kalpleri, kulakları ve gözleri üzerine mühür basmıştır ve gâfiller olanlar da işte onlardır.
Ömer Öngüt
İşte onlar Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir ve onlar gafillerin tâ kendileridir.
Suat Yıldırım
Bunlar o kimselerdir ki Allah onların kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir. İşte hakkı göremeyen gafiller onlardır.
Süleyman Ateş
Onlar, Allah'ın kalblerini kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte gafiller onlardır.
Süleymaniye Vakfı
Onlar Allah'ın; kalpleri, dinleme yetenekleri ve görme yetenekleri üzerinde yeni bir yapı oluşturduğu kimselerdir. İşte onlar (ayetleri) umursamayanlardır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunlar, kalpleri, dinleme ve görmeleri üzerinde Allah'ın yeni bir yapı oluşturduğu kimselerdir. Onlar, ne yaptıklarının farkında değillerdir.
Şaban Piriş
Onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Çünkü onlar gafil olanların ta kendileridir.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafil olanlar da onların ta kendileridir.
Ümit Şimşek
Onlar, kalplerini, kulak ve gözlerini Allah'ın mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafillerin tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunlar, Allah'ın; kalpleri, kulakları ve gözleri üstüne mühür bastığı insanlardır. Gaflete saplananlar da bunların ta kendileridir.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Bunlar o kəslərdir ki, Allah onların qəlbinə, qulaqlarına və gözlərinə möhür vurmuşdur. Onlar əsl qafildirlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie sind Menschen, deren Herzen, Ohren und Augen Gott versiegelt, und sie sind die Unachtsamen.
Almanca — Der Edle Quran
Das sind diejenigen, deren Herzen, Gehör und Augenlicht Allah versiegelt hat; und das sind (überhaupt) die Unachtsamen.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie sind es, auf deren Herzen und Ohren und Augen Allah ein Siegel gesetzt hat. Und sie sind die Achtlosen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Diese sind diejenigen, deren Herzen, Gehör und Blicke versiegelt sind. Und diese sind die Achtlosen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
These are they whose hearts has Allah imprinted with dullness of Comprehension and whose faculties of hearing and sight with lack of perception and these are the heedless.
Abdul Haleem
These are people whose hearts, hearing, and sight have been closed off by God: they are heedless,
Abdullah Yusuf Ali
Those are they whose hearts, ears, and eyes Allah has sealed up, and they take no heed.
Abul A'la Maududi
They are the ones upon whose hearts and hearing and eyes Allah has set a seal. They are utterly steeped in heedlessness.
Aisha Bewley
Those are the people whose hearts, hearing and sight Allah has sealed up. They are the unaware.
Al-Hilali & Khan
They are those upon whose hearts, hearing (ears) and sight (eyes) Allâh has set a seal. And they are the heedless!
Ali Quli Qarai
They are the ones on whose hearts Allah has set a seal, and on their hearing and their sight [as well], and it is they who are the heedless.
Amatul Rahman Omar
It is these people on whose hearts, hearing and eyes Allâh has set a seal (for their disbelief). And it is these people who are really heedless.
Arthur John Arberry
Those -- God has set a seal on their hearts, and their hearing, and their eyes, and those -- they are the heedless ones;
Bijan Moeinian
God has put a seal on their hearts (so that they do not get it), their ears (so that they do not hear the truth), and their eyes (so that they do not see the fact. ) Such people, naturally, become neglectful.
E. Henry Palmer
These are they on whose hearts, and hearing, and eyesight, God has set a stamp, and these, they are the careless.
Edip-Layth
Those are the ones whom God has stamped on their hearts, their hearing, and their sight; such are the heedless.
George Sale
These are they whose hearts, and hearing, and sight God hath sealed up; and these are the negligent:
Hamid S. Aziz
These are they whose heart, and hearing, and sight, Allah has sealed, and these, they are the heedless.
Mahmoud Ghali
Those are they upon whose hearts Allah has stamped (i. e., impressed or set seal) and on their hearing and their be holdings; and those are the ones who are heedless.
Marmaduke Pickthall
Such are they whose hearts and ears and eyes Allah hath sealed. And such are the heedless.
Mohamed Ahmed - Samira
They are the ones whose hearts and ears and eyes have been sealed by God; and these are the heedless.
Muhammad Asad
They whose hearts and whose hearing and whose sight God has sealed -it is they, they who are heedless!
Mustafa Khattab
They are the ones whose hearts, ears, and eyes are sealed by Allah, and it is they who are ˹truly˺ heedless.
Progressive Muslims
Those are the ones whom God has stamped on their hearts, and their hearing, and their sight, and these are the unaware ones.
Sahih International
Those are the ones over whose hearts and hearing and vision Allah has sealed, and it is those who are the heedless.
Sam Gerrans
Those are they whose hearts God has sealed, and their hearing and their sight; and it is they who are the heedless;
Shabbir Ahmed
Such are they whose hearts, ears and eyes Allah has sealed. Yet, they remain unaware. (Disuse of faculties brings people down to subhuman levels of existence (2:171), (7:179)).
Syed Vickar Ahamed
They are those whose hearts, ears and the eyes Allah has sealed up, and they do not take warning.
Taqi Usmani
Those are the ones Allah has set a seal on whose hearts, ears and eyes; and they are the heedless.
The Monotheist Group
Those are the ones whom God has stamped on their hearts, and their hearing, and their sight, and these are the unaware ones.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ev ên han, Xwedê mor li ser dil, guh û çavên wan xistiye û ew bi xwe jî bêagah in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zijn het van wie God de harten en het gehoor en de ogen verzegeld heeft. Zij zijn het die onoplettend zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Die zijn zij wier harten, gehoor en gezicht door God zijn verzegeld. Zij zijn zorgeloos;
Hollandaca — Siregar
Zij zijn degenen bij wie Allah hun hʺn en ban gehoor en hun zien vergrendeld heeft; en zij zijn degenen die onachtzaam zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Это – те, у которых Аллах наложил печать на их сердца (и не доходит до них свет Истины), на их слух (и не слышат они Слова Аллаха, так чтобы задуматься) и на их зрение (и они не видят ясных доказательств того, что только один Аллах является богом); и такие – они (являются) беспечными (по отношению к тому наказанию, которое уготовал Аллах для них);
Rusça — Osmanov
тех, на сердца, слух и глаза которых Аллах наложил печать. Они-то и есть пренебрегающие [своим долгом].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Det är dessa (människor) vars hjärtan, hörsel och syn Gud har förseglat; de är de likgiltiga, de tanklösa.