Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.

قَالُوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِمِينَ

ḳālū innā ursilnā ilā ḳavmin mucrimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2اِنَّٓاinnāşüphesiz biz
3اُرْسِلْنَٓاursilnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderildik
4اِلٰىilā
5قَوْمٍḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir kavme
6مُجْرِمِينَmucrimīneج ر مBir şeyi kesmek veya koparmak, bir şey kazanmak/elde etmek/edinmek, birini suç işlemeye yönlendirmek veya teşvik etmek, bir suç/günah/kabahat/hata işlemek, itaatsizlik yapmak, açık/net olmak, bir şeyi tamamlamak, bir şeyi bitirmek veya sonlandırmak [tamamlandığında].suç işleyen

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz demişlerdi, şüphe yok ki mücrim bir topluluğa gönderildik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Biz demişlerdi, şüphe yok ki mücrim bir topluluğa gönderildik.

Adem Uğur

Dediler ki: "Biz, suçlu bir topluma (onları helâk etmeye) gönderildik."

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Gerçek şu ki, biz suçlular toplumu için irsal olunduk. "

Ahmet Tekin

Melekler: 'İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsi, suçlu, günahkâr bir kavme görevli olarak gönderildik' dediler.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Biz bir günahkarlar topluluğuna gönderildik.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Gerçekte biz, suçlu, günahkar olan bir topluluğa gönderildik."

Ali Fikri Yavuz

Onlar şöyle dediler: “- Biz mücrim (günahkâr) bir topluluğa gönderildik. (Onları helâk edeceğiz, bu topluluk da Lût kavmidir.)

Ali Rıza Safa

"Aslında, suçlu bir topluma gönderildik!" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Biz, suçlu bir topluma gönderildik."

Bekir Sadak

(58-60) soyle cevap vermislerdi: «Biz suphesiz suclu bir millete gonderildik. Lut'un ailesi bunun disindadir. Karisi haric hepsini kurtaracagiz. Karisinin geride kalanlardan olmasini gerekli bulduk."*

Celal Yıldırım

Onlar da: «Doğrusu biz suçlu günahkâr bir kavme gönderildik.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dediler ki: “Aslında biz, suçlu bir kavme (ceza vermek için) gönderildik.

Diyanet İşleri

Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.

Diyanet İşleri (eski)

(58-60) Şöyle cevap vermişlerdi: 'Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk.'

Diyanet Vakfi

Dediler ki: «Biz, suçlu bir topluma (onları helâk etmeye) gönderildik.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Melekler şöyle dediler: «Biz suçlu bir kavmi cezalandırmak için gönderildik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Haberin olsun, biz suçlu bir topluluğa gönderildik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberin olsun dediler: biz mücrim bir kavme gönderildik

Erhan Aktaş

"Biz, suç işleyen bir halka gönderildik." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Biz, suç işleyen bir halka gönderildik." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Elçiler: "Biz, suç işleyen bir topluma gönderildik." dediler.

Fizilal-il Kuran

Onlar dediler ki, «Biz günahkâr bir topluma gönderildik.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Gerçekte biz, suçlu, günahkar olan bir topluluğa gönderildik."

Hamdi Döndüren

Onlar dediler ki: “Biz suç işleyen bir kavmi (helâk etmek için) gönderildik.”

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Gerçek biz günahkarlar güruhuna gönderildik".

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Biz şüphesiz, suçlu bir topluma gönderildik.'

Hayrat Neşriyat

(Onlar) şöyle dediler: 'Doğrusu biz bir günahkârlar topluluğuna (Lût kavmine)gönderildik.'

İbni Kesir

Dediler ki: Biz, günahkar bir kavme gönderildik.

Mehmet Okuyan

Onlar (melekler) “Şüphesiz ki biz suçlu bir topluma (onları helak etmeye) gönderildik. Ancak Lut’un ailesi hariç! Şüphesiz ki onların hepsini kurtaracağız.” cevabını vermişlerdi.

Muhammed Esed

"Biz, doğrusu, günaha gömülüp giden (helak edilecek) bir topluma gönderildik" diye cevap verdiler,

Mustafa İslamoğlu

Dediler ki: "Evet, biz günaha gömülmüş bir toplumun (helakı) için gönderildik;

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Muhakkak biz, mücrimler olan bir kavime gönderilmişizdir.»

Ömer Öngüt

Onlar da: “Biz suçlu bir kavme gönderildik. ” dediler.

Suat Yıldırım

(58-60) "Haberin olsun!" dediler, "Biz, Lut’un ailesi dışında suçlu bir topluluğu cezalandırmak için gönderildik; onun karısı hariç tüm ailesini kurtaracağız. Zira eşinin suçlularla beraber kalmasını gerekli gördük."

Süleyman Ateş

"Biz suç işleyen bir kavme gönderildik," dediler.

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Biz, suça batmış bir topluluğa gönderildik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Aslında biz, günaha batmış bir topluluğa gönderildik.

Şaban Piriş

-Biz, günahkar bir topluma gönderildik, dediler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Gerçekten biz, suçlu, günahkâr olan bir topluluğa gönderildik.»

Ümit Şimşek

Dediler ki: 'Biz mücrim bir kavme gönderildik.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Biz günahkar bir topluluğa gönderildik."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Biz günahkar adamları məhv etməyə göndərilmişik;

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Mələklər) belə cavab verdilər: ″Biz günahkar bir tayfaya (əzab vermək, onları məhv etmək üçün) göndərilmişik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺWir sind zu einem frevelhaften Volk entsandt worden, das wir vernichten werden,

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺWir sind zu einem Volk von Übeltätern gesandt,

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sprachen: ʺWir sind zu einem schuldigen Volk entsandt worden

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺWir wurden doch zu schwer verfehlenden Leuten entsandt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"We have been sent", the Messengers said, "to a sinful people who grow daily more and more wicked",

Abdul Haleem

They replied, ‘We have been sent to a people who are guilty.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "We have been sent to a people (deep) in sin,

Abul A'la Maududi

They said: "Verily we have been sent to a guilty people

Aisha Bewley

They said, ‘We have been sent to a people who are evildoers –

Al-Hilali & Khan

They (the angels) said: "We have been sent to a people who are Mujrimûn (criminals, disbelievers, polytheists, sinners).

Ali Quli Qarai

They said, ‘We have been sent toward a guilty people,

Amatul Rahman Omar

They said, `We have been sent to (destroy) a guilty people.

Arthur John Arberry

They said, 'We have been sent unto a people of sinners,

Bijan Moeinian

They said: "We are sent to punish a guilty nation (Sodom and Gommhora. )"

E. Henry Palmer

They said, 'Verily, we are sent unto a sinful people;

Edip-Layth

They said, "We have been sent to a people who are criminals;"

George Sale

They answered, verily we are sent to destroy a wicked people:

Hamid S. Aziz

They said, "Verily, we are sent unto a people deeply in guilt;

Mahmoud Ghali

They said, "Surely we have been sent to a criminal people,

Marmaduke Pickthall

They said: We have been sent unto a guilty folk,

Mohamed Ahmed - Samira

"We have been sent, " they said, "to (punish) a sinful people,

Muhammad Asad

They answered: "We are sent to people lost in sin [who are to be destroyed],

Mustafa Khattab

They replied, "We have actually been sent to a wicked people.

Progressive Muslims

They said: "We have been sent to a people who are criminals. "

Sahih International

They said, "Indeed, we have been sent to a people of criminals,

Sam Gerrans

They said: “We have been sent to a lawbreaking people,

Shabbir Ahmed

They replied, "We are sent to a guilty people (for retribution). "

Syed Vickar Ahamed

They said: "We have been sent to a people in guilt and sin,

Taqi Usmani

They said, "We have been sent to a sinful people,

The Monotheist Group

They said: "We have been sent to a people who are criminals."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

- Ils dirent: ʺEn vérité, nous sommes envoyés à des gens criminels,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Jê re gotin: Bi rastî em ji bo (helaka) civateke gunehkar hatine şandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺWij zijn gezonden naar misdadige mensen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij antwoordden: Waarlijk, wij werden gezonden om een zondig volk te verdelgen.

Hollandaca — Siregar

Zij (de Engelen) zeiden: ʺVoorwaar, wij zijn gezonden tot een misdadig volk.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказали они [ангелы]: «Поистине Мы посланы к людям, (которые являются) бунтарями [к людям из народа пророка Лута, которые отвергли Закон Аллаха],

Rusça — Osmanov

Они ответили: ʺВоистину, мы направлены к грешным людям,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺVi är sända till ett folk av obotfärdiga syndare (som skall förintas).