İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ اَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ
ḳāle fe mā ḣaTbukum eyyuhā l-murselūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey elçiler demişti, başka ne memûriyetiniz var?
Abdulkadir Gölpınarlı
Ey elçiler demişti, başka ne memûriyetiniz var?
Adem Uğur
Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var? dedi.
Ahmed Hulusi
(İbrahim): "Ey irsal olunanlar! (Başka) işleviniz nedir?" dedi.
Ahmet Tekin
'Ey elçiler, başka ne istiyorsunuz, ne işiniz var?' dedi.
Ahmet Varol
'Peki sizin işiniz nedir ey elçiler!' dedi. [3]
Ali Bulaç
Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?"
Ali Fikri Yavuz
(Yine) dedi ki: “-Ey elçiler (Allah’ın melekleri!) Bundan sonra işiniz ne?”
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Asal göreviniz nedir; ey elçiler?"
Bayraktar Bayraklı
İbrahim, "Ey elçiler! Başka ne işiniz var?" dedi.
Bekir Sadak
(56-57) «aten sapiklardan baska kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!» diyerek sormustu: «Ey elciler! Isiniz nedir?»
Celal Yıldırım
«Ey elçiler! Göreviniz ne?» diyerek sormuştu.
Diyanet İşleri
İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
(56-57) 'Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!' diyerek sormuştu: 'Ey elçiler! İşiniz nedir?'
Diyanet Vakfi
«Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var?» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Ey elçiler! Başka ne işiniz var?» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey elçiler, bunun ardından göreviniz nedir? diye sordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey mürseller, dedi: bunu müteakıb me'muriyyetiniz nedir?
Erhan Aktaş
İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İbrahim: "Ey elçiler! Sizin niyetiniz ne?" dedi.
Fizilal-il Kuran
İbrahim; «Ey elçiler göreviniz nedir?» dedi.
Gültekin Onan
Dedi ki: "Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?"
Hamdi Döndüren
“Ey elçiler! Başka ne göreviniz var?”
Hasan Basri Çantay
"Ey gönderilenler (elçiler), dedi, daha işiniz (me'muriyetiniz) ne"?
Hasib Asutay
'Ey elçiler! (Başka) ne işiniz var' dedi.
Hayrat Neşriyat
'Ey elçiler! Başka ne işiniz (ne vazîfeniz) var?' dedi.
İbni Kesir
Ey elçiler; gerçek işiniz nedir? dedi.
Mehmet Okuyan
(İbrahim:) “Ey elçiler (melekler)! (Başka) ne işiniz var?” diye sormuştu.
Muhammed Esed
Ve ekledi: "(Bana başka) bir diyeceğiniz var mı, ey (yüce makamın) elçileri?"
Mustafa İslamoğlu
ve ekledi: "Daha başka bir işiniz de var mı ey elçiler?"
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve dedi ki: «Ey elçiler! Artık işiniz nedir?»
Ömer Öngüt
Dedi ki: “O halde işiniz nedir ey elçiler?”
Suat Yıldırım
Ve ilâve etti: "Ey elçiler, bundan başka işiniz nedir? sorabilir miyim?"
Süleyman Ateş
(İbrahim gelenlerin Hak elçileri melekler olduklarını anlayınca): "Ey elçiler, dedi, işiniz nedir?"
Süleymaniye Vakfı
"Peki, sonraki göreviniz nedir, ey elçiler?" dedi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İbrahim dedi ki "Ey elçiler! Asıl işiniz nedir?
Şaban Piriş
Ey elçiler asıl göreviniz nedir? dedi.
Tefhim-ul Kuran
Dedi ki: «Ey elçiler, (bunun dışında, diğer) işiniz ne?»
Ümit Şimşek
'Elçiler, işiniz nedir?' diye sordu.
Yaşar Nuri Öztürk
"Amacınız nedir ey elçiler?" diye sordu.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
İbrahim dedi: “Ey elçilər! Vəzifəniz nədir?”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
″Ey elçilər! (Ey Allahın mələkləri! Bir deyin görək) işiniz nədir?″ – dedi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Dann sagte er: ʺWas habt ihr sonst vor, ihr Gesandten?ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺWas ist nun euer Auftrag, ihr Boten?ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Er sprach: ʺWas ist euer Auftrag, ihr Boten?ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Er sagte: ʺWas ist denn euer Bestreben, ihr Entsandte?ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"And now", Ibrahim said, "what is the errand on which you Messengers have come?"
Abdul Haleem
and then asked, ‘Messengers, what is your errand?’
Abdullah Yusuf Ali
Abraham said: "What then is the business on which ye (have come), O ye messengers (of Allah)?"
Abul A'la Maududi
He added: "What is your errand O sent ones?"
Aisha Bewley
He added, ‘What is your business, messengers?’
Al-Hilali & Khan
[Ibrâhîm (Abraham) again] said: "What then is the business on which you have come, O Messengers?"
Ali Quli Qarai
He said, ‘O messengers, what is now your errand?’
Amatul Rahman Omar
He added, `O you messengers! what is your real business then?'
Arthur John Arberry
He said, 'And what is your business, envoys?'
Bijan Moeinian
He continued: "What is your mission. "
E. Henry Palmer
He said, 'What is your business, O ye messengers?'
Edip-Layth
He said, "What then is your business here, O messengers?"
George Sale
And he said, what is your errand therefore, O messengers of God?
Hamid S. Aziz
He said, "What then is your business, O you messengers?"
Mahmoud Ghali
He said, "So, what is your concern, you Emissaries?"
Marmaduke Pickthall
He said: And afterward what is your business, O ye messengers (of Allah)?
Mohamed Ahmed - Samira
And asked them: "What matter, O angels, brings you here?"
Muhammad Asad
He added: "And what [else] may you have in view, O you [heavenly] messengers?"
Mustafa Khattab
He ˹then˺ added, "What is your mission, O messenger-angels?"
Progressive Muslims
He said: "What then is your business here, O messengers"
Sahih International
[Abraham] said, "Then what is your business [here], O messengers?"
Sam Gerrans
He said: “Then what is your business, O emissaries?”
Shabbir Ahmed
He added, "And afterward what is your mission O Messengers?"
Syed Vickar Ahamed
Ibrahim (Abraham) said: "Then what is the (other) business on which you (have come), O you messengers (of Allah)?"
Taqi Usmani
He said, "Then, what is your mission, O messengers?"
The Monotheist Group
He said: "What then is your affair, O messengers?"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et il (leur) dit: ʺQue voulez-vous, ô envoyés dʹAllah?ʺ
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Îbrahîm bi berdewamî ji wan re) Got: Gelî qasidan! Hûn ji bo çi hatin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺWaar komen jullie voor, o gezondenen?ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En hij zeide: Wat is dus uwe zending, o gezanten van God?
Hollandaca — Siregar
Hij (Ibrâhîm) zei: ʺWat is jullie zaak, O, gezanten?ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Сказал он [Ибрахим] (ангелам): «В чем же дело ваше [цель пути], о, посланные? [По какому важному делу вас послал Аллах?]»
Rusça — Osmanov
[Затем] Ибрахим спросил: ʺКакое у вас дело, о посланцы?ʺ
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Och) han fortsatte: ʺVilka (andra) ärenden för er hit, ärade budbärare?ʺ