O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ

ve ātākum min kulli mā seeltumūhu ve in teǔddū niǎ'mete (a)llahi lā tuHSūhā inne l-insāne le Zelūmun keffārun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاٰتٰيكُمْve ātākumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve size verdi
2مِنْmin-den
3كُلِّkulliك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetlihepsi
4مَاşeyler
5سَاَلْتُمُوهُseeltumūhuس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmekondan istediğiniz/ona sorduğunuz
6وَاِنْve inve eğer
7تَعُدُّواteǔddūع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.saymak isteseniz
8نِعْمَتَniǎ'meteن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.nimetini
9اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
10لَا
11تُحْصُوهَاtuHSūhāح ص يHesaplamak, saymak/numaralandırmak. Çakıl taşı ile vurmak. Reddetmek veya kabul etmemek, bir kişiye çakıl taşı veya küçük taş atmak, bir kişiye veya şeye çakıl taşı veya küçük taş ile vurmak, mesane veya böbreklerde taş bulunmak, mesanede idrarın taşlaşması (çakıl taşı veya küçük taş gibi olması), bir şeyi numaralandırmak/saymak/hesaplamak/hesaplamak, bir şeyi hesaplamak, bir şeyin son sayısına ulaşmak, sayarak bir araya toplamak, bir şeyi hafızada tutmak, bir şeyi anlamak, bir şeyin sayısını kaydetmek, bir şeyi tamamen kavramak veya bilmek.sayamazsınız
12اِنَّinnemuhakkak ki
13الْاِنْسَانَl-insāneا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insan
14لَظَلُومٌle Zelūmunظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakçok haksızlık edendir
15كَفَّارٌkeffārunك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretçok nankördür

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Allah ne dilediyseniz hepsini de vermiştir size ve Allah'ın nîmetlerini saymaya kalkışırsanız sayamazsınız. Gerçekten de insan, pek zâlimdir, küfrü pek boldur onun.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve Allah ne dilediyseniz hepsini de vermiştir size ve Allahʼın nîmetlerini saymaya kalkışırsanız sayamazsınız. Gerçekten de insan, pek zâlimdir, küfrü pek boldur onun.

Adem Uğur

O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!

Ahmed Hulusi

O, (fıtratlarınız gereği halkoluş sürecinde) O'ndan istemiş olduklarınızın hepsinden, size vermiştir. . . Eğer Allah nimetlerini saymaya kalksanız, onları değerlendirerek sayıp bitiremezsiniz. . . Muhakkak ki insan çok zalim ve ortadaki açık gerçeği örtücüdür!

Ahmet Tekin

O, size, istediğiniz düşündüğünüz şeylerin bir kısmını verdi. Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. İnsan çoğunlukla zâlimce ve nankörce davranıyor.

Ahmet Varol

İstediğiniz her şeyden size verdi. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.

Ali Bulaç

Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.

Ali Fikri Yavuz

Hem Allah istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın bunca nimetini teker teker saymağa kalkışsanız, onu kısım kısım bile sayamazsınız. Gerçekten insan çok zalimdir, çok nankördür.

Ali Rıza Safa

O'ndan istediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. Aslında, insan, gerçekten çok haksızlık yapar; çok nankördür.

Bayraktar Bayraklı

O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalimdir; çok nankördür!

Bekir Sadak

Kendisinden isteyebileceginiz her seyi size vermistir. Allah'in nimetini sayacak olsaniz bitiremezsiniz. Dogrusu insan pek zalim ve cok nankordur. *

Celal Yıldırım

İsteyebileceğiniz her şeyi veren de O'dur. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışacak olursanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok haksız ve çok nankördür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O size istediğiniz her şeyi verdi. Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız başa çıkamazsınız. Şu bir gerçek ki insanoğlu çok zalim, çok nankördür!

Diyanet İşleri

O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

Diyanet İşleri (eski)

Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

Diyanet Vakfi

O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi; öyle ki, Allah'ın nimetini saysanız onu bitiremezsiniz. Gerçekten insan çok zalim, çok nankördür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi öyle ki Allahın nı'metini saysanız onu bitiremezsiniz, her halde insan, çok zalim, çok nankör

Erhan Aktaş

Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ondan istediğiniz her şeyden size verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan, çok zalimdir, çok kafirdir.

Fizilal-il Kuran

O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olursanız, onları bitiremezsiniz. Kuşkusuz insan çok zalim ve son derece nankördür.

Gültekin Onan

Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Tanrı'nın nimetini saymaya kalkışırsanız onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, (pek) kafirdir.

Hamdi Döndüren

O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah’ın nimetini saymak isteseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok haksızlık edendir, çok nankördür!

Hasan Basri Çantay

O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allahın (bunca) ni'metini birer birer saymak isterseniz (ne mümkin?) siz (onları) icmal suretiyle bile sayamazsınız. Hakıykat, insan çok zulümkardır, çok nankördür.

Hasib Asutay

O size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Eğer Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu (kâfir) insan çok zalimdir, çok nankördür!

Hayrat Neşriyat

Ve size, kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Bununla berâber, Allah’ın ni'metini sayacak olsanız, onu sayamazsınız. Muhakkak ki insan, (Allah’ın bunca ni'metlerine rağmen) gerçekten çok zâlimdir, çok nankördür.

İbni Kesir

O, size istediğiniz şeylerin hepsinden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız; bitiremezsiniz. Doğrusu insan, pek zalim ve nankördür.

Mehmet Okuyan

O, size istediğiniz her şeyden bir kısmını vermiştir. Allah’ın nimet(ler)ini sayacak olsanız onları sayamazsınız. Şüphesiz ki insan elbette çok zalimdir, çok nankördür!

Muhammed Esed

Ve size kendisinden isteyebileceğiniz her türlü şeyden (bazısını) veren O'dur; (öyle ki) Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız sayamazsınız. (Yine de) insanoğlu zulmünde pek ısrarlı, nankörlüğünde pek inatçıdır!

Mustafa İslamoğlu

ve isteyebileceğiniz her türlü şeyden (yararınıza olanları) size veren... Ve eğer Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız baş edemezsiniz. Şu da bir gerçektir ki, insanoğlu zulme pek yatkın olup nankörlüğünde hayli ısrarcıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve size istedikleriniz şeylerin hepsinden vermiştir ve Eğer Allah'ın nîmetini sayacak olsanız sayıp bitiremezsiniz. Şüphe yok ki insan elbette çok zalîmdir, çok nankördür.

Ömer Öngüt

Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetlerini birer birer saymaya kalkışsanız, icmâlen bile sayamazsınız. Şüphesiz ki insan çok zâlim ve çok nankördür.

Suat Yıldırım

Hasılı O, Kendisinden dilediğiniz her şeyi verdi. Öyle ki Allah’ın size verdiği nimetleri birer birer saymaya kalkarsanız, mümkün değil, onları sayamazsınız. Gerçekten insan zalim ve nankördür.

Süleyman Ateş

Ve kendisinden istediğiniz herşeyden size bir parça verdi. Eğer Allah'ın ni'metini saymak isteseniz sayamazsınız! (Doğrusu) insan çok haksızlık edendir, çok nankördür!

Süleymaniye Vakfı

Size isteyebileceğiniz her şeyden vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz. İnsan gerçekten sürekli yanlış yapar, çok da nankördür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah size istediğiniz her şeyden vermiştir. Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz. Ama insan, yanlışı çok yapar, çok da nankördür.

Şaban Piriş

Kendisinden dilediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah'ın nimetini sayacak olsanız bitiremezsiniz. Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

Tefhim-ul Kuran

Ve size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.

Ümit Şimşek

O, istediğiniz herşeyden size verdi. Onun nimetlerini saymaya kalksanız, saymakla bitiremezsiniz. Fakat insan çok zalim, çok nankördür.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendisinden istediğiniz her şeyden size bir parça verdi. Allah'ın nimetini saymaya kalksanız, sayıp bitiremezsiniz. Doğrusu şu ki insan, gerçekten çok zalim, çok nankördür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O sizə istədiyiniz hər şeydən vermişdir. Əgər Allahın nemətlərini sayacaq olsanız, onları sayıb qurtara bilməzsiniz. Həqiqətən, insan çox zalım, çox nankordur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah) sizə istədiyiniz şeylərin hamısından vermişdir. Əgər Allahın neʼmətlərini sayacaq olsanız, sayıb qurtara bilməzsiniz. Həqiqətən, insan çox zalım, həm də çox nankordur. (O, Allahdan başqasına tapınmaqla özünə zülm edər, Onun lütfünü, mərhəmətini danmaqla küfrani-neʼmət olar).

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Er gewährt euch alles, worum ihr Ihn bittet. Wenn ihr Gottes Gaben zählen wolltet, würdet ihr sie nicht erfassen können. Der Mensch, der das alles nicht erkennt, ist äußerst ungerecht und undankbar Gott gegenüber.

Almanca — Der Edle Quran

Und Er gewährte euch von allem, worum ihr batet. Wenn ihr die Gunst(erweise) Allahs aufzählen wolltet, könntet ihr sie nicht erfassen. Gewiß, der Mensch ist wahrlich sehr oft ungerecht und sehr oft undankbar.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER gab euch noch von alledem, worum ihr Ihn gebeten habt. Und würdet ihr die Gaben ALLAHs aufzählen wollen, würdet ihr sie nie umfassend erfassen können. Gewiß, der Mensch ist doch äußerst unrecht-begehend, äußerst undankbar.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And He made all grace abound in you; He gave you of everything you asked for, and if you were to compute the divine favours you wear, you shall find them out of all count; but man is indeed wrong-headed, displaying no gratitude.

Abdul Haleem

and given you some of everything you asked Him for. If you tried to count God’s favours you could never calculate them: man is truly unjust and ungrateful.

Abdullah Yusuf Ali

And He giveth you of all that ye ask for. But if ye count the favours of Allah, never will ye be able to number them. Verily, man is given up to injustice and ingratitude.

Abul A'la Maududi

and Who gave you all that you asked Him for. Were you to count the favours of Allah you shall never be able to encompass them. Verily man is highly unjust, exceedingly ungrateful.

Aisha Bewley

He has given you everything you have asked Him for. If you tried to number Allah’s blessings, you could never count them. Man is indeed wrongdoing, ungrateful.

Al-Hilali & Khan

And He gave you of all that you asked for, and if you count the Blessings of Allâh, never will you be able to count them. Verily, man is indeed an extreme wrong-doer, a disbeliever (an extreme ingrate who denies Allâh’s Blessings by disbelief, and by worshipping others besides Allâh, and by disobeying Allâh and His Prophet Muhammad صلى الله عليه و سلم).

Ali Quli Qarai

and He gave you all that you had asked Him. If you enumerate Allah’s blessings, you will not be able to count them. Indeed man is most unfair and ungrateful!

Amatul Rahman Omar

He has given you of all that you wanted of Him (by your natural demand). And if you try to count Allâh's bounties, you will not be able to number them. Surely, a human being is very unjust, very ungrateful.

Arthur John Arberry

and gave you of all you asked Him. If you count God's blessing, you will never number it; surely man is sinful, unthankful!

Bijan Moeinian

God has given you what you have asked for. As a matter of fact, you are showered with so much blessings that you cannot even count them! What a shame that mankind is unjust and ungrateful.

E. Henry Palmer

and brought you of everything ye asked Him: but if ye try to number God's favours, ye cannot count them;- verily, man is very unjust and ungrateful.

Edip-Layth

He gave you all that you have asked Him. If you were to count God's blessings, you will never enumerate them. The human is indeed transgressing, unappreciative.

George Sale

He giveth you of every thing which ye ask him; and of ye attempt to reckon up the favours of God, ye shall not be able to compute the same. Surely man is unjust and ungrateful.

Hamid S. Aziz

And He gives you of everything you asked of Him: and if you try to number Allah's favours, you cannot count them; - verily, man is persistently unjust and ungrateful.

Mahmoud Ghali

And He has brought you of all you asked Him; and in case you number the favor (s) of Allah, you (cannot) enumerate them. Surely man is indeed constantly unjust, most disbelieving.

Marmaduke Pickthall

And He giveth you of all ye ask of Him, and if ye would count the bounty of Allah ye cannot reckon it. Lo! man is verily a wrong-doer, an ingrate.

Mohamed Ahmed - Samira

He gave you whatsoever you asked. If you try to count the favours of God you will not be able to calculate. Man is most unjust indeed, full of ingratitude.

Muhammad Asad

And [always] does He give you something out of what you may be asking of Him; and should you try to count God's blessings, you could never compute them. [And yet,] behold, man is indeed most persistent in wrongdoing, stubbornly ingrate!

Mustafa Khattab

And He has granted you all that you asked Him for. If you tried to count Allah’s blessings, you would never be able to number them. Indeed humankind is truly unfair, ˹totally˺ ungrateful.[1] 

Progressive Muslims

And He gave you all that you have asked Him. And if you were to count God's blessings, you will never fathom them. The human is indeed transgressing, disbelieving.

Sahih International

And He gave you from all you asked of Him. And if you should count the favor of Allah, you could not enumerate them. Indeed, mankind is [generally] most unjust and ungrateful.

Sam Gerrans

And He gives you of all that you ask of Him. And if you should count the favour of God, you will not calculate it; man is a wrongdoer and an ingrate.

Shabbir Ahmed

And He gives you all that you would be asking Him for (55:29). If you count the blessings of Allah's provision (they are so diverse that) never will you be able to number them. But verily, man when practically ingrate, is a wrongdoer to himself. (He is given to greed and hoarding).

Syed Vickar Ahamed

And He gives you from what you ask for. But if you count the mercies of Allah, you will never be able to number them. Truly, man is used to being unjust and ungrateful.

Taqi Usmani

and He gave you whatever you asked for. If you (try to) count the bounties of Allah, you cannot count them all. Indeed, man is highly unjust, very ungrateful.

The Monotheist Group

AndHe has given you from all that you have asked Him. And if you count the blessings of God, you will not be able to number them. Man is indeed transgressing, disbelieving.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il vous a accordé de tout ce que vous Lui avez demandé. Et si vous comptiez les bienfaits dʹAllah, vous ne sauriez les dénombrer. Lʹhomme est vraiment très injuste, très ingrat.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê ji her tiştê we jê xwestî, daye we. Eger hûn qenciyên Xwedê yên li ser xwe bijimêrin, hûn nikarin wan bijimêrin! Bêguman însan pir zalim e, zêde nankor e!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij geeft u van alles wat gij hem vraagt, en gij zoudt niet in staat zijn de weldaden op te rekenen, die God u heeft geschonken. Waarlijk, de mensch is onrechtvaardig en ondankbaar.

Hollandaca — Siregar

En Hij schonk jullie van alles wat jullie Hem vroegen. En als jullie de gunsten van Allah op willen sommen, dan kunnen jullie ze niet tellen. Voorwaar, de mensen zijn zeker onrechtvaardig, ondankbaar.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и Он дал вам все, что вы просите. И если вы будете считать благодать Аллаха (которую Он дарует), то не сочтете ее. Поистине, человек – однозначно, притеснитель (по отношению к самому себе) (и) неблагодарный (своему Господу) (за дарованные Им блага)!

Rusça — Osmanov

и даровал вам все, о чем вы просили. Если бы вы попытались счесть милости Аллаха, то вам бы их не пересчитать. Воистину, человек - притеснитель, неблагодарный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han ger er något av allt det som ni ber Honom om, och om ni ville räkna Guds välgärningar, skulle ni aldrig kunna precisera deras antal. Men människan är sannerligen alltid beredd till förnekelse och synd och djupt otacksam!