(Derken) Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yusuf onları tanıdı, onlar ise Yusuf'u tanımıyorlardı.
وَجَاءَ اِخْوَةُ يُوسُفَ فَدَخَلُوا عَلَيْهِ فَعَرَفَهُمْ وَهُمْ لَهُ مُنْكِرُونَ
ve cā'e iḣvetu yūsufe fe deḣalū ǎleyhi fe ǎrafehum ve hum lehu munkirūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yûsuf'un kardeşleri gelip hûzuruna girdiler; Yûsuf, onları tanıdı, fakat onlar, Yûsuf'u tanıyamadılar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yûsufʼun kardeşleri gelip hûzuruna girdiler; Yûsuf, onları tanıdı, fakat onlar, Yûsufʼu tanıyamadılar.
Adem Uğur
Yusufun kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı, onlar onu tanımıyorlardı.
Ahmed Hulusi
(Nihayet) Yusuf'un kardeşleri geldi. . . Onun yanına girdiler. . . Onlar Yusuf'u tanımadıkları halde Yusuf, onları tanıdı.
Ahmet Tekin
Bir gün, Yûsuf’un kardeşleri çıkageldiler. Onun huzuruna girdiler. Yûsuf onları görür görmez tanıdı. Oysa onlar, Yûsuf’u tanıyamamışlardı.
Ahmet Varol
Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler. Onlar onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı.
Ali Bulaç
(Kuraklık başlayınca) Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler, onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı.
Ali Fikri Yavuz
Bir de Yûsuf’un kardeşleri gelip karşısına çıktılar. Yûsuf hemen onları tanıdı. Halbuki, onlar Yûsuf’u tanımıyorlardı. (Zahire almak için Mısır’a gelmişlerdi).
Ali Rıza Safa
Ve Yusuf'un kardeşleri geldiler; Onun yanına girdiler. Onları, hemen tanıdı; oysa onlar, Onu tanımadılar.
Bayraktar Bayraklı
Yusuf'un kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler. Yusuf onları tanıdı, ama onlar onu tanımıyorlardı.
Bekir Sadak
Yusuf'un kardesleri gelip yanina girdiler. Kendisini tanimadiklari halde o onlari tanidi.
Celal Yıldırım
Yûsuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler; Yûsuf onları tanıdı, onlar ise onu tanıyamadılar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Yûsuf’un kardeşleri (tahıl almak üzere) gelip huzuruna girdiler. Kardeşleri onu tanımadıkları halde Yûsuf onları tanımıştı.
Diyanet İşleri
(Derken) Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler ve yanına girdiler. Yusuf onları tanıdı, onlar ise Yusuf'u tanımıyorlardı.
Diyanet İşleri (eski)
Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler. Kendisini tanımadıkları halde o onları tanıdı.
Diyanet Vakfi
Yusuf'un kardeşleri gelip onun huzuruna girdiler, (Yusuf) onları tanıdı, onlar onu tanımıyorlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Bir gün) Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler ve onun yanına girdiler. O, onları görür görmez tanıdı, oysa onlar onu tanıyamamışlardı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Birden Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler; gelip yanına girdiler; hemen onları tanıdı, onlar ise onu tanımıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Yusüfün biraderleri çıkageldiler, geldiler yanına girdiler, derhal onları tanıdı, onlar ise onu tanımıyorlardı
Erhan Aktaş
Nihayet Yusuf'un kardeşleri geldi ve onun huzuruna çıktılar. Yusuf onları hemen tanıdı. Ama onlar onu tanıyamadılar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Nihayet Yusuf'un kardeşleri geldi ve onun huzuruna çıktılar. Yusuf onları hemen tanıdı. Ama onlar onu tanıyamadılar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Nihayet Yusuf'un kardeşleri geldi ve onun huzuruna çıktılar. Yusuf onları hemen tanıdı. Ama onlar onu tanıyamadılar.
Fizilal-il Kuran
Bir gün Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler. Yusuf onları hemen tanıdı, fakat onlar onu tanımamışlardı.
Gültekin Onan
(Kuraklık başlayınca) Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler, o onları hemen tanıdı; fakat onlar onu tanımadılar (münkirun).
Hamdi Döndüren
(Bir süre sonra) Yusuf’un kardeşleri (Mısır’a) gelip, onun huzuruna çıktılar. Onlar Yusuf’u tanımadıkları halde, Yusuf onları tanımıştı.
Hasan Basri Çantay
Yuusufun kardeşleri gelib onun huzuruna girdiler. (Yuusuf) onları tanıdı, onlar ise kendisini tanımıyorlardı.
Hasib Asutay
(Yıllar sonra) Yusuf'un kardeşleri geldiler onun yanına girdiler. (Yusuf) onları hemen tanıdı. Onlar ise onu tanımıyorlardı.
Hayrat Neşriyat
Derken, (o kıtlık yıllarında) Yûsuf’un kardeşleri de gelip onun huzûruna girdiler;(Yûsuf) derhâl onları tanıdı; hâlbuki onlar onu (o mevki'de) tanıyabilecek kimseler değillerdi.
İbni Kesir
Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler. Onları tanıdı, ama onlar kendisini tanımıyorlardı.
Mehmet Okuyan
Yusuf’un kardeşleri gelip huzuruna girmişlerdi. (Yusuf) onları tanımış, onlar ise onu tanımamışlardı.
Muhammed Esed
(Yıllar sonra) Yusuf'un kardeşleri (Mısır'a) geldiler ve o'nun huzuruna çıktılar; o hemen tanıdı onları; ama berikiler o'nu tanımadılar.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet Yusuf'un kardeşleri (tahıl yardımından pay almak için Mısır'a) geldiler ve onun huzuruna çıktılar. O onları derhal tanıdı, fakat onlar onu tanıyamadılar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Yusuf'un kardeşleri geldi, hemen O'nun huzuruna girdiler. Derhal onları tanıdı. Onlar ise O'nu inkar ediciler idiler.
Ömer Öngüt
Yusuf'un kardeşleri geldiler, onun huzuruna girdiler. O onları tanıdı, fakat onlar onu tanıyamadılar.
Suat Yıldırım
Gün geldi, Yusuf’un kardeşleri Mısır’a gelip onun huzuruna çıktılar. O onları tanıdı, ama öbürleri onu tanıyamadılar.
Süleyman Ateş
Yusuf'un kardeşleri geldiler, onun yanına girdiler, o onları tanıdı; fakat onlar onu tanımıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
(Sonra bir gün) Yusuf'un kardeşleri geldi ve onun huzuruna çıktılar. Yusuf onları hemen tanıdı; ama onlar Yusuf'u tanımıyorlardı.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yusuf'un kardeşleri gelmişti, huzuruna çıktılar. Yusuf onları tanıdı ama onlar onu tanıyamıyorlardı.
Şaban Piriş
Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler. Onu tanımadılar; Yusuf, onları tanıdı.
Tefhim-ul Kuran
(Kuraklık başlayınca) Yusuf'un kardeşleri gelip yanına girdiler, onlar onu tanımadıkları halde kendisi onları hemen tanıdı.
Ümit Şimşek
Derken Yusuf'un kardeşleri geldiler. Yanına girdiklerinde Yusuf onları hemen tanıdı; onlar ise kendisini tanımamıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet Yusuf'un kardeşleri çıkageldiler; Yusuf'un yanına girdiler, o onları tanıdı. Ama onlar onu tanıyamıyorlardı.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Yusufun qardaşları Misirə gəlib onun yanına daxil oldular. Yusuf onları tanıdı, onlar isə onu tanımadılar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Misirə ərzaq üçün yollanan) Yusifin qardaşları gəlib onun hüzuruna daxil oldular. Onlar (Yusifi) tanımadıqları halda, (Yusif) onları dərhal tanıdı.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Und die Brüder Josephs kamen und traten zu ihm. Er erkannte sie, sie ihn aber nicht.
Almanca — Der Edle Quran
Und da kamen Yusufs Brüder und traten bei ihm ein. Er erkannte sie, während sie ihn nicht erkannten.
Almanca — M. A. Rassoul
Und es kamen die Brüder Yusufs und traten zu ihm ein; er erkannte sie, sie aber erkannten ihn nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann kamen die Brüder von Yusuf und traten zu ihm ein. Er erkannte sie, während sie jedoch ihn nicht erkannten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They went to the man in charge of the granaries -Yusuf- who knew them while they failed to recognize him.
Abdul Haleem
Joseph’s brothers came and presented themselves before him. He recognized them- though they did not recognize him-
Abdullah Yusuf Ali
Then came Joseph's brethren: they entered his presence, and he knew them, but they knew him not.
Abul A'la Maududi
And Joseph's brothers came to Egypt and presented themselves before him. He recognized them, but they did not know him.
Aisha Bewley
The brothers of Yusuf came into his presence and he knew them but they did not know him.
Al-Hilali & Khan
And Yûsuf’s (Joseph) brethren came and they entered unto him, and he recognized them, but they recognized him not.
Ali Quli Qarai
[After some years] the brothers of Joseph came and entered his presence. He recognized them, but they did not recognize him.
Amatul Rahman Omar
And (in the years of famine) Joseph's brothers came (from Kin`ân to Egypt) and they presented themselves to him. But though he knew them they recognized him not.
Arthur John Arberry
And the brethren of Joseph came, and entered unto him, and he knew them, but they knew him not.
Bijan Moeinian
Joseph’s brothers (like the other people who were caught by the draught) came to Joseph (asking for food for their tribe. ) He recognized them but they did not.
E. Henry Palmer
And his brethren came to Joseph, and they entered in unto him and he knew them, but they recognised not him.
Edip-Layth
Joseph's brothers came and entered upon him, and he recognized them, but they did not recognize him.
George Sale
Moreover Joseph's brethren came, and went in unto him; and he knew them, but they knew not him.
Hamid S. Aziz
Surely the reward of the Hereafter is better for those who believe and fears (ward off evil or are constant in righteousness).
Mahmoud Ghali
And Yûsuf's brothers came. Then they entered to him, and so he recognized them, and they were denying him. (Or: not knowing him)
Marmaduke Pickthall
And Joseph's brethren came and presented themselves before him, and he knew them but they knew him not.
Mohamed Ahmed - Samira
The brothers of Joseph came (to Egypt) and visited him. He recognised them, though they did not recognise him.
Muhammad Asad
AND [after some years, ] Joseph's brothers came [to Egypt] and presented themselves before him: and he knew them [at once], whereas they did not recognize him.
Mustafa Khattab
And Joseph’s brothers came and entered his presence. He recognized them but they were unaware of who he really was.
Progressive Muslims
And Joseph's brothers came and entered upon him, and he recognized them, but they did not recognize him.
Sahih International
And the brothers of Joseph came [seeking food], and they entered upon him; and he recognized them, but he was to them unknown.
Sam Gerrans
And the brothers of Joseph came, and entered upon him; and he knew them, but he was to them unknown.
Shabbir Ahmed
(And after some years) Joseph's brothers came and presented themselves before him. Joseph recognized them, but they did not. (They came from Canaan to buy grain as places around Egypt started suffering the drought).
Syed Vickar Ahamed
And Yusuf (Joseph)’s brothers came: They entered his presence, and he knew them but they did not know him.
Taqi Usmani
And came the brothers of Yūsuf and appeared before him. He recognized them, while they did not recognize him.
The Monotheist Group
Andthe brothers of Joseph came and entered upon him, and he recognized them, but they did not recognize him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et les frères de Joseph vinrent et entrèrent auprès de lui. Il les reconnut, mais eux ne le reconnurent pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Birayên Yûsuf hatin û çûne balê, vêca wî ew nas kirin. Lê belê wan ew nas nedikir.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En de broers van Joesoef kwamen en gingen bij hem binnen en hij herkende hen, maar zij herkenden hem niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Vervolgens kwamen Jozefs broederen en wendden zich tot hem, en hij herkende hen, doch zij herkenden hem niet.
Hollandaca — Siregar
En de broeders van Yôesoef kwamen en zij traden bij hem binnen. Toen herkende hij hen, terwijl zij hem niet herkenden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И пришли [[Из-за засухи в соседних с Египтом странах начался голод. Люди отправлялись в Египет, зная о том, что там имеются запасы продовольствия. Туда же отправил Йакуб своих сыновей за продовольствием, но оставил при себе родного брата Йусуфа Биньямина, не желая расставаться с ним. Когда братья прибыли в Египет, то сразу же отправились к министру [Йусуфу].]] братья Йусуфа и вошли к нему, и он [Йусуф] узнал их, а они его не узнали [[После того, как правитель Египта возложил на Йусуфа дела страны, люди почувствовали мягкое к ним отношение со стороны Йусуфа. Йусуф непрестанно призывал людей к тому, чтобы они признали Аллаха и приняли Его Слово. Многие люди уверовали в Аллаха и полюбили Его пророка. После того, как началась засуха, она достигла и страны Ханаан. Пророк Йакуб отправил своих сыновей за продовольствием. Весть о справедливости и доброте Йусуфа распространилась далеко за пределами Египта. Йакуб сказал сыновьям: «О, сыны мои! До меня дошла весть о том, что правитель Египта праведный человек. Идите к нему, передайте ему от меня пожелание мира и познакомьтесь с ним». И они поехали к нему и пришли к нему. Он узнал их, а они его не узнали. Он спросил их: «Откуда вы прибыли?» Они ответили: «Из земли Ханаана. Наш отец – старый человек и его зовут Йакуб. Он передал вам пожелание мира». Услышав это, Йусуф заплакал. Йусуф сказал: «А может быть вы являетесь разведчиками и высматриваете незащищенные места нашей страны». Братья сказали: «Нет, клянемся Аллахом, нет. Мы в действительности прибыли из Ханаана и мы сейчас находимся в затруднительном положении. Наш отец повелел нам приехать к вам, так как до него дошла весть о вас, как о хорошем человеке». Йусуф спросил их: «А сколько вас детей?» Они ответили: «Одиннадцать, а раньше было двенадцать, но одного брата съел волк». Он сказал им: «Чтобы убедиться в вашей правдивости привезите того брата, который остался дома». (От ибн Аббаса, тафсир «Заад аль-масиир»)]].
Rusça — Osmanov
И [вот однажды] братья Йусуфа прибыли [в Египет] и пришли к нему. Он узнал их, а они его не узнали.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(EN DAG efter många år) kom Josefs bröder (till Egypten) och de fick företräde hos honom. Han kände (genast) igen dem, men för dem var han en främling.