Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz."

قَالُوا يَاأَبَانَا مَا لَكَ لَا تَأْمَنَّا عَلٰى يُوسُفَ وَاِنَّا لَهُ لَنَاصِحُونَ

ḳālū yā ebānā mā leke lā te'mennā ǎlā yūsufe ve innā lehu le nāSiHūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
2يَاأَبَانَاyā ebānāا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmekEY/HEY/AH babamız
3مَاneden
4لَكَlekesen
5لَا
6تَأْمَنَّاte'mennāا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanbize güvenmiyorsun
7عَلٰىǎlāhakkında
8يُوسُفَyūsufeيوسفYusuf
9وَاِنَّاve innāoysa biz
10لَهُlehuona
11لَنَاصِحُونَle nāSiHūneن ص حSaf olmak, karışmamış olmak, hakiki olmak, samimi davranmak, samimi tavsiye vermek, içtenlikle öğüt vermek, sadık olmaköğüt verenleriz

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, baba demişlerdi, ne diye Yûsuf'u emniyet etmiyorsun bize ve biz, hiç şüphe yok ki ona öğütler vermedeyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, baba demişlerdi, ne diye Yûsufʼu emniyet etmiyorsun bize ve biz, hiç şüphe yok ki ona öğütler vermedeyiz.

Adem Uğur

Dediler ki: "Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun! Oysa ki biz onun iyiliğini istemekteyiz.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Ey babamız, biz Onun hayrını istediğimiz halde neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun!"

Ahmet Tekin

Oğulları : 'Ey babamız, neden, Yûsuf’la ilgili bize güvenmiyorsun? Oysa ki, biz ona iyi davranıyor, onun iyiliğini istiyoruz.' dediler.

Ahmet Varol

(Babalarına gidip) dediler ki: 'Ey babamız! Ne oluyor da, Yusuf'a karşı bize güvenemiyorsun? Oysa gerçekte biz onun iyiliğini isteyenleriz.

Ali Bulaç

(Bu karara vardıktan sonra) "Ey Babamız," dediler. "Sana ne oluyor, Yusuf'a karşı bize güvenmiyorsun? Oysa gerçekte biz, onun iyiliğini isteyenleriz."

Ali Fikri Yavuz

Sonra babalarına dediler ki: “- ey babamız, sen bize Yûsuf’u neye inanmıyorsun? Doğrusu biz onun için hayır isteyicileriz.

Ali Rıza Safa

"Ey babamız!" dediler; "Sana ne oluyor da bize güvenmiyorsun? Aslında, biz de Yusuf'un iyiliğini istiyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun? Oysa biz, onun iyiliğini istemekteyiz."

Bekir Sadak

(11-12) Bunun uzerine «Ey babamiz! Yusuf'un iyiligini istedigimiz halde, onu nicin bize emniyet etmiyorsun? Yarin onu bizimle beraber gonder de gezsin oynasin, biz onu herhalde koruruz» dediler.

Celal Yıldırım

(Bunun üzerine toplanıp babalarına gelerek) dediler ki: «Ey babamız ! Yûsuf'u neden bize güvenip vermiyorsun ? Oysa biz ondan yana elbette iyilik düşünenleriz.»

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Dediler ki: “Ey babamız! Niçin Yûsuf hakkında bize güvenmiyorsun? Oysa biz onun iyiliğini isteyen kimseleriz.

Diyanet İşleri

Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz."

Diyanet İşleri (eski)

(11-12) Bunun üzerine 'Ey babamız! Yusuf'un iyiliğini istediğimiz halde, onu niçin bize emniyet etmiyorsun? Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin oynasın, biz onu herhalde koruruz' dediler.

Diyanet Vakfi

Dediler ki: «Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun! Oysa ki biz onun iyiliğini istemekteyiz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler ki: «Ey babamız! Sen bize Yusuf için neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini istiyoruz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Vardılar babalarına: "Ey babamız, neden sen, Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun? Oysa biz onun iyiliğini isteyenleriz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vardılar ey bizim pederimiz, dediler, sen neye bize Yusüfü inanmıyorsun? Cidden biz onun için recaciyiz

Erhan Aktaş

"Ey babamız! Yusuf hakkında neden bize güvenmiyorsun? Oysaki biz onun iyiliğini isteyenleriz." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey babamız! Yusuf hakkında neden bize güvenmiyorsun? Oysaki biz onun iyiliğini isteyenleriz." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey babamız! Yusuf hakkında neden bize güvenmiyorsun? Oysaki biz onun iyiliğini isteyenleriz." dediler.

Fizilal-il Kuran

Bunun üzerine üvey kardeşler, babalarına dediler ki; «Ey babamız, niçin Yusuf konusunda bize güvenmiyorsun? Oysa biz onun sadece iyiliğini isteriz.

Gültekin Onan

(Bu karara vardıktan sonra) "Ey Babamız" dediler. "Sana ne oluyor, Yusuf'a karşı bize güvenmiyorsun (te'menna)? Oysa, gerçekte biz onun iyiliğini isteyenleriz."

Hamdi Döndüren

Yusuf’un kardeşleri (babalarına) dediler ki: “Ey babamız! Yusuf’un iyiliğini istediğimiz halde, onun hakkında, bize niçin güvenmiyorsun?”

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Ey babamız, sen bize Yuusufu neye inanmıyorsun? Halbuki biz onun elbet hayırhahlarıyız".

Hasib Asutay

Dediler ki: 'Ey babamız! Sana ne oluyor ki Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun! Oysa ki biz onun iyiliğini istemekteyiz. '

Hayrat Neşriyat

Dediler ki: 'Ey babamız! Sana ne oldu ki Yûsuf hakkında bize güvenmiyorsun? Hâlbuki doğrusu biz, elbette onun iyiliğini isteyenleriz.'

İbni Kesir

Dediler ki: Ey babamız; sen bize Yusuf'u neden güvenmiyorsun? Halbuki biz, onun iyiliğini istemekteyiz.

Mehmet Okuyan

(Kardeşler babalarına) şöyle demişti: “Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun? Oysa biz onun için samimi olanlarız.

Muhammed Esed

(Bu görüşte birleştiler ve bunun üzerine babalarına:) "Ey babamız!" dediler, "Biz Yusuf'un iyiliğini isteyen kimseler olduğumuz halde, neden o'nun hakkında bize güvenmiyorsun?

Mustafa İslamoğlu

(Babalarına dönüp) "Ey babamız!" dediler, "Biz ona candan yürekten davrandığımız halde, neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun?

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Ey babamız! Sana ne oluyor ki, Yusuf'u bize inanmıyorsun? Ve halbuki, biz O'nun için elbette hayırhâh kimseleriz.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Ey babamız! Sana ne oluyor da Yusuf'u bize emanet etmiyorsun? Oysa biz ona iyilik etmek isteyen kimseleriz. ”

Suat Yıldırım

(11-12) (Onlar buna karar verdikten sonra bir gün babalarına varıp:) "Sevgili Babamız! dediler, sen neden güvenip de Yusuf’u bize emanet etmiyorsun. Oysa biz onu çok seviyoruz. Ona samimiyetle bağlıyız." "Yarın onu bizimle gönder, gezsin oynasın, biz ona çok iyi sahip çıkarız."

Süleyman Ateş

(Bu fikirde karar kıldılar ve babalarına gelip) Dediler ki: "Ey babamız, neden Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun, oysa biz ona öğüt verenler(onun iyiliğini isteyenler)iz?"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Baba! Yusuf hakkında bize niye güvenmiyorsun? Oysa biz onun iyiliğini isteyen kimseleriz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Babalarına geldiler ve) "Ey babamız! Neden Yusuf konusunda bize güvenmez oldun? Oysa biz hep onun iyiliğini isteriz" dediler.

Şaban Piriş

-Baba, Sana ne oldu ki Yusuf için bize güvenmiyorsun? Biz, Onun iyiliğini isteriz.

Tefhim-ul Kuran

(Bu karara vardıktan sonra) «Ey Babamız,» dediler. «Sana ne oluyor, Yusuf'a karşı bize güvenmiyorsun? Oysa gerçekte biz, onun iyiliğini isteyenleriz;»

Ümit Şimşek

Babalarına dediler ki: 'Baba, niçin Yusuf'u bize emanet etmiyorsun? Oysa biz onun iyiliğini istiyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ey babamız, ne oluyor da Yusuf konusunda bize güvenmiyorsun. Oysaki biz ona hep öğüt vermekteyiz."

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Ata! Biz Yusifin xeyirxahları olduğumuz halda, sən nə üçün onu bizə eʼtibar etmirsən?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sprachen: ʺVater, warum vertraust du uns Joseph nicht an? Wir werden ihn mit Rat und Tat hüten.

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺO unser Vater, warum vertraust du uns Yusuf nicht an? Wir werden ihm wahrlich aufrichtig zugetan sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺO unser Vater, warum vertraust du uns Yusuf nicht an, obwohl wir es wahrhaftig gut mit ihm meinen?

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie (gingen zum Vater und) sagten: ʺUnser Vater! Weshalb bringst du uns kein Vertrauen entgegen, was Yusuf angeht? Gewiß, wir wollen ihm doch nur Gutes.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And so, they asked their father: "Our father, why do you not trust us for the care of Yusuf! Our first wish in life is for his happiness and welfare. "

Abdul Haleem

They said to their father, ‘Why do you not trust us with Joseph? We wish him well.

Abdullah Yusuf Ali

They said: "O our father! why dost thou not trust us with Joseph,- seeing we are indeed his sincere well-wishers?

Abul A'la Maududi

After so deciding they said to their father: "Why is it that you do not trust us regarding Joseph although we are his true well-wishers?"

Aisha Bewley

They said, ‘Our father! What is wrong with you that you refuse to trust us with Yusuf when in truth we only wish him well?

Al-Hilali & Khan

They said: "O our father! Why do you not trust us with Yûsuf (Joseph) though we are indeed his well-wishers?"

Ali Quli Qarai

They said, ‘Father! Why is it that you do not trust us with Joseph? We are indeed his well-wishers.

Amatul Rahman Omar

(On making this resolution) they (went to their father and) said, `Our father! why do you not trust us with regard to Joseph, while, as a matter of fact, we are his sincere well-wishers?

Arthur John Arberry

They said, 'Father, what ails thee, that thou trustest us not with Joseph? Surely we are his sincere well-wishers.

Bijan Moeinian

They went to their father and said: "Why do you not trust us with Joseph? We [are his brothers after all and] do not wish nothing but the best for him. "

E. Henry Palmer

Said they, 'O our father! what ails thee that thou wilt not trust us with Joseph while we are unto him sincere?

Edip-Layth

They said, "Our father, why do you not trust us with Joseph, we are to him well wishers."

George Sale

They said unto Jacob, O father, why dost thou not intrust Joseph with us, since we are sincere well-wishers unto him?

Hamid S. Aziz

One from amongst them said, "Slay not Joseph, but, if you must act, throw him into the bottom of a pit; some caravan of travellers may pick him up. "

Mahmoud Ghali

They said, "O our father, how is it with you, that you do not keep Yûsuf (Joseph) in our custody? And surely we are indeed his (honest) advisers.

Marmaduke Pickthall

They said: O our father! Why wilt thou not trust us with Joseph, when lo! we are good friends to him?

Mohamed Ahmed - Samira

(Then going to their father) they said: "O father, why don't you trust us with Joseph? We are in fact his well-wishers.

Muhammad Asad

[On this they agreed; and thereupon] they spoke [thus to their father]: "O our father! Wherefore wilt thou not trust us with Joseph, seeing that we are indeed his well-wishers?

Mustafa Khattab

They said, "O our father! Why do you not trust us with Joseph, although we truly wish him well?

Progressive Muslims

They said: "Our father, why do you not trust us with Joseph, we are to him well wishers. "

Sahih International

They said, "O our father, why do you not entrust us with Joseph while indeed, we are to him sincere counselors?

Sam Gerrans

They said: “O our father: what ails thee, that thou trustest us not with Joseph when we are sincere counsellors to him?

Shabbir Ahmed

They said, "O Our father! Why don't you trust us with Joseph when we are good friends to him?"

Syed Vickar Ahamed

They said: "O our father! Why don't you trust us with Yusuf (Joseph)— Seeing we are truly his sincere well wishers?

Taqi Usmani

They said (to Ya‘qūb), "Our father, why is it that you do not trust us about Yūsuf, while we are his well-wishers indeed.

The Monotheist Group

They said: "Our father, why do you not trust us with Joseph? And we will be giving him advice."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺO notre père, quʹas-tu à ne pas te fier à nous au sujet de Joseph? Nous sommes cependant bien intentionnés à son égard.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Piştî ku planên xwe girêdan hatin cem bavê xwe) Gotin: Bavo! Ji bo çi li ser Yûsuf baweriya te bi me nayê, digel ku bi rastî jî em jê re xêrxwaz in!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden: ʺO onze vader, waarom vertrouw jij ons niet met Joesoef, terwijl wij hem toch goed gezind zijn?

Hollandaca — Siregar

Zij zeiden: ʺO onze vader, waarom vertrouwt u Yôesoef niet aan ons toe. En voorwaar, wij zijn hem welgezind.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Договорившись избавиться от Йусуфа) сказали они: «О, отец наш! Почему ты не доверяешь нам Йусуфа (и беспокоишься, когда он с нами), ведь мы к нему конечно же искренни [мы желаем ему добра]?

Rusça — Osmanov

[Братья] сказали: ʺО отец наш! Почему ты не доверяешь нам Йусуфа? Ведь мы для него - [добрые] советники!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Så gick de till fadern och) sade: ʺFader, varför låter du oss inte ta hand om Josef? Vi vill ju honom bara väl.