Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.
كَاَنْ لَمْ يَغْنَوْا فِيهَا اَلَا بُعْدًا لِمَدْيَنَ كَمَا بَعِدَتْ ثَمُودُ
ke en lem yeğnev fīhā elā buǎ'den li medyene ke mā beǐdet ṧemūdu
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | كَاَنْ | ke en | sanki | |
| 2 | لَمْ | lem | — | |
| 3 | يَغْنَوْا | yeğnev | غ ن يİhtiyaçlardan özgür, istekleri olmayan, yeterlilik veya zenginlik durumunda olan; ikamet etti, yaşadı; gelişti, kendine yeten, şarkı söyledi/ilahi okudu; övdü, hicvetti | hiç yaşamamışlardı |
| 4 | فِيهَا | fīhā | orada | |
| 5 | اَلَا | elā | iyi bilin ki | |
| 6 | بُعْدًا | buǎ'den | ب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme | uzaklaştırıldı |
| 7 | لِمَدْيَنَ | li medyene | لمدين | Medyen (halkı) |
| 8 | كَمَا | ke mā | gibi | |
| 9 | بَعِدَتْ | beǐdet | ب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme | uzaklaştırıldığı |
| 10 | ثَمُودُ | ṧemūdu | ثمود | Semud (halkı) |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Sanki yurtlarında hiç yaşamamışlar, hiç oturmamışlardı. Bilin ki uzaklık Medyen ehline, nitekim Semûd da öylece uzaklaşıp gitti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Sanki yurtlarında hiç yaşamamışlar, hiç oturmamışlardı. Bilin ki uzaklık Medyen ehline, nitekim Semûd da öylece uzaklaşıp gitti.
Adem Uğur
Sanki orada hiç barınmamışlardı. Biliniz ki, Semûd kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzak olduğu gibi Medyen kavmi de uzak oldu.
Ahmed Hulusi
Sanki hiç yaşamamışlardı orada. . . Kesinkes bilin ki, hakikatlerinden uzak düşmüş bir yaşam Medyen (halkı) içindir, Semud (halkının) uzak oldukları gibi.
Ahmet Tekin
Sanki o topraklarda, hiç yaşamamış, hiç güzel gün görmemiş gibiydiler. Semûd kavminin, Allah’ın rahmetinden, korumasından uzak olduğu gibi, Medyen halkının da O’nun rahmetinden, korumasından uzaklaştırılmasından ibret alın.
Ahmet Varol
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki, Semud halkı (Allah'ın rahmetinden) uzaklaştırıldığı gibi Medyen halkı da uzaklaştırıldı.
Ali Bulaç
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkına) nasıl bir uzaklık verildiyse Medyen (halkına da Allah'ın rahmetinden öyle) bir uzaklık (verildi).
Ali Fikri Yavuz
Sanki orada hiç şenlik kurmamışlaradı. Bakın, Semûd kavmi nasıl helâk olduysa, Medyen halkı da öylece helâk olmuştur.
Ali Rıza Safa
Orada hiç yaşamamış gibi oldular. İyi bilin ki, Semud'un uzaklaştırıldığı gibi, Medyen de uzaklaştırıldı.
Bayraktar Bayraklı
Sanki orada hiç barınmamışlardı. Biliniz ki, Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzak olduğu gibi Medyen kavmi de uzak oldu.
Bekir Sadak
Sanki orada hic yasamamislardi. Bilin ki Semud milleti Allah'in rahmetinden uzaklastigi gibi Medyen halki da uzaklasti.*
Celal Yıldırım
Buyruğumuz gelince, Şuâyb'ı ve beraberindeki imân edenleri rahmetimizle kurtardık. Zâlimleri ise korkunç bir ses ve uğultu yakalayıverdi; evlerinde dizüstü çöküp kaldılar. Orada hiç bulunmamış, yaşamamış gibi oldular. Dikkat edin, Semûd kavmi nasıl (ilâhî) rahmetten uzak kaldıysa Medyen de uzak kaldı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sanki orada hiç oturmamışlardı! İşte böyle, Semûd’un yıkıldığı gibi Medyen de yıkılıp gitti!
Diyanet İşleri
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.
Diyanet İşleri (eski)
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki Semud milleti Allah'ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.
Diyanet Vakfi
Sanki orada hiç barınmamışlardı. Biliniz ki, Semûd kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzak olduğu gibi Medyen kavmi de uzak oldu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sanki orada hiç güzel gün görmemişlerdi. Dikkat edin, Semud kavmi nasıl helâk olup gittiyse Medyen de öyle yok olup gitti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sanki orada şenlik kurmamışlardı. Bak işte Semud defolup gittiği gibi Medyen de defolup gitti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sanki orada şenlik kurmamışlardı bak Semud defi'olduğu gibi Medyen de defi'oldu gitti
Erhan Aktaş
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Tıpkı Semud gibi, Medyen de yok olup gitti.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Tıpkı Semud gibi, Medyen de yok olup gitti.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Tıpkı Semud gibi, Medyen de yok olup gitti.
Fizilal-il Kuran
Sanki az önce o evlerde yaşayanlar onlar değildi. Hey, Semudoğulları nasıl kahroldularsa, Medyenoğulları da öyle kahrolsunlar!
Gültekin Onan
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkına) nasıl bir uzaklık verildiyse Medyen (halkına da Tanrı'nın rahmetinden öyle) bir uzaklık (verildi).
Hamdi Döndüren
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. O halde Semud kavminin, Allah’ın rahmetinden uzak olması gibi, Meyden halkı da, Allah’ın rahmetinden uzak olsun!
Hasan Basri Çantay
Sanki onlar zaten orada oturmamışlardı. Haberiniz olsun ki Semud (kavmi) rahmet-i ilahiyyeden nasıl uzaklaşdıysa Medyen (kavmi) ne de öylece bir uzaklık (verildi).
Hasib Asutay
Sanki orada hiç yaşamamışlardı! Bilin ki, Semûd kavmi (Allah'ın rahmetinden) uzak olduğu gibi Medyen kavmi de uzak oldu. (27) (27. Şuayb (a.s.) kavmi de Semûd kavmi gibi nasihat dinlemedikleri için korkunç bir ses ve gürültü ile helak olmuşlardır. Bunların cezalarının aynı olması kötü ahlak bakımından birbirine benzediklerine işarettir.)
Hayrat Neşriyat
Sanki orada hiç oturmamışlardı! Dikkat edin! Semûd (kavmi rahmetimizden uzak kalmakla) helâk olduğu gibi, Medyen (halkı) da öyle helâk olsun!
İbni Kesir
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Bilin ki; Semud da Medyen de Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Mehmet Okuyan
(Azap) emrimiz gelince, Şuayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri tarafımızdan bir merhametle (azaptan) kurtarmıştık. Haksızlık edenleri de o korkunç ses yakalamıştı da sanki orada hiç oturmamışlar gibi yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı. Dikkat edin! Semûd (kavmi Allah’ın merhametinden) uzak olduğu gibi Medyen (kavmi) de uzak kılınmıştı.
Muhammed Esed
sanki daha önce hiç orada yaşamamışlar gibi. İşte böyle silinip gitti Medyen (halkı), tıpkı Semud (halkının) silinip gittiği gibi.
Mustafa İslamoğlu
Sanki onlar hiç yaşamamıştılar. Unutmayınız ki Medyen tarih sahnesinden, tıpkı Semud'un silindiği gibi silindi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sanki onlar orada yaşamamışlardı. Haberiniz olsun, Semûd uzaklaştığı gibi Medyen için de bir uzaklaşma olsun.
Ömer Öngüt
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Haberiniz olsun ki Semud kavmi nasıl uzaklaşıp gittiyse, Medyen kavmi de öyle uzaklaşıp gitti.
Suat Yıldırım
(94-95) Azap emrimiz gelince, tarafımızdan bir lütuf olarak Şuayb ve beraberindeki müminleri o azaptan kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç ses bastırıverdi de diyarlarında çökekaldılar. Sanki hiç orada yaşamamış gibi oldular... Evet, Semûd halkı defolup gittiği gibi Medyen halkı da defoldu gitti!
Süleyman Ateş
Sanki orada hiç şenlik kurmamışlardı! İyi bilin ki, Semud (kavmi) nasıl uzaklaşıp gittiyse Medyen halkı da öyle uzaklaşıp gitti.
Süleymaniye Vakfı
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlardı. Medyen halkı yok olsun! Tıpkı Semud'un yok olup gittiği gibi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sanki orada bir varlıkları olmamıştı. Bilin ki Medyen halkı def olup gitmiştir. Tıpkı Semud'un def olduğu gibi.
Şaban Piriş
Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Dikkat edin, Semud'un mahvolduğu gibi Medyen de mahvoldu.
Tefhim-ul Kuran
Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi, haberiniz olsun; Semud (halkına) nasıl bir uzaklık verildiyse Medyen (halkına da Allah'ın rahmetinden öyle) bir uzaklık (verildi) .
Ümit Şimşek
Sanki onlar orada hiç yaşamamışlardı. İşte, bakın, Medyen de Semud gibi yok olup gitti.
Yaşar Nuri Öztürk
Sanki hiç yurt tutmamışlardı orada. Bakıp görün ki, Medyen de tıpkı Semud gibi, dönüşü olmayan bir gidişle gitti.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sanki orada heç yaşamamışdılar. Səmud qövmü məhv olduğu kimi Mədyən qövmü də məhv olsun!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sanki onlar heç yaşamamışdılar. Bilin ki, Mədyən tayfası da Səmud qövmü kimi (Allahın rəhmətindən) uzaq (kənar) oldu!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Es sah so aus, als hätten sie sich dort nie des Wohllebens erfreut. Die Madyan haben sich von Gott ferngehalten wie vor ihnen die Thamûd.
Almanca — Der Edle Quran
als hätten sie (überhaupt) nicht darin gewohnt. Aber ja, weg mit Madyan, wie auch die Tamud entfernt wurden!
Almanca — M. A. Rassoul
so als hätten sie nie darin gewohnt. Wahrlich, Madyan wurde gerade so verstoßen wie (das Volk) Tamud verstoßen worden war.
Almanca — Muhammad Zaidan
als ob sie sich dort nicht aufhielten. Ja! Nieder mit Madyan, wie es nieder mit Thamud war.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Devastating was the blast and irretrievable was the disaster that they -the Madianites- looked as if they never dwelt nor flourished whereat they perished, wherefore away from existence were put the Madianites, just as the Thamudites were swept away.
Abdul Haleem
as if they had never lived and flourished there. Yes, away with the people of Midian, just like the Thamud!
Abdullah Yusuf Ali
As if they had never dwelt and flourished there! Ah! Behold! How the Madyan were removed (from sight) as were removed the Thamud!
Abul A'la Maududi
as though they had never dwelt in them before. Lo! Away with (the people of) Midian, even as the Thamud were done away with!
Aisha Bewley
as if they had never lived there at all. Yes indeed! Away with Madyan just like Thamud!
Al-Hilali & Khan
As if they had never lived there! So away with Madyan (Midian) as away with Thamûd! (All these nations were destroyed).
Ali Quli Qarai
as if they had never lived there. Look! Away with Midian! —just as Thamūd was done away with!
Amatul Rahman Omar
(They were so destroyed and desolated) as if they had never dwelt there. So away with Midian; even as Thamûd were done away.
Arthur John Arberry
as if they had never dwelt there: 'So away with Midian, even as Thamood was done away!'
Bijan Moeinian
It was as though they never existed. That was the end of the Midyan’s civilization. It came to an end the same way that the civilization of Thamood came to its end.
E. Henry Palmer
as though they had not dwelt therein. Aye! 'Away with Midian!' as it was, 'Away with Thamud!'
Edip-Layth
It is as if they never lived there. Away with Midian as it was away with Thamud.
George Sale
as though they had never dwelt therein. Was not Madian removed from off the earth, as Thamud had been removed?
Hamid S. Aziz
And when Our commandment came, We saved Shu'eyb, and those who believed with him, by Our Mercy; and the great noise seized those who had done wrong, and on the morrow they were found prostrate in their houses
Mahmoud Ghali
As if they had not flourished in it. "Verily, away with Madyan, (even) as Tham?d was away!"
Marmaduke Pickthall
As though they had not dwelt there. A far removal for Midian, even as Thamud had been removed afar!
Mohamed Ahmed - Samira
As though they had not dwelt there at all. Beware! Condemmed were the people of Midian as those of Thamud had been before them!
Muhammad Asad
as though they had never lived there. Oh, away with [the people of] Madyan, even as the Thamud have been done away with!
Mustafa Khattab
as if they had never lived there. So away with Midian as it was with Thamûd!
Progressive Muslims
It is as if they never lived there. Away with Median as it was away with Thamud.
Sahih International
As if they had never prospered therein. Then, away with Madyan as Thamud was taken away.
Sam Gerrans
As though they had never lived therein — so away with Madyan, even as Thamūd was taken away!
Shabbir Ahmed
As if they had never lived there. Oh, away with Midyan, just as the Thamud have been done away with!
Syed Vickar Ahamed
As if they had never lived and grown happily there. So the Madyan were removed (from sight), just like the Samood (Thamud) were removed!
Taqi Usmani
as though they never lived there. Lo! Ruined were Madyan, like Thamūd were ruined.
The Monotheist Group
It is as if they had never lived there. Away with Midyan as it was away with Thamud.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
comme sʹils nʹy avaient jamais prospéré. Que les Madyan sʹéloignent comme les Thamûd se sont éloignés.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Her wekî ku ew li wê derê akincî nemabin û xanî li wê derê ava nebûbin. Agahdar bin! Ka çawa gelê Semûd ji dilovaniya Xwedê dûr bûye, her wisa gelê Medyenê jî, jê dûr bû.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
alsof zij er niet lang woonachtig geweest waren. Weg dan met de Madjan zoals de Thamoed weg zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als hadden zij nimmer op aarde gewoond. Werd Madian niet van de aarde verdreven, terwijl Thamoed daarvan verwijderd werd?
Hollandaca — Siregar
Alsof zij er nooit gewoond hadden. Weet, verdoemenis is er voor de bewoners van Madyan, zoals de Tsamôed werden verdoemd.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
как будто бы они никогда там и не жили. О да! Да будут же далеки (от милосердия Аллаха) мадьяниты, как далеки стали и самудяне!
Rusça — Osmanov
словно никогда в них и не жили. Да сгинут мадйаниты, как сгинули самудяне!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Nu) är det ute med (folket i) Madyan - det gick för dem som det gick för Thamud!