Melekler, "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır, şanı yücedir." dediler.

قَالُوا اَتَعْجَبِينَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ رَحْمَتُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ عَلَيْكُمْ اَهْلَ الْبَيْتِ اِنَّهُ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

ḳālū e teǎ'cebīne min emri (a)llahi raHmetu (a)llahi ve berakātuhu ǎleykum ehle l-beyti innehu Hamīdun mecīdun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
2اَتَعْجَبِينَe teǎ'cebīneع ج بHayret etmek, şaşırmak, hayran kalmak, şaşırmak, mutlu etmek, memnun etmek, hayranlık duymak, çarpıcı, hayret vericişaşıyor musun?
3مِنْmin
4اَمْرِemriا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakişine
5اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
6رَحْمَتُraHmetuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.rahmeti
7اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
8وَبَرَكَاتُهُve berakātuhuب ر كÇökmek, yerleşmek, sabit olmak, bereket, bolluk, artmak, çoğalmak, hayır gelmek, mutluluk vermek, mübarek olmak, dua etmek, yağmur yağmakve bereketleri
9عَلَيْكُمْǎleykumsizin üzerinizedir
10اَهْلَehleا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar(ey) halkı
11الْبَيْتِl-beytiب ي تEv, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiirYapı
12اِنَّهُinnehuşüphesiz O
13حَمِيدٌHamīdunح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.övgüye layıktır
14مَجِيدٌmecīdunم ج دŞan veya onur veya haysiyet veya asalet ile karakterize olmak ya da bunlara sahip olmak, muhteşem/yüceltilmiş olmak, büyük/bol/çok olmak, yüce veya ulvi olmak.lütfu bol olandır

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, Allah'ın işine mi şaşıyorsun dediler, ey Ehli Beyt, Allah'ın rahmeti ve bereketleri size; şüphe yok ki o, övülmeye lâyık, kullara müstahak olmadan ihsânda bulunan bir Tanrıdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, Allahʼın işine mi şaşıyorsun dediler, ey Ehli Beyt, Allahʼın rahmeti ve bereketleri size; şüphe yok ki o, övülmeye lâyık, kullara müstahak olmadan ihsânda bulunan bir Tanrıdır.

Adem Uğur

(Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, iyiliği boldur.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Allah'ın hükmüne mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir ey hane halkı! Muhakkak ki O, Hamiyd'dir, Meciyd'dir. "

Ahmet Tekin

Onlar: 'Sen, Allah’ın kudretine, hikmetine, planına mı şaşıyorsun? Ey peygamber evinin halkı, Allah’ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun. Çünkü o hamde, övgüye ve şükre lâyıktır. İyiliği boldur.' dediler.

Ahmet Varol

(Elçiler): 'Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı! Şüphesiz O, övgüye layık ve lütfu bol olandır' dediler.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecid'tir."

Ali Fikri Yavuz

(Melekler ona) dediler ki: “- Sen Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun, ehl-i beyt... Şüphe yok ki Allah nimet vermesiyle hamde lâyıktır, lütuf ve ihsanıyla yücedir.”

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Allah'ın buyruğuna mı şaşırıyorsun? Allah'ın rahmeti ve ongunluğu üzerinize olsun; ey ev halkı! Kuşkusuz, O, Övgülere Yaraşandır; Şanı Yücedir!"

Bayraktar Bayraklı

Melekler dediler ki: "Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye layıktır; iyiliği boldur."

Bekir Sadak

«Ey evin hanimi! Allah'in rahmeti ve bereketleri uzerinize olmusken, nasil Allah'in isine sasarsin? O, ovulmeye layiktir, yucelerin yucesidir» dediler.

Celal Yıldırım

(Elçi melekler) ona : «Allah'ın emrine mi şaşıyorsun ? Ey ev halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir. Şüphesiz ki Allah çok övülmeye lâyıktır ve O, çok yüce ve çok şanlıdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Elçiler de “Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinizdedir, ey hâne halkı! Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, şanı yücedir” dediler.

Diyanet İşleri

Melekler, "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamber ocağının) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layıktır, şanı yücedir." dediler.

Diyanet İşleri (eski)

'Ey evin hanımı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olmuşken, nasıl Allah'ın işine şaşarsın? O, övülmeye layıktır, yücelerin yücesidir' dediler.

Diyanet Vakfi

(Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, iyiliği boldur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Dediler: «Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, hamiddir (övülmeye lâyıktır), meciddir (cömertliği boldur).»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Elçiler: "Sen Allah'ın işine mi şaşıyorsun ? Allah'ın rahmeti ve bereketi var üzerinizde ey ev halkı, şüphe yok ki, O, övülmeye layık ve lütfü çok olandır." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen, dediler: Allahın emrinden taacüb mü ediyorsun? Allahın rahmeti ve berekatı var üzerinizde ey ehli beyt! Şübhe yok ki o bir hamiddir meciddir

Erhan Aktaş

"Allah'ın takdirine hayret mi ediyorsun!" dediler. "Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı. O, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır, İyiliği Bol Olan'dır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Allah'ın takdirine hayret mi ediyorsun!" dediler. Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı. O, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır, İyiliği Bol Olan'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Allah'ın takdirine hayret mi ediyorsun!" dediler. Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı. O, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır, İyiliği Bol Olan'dır.

Fizilal-il Kuran

Konuklar, kadına «Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Ey hane halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir. Hiç kuşkusuz O, övgüye ve yüceltilmeye lâyıktır» dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Tanrı'nın buyruğuna mı şaşıyorsun? Tanrı'nın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev ehli şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecid'tir."

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine elçiler, “Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir ey ev halkı! O övülmeye lâyıktır, şanı çok yücedir.” dediler.

Hasan Basri Çantay

(Elçi melekler): "Allahın emrine mi şaşıyorsun? Ey ehl-i beyt, Allahın rahmeti, bereketleri sizin üzerinizdedir. Şübhe yok ki, O, asıl hamde layık, hayr-u ihsanı çok olandır" dediler.

Hasib Asutay

(Melekler) dediler ki: 'Allah'ın emrine mi şaşıyorsunuz? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz O, övülmeye layıktır, iyiliği boldur.'

Hayrat Neşriyat

(Melekler) dediler ki: 'Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı! Şübhesiz ki O, Hamîd (hamd edilmeye yegâne lâyık olan)dır, Mecîd (ihsânı bol olan)dır.'

İbni Kesir

Dediler ki: Allah'ın işine mi şaşarsın ey evin hanımı? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir. Muhakkak ki O, Hamid'dir, Mecid'dir.

Mehmet Okuyan

(Melekler şu) cevabı vermişlerdi: “Allah’ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah’ın merhameti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O övülmeye layıktır, yücedir.”

Muhammed Esed

"Allah'ın dilediğini gerçekleştirmesini mi yadırgıyorsun?" dediler, "Allah'ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun ey bu evin insanları, (hemen hatırlayın ki,) her zaman her övgüye layık olan O'dur; şanı çok yüce olan O!"

Mustafa İslamoğlu

Onlar "Sen Allah'ın emrini garip mi karşılıyorsun?" dediler; "Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hane halkı, kuşku yok ki O'dur hamde en layık olan, O'dur yüceler yücesi!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Sen Allah'ın emrinden taaccüb eder misin? Ey ehl-i Beyt! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphe yok ki o hamîddir, mecîddir.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: “Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O övülmeye lâyıktır, iyiliği boldur. ”

Suat Yıldırım

Elçi melekler: "Sen, dediler, Allah’ın emrine mi şaşırıyorsun? Ey ehl-i beyt! Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun. O gerçekten her türlü hamde lâyıktır, hayır ve ihsanı boldur."

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı! O, övülmeğe layıktır, iyiliği boldur."

Süleymaniye Vakfı

(Elçiler) Dediler ki: "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Ey İbrahim'in hane halkı! Allah'ın ikramı ve bereketi sizin üstünüzdedir. O, her şeyi güzel yapar, pek yücedir."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Ey İbrahim ailesi! Allah'ın ikramı ve bereketi sizin üstünüzdedir. O, her şeyi güzel yapar, pek yücedir."

Şaban Piriş

-Sen Allah'ın işine mi şaşırıyorsun? dediler, Ey evin halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizdedir. Şüphesiz, övgüye layık ve eşsiz cömert O'dur.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecîd'tir.»

Ümit Şimşek

Onlar 'Allah'ın işine mi şaşıyorsun?' dediler. 'Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun, ey hane halkı. O hamd edilmeye lâyıktır ve şanı pek yücedir.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir ey ev halkı! O Hamid'dir, Mecid'dir."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Allahın əmrinə təəccübmü edirsən? Ey ev əhli! Allahın rəhməti və bərəkəti sizin üstünüzdə olsun! Həqiqətən, O, Tərifəlayiqdir, Şan-şöhrətlidir”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Mələklər ona) dedilər: ″Allahın əmrinə (əmr etdiyi bir şeyə) təəccübmü edirsən? Ey ev əhli! Allahın bərəkəti və mərhəməti üstünüzdə olsun. Allah təʼriflənib şükür olunmağa, öyülüb mədh edilməyə layiqdir!″ (Allahın bütün işləri bəyənilmişdir. O, tükənməz və əvəzsiz neʼmət, ehsan və kərəm sahibidir!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagten: ʺWunderst du dich über Gottes Verfügung? Gottes Barmherzigkeit und Segen gelten euch Angehörigen des Prophetenhauses. Er ist des höchsten Lobes und des höchsten Ruhmes würdig.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺWunderst du dich über den Befehl Allahs? Die Barmherzigkeit Allahs und Seine Segnungen seien auf euch, Angehörige des Hauses! Er ist Lobenswürdig und Ruhmvoll.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Da sprachen jene: ʺWunderst du dich über den Beschluß Allahs? Allahs Gnade und Seine Segnungen sind über euch, o Leute des Hauses. Wahrlich, Er ist Preiswürdig, Ruhmvoll.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺWunderst du dich etwa über ALLAHs Bestimmung?! ALLAHs Gnade und Seine Baraka seien über euch, ihr Angehörige des Hauses (von Ibrahim). Gewiß, ER ist alllobenswürdig, herrlich.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Do you marvel" "said the Messengers, at the divine command proceeding from Allah! Allah's mercy and blessings be upon you and may all grace be made to abound in you people of the house of Prophethood. " Allah is indeed worthy of all praise. He is the final cause of creation and the highest aim of intelligent creatures.

Abdul Haleem

They said, ‘Are you astonished at what God ordains? The grace of God and His blessings be upon you, people of this house! For He is worthy of all praise and glory.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "Dost thou wonder at Allah's decree? The grace of Allah and His blessings on you, o ye people of the house! for He is indeed worthy of all praise, full of all glory!"

Abul A'la Maududi

They said: 'Do you wonder at Allah's decree? Allah's mercy and His blessings be upon you, O people of the house. Surely, He is Praiseworthy, Glorious.'

Aisha Bewley

They said, ‘Are you astonished at Allah’s command? May Allah’s mercy and His blessings be upon you, People of the House! He is Praiseworthy, All-Glorious. ’

Al-Hilali & Khan

They said: "Do you wonder at the Decree of Allâh? The Mercy of Allâh and His Blessings be on you, O the family [of Ibrâhîm (Abraham)]. Surely, He (Allâh) is All-Praiseworthy, All-Glorious."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Are you amazed at Allah’s dispensation? [That is] Allah’s mercy and His blessings upon you, members of the household. Indeed He is all-laudable, all-glorious.’

Amatul Rahman Omar

They (- Our messengers) said, `Do you marvel at the decree of Allâh? Members of this house! the mercy of Allâh and His blessings are upon you. Surely, He is the Lord of all praise, Owner of all glory.'

Arthur John Arberry

They said, 'What, dost thou marvel at God's command? The mercy of God and His blessings be upon you, O people of the House! Surely He is All-laudable, All-glorious. '

Bijan Moeinian

The angels replied: "Do you doubt the power of God? He has decided to shower you and your family with His blessings and mercy. The Lord is indeed Praiseworthy and Glorious."

E. Henry Palmer

They said, ' Dost thou wonder at the bidding of God? God's mercy and blessings upon you, ye people of the house! Verily, He is to be praised and glorified. '

Edip-Layth

They said, "Do you wonder at the decree of God? God's Compassion and Blessings are upon you O people of the sanctuary. He is Praiseworthy, Glorious."

George Sale

The angels answered, dost thou wonder at the effect of the command of God? The mercy of God and his blessings be upon you, the family of the house: For He is praiseworthy, and to be glorified.

Hamid S. Aziz

Said she, "Alas for me! Shall I bear a son when I am an old woman, and this husband of mine an old man? Verily, this is a strange thing!"

Mahmoud Ghali

They said, "Do you wonder at the Command of Allah? The mercy of Allah and His blessings be upon you, O population (1) of the Home! Surely He is Ever-Praiseworthy, Ever-Glorious. "

Marmaduke Pickthall

They said: Wonderest thou at the commandment of Allah? The mercy of Allah and His blessings be upon you, O people of the house! Lo! He is Owner of Praise, Owner of Glory!

Mohamed Ahmed - Samira

"Why are you surprised at the command of God? God's mercy and blessings be upon you, O members of this household," they said. "Verily He is worthy of praise and glory."

Muhammad Asad

Answered [the messengers]: "Dost thou deem it strange that God should decree what He wills? The grace of God and His blessings be upon you, O people of this house! Verily, ever to be praised, sublime is He!"

Mustafa Khattab

They responded, "Are you astonished by Allah’s decree? May Allah’s mercy and blessings be upon you, O  people of this house. Indeed, He is Praiseworthy, All-Glorious."

Progressive Muslims

They said: "Do you wonder at the decree of God God's Mercy and Blessings are upon you O people of the sanctuary. He is Praiseworthy, Glorious."

Sahih International

They said, "Are you amazed at the decree of Allah ? May the mercy of Allah and His blessings be upon you, people of the house. Indeed, He is Praiseworthy and Honorable."

Sam Gerrans

They said: “Dost thou marvel at the command of God? The mercy of God and His blessings be upon you, people of the house; He is praiseworthy and glorious.”

Shabbir Ahmed

Answered the Messengers, "Do you wonder about Allah's Command? May Allah's Grace and Blessings be upon you, O dwellers of the house! Verily the Owner of all Praise, Sublime is He!"

Syed Vickar Ahamed

They said: "Do you wonder at Allah’s Command? The Grace of Allah and His blessings be on you, O you people of the house! For He is truly worthy of all Praise (Hameed), full of all Glory (Majeed)!"

Taqi Usmani

They said, "Do you marvel at Allah’s command? Allah’s mercy and His blessings have always been upon you, O people of the house. Surely, He is Praiseworthy, Glorious."

The Monotheist Group

They said: "Do you wonder at the decree of God? The mercy of God and blessings are upon you O people of the Sanctuary. He is Praiseworthy, Glorious."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺTʹétonnes-tu de lʹordre dʹAllah? Que la miséricorde dʹAllah et Ses bénédictions soient sur vous, gens de cette maison! Il est vraiment, digne de louange et de glorification!ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ferîşteyan) gotin: Ma tu ji fermana Xwedê şaşwaz dibî? Gelî xelkê mala Îbrahîm! Rehmet û bereketa Xwedê li ser we be. Bêguman Xwedê hêjayê pesindayînê ye, qencîpir e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeiden:ʺVerwonder jij je over Gods beschikking? Gods barmhartigheid en Zijn zegeningen zijn voor jullie, mensen van het huis. Hij is lofwaardig en glorierijke

Hollandaca — Salomo Keyzer

De engelen antwoordden: Verwondert gij u over de uitkomst van Gods bevel? Gods genade en zijne zegeningen mogen op u zijn, en op de leden van het huisgezin; want hij is aanbiddenswaardig en roemrijk.

Hollandaca — Siregar

Zij (de Engelen) zeiden: ʺVerbaas jij je over de beschikking van Allah? Het is Allahʹs Barmhartigheid en het zijn Zijn zegeningen over jullie, O bewoners van het huis. Voorwaar, Hij is Meest Prijzenswaardig, Meest Vrijgevig.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Ангелы) сказали (ей): «Неужели ты удивляешься повелению Аллаха? Милосердие Аллаха и благословение Его (да пребудут) над вами, о обитатели дома [дома пророчества]. Поистине, Он [Аллах] – достохвальный, славный!»

Rusça — Osmanov

Посланцы сказали: ʺНеужели ты удивлена велением Аллаха? Милость Аллаха и Его благословения да осенят вас, обитателей дома. Воистину, Он - хвалимый, славныйʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Budbärarna) sade: ʺFörvånas du över Guds beslut? Guds nåd och välsignelser skall vara med er alla i detta hus! Honom tillhör allt lov och pris!ʺ