Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.

وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَهِيدٌ

ve innehu ǎlā ƶālike le şehīdun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki o, buna tanıktır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki o, buna tanıktır.

Adem Uğur

Şüphesiz buna kendisi de şahittir,

Ahmed Hulusi

Kesinlikle kendisi de buna şahittir!

Ahmet Tekin

Bu konuda, kendisi de devamlı şâhittir.

Ahmet Varol

Şüphesiz kendisi de buna şahittir.

Ali Bulaç

Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir.

Ali Fikri Yavuz

İnsan da, bu nankör oluşuna şahiddir.

Ali Rıza Safa

Üstelik kendisi, kesinlikle buna tanıktır.

Bayraktar Bayraklı

Kendisi de buna şahittir.

Bekir Sadak

Dogrusu kendisi de bunlarin hepsine sahiddir.

Celal Yıldırım

Kendisi de gerçekten buna şâhiddir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şüphesiz buna kendisi de şahittir;

Diyanet İşleri

Hiç şüphesiz buna kendisi de şahittir.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.

Diyanet Vakfi

(1-8) Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve kendisi de buna şahittir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve kendisi de şahittir buna.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o kendi şahiddir buna

Erhan Aktaş

Ve o da buna tanıktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve o da buna tanıktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve o da buna tanıktır.

Fizilal-il Kuran

Ve kendisi de buna şahittir.

Gültekin Onan

Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir.

Hamdi Döndüren

Kuşkusuz, buna kendisi de tanıktır.

Hasan Basri Çantay

Hiç şübhesiz O buna hakkıyle şahiddir.

Hasib Asutay

Şüphesiz kendisi de buna şahittir. (3) (3. İnsan veya Allah.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz buna elbette kendisi de şâhiddir!

İbni Kesir

Doğrusu kendisi de buna, hakkıyla şahiddir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki buna kendisi de şahittir.

Muhammed Esed

ve kendisi (de) buna şahittir:

Mustafa İslamoğlu

üstelik insanın kendisi de buna şahittir;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve şüphe yok ki o (insan) bunun üzerine (bu nankörlüğüne) elbette bir şahittir.

Ömer Öngüt

Ve kendisi de buna şâhittir.

Suat Yıldırım

Kendisi de buna şahittir.

Süleyman Ateş

Ve o da buna şahiddir.

Süleymaniye Vakfı

Şüphesiz buna kendisi de şahittir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nankörlüğüne kendi de şahittir.

Şaban Piriş

Kendisi de buna şahittir.

Tefhim-ul Kuran

Ve gerçekten, kendisi de buna şahiddir.

Ümit Şimşek

Üstelik buna kendisi de şahittir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve kendisi de buna iyiden iyiye tanıktır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Özü də bunun şahididir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və o özü də buna şahiddir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist (am Jüngsten Tag) über sich selbst Zeuge.

Almanca — Der Edle Quran

und er (selbst) ist darüber wahrlich Zeuge.

Almanca — M. A. Rassoul

und wahrlich, er bezeugt es selber

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, er ist darüber doch ein Zeuge.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And by his behavior he bears witness to this discord,

Abdul Haleem

and He is witness to this––

Abdullah Yusuf Ali

And to that (fact) he bears witness (by his deeds);

Abul A'la Maududi

and he himself is a witness to that,

Aisha Bewley

and indeed he bears witness to that.

Al-Hilali & Khan

And to that he bears witness (by his deeds).

Ali Quli Qarai

and indeed he is [himself] witness to that!

Amatul Rahman Omar

And he himself bears witness to all this (by his conduct).

Arthur John Arberry

and surely he is a witness against that!

Bijan Moeinian

Man’s actions bear witness that….

E. Henry Palmer

and, verily, he is a witness of that.

Edip-Layth

He will indeed bear witness to this.

George Sale

and he is witness thereof:

Hamid S. Aziz

And, verily, he is a witness of that.

Mahmoud Ghali

And surely he is indeed a constant witness to that;

Marmaduke Pickthall

And lo! he is a witness unto that;

Mohamed Ahmed - Samira

And is himself witness to it,

Muhammad Asad

and to this, behold, he [himself] bears witness indeed:

Mustafa Khattab

and they certainly attest to this—

Progressive Muslims

He will indeed bear witness to this.

Sahih International

And indeed, he is to that a witness.

Sam Gerrans

And he is to that a witness.

Shabbir Ahmed

And behold, he is a witness unto that.

Syed Vickar Ahamed

And to that (fact), he bears witness (by his deeds);

Taqi Usmani

and he himself is a witness to that fact,

The Monotheist Group

He will indeed bear witness to this.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et pourtant, il est certes, témoin de cela;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew bi xwe jî li ser vê (nankoriyê) şahid e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij is er zelf getuige van.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hij is getuige daarvan;

Hollandaca — Siregar

En voorwaar, hij is daar zeker getuige van.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и поистине Он [Аллах] этому, конечно же, свидетель!

Rusça — Osmanov

и, воистину, он сам тому свидетель.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

om detta vittnar hon själv -