Yunus — Dil Profiliيونس
1833 kelime, 109 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ب د ن(BD̃N)2×İrileşmek/şişmanlamak, şişman/tombul olmak, yaşlanmak/zayıflamak/ağırlaşmak, zırh, başsız/kolsuz/bacaksız vücut, ruhsuz beden, inek/deve/boğa/keçi, kurban/kesim hayvanları.
- ع ز ب(AZB)2×Uzakta olmak, gizli olmak, uzak, ırak, bir yerden ayrı olmak, kaçmak, uzağa gitmek
- ل ف ت(LFT)3×Döndürmek, saptırmak, eğmek, geri/etrafına bakmak, bükmek, kıvırmak, (yüzü) başka tarafa çevirmek
Nadir çekim formları
- قَاعِدًا(ḳāǐden)yalnızca bu surede
- لِجَنْبِهِ(li cenbihi)yalnızca bu surede
- اسْتِعْجَالَهُمْ(stiǎ'cālehum)yalnızca bu surede
- تِلْقَٓائِ۬(tilḳā'i)yalnızca bu surede
- شُفَعَاؤُنَا(şufeǎā'unā)yalnızca bu surede
- يُسَيِّرُكُمْ(yuseyyirukum)yalnızca bu surede
- اَنْجَيْتَنَا(enceytenā)yalnızca bu surede
- اَنْجٰيهُمْ(encāhum)yalnızca bu surede
- بَغْيُكُمْ(beğyukum)yalnızca bu surede
- زُخْرُفَهَا(zuḣrufehā)yalnızca bu surede
- مَكَانَكُمْ(mekānekum)yalnızca bu surede
- يَرْهَقُ(yerheḳu)yalnızca bu surede
- قَتَرٌ(ḳaterun)yalnızca bu surede
- قِطَعًا(ḳiTaǎn)yalnızca bu surede
- مُظْلِمًا(muZlimen)yalnızca bu surede
- تَبْلُوا(teblū)yalnızca bu surede
- يُحِيطُوا(yuHīTū)yalnızca bu surede
- عَمَلِي(ǎmelī)yalnızca bu surede
- بَرِٓيؤُ۫نَ(berīūne)yalnızca bu surede
- وَيَسْتَنْبِؤُ۫نَكَ(ve yestenbiūneke)yalnızca bu surede
- وَبِرَحْمَتِهِ(ve bi raHmetihi)yalnızca bu surede
- حَرَامًا(Harāmen)yalnızca bu surede
- غُمَّةً(ğummeten)yalnızca bu surede
- وَتَذْكِيرِي(ve teƶkīrī)yalnızca bu surede
- السَّاحِرُونَ(s-sāHirūne)yalnızca bu surede
- لِتَلْفِتَنَا(li telfitenā)yalnızca bu surede
- اَسِحْرٌ(e siHrun)yalnızca bu surede
- وَمَلَا۬ئِهِمْ(ve meleihim)yalnızca bu surede
- لَعَالٍ(le ǎālin)yalnızca bu surede
- سَيُبْطِلُهُ(se yubTiluhu)yalnızca bu surede
- اطْمِسْ(Tmis)yalnızca bu surede
- لِقَوْمِكُمَا(li ḳavmikumā)yalnızca bu surede
- وَمَلَاَهُ(ve meleehu)yalnızca bu surede
- دَعْوَتُكُمَا(deǎ'vetukumā)yalnızca bu surede
- الْغَرَقُ(l-ğaraḳu)yalnızca bu surede
- نُنَجِّيكَ(nuneccīke)yalnızca bu surede
- بِبَدَنِكَ(bi bedenike)yalnızca bu surede
- خَلْفَكَ(ḣalfeke)yalnızca bu surede
- مُبَوَّاَ(mubevvee)yalnızca bu surede
- نُنْجِ(nunci)yalnızca bu surede
- يُرِدْكَ(yuridke)yalnızca bu surede
- يَنْفَعُكَ(yenfeǔke)yalnızca bu surede
- وَاطْمَاَنُّوا(ve Tmeennū)yalnızca bu surede
- يَدْعُنَا(yed'ǔnā)yalnızca bu surede
- تَلَوْتُهُ(televtuhu)yalnızca bu surede
- فَنَفَعَهَا(fe nefeǎhā)yalnızca bu surede
- يَضُرُّكَ(yeDurruke)yalnızca bu surede
- يَفْتِنَهُمْ(yeftinehum)yalnızca bu surede
- وَنَجِّنَا(ve neccinā)yalnızca bu surede
- وَجَرَيْنَ(ve cerayne)yalnızca bu surede
- جَاءَتْهَا(cā'ethā)yalnızca bu surede
- يُهْدٰى(yuhdā)yalnızca bu surede
- اَدْرٰيكُمْ(edrākum)yalnızca bu surede
- تَمْكُرُونَ(temkurūne)yalnızca bu surede
- وَازَّيَّنَتْ(ve zzeyyenet)yalnızca bu surede
- تَتَّبِعَانِّ(tettebiǎānni)yalnızca bu surede
- اُغْشِيَتْ(uğşiyet)yalnızca bu surede
- اَسْلَفَتْ(eslefet)yalnızca bu surede
- اُجِيبَتْ(ucībet)yalnızca bu surede
- يُعَجِّلُ(yuǎccilu)yalnızca bu surede
- اَدْرَكَهُ(edrakehu)yalnızca bu surede
- فَلْيَفْرَحُوا(fe l yefraHū)yalnızca bu surede
- تُكْرِهُ(tukrihu)yalnızca bu surede
- فَاسْتَقِيمَا(fe steḳīmā)yalnızca bu surede
- يَنْتَظِرُونَ(yenteZirūne)yalnızca bu surede
- اقْضُوا(ḳDū)yalnızca bu surede
- فَزَيَّلْنَا(fe zeyyelnā)yalnızca bu surede
- عُمُرًا(ǔmuran)yalnızca bu surede
- اَتُنَبِّؤُ۫نَ(e tunebbiūne)yalnızca bu surede
- رَادَّ(rādde)yalnızca bu surede
- اَكَانَ(e kāne)yalnızca bu surede
- عِبَادَتِكُمْ(ǐbādetikum)yalnızca bu surede
- يَتَعَارَفُونَ(yeteǎārafūne)yalnızca bu surede
- اُبَدِّلَهُ(ubeddilehu)yalnızca bu surede
- تَبَوَّاٰ(tebevvā)2×
- كَاشِفَ(kāşife)2×
- اَسْرَعُ(esraǔ)2×
- مَوْلٰيهُمُ(mevlāhumu)2×
- شُرَكَاؤُهُمْ(şurakā'uhum)2×
- وَبِذٰلِكَ(ve bi ƶālike)2×
- نَطْبَعُ(neTbeǔ)2×
- زِيَادَةٌ(ziyādetun)2×
- مَنَازِلَ(menāzile)2×
- دَعَانَا(deǎānā)2×
- لِلْمُسْرِفِينَ(li l-musrifīne)2×
- نَنْظُرْ(nenZur)2×
- ائْتِ('ti)2×
- عَاصِفٍ(ǎāSifin)2×
- الْمَوْجُ(l-mevcu)2×
- حَصِيدًا(HaSīden)2×
- اِيَّانَا(iyyānā)2×
- تُصْرَفُونَ(tuSrafūne)2×
- تَصْدِيقَ(teSdīḳa)2×
- وَتَفْصِيلَ(ve tefSīle)2×
- النَّدَامَةَ(n-nedāmete)2×
- تَفْتَرُونَ(tefterūne)2×
- اَصْغَرُ(eSğaru)2×
- شُهُودًا(şuhūden)2×
- تَبْدِيلَ(tebdīle)2×
- مَقَامِي(meḳāmī)2×
- الشَّدِيدِ(ş-şedīdi)2×
- الْكِبْرِيَاءُ(l-kibriyā'u)2×
- مُلْقُونَ(mulḳūne)2×
- جِئْتُمْ(ci'tum)2×
- سَبِيلَكَ(sebīleke)2×
- وَجَاوَزْنَا(ve cāveznā)2×
- يَقْرَؤُ۫نَ(yeḳra'ūne)2×
- دِينِي(dīnī)2×
- اجْعَلُوا(c'ǎlū)2×
- فَجَٓاؤُ۫هُمْ(fe cā'ūhum)2×
- يَعْزُبُ(yeǎ'zubu)2×
- نُذِيقُهُمُ(nuƶīḳuhumu)2×
- بَدِّلْهُ(beddilhu)2×
- افْتَدَتْ(ftedet)2×
- تُفِيضُونَ(tufīDūne)2×
- تَوَكَّلُوا(tevekkelū)2×
- سَاَلْتُكُمْ(seeltukum)2×
- يَسْتَعْجِلُ(yesteǎ'cilu)2×
- جَعَلْتُمُ(ceǎltumu)2×
- اُحِيطَ(uHīTa)2×
- اُشْدُدْ(Aşdud)2×
- يُفْلِحُونَ(yufliHūne)2×
- بَوَّأْنَا(bevve'nā)2×
- يُفْتَرٰى(yufterā)2×
- نُنَبِّئُكُمْ(nunebbiukum)2×
- شُرَكَاؤُكُمُ(şurakā'ukumu)2×
- بَنُٓوا(benū)2×
- فَاَتْبَعَهُمْ(fe etbeǎhum)2×
- مُهْتَدِينَ(muhtedīne)3×
- يَضُرُّهُمْ(yeDurruhum)3×
- قِبْلَةً(ḳibleten)3×
- ظَنًّا(Zennen)3×
- تُؤْمِنَ(tu'mine)3×
- عِنْدَكُمْ(ǐndekum)3×
- كَذَّبُوكَ(keƶƶebūke)3×
- اِيمَانُهَٓا(īmānuhā)3×
- بَيَاتًا(beyāten)3×
- يَسْتَقْدِمُونَ(yesteḳdimūne)3×
- الْمُنْتَظِرِينَ(l-munteZirīne)3×
- رَحْمَتِكَ(raHmetike)3×
- يَأْتِهِمْ(ye'tihim)3×
- بِكَلِمَاتِهِ(bi kelimātihi)3×
- اَمْوَالًا(emvālen)3×
- السِّنِينَ(s-sinīne)3×
- عَدَدَ(ǎdede)3×
- ضِيَاءً(Diyā'en)3×
- تَحِيَّتُهُمْ(teHiyyetuhum)3×
- ضُرِّهِ(Durrihi)3×
- ضَرَّاءَ(Derrā'e)3×
- نَهَارًا(nehāran)3×
- اخْتَلَطَ(ḣteleTa)3×
- وَظَنَّ(ve Zenne)3×
- عَاصِمٍ(ǎāSimin)3×
- شُرَكَائِكُمْ(şurakāikum)3×
- فَسَقُوا(feseḳū)3×
- رَسُولَهُمْ(rasūlehum)3×
- عَذَابَهُ(ǎƶābehu)3×
- شَأْنٌ(şe'nun)3×
- يَجْمَعُونَ(yecmeǔne)3×
- اَتَقُولُونَ(e teḳūlūne)3×
- يَخْرُصُونَ(yeḣruSūne)3×
- لِلْقَوْمِ(li l-ḳavmi)3×
- اَتَيْتَ(eteyte)3×
- يُضِلُّوا(yuDillū)3×
- لِلدِّينِ(li d-dīni)3×
- يَهْتَدِي(yehtedī)3×
- نَحْشُرُهُمْ(neHşuruhum)3×
- مُبْصِرًا(mubSiran)3×
- ظَلَمْتُ(Zelemtu)3×
- يُصْلِحُ(yuSliHu)3×
- يَلْبَثُوا(yelbeṧū)3×
- تَرْهَقُهُمْ(terheḳuhum)3×
- مَسَّتْهُمْ(messethum)3×
- يَمْسَسْكَ(yemseske)3×
- تَجْعَلْنَا(tec'ǎlnā)3×
- اَخَذْتُ(eḣaƶtu)3×
- نُنْجِي(nuncī)3×
- نَتَوَفَّيَنَّكَ(neteveffeyenneke)3×
- يُصِيبُ(yuSību)3×
- مَتَّعْنَاهُمْ(metteǎ'nāhum)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 206 (%44)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 206 (%44)
- Emir (buyurgan)
- 55 (%12)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 57 (%12)
- Muhatap (2. şahıs)
- 115 (%25)
- Gaib (3. şahıs)
- 295 (%63)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-37 | 82/88/17 | 23/33/131 |
| Orta | 38-74 | 59/67/17 | 16/41/86 |
| Son | 75-109 | 65/51/21 | 18/41/78 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ف ر ي(FRY)Kesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.7 ayet · beklenen 0.9 · z=6.32
- ح ق ق(ḪGG)Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmek17 ayet · beklenen 4.6 · z=5.96
- ك و ن(KWN)Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin41 ayet · beklenen 20.6 · z=5.05
- ج ي ا(CYÊ)gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak15 ayet · beklenen 4.6 · z=5.02
- س ح ر(SḪR)Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti6 ayet · beklenen 1.0 · z=4.96
- ق ض ي(GĐY)Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak6 ayet · beklenen 1.0 · z=4.96
- ن و س(NWS)sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.13 ayet · beklenen 3.9 · z=4.70
- ا ي ي(ÊYY)İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.17 ayet · beklenen 6.2 · z=4.53
- ك ش ف(KŞF)Çekmek, uzaklaştırmak, çıkarmak, açmak, ortaya çıkarmak, temel oluşturmak, örtüsünü kaldırmak.3 ayet · beklenen 0.3 · z=4.53
- ر ه ق(RHG)Yakından takip etmek, kaplamak, aptal olmak, yalan söylemek, yaramaz olmak, dinsiz olmak, acele etmek, yakalamak, ulaşmak, yaklaşmak, yayılmak. Rahaqa - ezmek, acı çektirmek, kötü uygulamalara yönelmek. Rahqun - aptallık, baskı, kötü eğilim. Arhaqa - zor bir görev yüklemek, sıkıntılarla ve zorluklarla üzmek.2 ayet · beklenen 0.2 · z=4.41