Onlar da şöyle dediler: "Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!"

فَقَالُوا عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

fe ḳālū ǎlā (a)llahi tevekkelnā rabbenā lā tec'ǎlnā fitneten li l-ḳavmi Z-Zālimīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَقَالُواfe ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleonlar da dediler ki
2عَلَىǎlā
3اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
4تَوَكَّلْنَاtevekkelnāو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.güvendik
5رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
6لَا
7تَجْعَلْنَاtec'ǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakbizi kılma
8فِتْنَةًfitnetenف ت نDenemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük, karışıklığa sokmak, cezalandırmak, cevap veya mazeret sunmak, ayartmak, ayartmaya yönlendirmek, girişimde bulunmak, baştan çıkarmak. Fitne - zulüm, deneme, sınama, yakma, deneme, cevap, mazeret, savaş, bir kişinin iyi veya kötü açıdan durumunun ortaya çıktığı araçlar, zorluk, ceza, cevap, ayartma, ateşle yakma.bir fitne
9لِلْقَوْمِli l-ḳavmiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhtopluluğu için
10الظَّالِمِينَZ-Zālimīneظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmakzalimler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dediler ki: Dayandık, Rabbimiz, sen bizi zâlim toplulukla sınama.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dediler ki: Dayandık, Rabbimiz, sen bizi zâlim toplulukla sınama.

Adem Uğur

Onlar da dediler ki: "Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!

Ahmed Hulusi

(Onlar da) dediler ki: "Biz Allah'a tevekkül ettik (El Vekiyl isminin özelliğine iman ettik, vekilimiz O'dur). . . Rabbimiz, bizi onların zulmüne alet etme!"

Ahmet Tekin

Onlar: 'Allah’a güvenip dayandık, işlerimizi O’na havale ettik. Ey Rabbimiz bizi inkâr ve isyanda devam eden zâlim bir kavmin tecavüzü, baskısı ve zulmüyle imtihan edilme durumuna düşürme, onların başımıza açacağı belalara uğratma.' dediler.

Ahmet Varol

Onlar da dediler ki: 'Allah'a güvendik. Ey Rabbimiz bizi zalimler topluluğu ile sınama.

Ali Bulaç

Dediler ki: 'Biz Allah'a tevekkül ettik; Rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma.'

Ali Fikri Yavuz

Onlar da dediler ki; “-Biz, ancak Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi, o zâlim kavmin fitnesine düşürme;

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Allah'a güvendik!" "Efendimiz! Haksızlık yapan toplumla bizi sınama!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar da dediler ki: "Sadece Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!"

Bekir Sadak

(85-86) «lllah'a guvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sinama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar» dediler.

Celal Yıldırım

Onlar da dediler ki: «Biz ancak Allah'a güvenip dayanmışızdır. Ey Rabbimiz I Bizi o zâlimlerin oluşturduğu kavme fitne kılma, (bizi onlar sebebiyle fitne ve mihnete düşürme),

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar da şöyle karşılık verdiler: “Yalnız Allah’a dayanıp güvendik. Rabbimiz! Bizi o zalimler için imtihan aracı kılma!

Diyanet İşleri

Onlar da şöyle dediler: "Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!"

Diyanet İşleri (eski)

(85-86) 'Allah'a güvendik; Ey Rabbimiz! Zalim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kafirlerden kurtar' dediler.

Diyanet Vakfi

Onlar da dediler ki: «Allah’a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar da: «Biz Allah'a güvendik. Ey Rabbimiz, bizi o zalim kavmin fitnesine uğratma!» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar: "Biz Allah'a güvendik.Ey Rabbimiz, bizi o zalim kavmin fitnesine düşürme!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar da, biz Allaha i'timad ettik, ya rabbena bizi o zalim kavmin fitnesine düşürme

Erhan Aktaş

Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabb'imiz! Bizi zalim halk için bir fitne yapma."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalim halk için bir fitne yapma."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalim halk için bir fitne yapma."

Fizilal-il Kuran

Onlar da dediler ki; «Biz Allah'a dayandık ey Rabbimiz, zalimler güruhunun bizi sapıklıklarına gerekçe göstermelerine meydan verme.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Biz Tanrı'ya tevekkül ettik; rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma."

Hamdi Döndüren

Onlar dediler ki: “Biz, yalnızca Allah’a güvenip dayandık. Ey Rabbimiz! Bize, o zâlim toplumun elinden işkence çektirme!

Hasan Basri Çantay

Onlar da şöyle dediler: "Biz yalınız Allaha güvenib dayandık. Ey Rabbimiz, bizi o zaalimler güruhuna bir fitne (mevzuu) yapma".

Hasib Asutay

Onlar dediler ki: 'Yalnız Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için bir deneme (konusu) kılma.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine dediler ki: '(Biz,) ancak Allah’a tevekkül ettik. Rabbimiz! Bizi o zâlimler topluluğuna bir fitne kılma (onları bize musallat etme)!'

İbni Kesir

Onlar da dediler ki: Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbımız, bizi, o zalimler güruhu ile sınama.

Mehmet Okuyan

Onlar da şöyle demişlerdi: “Yalnızca Allah’a güvendik. Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!

Muhammed Esed

Bunun üzerine onlar da: "Biz güvenimizi Allah'a bağlamışız! Ey Rabbimiz, bizi zalim bir topluluğun elinde rüsvay etme!" dediler.

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine dediler ki: "Yalnızca Allah'a güvenip dayandık: Rabbimiz! Bizi bu zalim kavmin zulmüne muhatap kılma!

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar da dediler ki: «Allah Teâlâ'ya itimat ettik. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler olan kavim için bir fitne kılma.»

Ömer Öngüt

Onlar da dediler ki: “Biz Allah'a güvendik. Ey Rabbimiz! Bizi zâlimler gürûhunun fitnesine maruz bırakma!

Suat Yıldırım

(85-86) Onlar da şöyle cevap verdiler: "Biz de Allah’a dayanıp güvendik. Ey Rabbimiz! Bizi o zalim kimselerin işkenceleri ile imtihan etme ve rahmetinle bizi o kâfirler güruhundan kurtar!"

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Allah'a dayandık, Rabbimiz bizi o zulmeden kavme fitne yapma (bizi onların işkencesiyle deneme)!

Süleymaniye Vakfı

Bunun üzerine dediler ki: "Biz Allah'a güvenip dayandık. Rabbimiz! Bizi yanlışlar içindeki bu topluluğun (eline düşürüp de) fitne /işkence konusu yapma.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun üzerine dediler ki "Biz Allah'a güvenip dayandık. Ey Rab! Bizi yanlışlar içindeki o topluluğa ezdirme.

Şaban Piriş

-Allah'a güvendik, "ey Rabbimiz! Bizi o zulmeden kavme fitne yapma"

Tefhim-ul Kuran

Onlar dediler ki: «Biz Allah'a tevekkül ettik; Rabbimiz, bizi zulme sapan bir kavim için bir fitne (konusu) kılma.»

Ümit Şimşek

'Biz Allah'a tevekkül ettik,' dediler. 'Rabbimiz, bizi o zalimler güruhunun fitnesiyle sınama.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle yakardılar: "Yalnız Allah'a dayandık. Rabbimiz! Bizleri, zulmedenler toplumu için bir imtihan aracı yapma!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Biz ancaq Allaha təvəkkül edirik. Ey Rəbbimiz! Bizi zalım qövmün əlində sınağa çəkmə!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Biz yalnız Allaha təvəkül etdik. Ey Rəbbimiz! Bizi zalım tayfanın fitnəsinə uğratma! Zalim tayfanın əlində sınağa çəkmə!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie erwiderten: ʺAuf Gott verlassen Wir uns. Gott, unser Herr, setze uns nicht der Verfolgung durch die ungerechte Schar aus!

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagten: ʺAuf Allah verlassen wir uns. Unser Herr, mache uns nicht zu einer Versuchung für das ungerechte Volk,

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagten: ʺAuf Allah vertrauen wir. Unser Herr, mache uns nicht zu einer Versuchung für das Volk der Ungerechten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann sagten sie: ʺALLAH gegenüber üben wir doch Tawakkul. Unser HERR! Laß uns nicht eine Fitna für die unrecht-begehenden Leute sein,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There, they said: "In Allah we trust". and they expressed their thoughts in the invocatory prayer, thus: "O Allah our Creator, uphold us and forsake us not, lest we should come to the wrong-headed's lure and be lured into their snare and suffer persecution."

Abdul Haleem

They said, ‘We have put our trust in God. Lord! Do not make us an object of persecution for the oppressors.

Abdullah Yusuf Ali

They said: "In Allah do we put our trust. Our Lord! make us not a trial for those who practise oppression;

Abul A'la Maududi

They replied: 'We place our reliance on Allah. Our Lord! Do not make us a trial for the oppressors,

Aisha Bewley

They said, ‘We have put our trust in Allah. Our Lord, Do not make us a target for this wrongdoing people,

Al-Hilali & Khan

They said: "In Allâh we put our trust. Our Lord! Make us not a trial for the folk who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) (i.e. do not make them overpower us).

Ali Quli Qarai

Whereat they said, ‘In Allah we have put our trust. ’ ‘Our Lord! Do not make us a [means of] test for the wrongdoing lot,

Amatul Rahman Omar

Thereupon they said, `In Allâh alone do we put our trust. Our Lord! do not make us a target of persecution of the wrongdoing people.

Arthur John Arberry

They said, 'In God we have put our trust. Our Lord, make us not a temptation to the people of the evildoers,

Bijan Moeinian

They replied: " O’ Lord, we put our trust in you. Please [make our trial easy and] do not try us in hardship caused by the persecution of these unjust people."

E. Henry Palmer

They said, 'Upon God do we rely. O our Lord! make us not a cause of trial for a people who do wrong,

Edip-Layth

They said, "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."

George Sale

They answered, we put our trust in God: O Lord, suffer us not to be afflicted by unjust people;

Hamid S. Aziz

And Moses said, "O my people! If you did believe in Allah, then on Him rely, if you have, indeed, surrendered (unto Him - become Muslims). "

Mahmoud Ghali

Then they said, "On Allah we have put our trust. Our Lord, do not make us a temptation to the unjust people;

Marmaduke Pickthall

They said: In Allah we put trust. Our Lord! Oh, make us not a lure for the wrongdoing folk;

Mohamed Ahmed - Samira

They answered: "We have placed our trust in God. O Lord, do not make us a target of oppression for these tyrannical people,

Muhammad Asad

Whereupon they answered: "In God have we placed our trust! O our Sustainer, make us not a plaything for evildoing folk,

Mustafa Khattab

They replied, "In Allah we trust. Our Lord! Do not subject us to the persecution of the oppressive people,

Progressive Muslims

They said: "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."

Sahih International

So they said, "Upon Allah do we rely. Our Lord, make us not [objects of] trial for the wrongdoing people

Sam Gerrans

And they said: “In God have we placed our trust.” — “Our Lord: make Thou not us a means of denial for the wrongdoing people,

Shabbir Ahmed

They responded, "In Allah we trust. O Our Lord! Save us from the oppression of the oppressor."

Syed Vickar Ahamed

They said: "We do put our trust in Allah. Our Lord! Do not make us a trial for those who act in cruelty and who are the wrongdoers;

Taqi Usmani

So, they said, "In Allah we have placed our trust: Our Lord, do not make us a victim of the unjust people,

The Monotheist Group

They said: "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils dirent: ʺEn Allah nous plaçons notre confiance. O notre Seigneur, ne fais pas de nous une cible pour les persécutions des injustes.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca gotin: Me xwe her sparte Xwedê. Xwedayê me! Me bi destê kafir û sitemkaran neceribîne!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen zeiden zij: ʺOp God stellen wij ons vertrouwen. Onze Heer, maak ons niet tot een verzoeking voor de mensen die onrecht plegen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij antwoordden: Wij stellen ons vertrouwen in God: o Heer! duld niet dat wij door onrechtvaardigen lijden.

Hollandaca — Siregar

Toen zeiden zij: ʺOp Allah hebben wij ons vertrouwen gesteld, Onze Hem, maak ons geen voorwerp van vervolging door het onreelhtplegende volk.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они [уверовавшие] (пророку Мусе): «(Только) на Аллаха мы положились. Господь наш, не делай нас испытанием для людей, которые являются беззаконниками [не помогай им против нас, ибо это будет искушать оставить Веру, и станет искушением для них, так как они скажут: «Если бы они были на истине, то мы бы их не одолели]

Rusça — Osmanov

Они ответили: ʺНа Аллаха мы уповаем. Господи наш, не подвергай нас испытаниям от нечестивцев!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De svarade: ʺVi litar helt till Gudʺ, och de bad: ʺHerre, gör oss inte till (Dina redskap om) Du sätter dessa onda människor på prov;