İNŞİKAK SÛRESİ
Sûrenin tamamı Mekke’de inmiştir. Birinci âyetinde kıyâmet olayı meydana geldiğinde göğün yarılacağı «inşikak» kökünden türetilen «inşakkat» fiiliyle belirtilmiş ve bu fiilin masdarı sûreye isim olmuştur.
Âyet Sayısı: 25
Kelime »: 107
Harf »: 430 (Lübabu’t-te’vîl: 4/363)
Basra ve Şam âlimlerine göre, âyet sayısı 23, harf sayısı 440ʹdır.
Sûrenin kapsadığı başlıca konular:
1- Kıyâmet olayının iki önemli safhası haber veriliyor.
2- İnsanoğlunun şu dünyada durmadan hayat mücadelesi vererek koşması konu ediliyor ve eninde sonunda herkesin Allah’a döndürüleceği hatırlatılıyor. Böylece dünya hayatını bir geçim kavgası düzeyinde tutmanın insana birçok kutsal değerleri kaybettireceğine işâret ediliyor.
3- Âhiret’te dirilme olayı meydana gelince insanların genel olarak iki kısma ayrılacağı; bir kısmının amel defterlerinin sağ yanlarından sağ ellerine; bir kısmının da sol yanlarından veya arkalarından sol ellerine verileceği konu ediliyor.
4- Böylece dünyada zevk ve neşe içinde günah işleyen inkârcıların ve maddeperestlerin Cehennem’e ağlayarak girecekleri açıklanıyor.
5- Dünyada imân doğrultusunda sâlih amellerde; ibâdet ve taâtte bulunanların ise, neşe, güven ve huzur içinde Cennet’teki yerlerini alacakları müjdeleniyor.
6- İnsanların kademeli bir hayat ortamında halden hale geçip yolculuklarının devam edeceğine dikkat çekiliyor ve bu yolculuğun âhiret gününde son durağına varacağına işâret ediliyor.
7- Kur’ân’a baş ve kalp kulaklarını tıkayıp inkârlarında ısrar edenler elîm bir azap ile tehdît edilirken, imân edip sâlih âmellerde bulunanları mutlu yarınların beklemekte olduğu haber veriliyor.
MEÂLİ:
1-2- Gök yarıldığı, Rabbinin buyruğuna kulak verip boyun eğdiği zaman -ki gök bunun haklılık ölçüsündedir-.
3-5- Yeryüzü uzatılıp dümdüz hâle getirildiği; içinde olanı atıp bomboş kaldığı ve Rabbinin buyruğuna kulak verdiği zaman -ki yeryüzü bunun haklılık ölçüsündedir- (herkes ne olduğunu iyice anlayacak).
KIYÂMET OLAYI VE GÖĞÜN YARILMASI
«Gök yarıldığı, Rabbinin buyruğuna kulak verip boyun eğdiği zaman -ki gök bunun haklılık ölçüsündedir-…»
Bu ve bunu izleyen âyetle, kıyâmet olayının iki önemli safhası konu ediliyor: Biri, göğün yarılması, diğeri yerin uzayıp dümdüz hale gelmesi..
İnfitar Sûresinde birinci olay «infetaret» fiiliyle ifade edilmiştir ki, inşikakla eş anlamlı sayılır. Her iki fiil de yukarıdan inen bir emre, bir tesire boyun eğip uyma mânasına delâlet eder. Bu, ilâhî hükmün tecellisiyle mevcut düzenin alt-üst olup parçalanması ve arkasından ikinci hayata göre yeni bir düzenin kurulması demektir. Öyle ki, gökteki yıldızlar ve sistemler bulundukları alandan kayıp bozulduktan sonra ilk yaratıldıkları duruma gelip kitap formaları gibi üstüste kapanırlar.
Nitekim Enbiyâ Sûresi 30. âyette göklerin ve yerin hilkatinin başlangıcından söz edilirken hepsinin bir tek parça olduğu, yani kitap formaları misali üstüste katlı bulunduğu ve sonra İlâhî plân gereği bugünkü durum ve düzene sokulduğu açıklanmaktadır.
YERYÜZÜ DÜMDÜZ HALE GETİRİLECEK
«Yeryüzü uzatılıp dümdüz hale getirildiği; içinde olanı atıp bomboş kaldığı… zaman.. »
Kıyâmet olayıyla birlikte yerkürenin alt-üst olacağı, mevcut tabakalarının birbirine karışacağı, çekirdeğine varıncaya kadar her şeyi dışa doğru atacağı haber veriliyor. İnfitâr Sûresi 4. âyette bunun bir bölümü, «kabirler deşilip içindekiler ortaya çıkarıldığında,. » âyetiyle belirtilmişti. Burada ise konu biraz daha açıklanmakta ve genel anlamda bilgi verilmektedir.
Yerin, derinliğine inildikçe her 33 metrede ısının bir derece arttığı dikkate alınınca o gün yerkürenin nasıl bir ateş parçası haline geleceği rahatlıkla anlaşılıyor. Nitekim Zilzal Sûresi 1 ve 2. âyette buna değinilerek şu kısa bilgi verilmektedir: «Yerküre o müthiş deprem ile sarsılacağı; yeryüzü (altındaki) ağırlıkları çıkaracağı... zaman.. »
Evet yeryüzünün alt-üst olup eski düzenini kaybetmesi, hakka dayalı kanunlar çerçevesinde gerçekleşecektir. Cenâb-ı Hak bu değişmeyi haklılık ölçülerine bağlamakta ve konu üzerinde daha iyi düşünmemizi ilham etmektedir.
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Yukarıdaki âyetlerle, kıyâmet olayıyla meydana gelecek iki önemli safha üzerinde duruldu ve her şeyin İlâhî düzenlemeyle gerçekleşeceğine değinilerek kısa bilgi verildi.
Aşağıdaki âyetlerle, insanoğlunun sonunda varışının mutlaka Allah’a olacağı ve dünya hayatındaki niyet, inanç ve ameline göre hazırlanmış olan kitabının kendisine verileceği bildiriliyor. Öylece kitabın veriliş şekliyle kişinin varacağı yerin belirlenmiş olacağına işârette bulunuluyor. Sonra da Cenâb-ı Hakkʹın her şeyi, her niyet ve düşünceyi, her iş ve ameli, lâyıkıyla görüp bilen olduğu bildirilerek, ölmeden önce bu hakikati anlayıp günlük hayatı ona göre düzenlememiz dolaylı şekilde isteniliyor.