İnşikak Suresi 1-5. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

اِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْ وَاَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

1-2.

(1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

Diyanet İşleri

3-4.

(3-4) Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,

5.

Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!)

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%100

İNŞİKAK SÛRESİ

Sûrenin tamamı Mekke’de inmiştir. Birinci âyetinde kıyâmet olayı mey­dana geldiğinde göğün yarılacağı «inşikak» kökünden türetilen «inşakkat» fiiliyle belirtilmiş ve bu fiilin masdarı sûreye isim olmuştur.

Âyet Sayısı: 25

Kelime »: 107

Harf »: 430 (Lübabu’t-te’vîl: 4/363)

Basra ve Şam âlimlerine göre, âyet sayısı 23, harf sayısı 440ʹdır.

Sûrenin kapsadığı başlıca konular:

1- Kıyâmet olayının iki önemli safhası haber veriliyor.

2- İnsanoğlunun şu dünyada durmadan hayat mücadelesi vererek koşması konu ediliyor ve eninde sonunda herkesin Allah’a döndürüleceği hatırlatılıyor. Böylece dünya hayatını bir geçim kavgası düzeyinde tutma­nın insana birçok kutsal değerleri kaybettireceğine işâret ediliyor.

3- Âhiret’te dirilme olayı meydana gelince insanların genel olarak iki kısma ayrılacağı; bir kısmının amel defterlerinin sağ yanlarından sağ el­lerine; bir kısmının da sol yanlarından veya arkalarından sol ellerine ve­rileceği konu ediliyor.

4- Böylece dünyada zevk ve neşe içinde günah işleyen inkârcıların ve maddeperestlerin Cehennem’e ağlayarak girecekleri açıklanıyor.

5- Dünyada imân doğrultusunda sâlih amellerde; ibâdet ve taâtte bu­lunanların ise, neşe, güven ve huzur içinde Cennet’teki yerlerini alacakları müjdeleniyor.

6- İnsanların kademeli bir hayat ortamında halden hale geçip yol­culuklarının devam edeceğine dikkat çekiliyor ve bu yolculuğun âhiret gü­nünde son durağına varacağına işâret ediliyor.

7- Kur’ân’a baş ve kalp kulaklarını tıkayıp inkârlarında ısrar edenler elîm bir azap ile tehdît edilirken, imân edip sâlih âmellerde bulunanları mutlu yarınların beklemekte olduğu haber veriliyor.

MEÂLİ:

1-2- Gök yarıldığı, Rabbinin buyruğuna kulak verip boyun eğdiği za­man -ki gök bunun haklılık ölçüsündedir-.

3-5- Yeryüzü uzatılıp dümdüz hâle getirildiği; içinde olanı atıp bom­boş kaldığı ve Rabbinin buyruğuna kulak verdiği zaman -ki yeryüzü bunun haklılık ölçüsündedir- (herkes ne olduğunu iyice anlayacak).

KIYÂMET OLAYI VE GÖĞÜN YARILMASI

«Gök yarıldığı, Rabbinin buyruğuna kulak verip boyun eğdiği zaman -ki gök bunun haklılık ölçüsündedir-…»

Bu ve bunu izleyen âyetle, kıyâmet olayının iki önemli safhası konu ediliyor: Biri, göğün yarılması, diğeri yerin uzayıp dümdüz hale gelmesi..

İnfitar Sûresinde birinci olay «infetaret» fiiliyle ifade edilmiştir ki, inşikakla eş anlamlı sayılır. Her iki fiil de yukarıdan inen bir emre, bir tesire boyun eğip uyma mânasına delâlet eder. Bu, ilâhî hükmün tecellisiyle mev­cut düzenin alt-üst olup parçalanması ve arkasından ikinci hayata göre yeni bir düzenin kurulması demektir. Öyle ki, gökteki yıldızlar ve sistem­ler bulundukları alandan kayıp bozulduktan sonra ilk yaratıldıkları duru­ma gelip kitap formaları gibi üstüste kapanırlar.

Nitekim Enbiyâ Sûresi 30. âyette göklerin ve yerin hilkatinin başlangı­cından söz edilirken hepsinin bir tek parça olduğu, yani kitap formaları misali üstüste katlı bulunduğu ve sonra İlâhî plân gereği bugünkü durum ve düzene sokulduğu açıklanmaktadır.

YERYÜZÜ DÜMDÜZ HALE GETİRİLECEK

«Yeryüzü uzatılıp dümdüz hale getiril­diği; içinde olanı atıp bomboş kaldığı… zaman.. »

Kıyâmet olayıyla birlikte yerkürenin alt-üst olacağı, mevcut tabakaları­nın birbirine karışacağı, çekirdeğine varıncaya kadar her şeyi dışa doğru atacağı haber veriliyor. İnfitâr Sûresi 4. âyette bunun bir bölümü, «kabirler deşilip içindekiler ortaya çıkarıldığında,. » âyetiyle belirtilmişti. Burada ise konu biraz daha açıklanmakta ve genel anlamda bilgi verilmektedir.

Yerin, derinliğine inildikçe her 33 metrede ısının bir derece arttığı dik­kate alınınca o gün yerkürenin nasıl bir ateş parçası haline geleceği rahat­lıkla anlaşılıyor. Nitekim Zilzal Sûresi 1 ve 2. âyette buna değinilerek şu kı­sa bilgi verilmektedir: «Yerküre o müthiş deprem ile sarsılacağı; yeryüzü (altındaki) ağırlıkları çıkaracağı... zaman.. »

Evet yeryüzünün alt-üst olup eski düzenini kaybetmesi, hakka dayalı kanunlar çerçevesinde gerçekleşecektir. Cenâb-ı Hak bu değişmeyi haklı­lık ölçülerine bağlamakta ve konu üzerinde daha iyi düşünmemizi ilham etmektedir.

ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI

Yukarıdaki âyetlerle, kıyâmet olayıyla meydana gelecek iki önemli saf­ha üzerinde duruldu ve her şeyin İlâhî düzenlemeyle gerçekleşeceğine de­ğinilerek kısa bilgi verildi.

Aşağıdaki âyetlerle, insanoğlunun sonunda varışının mutlaka Allah’a olacağı ve dünya hayatındaki niyet, inanç ve ameline göre hazırlanmış olan kitabının kendisine verileceği bildiriliyor. Öylece kitabın veriliş şekliyle ki­şinin varacağı yerin belirlenmiş olacağına işârette bulunuluyor. Sonra da Cenâb-ı Hakkʹın her şeyi, her niyet ve düşünceyi, her iş ve ameli, lâyıkıyla görüp bilen olduğu bildirilerek, ölmeden önce bu hakikati anlayıp günlük hayatı ona göre düzenlememiz dolaylı şekilde isteniliyor.