MEÂLİ:
12-13-14- «Ey Yahyâ! kitaba bütün gücünle sarıl» dedik. Biz ona henüz çocuk iken hikmet (ilim ve irfan) verdik. Ayrıca kendi katımızdan bir ince kalplilik, yufka yüreklilik ve paklık sunduk. O zaten (günah ve fenâlıktan) sakınan, ana-babasına çok iyi davranan idi; o zorba ve isyankâr değildi.
15- Ona (Allah katından) hem doğduğu gün, hem öleceği gün, hem de dirilip kalkacağı gün selâm olsun!.
İLGİLİ HADÎS
«Hiçbir kimse yok ki kıyâmet gününde günahkâr olarak Allahʹa kavuşmuş olmasın. Ancak Zekeriya oğlu Yahya müstesnâ.. » (İbn Cerîr et-Taberî - Abdurrezzak: Katade’den)
Açıklama:
Peygamberler genellikle günah işlemezler. Cenâb-ı Hak onları ismet gölgesi altına alıp fenalık işlemekten korumuştur. Hz. Yahya da peygamberlerden biridir. Ancak genç yaşında kendini Allah’a verip ahlâksızlarla mücadele etmesi ve her hususta nefsine hâkim olup çevresine en güzel misal teşkil etmesi bakımından bir özellik arzetmekte ve hiçbir gencin kendini bu derece günah ve kötülüklerden koruyabileceğinin düşünülemiyeceğine işâret edilmektedir.
YAHYA PEYGAMBER KÜÇÜK YAŞTA TEVRATʹI OKUYUP ÖĞRENDİ
Bilindiği gibi, peygamberlik tahsîl, çalışma, gayret ve içtihatla elde edilen bir meslek değildir. O, Allah’ın büyük bir lûtfudur ki dilediğini seçip ona verir. Öyle ki, peygamber olacak kimse o özellik ve yetenekte doğar, yani peygamberliğe namzet olarak dünyaya gözlerini açar.
İşte Kurʹân ilgili âyetlerle bu hakikate dikkatlerimizi çekiyor. Zekeriya Peygamberʹin, peygamberlik ilmine, ahlâkına vâris olacak bir evlât isteği, Yahya Peygamber gibi günah ve kötülükten ve her türlü mânevî kirlerden uzak, tertemiz bir kişi hakkında kabul ediliyor.
Yahya Peygamber, kıyâmete kadar bütün gençlerin örnek edineceği bir düzeyde bulunuyordu. Kur’ân bu pak nebinin yedi önemli sıfatını sıralayıp, İlâhî selâmla onu selâmlıyor:
1- Henüz çocuk sayılacak yaşta Tevratʹı okuyup öğrenmiş ve ona Kur’ânʹın tabiriyle sımsıkı sarılma ilhâmına mazhar olmuştur.
Bu, çocuklara küçük yaşta iken Allah’ın kitabını öğretmeyi ilhâm etmekte, ileride topluma kazandırılmak istenen çocuğun böylece kalbinde ve kafasında sağlam bir temel oluşturmayı öğütlemektedir.
2- Yine küçük yaşlarda ona ledünnî ilim ve hikmet verilmiş; o da az konuşan, öz konuşan fakat ilim ve hikmet incileri saçan seçkin bir genç hüviyetiyle ortaya çıkma imkânına eriştirilmiştir.
Bu, çocuğa küçük yaşlarında güzel konuşmayı, doğru düşünmeyi öğretmemizi ilham etmekte, anne ve babaların çocuklarının yanında çok dikkatli konuşmalarını ve davranmalarını hatırlatmaktadır. Çünkü çocuk daha çok anne ve babasının kopyası sayılır.
3- Şefkat, merhamet, yufka yüreklilik Hz. Yahyaʹnın değişmeyen huyu, insanların doğru yolu bulmalarını yürekten istemek onun karakteri idi.
Bu, çocuğu küçük yaşta insanlık sevgisiyle donatmayı, hayırhah bir duyguyla yetiştirmeyi; her vesileyle onu kabalıktan, hırçınlıktan, şuna buna eza ve cefa etmekten uzak tutmayı ve devamlı merhamet duygularını geliştirip daha iyiye, daha güzele yönlendirmeyi ilhâm etmektedir.
4- İçi dışına, dışı içine uyan; günah ve isyândan kendini korumasını bilen, iffet ve namus perdesini her türlü kir ve lekeden uzak tutan bahtiyarlar safına katılmaya lâyık bir özellikte yaratılmıştır.
Bu, çocuğa ve gençlere her vesileyle namuslu ve iffetli olmanın sağlayacağı ve böyle olup hayatını tertemiz tutanlara sağladığı feyizli hayatın nîmetlerini tanıtmamızı ilham etmekte; kaybedilen para ve makamın bir şey olmadığını, ama kaybedilen namus ve iffetin çok şey olduğunu misallerle telkine çalışmamızı hatırlatmaktadır.
5- Allahʹtan her an korkan, Oʹna ümit bağlayan ve bu inanç içinde kötülüklerden kaçınan mutlu ve kâmil kişilerden biri olma bahtiyarlığına erişmiştir.
Bu, çocuklara ve gençlere, henüz dinî ve ahlâkî potada şekillendirilmeleri mümkün iken, onlara dinî kültürü vermeyi, güzel ve yararlı bilgilerle kendilerini donatmayı telkîn etmektedir.
6- Ana-babasına hep iyi davranmış, onları kırmamak için bütün titizliğini ortaya koymuş ve hayırlı duâlarını almıştır.
Bu, çocukla ana-babası arasında kopmaz bağların bulunduğuna, çocuğu ana-baba sevgisiyle yetiştirmenin ve ona bu konuda saygılı olmanın yollarını öğretmenin lüzumuna dikkatlerimizi çekmektedir.
7- Zorbalık, baş kaldırma gibi kaba söz ve hareketler onun semtine uğramamıştır.
Bu, çocuğu her vesileyle edepli, terbiyeli, nezaketli ve zarif duygulu, ince düşünceli yetiştirmemizi telkîn etmekte; ana-babanın zarif davranışlarının, nezih sözlerinin çocuk için en güzel model ve örnek teşkil ettiğini kafalara işlemektedir.
Görüldüğü gibi, Yahya Peygamberʹin (A. S. ) hayatının birkaç safhası anlatılırken, müʹminlere yönlendirici birçok mesajlar verilmekte ve öğüt alınacak birçok misaller sergilenmektedir.
HER İNSANIN ÜÇ TEHLİKELİ DEVRESİ VARDIR
1- Doğup dünyaya gözlerini açtığı an,
2- Dost, arkadaş ve yakınlarına veda edip öldüğü gün,
3- Kabrinden kalkacağı gün.
O bakımdan diyebiliriz ki, dünyaya adım atan her insanı bir oka benzetebiliriz. Ana-babanın yayına yerleştirilir ve bir hedefe, ya da rastgele bir yere atılır. Unutmayalım ki, çocuk nereye atılırsa, oranın rengini ve karakterini alır. İşte dünyaya gözünü açan her çocuk böyle bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Ana-baba şuurlu olurlar da o oku, faydalı bir hedefe yöneltip atarlarsa, tehlike atlatılmış olur. Rastgele atarlarsa, çocuk çok kötü ellere düşüp onların rezilet potasında değiştirilmesi zor bir şekil alır.
Yahya Peygamber doğarken Cenâb-ı Hak ona selâmet havası estirip. kendi katından onu selâmlamış, böylece onu fazîlet burcuna yükseltmiştir. Çünkü onun ana-babası da böyle bir idrâk içinde idiler..
Ölüm ikinci devredir ki, her insan yaşadığı hal üzere ölür. Allahʹın korudukları müstesnâ.. Yahya Peygamber de o müstesnalardan biridir. Ölürken İlâhî selâm sıfatına mazhar kılınmış, meleklerin selâmet dilekleri arasında ruhunu âlemlerin Rabbına teslim etmiştir.
İşte bu devre oldukça önemlidir. Ecelin ne zaman yakamıza yapışacağını veya ensemizden bizi yakalayacağını bilemiyoruz. O bakımdan her an ölüme hazır bir düşünce içinde âhiret nevalemiz önümüzde bulunmalıdır.
Kabirlerden kalkıldığında da her insan şaşkın ve tedirgin olur. Allahʹın koruyup güven duygusu verdikleri müstesnâ.. Yahya Peygamber de o müstesnalardan biridir. Çünkü Cenâb-ı Hakk’ın esenlik vaʹdeden Selâm sıfatı onun hem dünyada, hem kabirde, hem de âhirette tek desteğidir. Bu İlâhî desteğe lâyık görülebilmek için, ölmeden Allah’ın Selâm sıfatının ışığı altında mü’minlerle kaynaşıp onlara selâm vermemiz ve her din kardeşimizin selâmette kalması için elimizden gelen hizmeti esirgemememiz gerekmektedir.
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Yukarıdaki âyetlerle, inanan bütün gençlere örnek ve misal olan Yahya Peygamber’in yedi kadar özelliği açıklandı ve yönlendirici bilgiler verildi.
Aşağıdaki âyetlerle, takva ve iffet timsali Hz. Meryemʹden ve Cebrailʹin nefhasıyla İsa’ya gebe kalmasından söz ediliyor. Böylece peygamberlerin hep soylu, iffetli, takvâ sâhibi âilelerden seçildiğine işâret ediliyor. Sonra da Allah’a dosdoğru imân eden kadınların kendi hayatlarını tertemiz havaya kavuşturmaları için Hz. Meryemʹi örnek edinmeleri ilhâm edilerek birtakım misaller veriliyor. Böylece gençlere gereken ölçü ve örnek verildikten sonra bu âyetlerle de kadınlara öğüt ve örnek verilmeye geçiliyor.