A'raf Suresi 10. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَايِشَ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ

10.

Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

Diyanet İşleri

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%100

MEÂLİ:

10- And olsun ki, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada sizin için ge­çim yollarını yaratıp düzenledik. Ne de az şükrediyorsunuz!

YERYÜZÜNÜN YAŞANIR HALE GETİRİLMESİ

«Ve orada sizin için geçim yollarını yaratıp dü­zenledik. »

Üç veya dört milyar yıl önce yaratıldığı tahmin edilen yeryüzünün bu­günkü duruma gelmesi, hiçbir yönüyle tesadüf eseri değildir ve olamaz. İnsan ve diğer canlıların yaşaması için bütün şartları plânlı, proğramlı ve düzenli şekilde kendinde taşıyan bu ihtiyar küre, dağıyla, ormanıyla, yer­altı ve yerüstü kaynaklarıyla, hava ve suyuyla sınırsız bir kudretin, yüksek hikmet sâhibi bir varlığın eseri olduğunu anlatıyor. Çünkü bilimsel açıdan bakıldığında da dünyanın oluş şekli, her yönüyle mükemmel bir plân ve proğramın neticesi olduğunu gösterir. Yanardağların, denizlerin, akarsu­ların ve esen rüzgarların, yağan yağmurların yeryüzünü şekillendirmede illiyet prensibi doğrultusunda birer âmil olduğunda şüphe yoktur.

Jeolojik dört veya beş devre içinde milyarlarca yıl geçtikten ve İlâhî plân insan ve canlıların rahat yaşamasına yöneldikten sonra bugünkü mü­kemmel yerküre vücut bulmuştur.

Güneş’le olan ilgisinde, atmosfer tabakasının kalınlığında ve taşıdığı çeşitli gazlarda; dörtte üçünün denizle kaplı olmasında; yeraltında oluşan petrol, kömür ve diğer madenlerde; yerkabuğunun oluşmasında ve taşıdı­ğı çeşitli fosillerde akıllara durgunluk verecek en ince hesaplar, kimyasal ve fiziksel kanunlar, sonra da yüce amaçlar ve şaşmayan proğramlar hâ­kimdir. Bunca açık belgeleri, düzenlemeleri ve yükletilen proğramları gör­memek, anlamamak mümkün müdür?

İşte bütün bu fevkalâde plân ve proğramların taşıdığı sayısız nimet­leriyle yeryüzü, insan için elverişli şartlarla yaratıldığına delâlet ediyor. Her şeyde mutlak bir nizam, her yanında mükemmel bir denge kendini göstermektedir. Hepsi de insan aklına seslenmekte, O yüce ve sonsuz kud­retin karşısında secdeye kapanmamızı ilhâm etmektedir.

Kurʹânʹda ilgili âyetle bu hakikatin ana fikri verilerek insan aklı kam­çılanmakta ve düşünebilen herkesin harekete geçmesi istenmektedir: «And olsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada sizin için hayat ve ge­çim yollarını yaratıp düzenledik. Ne de az şükrediyorsunuz! »

Bu âyetle, ilmin imanla birleşip aklın eşliğinde Yüce Yaratanʹın var­lığına, birliğine, kudretinin sınırsızlığına delâlet eden milyonlarca belge­leri iyice incelemeleri; eserden hakikî müessire geçiş sağlamaları insan­lara ilham edilerek düşünce ufukları genişletiliyor.

İlimle imân için hareket noktası olarak iki temel bilgi sunuluyor: Yer­yüzünün bugünkü şekliyle düzenlenip hazırlanması ve insan hayatına ya­rayan nesnelerin çok ölçülü ve proğramlı biçimde yaratılıp belli kanunla­ra bağlanması.. Böylece besleyici, sağlığı koruyucu protein, vitamin ve diğer gerekli mineralların, ilgili bulunduğu türün devamıyla sürüp gelmesi sağlanarak insanın hizmetine terkedilmiştir.

ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI

Yukarıdaki âyetle İlâhî kudret ve lütfun birçok inceliklerini kendinde taşıyan yeryüzünün yaratılışına ve hayat için elverişli şartların düzenlen­diğine dikkat çekilerek akla yardımcı bilgiler verildi.

Aşağıdaki âyetlerle, bütün bu nimetlere lâyık görülen insanın çok değerli bir canlı olarak yaratıldığı hatırlatılıyor; ayrıca olgunlaşıp yaratıcı kudreti kendinde taşıyan Allahʹı bilip tanıması için her türlü bilgi ve bel­genin kusursuz ölçü ve anlamda sergilendiğine atıfta bulunuluyor. Son­ra da insanın yaratılışındaki asıl hikmetin gereği olarak nefis ve şeytan gibi onu aşırılığa sürükleyen, doğru yoldan sapmasına neden olabilen iki itici kuvvetle başbaşa bırakıldığı, onların tesir alanında bir ömür tüket­memek için yardımcı olarak akıl, idrâk gibi yeteneklerle birlikte kitap ve peygamber gönderildiği bildiriliyor ve bütün bunların biraraya getirilerek karşılaştırılmasının hayat dengesiyle çok yakından ilgili bulunduğuna işâ­ret ediliyor.