Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَايِشَ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ
ve leḳad mekkennākum fī l-erDi ve ceǎlnā lekum fīhā meǎāyişe ḳalīlen mā teşkurūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik, yaşama ve geçinme vâsıtalarını da halkettik, ne de az şükredersiniz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik, yaşama ve geçinme vâsıtalarını da halkettik, ne de az şükredersiniz.
Adem Uğur
Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, sizi arzda yerleştirdik ve sizin için orada yaşamınızı devam ettirecek nimetler oluşturduk. . . Ne kadar az değerlendiriyorsunuz!
Ahmet Tekin
Biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, size güç itibar ve iktidar verdik, geçim vasıtaları ve geçinme imkânları sağladık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Ahmet Varol
Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve size orada çeşitli geçim imkanları verdik. Çok az şükrediyorsunuz!
Ali Bulaç
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orda size geçimlikler yarattık. Ne az şükrediyorsunuz?
Ali Fikri Yavuz
Andolsun ki, sizi, yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada bir çok geçim imkânları hazırladık. Siz ne az şükrediyorsunuz!...
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçimlikler verdik. Ne denli az şükrediyorsunuz?
Bayraktar Bayraklı
Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Bekir Sadak
Sizi yeryuzunde yerlestirdik ve orada size gecimlikler yarattik. Oyleyken pek az sukrediyorsunuz. *
Celal Yıldırım
And olsun ki, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada sizin için geçim yollarını yaratıp düzenledik. Ne de az şükrediyorsunuz!
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Diyanet İşleri
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Diyanet İşleri (eski)
Sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Öyleyken pek az şükrediyorsunuz.
Diyanet Vakfi
Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Doğrusu Biz sizi yeryüzünde, yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için onda birçok geçim kaynakları yaptık. Siz, pek az şükrediyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için sizi Arzda yerleştirdik ve sizin için onda bir çok geçimlikler yaptık, siz pek az şükrediyorsunuz
Erhan Aktaş
Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Fizilal-il Kuran
Size yeryüzünde yurt sağladık, orada size çeşitli geçim kaynakları bağışladık. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Gültekin Onan
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orada size geçimlikler yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Hamdi Döndüren
Sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada sizin için yaşama imkânları da sağladık. Yine de ne kadar az şükrediyorsunuz!
Hasan Basri Çantay
Andolsun, sizi yer (yüzün) de yerleşdirmişiz, size orada bir çok geçim vasıtaları yaratmışızdır. Ne az şükredersiniz!
Hasib Asutay
Andolsun sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçiminizi sağlayacak nimetler yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Hayrat Neşriyat
Celâlim hakkı için, size yeryüzünde imkân verdik (orada yerleştirdik) ve orada sizin için geçim vâsıtaları kıldık. (Siz ise) ne kadar az şükrediyorsunuz!
İbni Kesir
Andolsun ki; sizi, yeryüzüne yerleştirdik. Ve size orada geçimlikler yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki sizi yeryüzüne biz yerleştirdik ve orada sizin için (gerekli) geçim vasıtaları sağladık. Ne kadar da azınız şükrediyor!
Muhammed Esed
Evet, (ey insanlar), sizi yeryüzüne gerçekten (bolluk içinde) yerleştirdik ve size orada geçiminizi sağlayacak şeyler verdik: (Hal böyleyken) ne kadar az şükrediyorsunuz!
Mustafa İslamoğlu
(Ey insanlar!) Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada geçiminizi sağlayacak bir ortam hazırladık: (Bu gerçeğe rağmen) şükredenleriniz ne kadar azdır?
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, sizi yerde yerleştirdik ve size orada birçok maişet vasıtaları vücuda getirdik, siz ise pek az şükredersiniz.
Ömer Öngüt
Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik. Orada sizin için geçimlikler yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz!
Suat Yıldırım
Şu bir gerçektir ki ey insanlar, Biz sizi dünyaya yerleştirip orada size hakimiyet verdik. Orada sizin için birçok geçim vasıtaları yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Süleyman Ateş
Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Süleymaniye Vakfı
Sizi yeryüzüne biz yerleştirdik, orada size yaşama imkanları oluşturduk. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Geçinebileceğiniz imkanlar oluşturarak sizi yeryüzüne yerleştirdik. İmkanlarınızı ne kadar az değerlendiriyorsunuz!
Şaban Piriş
Sizi yeryüzünde yerleştirdik. Orada sizin için geçimlikler sağladık. Buna rağmen ne kadar az şükrediyorsunuz!
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, sizi yeryüzünde 'yerleşik kıldık' ve orda size geçimlikler yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz?
Ümit Şimşek
Biz sizi yeryüzünde yerleştirip orada sizin için geçim vasıtaları yarattık. Oysa siz pek az şükrediyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada, geçiminize yarayacak nimet ve imkanlara vücut verdik. Ne de az şükrediyorsunuz!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz sizi yer üzündə yerləşdirdik və orada sizin üçün dolanışıq vasitələri yaratdıq. Necə də az şükür edirsiniz!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sizi yer üzündə yerləşdirdik və orada sizin üçün dolanacaq vasitələri yaratdıq. Siz isə olduqca az şükür edənlərsiniz!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben euch Macht auf Erden gewährt und euch dort Lebensmöglichkeiten geschaffen. Doch wie wenig dankt ihr dafür!
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir haben euch ja auf der Erde eine feste Stellung verliehen, und Wir haben für euch auf ihr (Möglichkeiten für den) Lebensunterhalt geschaffen. Wie wenig ihr dankbar seid!
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, Wir haben euch auf der Erde Macht verliehen und euch darin die Mittel zum Unterhalt bereitet. Wie wenig seid ihr dankbar!
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits haben WIR euch über die Erde verfügen lassen und euch darauf Existenzgrundlage gewährt. Doch ihr erweist euch selten dankbar.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We have firmly established you people on earth and endowed you with the means of living, and with conditions capable of being turned to use, yet how little are thankful.
Abdul Haleem
We established you [people] on the earth and provided you with a means of livelihood there––small thanks you give!
Abdullah Yusuf Ali
It is We Who have placed you with authority on earth, and provided you therein with means for the fulfilment of your life: small are the thanks that ye give!
Abul A'la Maududi
We assuredly established you in the earth and arranged for your livelihood in it. Little do you give thanks.
Aisha Bewley
We have established you firmly on the earth and granted you your livelihood in it. What little thanks you show!
Al-Hilali & Khan
And surely, We gave you authority on the earth and appointed for you therein provisions (for your life). Little thanks do you give.
Ali Quli Qarai
Certainly We have established you on the earth, and made in it [various] means of livelihood for you. Little do you thank.
Amatul Rahman Omar
(People!) We have indeed established you in the earth (giving you power therein), and provided for you therein (various) means of subsistence. How little thanks you give!
Arthur John Arberry
We have established you in the earth and there appointed for you livelihood; little thanks you show.
Bijan Moeinian
I put you on the earth, entrusted you with power and showered you with provision. What a shame that only a few are grateful.
E. Henry Palmer
We have established you in the earth, and we have made for you therein livelihoods; little is it that ye thank;
Edip-Layth
We granted you dominion on earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks!
George Sale
And now have We placed you on the earth, and have provided you food therein: But how little are ye thankful!
Hamid S. Aziz
We have given you power (authority) in the earth, and provided for you therein the means of self-fulfilment (livelihood, opportunities, resources, faculties); little thanks give ye.
Mahmoud Ghali
And indeed We have already established you in the earth and made for you therein (means of) subsistence; little do you thank (Us).
Marmaduke Pickthall
And We have given you (mankind) power in the earth, and appointed for you therein livelihoods. Little give ye thanks!
Mohamed Ahmed - Samira
We settled you on the earth, and provided means of livelihood for you in it; but little are the thanks you give.
Muhammad Asad
YEA, INDEED, [O men,] We have given you a [bountiful] place on earth, and appointed thereon means of livelihood for you: [yet] how seldom are you grateful!
Mustafa Khattab
We have indeed established you on earth and provided you with a means of livelihood. ˹Yet˺ you seldom give any thanks.
Progressive Muslims
And We granted you dominion on Earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks!
Sahih International
And We have certainly established you upon the earth and made for you therein ways of livelihood. Little are you grateful.
Sam Gerrans
And We have established you in the earth and made for you therein livelihoods; little are you grateful.
Shabbir Ahmed
(Take heed before the final scales are set). We have placed you on earth and given you means for a fulfilling life. How seldom are you grateful! (Being grateful is sharing Allah's bounties with others (16:114), (31:12)).
Syed Vickar Ahamed
And surely, it is We Who have placed you (O men!) with authority on earth, and given you there the means to fulfill your life: Small are the thanks that you give!
Taqi Usmani
We established you on earth, and created in it means of living for you. Little you appreciate.
The Monotheist Group
And We granted you dominion on the earth, and made for you in it a habitat; little do you give thanks!
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Certes, Nous vous avons donné du pouvoir sur terre et Nous vous y avons assigné subsistance. (Mais) vous êtes très peu reconnaissants!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, Me hûn li ser erdê bi cih kirin û me li wê derê derfet û navgînên jiyanborandinê ji we re bi kar anîn, (digel vê jî) hûn pir hindik (Xwedayê xwe) dişêkirînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij hebben aan jullie macht op de aarde gegeven en Wij hebben op haar levensbenodigdheden voor jullie gemaakt; hoe gering is de dank die jullie betuigen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En thans hebben wij u op de aarde geplaatst, en hebben u daarop van voedsel voorzien; doch hoe weinig dankbaar zijt gij?
Hollandaca — Siregar
En voorzeker hebben Wij jullie macht gegeven op aarde en Wij hebben op haar voor jullie levensvoorzieningen geplaatst. Weinig is het dat jullie dankbaar zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И уже Мы утвердили вас (о, люди) на земле (чтобы вы жили на ней) и устроили вам там средства жизни, – (и как) мало вы благодарны (Аллаху) (за Его благодеяния)!
Rusça — Osmanov
Мы дали вам пристанище на земле, о люди, и предоставили вам средства к жизни. Но как мало вы благодарны!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
MÄNNISKOR! Vi har gett er jorden som boplats och där har Vi sörjt för ert uppehälle; men ni visar ringa tacksamhet.