م ر د (MRD̃) kökünün geçtiği ayetler
Ekmek (veya mısır) ıslatmak veya suya batırmak, ufalamak veya yumuşatmak, bir şeyi suda ovmak, bir şeyi yumuşatmak, bir şeyi parlatmak, sakalsız veya yüzünde kıl olmayan (genç veya delikanlı), kendini yüceltmek, küstah ve cüretkar/cesur olmak, aşırı gururlu veya yozlaşmış olmak, yanlış yapma ve itaatsizlikte aşırıya kaçmak, bir şeye alışmış/alıştırılmış/dayanıklı olmak, bir şeyi önemsememek, iyilikten yoksun olmak, bir şeyi soymak veya kabuğunu çıkarmak, yüksek veya yüce olmak, canlı/neşeli/dinç olmak.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (5)
Bu kök Kur'an boyunca 5 kez, 5 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
مَرِيدًا1 kez
Nisa 4:117مَرِيدًاmerīdenasi
مَرَدُوا1 kez
Tevbe 9:101مَرَدُواmeradūiyice alışmış
وَمِمَّنْ حَوْلَكُمْ مِنَ الْاَعْرَابِ مُنَافِقُونَ وَمِنْ اَهْلِ الْمَدِينَةِ مَرَدُوا عَلَى النِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْ سَنُعَذِّبُهُمْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ اِلٰى عَذَابٍ عَظِيمٍ
ve mimmen Havlekum mine l-eǎ'rābi munāfiḳūne ve min ehli l-medīneti meradū ǎlā n-nifāḳi lā teǎ'lemuhum neHnu neǎ'lemuhum se nuǎƶƶibuhum merrateyni ṧumme yuraddūne ilā ǎƶābin ǎZīmin
Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.
مَرِيدٍ1 kez
Hac 22:3مَرِيدٍmerīdinkaba (şarlatan)
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللّٰهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَرِيدٍ
ve mine n-nāsi men yucādilu fī (a)llahi bi ğayri ǐlmin ve yettebiǔ kulle şeyTānin merīdin
İnsanlardan kimi vardır ki, hiçbir bilgisi olmadığı halde, Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytanın ardına düşer.
مُمَرَّدٌ1 kez
Neml 27:44مُمَرَّدٌmumerraduncilalı
قِيلَ لَهَا ادْخُلِي الصَّرْحَ فَلَمَّا رَاَتْهُ حَسِبَتْهُ لُجَّةً وَكَشَفَتْ عَنْ سَاقَيْهَا قَالَ اِنَّهُ صَرْحٌ مُمَرَّدٌ مِنْ قَوَارِيرَ قَالَتْ رَبِّ اِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي وَاَسْلَمْتُ مَعَ سُلَيْمٰنَ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
ḳīle lehā dḣulī S-SarHa fe lemmā raethu Hasibethu lucceten ve keşefet ǎn sāḳayhā ḳāle innehu SarHun mumerradun min ḳavārīra ḳālet rabbi innī Zelemtu nefsī ve eslemtu meǎ suleymāne li (a)llahi rabbi l-ǎālemīne
Ona "köşke gir" denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona "Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür" dedi. Belkıs, "Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum" dedi.