ح م ر (ḪMR) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Yüzmek, derisini yüzmek (koyun), yüzeysel kısmı soymak (örn. kabuk, ağaç kabuğu vb.). ahmar - kırmızı renk. hamr - deve/eşek/koyun/katır sürüleri.

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (6)

Bu kök Kur'an boyunca 6 kez, 6 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

حِمَارِكَ1 kez

Bakara 2:259حِمَارِكَHimārikeeşeğine

اَوْ كَالَّذِي مَرَّ عَلٰى قَرْيَةٍ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا قَالَ اَنّٰى يُحْيِ هٰذِهِ اللّٰهُ بَعْدَ مَوْتِهَا فَاَمَاتَهُ اللّٰهُ مِائَةَ عَامٍ ثُمَّ بَعَثَهُ قَالَ كَمْ لَبِثْتَ قَالَ لَبِثْتُ يَوْمًا اَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالَ بَلْ لَبِثْتَ مِائَةَ عَامٍ فَانْظُرْ اِلٰى طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمْ يَتَسَنَّهْ وَانْظُرْ اِلٰى حِمَارِكَ وَلِنَجْعَلَكَ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَانْظُرْ اِلَى الْعِظَامِ كَيْفَ نُنْشِزُهَا ثُمَّ نَكْسُوهَا لَحْمًا فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُ قَالَ اَعْلَمُ اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

ev ke elleƶī merra ǎlā ḳaryetin ve hiye ḣāviyetun ǎlā ǔrūşihā ḳāle ennā yuHyī hāƶihi (a)llahu beǎ'de mevtihā fe emātehu (a)llahu miAete ǎāmin ṧumme beǎṧehu ḳāle kem lebiṧte ḳāle lebiṧtu yevmen ev beǎ'De yevmin ḳāle bel lebiṧte miAete ǎāmin fe nZur ilā Taǎāmike ve şerābike lem yetesenneh ve nZur ilā Himārike ve li nec'ǎleke āyeten li n-nāsi ve nZur ilā l-ǐZāmi keyfe nunşizuhā ṧumme neksūhā leHmen fe lemmā tebeyyene lehu ḳāle eǎ'lemu enne (a)llahe ǎlā kulli şey'in ḳadīrun

Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

وَالْحَمِيرَ1 kez

Nahl 16:8وَالْحَمِيرَve l-Hamīrave merkepleri

وَالْخَيْلَ وَالْبِغَالَ وَالْحَمِيرَ لِتَرْكَبُوهَا وَزِينَةً وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

ve l-ḣayle ve l-biğāle ve l-Hamīra li terkebūhā ve zīneten ve yeḣluḳu mā lā teǎ'lemūne

Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

الْحَمِيرِ1 kez

Lokman 31:19الْحَمِيرِl-Hamīrieşeklerin

وَاقْصِدْ فِي مَشْيِكَ وَاغْضُضْ مِنْ صَوْتِكَ اِنَّ اَنْكَرَ الْاَصْوَاتِ لَصَوْتُ الْحَمِيرِ

ve ḳSid fī meşyike ve ğDuD min Savtike inne enkera l-eSvāti le Savtu l-Hamīri

"Yürüyüşünde tabii ol. Sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini, şüphesiz eşeklerin sesidir!"

وَحُمْرٌ1 kez

Fatır 35:27وَحُمْرٌve Humrunve kırmızı

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَاَخْرَجْنَا بِهِ ثَمَرَاتٍ مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهَا وَمِنَ الْجِبَالِ جُدَدٌ بِيضٌ وَحُمْرٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهَا وَغَرَابِيبُ سُودٌ

e lem tera enne (a)llahe enzele mine s-semāi māen fe eḣracnā bihi ṧemerātin muḣtelifen elvānuhā ve mine l-cibāli cudedun bīDun ve Humrun muḣtelifun elvānuhā ve ğarābību sūdun

Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli renklerde yollar (katmanlar) var, simsiyah taşlar da var.

الْحِمَارِ1 kez

Cum'a 62:5الْحِمَارِl-Himārieşeğin

مَثَلُ الَّذِينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰيةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًا بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

meṧelu (e)lleƶīne Hummilū t-tevrāte ṧumme lem yeHmilūhā ke meṧeli l-Himāri yeHmilu esfāran bi'se meṧelu l-ḳavmi (e)lleƶīne keƶƶebū bi āyāti (a)llahi ve(a)llahu lā yehdī l-ḳavme Z-Zālimīne

Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

حُمُرٌ1 kez

Müddessir 74:50حُمُرٌHumurunyaban eşekleri

كَاَنَّهُمْ حُمُرٌ مُسْتَنْفِرَةٌ

keennehum Humurun mustenfiratun

(50-51) Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.