Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden يبكون formunun kendisi aranıyor.
وَجَٓاؤُٓ۫ اَبَاهُمْ عِشَاءً يَبْكُونَ
ve cā'ū ebāhum ǐşā'en yebkūne
(Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
وَيَخِرُّونَ لِلْاَذْقَانِ يَبْكُونَ وَيَزِيدُهُمْ خُشُوعًا
ve yeḣirrūne li l-eƶḳāni yebkūne ve yezīduhum ḣuşūǎn
Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.