Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden مكنون formunun kendisi aranıyor.
كَاَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ
keennehunne beyDun meknūnun
Sanki onlar (beyazlıklarıyla), saklanmış (gün yüzü görmemiş) yumurtalardır.
وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ غِلْمَانٌ لَهُمْ كَاَنَّهُمْ لُؤْلُؤٌ مَكْنُونٌ
ve yeTūfu ǎleyhim ğilmānun lehum keennehum lu'lu'un meknūnun
Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.
فِي كِتَابٍ مَكْنُونٍ
fī kitābin meknūnin
Korunmuş bir kitaptadır.