Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden مقربة formunun kendisi aranıyor.
يَتِيمًا ذَا مَقْرَبَةٍ
yetīmen ƶā meḳrabetin
(14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmaktır.