Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden تمنون formunun kendisi aranıyor.
وَلَقَدْ كُنْتُمْ تَمَنَّوْنَ الْمَوْتَ مِنْ قَبْلِ اَنْ تَلْقَوْهُ فَقَدْ رَاَيْتُمُوهُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ
ve leḳad kuntum temennevne l-mevte min ḳabli en telḳavhu fe ḳad raeytumūhu ve entum tenZurūne
Andolsun, siz ölümle karşılaşmadan önce onu temenni ediyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَ
e fe raeytum mā tumnūne
Attığınız o meniye ne dersiniz?!