بَالُ kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden بال formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (3)

Yusuf 12:50بَالُbālumaksadı

وَقَالَ الْمَلِكُ ائْتُونِي بِهِ فَلَمَّا جَاءَهُ الرَّسُولُ قَالَ ارْجِعْ اِلٰى رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ النِّسْوَةِ الّٰتِي قَطَّعْنَ اَيْدِيَهُنَّ اِنَّ رَبِّي بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌ

ve ḳāle l-meliku 'tūnī bihi fe lemmā cā'ehu r-rasūlu ḳāle rciǎ' ilā rabbike fe selhu mā bālu n-nisveti llātī ḳaTTaǎ'ne eydiyehunne inne rabbī bi keydihinne ǎlīmun

Kral, "Onu bana getirin" dedi. Elçi, Yusuf'a gelince (Yusuf) dedi ki: "Efendine dön de, ellerini kesen o kadınların derdi ne idi, diye sor. Şüphesiz Rabbim onların hilesini hakkıyla bilendir."

Ta-Ha 20:51بَالُbāluhali

قَالَ فَمَا بَالُ الْقُرُونِ الْاُولٰى

ḳāle fe mā bālu l-ḳurūni l-ūlā

Firavun, "Ya geçmiş nesillerin hali ne olacak?" dedi.

Mü'min 40:45بِاٰلِbi āliailesini

فَوَقٰيهُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِ مَا مَكَرُوا وَحَاقَ بِاٰلِ فِرْعَوْنَ سُوءُ الْعَذَابِ

fe veḳāhu (a)llahu seyyiāti mā mekerū ve Hāḳa bi āli fir'ǎvne sū'u l-ǎƶābi

Allah, onu, onların hilelerinin kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini, azabın en kötüsü kuşattı.