الْغَيْثَ kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden الغيث formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (2)

Lokman 31:34الْغَيْثَl-ğayṧeyağmuru

اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِ وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًا وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُوتُ اِنَّ اللّٰهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ

inne (a)llahe ǐndehu ǐlmu s-sāǎti ve yunezzilu l-ğayṧe ve yeǎ'lemu mā fī l-erHāmi ve mā tedrī nefsun māƶā teksibu ğaden ve mā tedrī nefsun bi eyyi erDin temūtu inne (a)llahe ǎlīmun ḣabīrun

Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Şura 42:28الْغَيْثَl-ğayṧeyağmuru

وَهُوَ الَّذِي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُ وَهُوَ الْوَلِيُّ الْحَمِيدُ

ve huve elleƶī yunezzilu l-ğayṧe min beǎ'di mā ḳaneTū ve yenşuru raHmetehu ve huve l-veliyyu l-Hamīdu

O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.