O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.

وَهُوَ الَّذِي يُنَزِّلُ الْغَيْثَ مِنْ بَعْدِ مَا قَنَطُوا وَيَنْشُرُ رَحْمَتَهُ وَهُوَ الْوَلِيُّ الْحَمِيدُ

ve huve elleƶī yunezzilu l-ğayṧe min beǎ'di mā ḳaneTū ve yenşuru raHmetehu ve huve l-veliyyu l-Hamīdu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَهُوَve huveve O'dur
2الَّذِيelleƶī
3يُنَزِّلُyunezziluن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indiren
4الْغَيْثَl-ğayṧeغ ي ثYağmur, bereket yağmuru, yardım, kurtarış, imdat, ilkbahar yağmuru, bolluk getiren yağmuryağmuru
5مِنْmin
6بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
7مَا
8قَنَطُواḳaneTūق ن طÜmitsizliğe kapılmak, cesaretini kaybetmek, engellemek, umudu terk etmekumutlarını kestikten
9وَيَنْشُرُve yenşuruن ش رYaymak, canlandırmak, yeniden hayata döndürmek, genişlemek, açığa çıkarmak, açmak, genişletmek, sergilemek, yaymak.ve yayan
10رَحْمَتَهُraHmetehuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.rahmetini
11وَهُوَve huveve O
12الْوَلِيُّl-veliyyuو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakvelidir
13الْحَمِيدُl-Hamīduح م دBirini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.övülmüştür

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve öyle bir mâbuttur ki onlar, tamâmıyla ümitsizliğe düşerler de ondan sonra yağmur yağdırır ve rahmetini yayar ve odur onların işlerini tedbîr ve tasarruf eden ve hamde lâyık olan.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve öyle bir mâbuttur ki onlar, tamâmıyla ümitsizliğe düşerler de ondan sonra yağmur yağdırır ve rahmetini yayar ve odur onların işlerini tedbîr ve tasarruf eden ve hamde lâyık olan.

Adem Uğur

O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra, yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, hakiki dosttur, övülmeye lâyık olandır.

Ahmed Hulusi

O, onlar (kulları) ümit kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır. . . O, Veliyy'dir, Hamiyd'dir.

Ahmet Tekin

O, insanlar ümitlerini kestikten sonra toprağı suya doyuracak yağmuru aralıklarla indiren, rahmetiyle her şeyi canlandırandır. O övülmeye, şükredilmeye lâyık, hakiki hâmi, emirlerine itaat edilecek gerçek otorite, hakiki dosttur.

Ahmet Varol

Onlar ümit kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayan O'dur. O velidir (dosttur, kullarının işlerini yürütendir), çokça övülendir.

Ali Bulaç

O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip yayar. O, Veli'dir, Hamid'dir.

Ali Fikri Yavuz

Allah O’dur ki, (kullar) ümidi kesmişlerken yağmuru indirir, rahmet ve bereketini (her tarafa) yayar. O, (kendi ihsanı ile kullarına) Velî’dir, Hamîd’dir= hamd edilmeğe lâyıktır.

Ali Rıza Safa

O, umutlarını yitirmelerinden sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar. Çünkü O, Dosttur; Övgülere Yaraşandır.

Bayraktar Bayraklı

İnsanlar ümitsizliğe düştükten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayan O'dur. Kullarının işlerini düzenleyen ve övgüye layık olan da O'dur.

Bekir Sadak

Umutsuzluga dusmelerinin ardindan yagmuru indiren, rahmetini yayan O'dur. O, ovulmege layik olan dosttur.

Celal Yıldırım

O ki, (kulları) umutlarını kestikten sonra yağmur indirir de rahmetini yayar. (Gerçek) dost ve yardımcı O'dur, övülmeğe de lâyık O' dur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsanlar bütün ümitlerini yitirdikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayan O’dur. Gerçek dost ve koruyucu, her türlü hamde lâyık olan da O’dur.

Diyanet İşleri

O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.

Diyanet İşleri (eski)

Umutsuzluğa düşmelerinin ardından yağmuru indiren, rahmetini yayan O'dur. O, övülmeğe layık olan dosttur.

Diyanet Vakfi

O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra, yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, hakiki dosttur, övülmeye lâyık olandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnsanlar ümitlerini kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan O'dur. Övülmeye layık olan gerçek dost O'dur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'dur (insanlar) ümit kesmişlerken yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan. O, öyle dost, öyle övülmeye layık olandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve öyledir ki o, ümidi kesmişlerken feyz indirir ve rahmetini neşr eder, o öyle veliy, öyle hamiddir.

Erhan Aktaş

O, insanlar ümitsizliğe düştükten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır. Ve O, Gerçek Gözetici'dir, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, insanlar ümitsizliğe düştükten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır. Ve O, Gerçek Gözetici'dir, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, insanlar ümitsizliğe düştükten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır. Ve O, Gerçek Gözetici'dir, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Fizilal-il Kuran

İnsanların umutsuzluğa düşmelerinin ardından yağmuru indiren ve rahmetini yayan Allah'tır. O, gerçek dosttur, övülmeye layık olandır.

Gültekin Onan

O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip yayar. O, Velidir, Hamiddir.

Hamdi Döndüren

O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren ve onu her tarafa yayandır. O, gerçek koruyucudur, çok övülendir.

Hasan Basri Çantay

O, (insanlar) ümidlerini kesdikden sonra, yağmuru indirmekde, rahmetini yaymakda olandır. O, hakıyki yar, her hamde sezavardır.

Hasib Asutay

O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra yağmur indiren, rahmetini (her tarafa) yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.

Hayrat Neşriyat

Ve O, (insanlar) ümidlerini kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır. Çünki O, Velî (hakiki dost ve yardımcı olan)dır, Hamîd (hamd edilmeye çok lâyık)tır.

İbni Kesir

O'dur ki; ümidlerini kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar. O; Veli'dir, Hamid'dir.

Mehmet Okuyan

O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayandır. O dosttur, övülmeye layık olandır.

Muhammed Esed

O, (insanlar) bütün ümitlerini yitirdikten sonra yağmuru indiren ve (bu suretle) rahmetini sergileyendir; çünkü (insanların) koruyucusu yalnız O'dur, hamd O'na mahsustur.

Mustafa İslamoğlu

Ve O, (insanlar) tüm umutlarını yitirdikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar: zira O'dur (insanların) gerçek velisi, hamd O'na mahsustur.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O, o (Hâlık-i Azîm)dir ki, ümitsizliğe düştüklerinden sonra, yağmuru indirir ve rahmetini neşreder ve O'dur velî, hamîd olan O'dur.

Ömer Öngüt

O ki, (insanlar) ümitlerini kestikten sonra yağmuru indirir, rahmetini her tarafa yayar. O hakiki dosttur, övülmeye lâyık olandır.

Suat Yıldırım

O’dur ki insanlar artık ümitlerini kestikten sonra yağmur indirir, rahmetini her tarafa yayar. O, gerçek dost ve hâmidir, bütün övgülere ve hamdlere lâyıktır.

Süleyman Ateş

O'dur ki (kulları) umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir, rahmetini yayar. O velidir, övülmüştür.

Süleymaniye Vakfı

Herkes ümidini kestikten sonra yağmuru indiren ve ikramını yayan odur. O velidir /her şeye en yakın olandır, yaptığını mükemmel yapandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Herkes ümidini kesmişken yağmuru indiren ve ikramını yayan O'dur. O, asıl dosttur ve yaptığını güzel yapar.

Şaban Piriş

(Kulları) umutlarını kestikten sonra yağmur indirip, rahmetini yayan O'dur. Koruyup gözeten O'dur. Hamd'e layık olan da O'dur.

Tefhim-ul Kuran

O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip yayar. O, Veli'dir, Hamid'dir.

Ümit Şimşek

İnsanlar ümitlerini kesmişken yağmuru indiren ve rahmetini yayan da Odur. O her türlü övgüye lâyık olan gerçek dost ve gözeticidir.

Yaşar Nuri Öztürk

O odur ki, kulları umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar. Veli'dir O, Hamid'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsanlar ümidlərini kəsdikdən sonra yağış endirən və Öz mərhəmətini hər yana yayan Odur. O, Himayəçidir, Tərifəlayiqdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(İnsanlar) ümidsizliyə qapılandan sonra, yağmur göndərən, neʼmətini (yağışını) açıb paylayan Odur. İxtiyar sahibi Odur. Təʼrifə (şükrə) layiq olan da Odur.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist es, Der den hilfreichen Regen herabsendet, nachdem sie die Hoffnung aufgegeben hatten, und Seine Barmherzigkeit ausbreitet. Er ist der Beschützer, der Preiswürdige.

Almanca — Der Edle Quran

Und Er ist es, Der den Regen herabkommen läßt, nachdem sie die Hoffnung aufgegeben haben, und Der Seine Barmherzigkeit ausbreitet. Und Er ist der Schutzherr und Lobenswürdige.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Er ist es, Der den Regen hinabsendet, nachdem sie verzweifelten, und Seine Barmherzigkeit ausbreitet. Und Er ist der Beschützer, der Preiswürdige.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ER ist Derjenige, Der den Regen nach und nach hinabsendet, nachdem sie verzweifelt wurden, und ER streut Seine Gnade. Und ER ist Der Wali, Der Alllobenswürdige.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He is it Who sends down the rain lo revive the land and causes it to bear crops after people have been pined with hunger and with drought and have nursed despair;* He extends His mercy and spreads it so that it be felt; He is the Tutelary Provider of tutelary care; it is He to whom are extolled the glorious attributes.

Abdul Haleem

it is He who sends relief through rain after they have lost hope, and spreads His mercy far and wide. He is the Protector, Worthy of All Praise.

Abdullah Yusuf Ali

He is the One that sends down rain (even) after (men) have given up all hope, and scatters His Mercy (far and wide). And He is the Protector, Worthy of all Praise.

Abul A'la Maududi

He it is Who sends down the rain after they despair of it, spreading out His Mercy. He is the Protector, the Immensely Praiseworthy.

Aisha Bewley

It is He who sends down abundant rain, after they have lost all hope, and unfolds His mercy. He is the Protector, the Praiseworthy.

Al-Hilali & Khan

And He it is Who sends down the rain after they have despaired, and spreads His Mercy. And He is the Walî (Helper, Supporter, Protector, Lord), Worthy of all Praise.

Ali Quli Qarai

It is He who sends down the rain after they have been despondent, and unfolds His mercy, and He is the Guardian, the All-laudable.

Amatul Rahman Omar

And He it is Who sends down rain after the people have lost all hope and unfolds His mercy. And He alone is the Patron, the Praiseworthy.

Arthur John Arberry

And it is He who sends down the rain after they have despaired, and He unfolds His mercy; He is the Protector, the All-laudable.

Bijan Moeinian

God is the One Who spreads His mercy and sends down the rain in a time when people loose their hope. He is the only master, the Most Praiseworthy.

E. Henry Palmer

He it is who sends down the rain after they have despaired; and disperses His mercy, for He is the praiseworthy patron.

Edip-Layth

He is the One who sends down the rain after they had despaired, and spreads His mercy. He is the Supporter, the Praiseworthy.

George Sale

It is He who sendeth down the rain, after men have despaired thereof, and spreadeth abroad his mercy; and He is the patron, justly to be praised.

Hamid S. Aziz

And He it is Who sends down the saving rain after they have despaired, and He unfolds (scatters) His mercy; and He is the Guardian, the Praiseworthy.

Mahmoud Ghali

And He is The (One) Who keeps sending down the succoring (rain) even after they have become despondent, and He spreads His mercy; and He is The Ever-Patronizing, The Ever-Praiseworthy.

Marmaduke Pickthall

And He it is Who sendeth down the saving rain after they have despaired, and spreadeth out His mercy. He is the Protecting Friend, the Praiseworthy.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who sends down rain when they had despaired of it, and showers His benevolence. He is the protector worthy of praise.

Muhammad Asad

And it is He who sends down rain after [men] have lost all hope, and unfolds His grace [thereby]: for He alone is [their] Protector, the One to whom all praise is due.

Mustafa Khattab

He is the One Who sends down rain after people have given up hope, spreading out His mercy. He is the Guardian, the Praiseworthy.

Progressive Muslims

And He is the One who sends down the rain after they had despaired, and spreads His mercy. He is the Supporter, the Praiseworthy.

Sahih International

And it is He who sends down the rain after they had despaired and spreads His mercy. And He is the Protector, the Praiseworthy.

Sam Gerrans

And He it is that sends down the rain after they have despaired, and unfurls His mercy; and He is the Ally, the Praiseworthy.

Shabbir Ahmed

And He it is Who sends down rain after they have despaired and He spreads out His Grace widely. And He is the Protecting Friend, the Owner of all Praise.

Syed Vickar Ahamed

And He is the One Who sends down the rain (even) after (men) have despaired and given up any hope, and scatters His Mercy (far and wide). And He is the protector (Wali), Worthy of all Praise (Hameed).

Taqi Usmani

And He is the One who sends down rain after they have lost hope, and He extends His mercy. And He is the Guardian, Worthy of all praise.

The Monotheist Group

And He is the One who sends down the rain after they had despaired, and spreads His mercy. He is the Supporter, the Praiseworthy.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et cʹest Lui qui fait descendre la pluie après quʹon en a désespéré, et répand Sa miséricorde. Et cʹest Lui le Maître, le Digne de louange.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew e yê ku baranê piştî ku mirov (ji hatina wê) bêhêvî bûn, dibarîne. Rehmeta xwe li her aliyî belav dike. Ew e, yê dost û arîkar, yê babetê pesindayînê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij is het die de regen laat neerdalen nadat zij de hoop hadden opgegeven en Hij spreidt Zijn barmhartigheid uit; Hij is de beschermheer, de lofwaardige.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij is het, die den regen nederzendt, nadat de menschen daaraan hebben gewanhoopt; hij spreidt zijne genade uit, en hij is de schuts die, terecht, moet worden geprezen.

Hollandaca — Siregar

En Hij is Degene Die de regen neerzendt nadat zij wanhoopten, en Hij verspreidt Zijn Barmhartigheid, en Hij is de Beschermheer, de Geprezene.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (только) Он [Аллах] – Тот, Который низводит (с неба) дождь после того, как они отчаялись (в том, что будет дождь), и распространяет Свою милость (среди Своих рабов). И Он – Покровитель, Достохвальный!

Rusça — Osmanov

Он - тот, кто ниспосылает дождь, после того как люди впали в отчаяние, и кто распространяет Свою милость. Он - покровитель, достойный хвалы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är Han som när människorna gett upp hoppet sänder regn och når (alla) med Sin barmhärtighet; Han är Beskyddaren, Den som allt lov och pris tillkommer.