Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

اِنَّ اللّٰهَ عِنْدَهُ عِلْمُ السَّاعَةِ وَيُنَزِّلُ الْغَيْثَ وَيَعْلَمُ مَا فِي الْاَرْحَامِ وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ مَاذَا تَكْسِبُ غَدًا وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ بِاَيِّ اَرْضٍ تَمُوتُ اِنَّ اللّٰهَ عَلِيمٌ خَبِيرٌ

inne (a)llahe ǐndehu ǐlmu s-sāǎti ve yunezzilu l-ğayṧe ve yeǎ'lemu mā fī l-erHāmi ve mā tedrī nefsun māƶā teksibu ğaden ve mā tedrī nefsun bi eyyi erDin temūtu inne (a)llahe ǎlīmun ḣabīrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2اللّٰهَ(a)llaheAllah
3عِنْدَهُǐndehuع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.O'nun yanındadır
4عِلْمُǐlmuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgisi
5السَّاعَةِs-sāǎtiس و عKötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmaksa'atin
6وَيُنَزِّلُve yunezziluن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.ve O yağdırır
7الْغَيْثَl-ğayṧeغ ي ثYağmur, bereket yağmuru, yardım, kurtarış, imdat, ilkbahar yağmuru, bolluk getiren yağmuryağmuru
8وَيَعْلَمُve yeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameve bilir
9مَاolanı
10فِي
11الْاَرْحَامِl-erHāmiر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.rahimlerde
12وَمَاve māve
13تَدْرِيtedrīد ر يBeceri ile bilmek, öğrenmek.bilmez
14نَفْسٌnefsunن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanhiç kimse
15مَاذَاmāƶāne
16تَكْسِبُteksibuك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.kazanacağını
17غَدًاğadenغ د وSabahın erken vakti, yarın, sabah, sabah namazı ile güneşin doğuşu arasındaki zaman, günün ilk bölümüyarın
18وَمَاve māve
19تَدْرِيtedrīد ر يBeceri ile bilmek, öğrenmek.bilmez
20نَفْسٌnefsunن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanhiç kimse
21بِاَيِّbi eyyihangi
22اَرْضٍerDinا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyerde
23تَمُوتُtemūtuم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızöleceğini
24اِنَّinneşüphesiz yalnız
25اللّٰهَ(a)llaheAllah
26عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir
27خَبِيرٌḣabīrunخ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık.haberi olandır

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah katındadır kıyâmetin kopacağı zaman ve yağmurun ne vakit ve nereye yağacağı ve o bilir rahîmlerdekini ve hiçbir kimse, yarın ne kazanacağını bilmez ve hiçbir kimse, nerede öleceğini bilmez; şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah katındadır kıyâmetin kopacağı zaman ve yağmurun ne vakit ve nereye yağacağı ve o bilir rahîmlerdekini ve hiçbir kimse, yarın ne kazanacağını bilmez ve hiçbir kimse, nerede öleceğini bilmez; şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.

Adem Uğur

Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki o saatin (ölümün) ilmi Allah indindedir; yağmuru indirir; rahimlerde olanı bilir; hiçbir benlik yarının ne getireceğini bilmez; hiçbir nefs nerede öleceğini de bilmez! Muhakkak ki Allah, Aliym'dir, Habiyr'dir.

Ahmet Tekin

Kıyametin kopacağı an ile ilgili bilgi Allah katındadır. Toprakların, bölgelerin, yağmurdan alacağı payı, kurduğu düzene ve sünnetine uygun olarak O paylaştırıp aralıklarla yağdırır. Rahimlerdeki döllenmeler ve oluşumlar, O’nun ilmi, planı ve iradesi dâhilinde gerçekleşir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını, hayır ve şer ne işleyeceğini, ne sevap elde edeceğini, hangi günahları yükleneceğini bilmez. Hiç kimse, hangi yerde öleceğini de bilmez. Allah her şeyi bilir, gizli-açık her şeyden haberdardır.

Ahmet Varol

Kıyamet saatinin ilmi şüphesiz Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah bilendir, haberdar olandır.

Ali Bulaç

Kıyamet saatinin bilgisi, şüphesiz Allah'ın katındadır. Yağmuru yağdırır; rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de, hangi yerde öleceğini bilmez. Hiç şüphesiz Allah bilendir, haberdardır.

Ali Fikri Yavuz

Kıyametin ilmi, (kopacağı vakti bilmek), muhakkak ki Allah’ın katındadır. Yağmuru (dilediği zaman ve dilediği yere istediği miktar) o yağdırır. Rahimlerde (erkek, dişi, sağlam, sakat iyi ve kötü) ne varsa O bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını (başına ne geleceğini) bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilmez. Şüphesiz ki Allah, Alîm’dir= her şeyi bilir, Habîr’dir= her şeyden haberdardır.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, evrenlerin sonunun bilgisi, Allah'ın katındadır. Yağmuru indirir; dölyataklarında olanları bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilmez. Kuşkusuz, Allah, Bilendir; Haberlidir.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz,kıyametin bilgisi yalnız Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde ne olduğunu da bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olan, Allah'tır.

Bekir Sadak

Kiyamet saatini bilmek ancak Allah'a mahsustur. Yagmuru O indirir, rahimlerde bulunani O bilir, kimse yarin ne kazanacagini bilmez ve hic kimse nerede olecegini bilemez. Allah suphesiz bilendir, her seyden haberdardir. *

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Kıyâmet'in kopuş saatiyle ilgili bilgi Allah'ın yanındadır. Yağmuru O yağdırır; ana rahmindekini O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanıp elde edeceğini bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah elbette (her şeyi hakkıyle) bilendir, (her şeyden mutlaka) haberlidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kıyamet saati hakkındaki bilgi yalnız Allah’ın katındadır; O, yağmuru yağdırmakta; rahimlerdekini bilmektedir. Hiç kimse yarın ne elde edeceğini bilemez; hiç kimse nerede öleceğini bilemez; ama Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.

Diyanet İşleri

Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Diyanet İşleri (eski)

Kıyamet saatini bilmek ancak Allah'a mahsustur. Yağmuru O indirir, rahimlerde bulunanı O bilir, kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Allah şüphesiz bilendir, her şeyden haberdardır.

Diyanet Vakfi

Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz ki, kıyamet saatinin bilgisi Allah yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne varsa (erkek veya dişi oluşunu, renk ve özelliklerini) O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden haberdardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Muhakkak Allah; evet kıyamete (dair) bilgi sadece O'nun yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde ne var O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah herşeyi bilir, herşeyden haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her halde Allah, saate ılim onun yanındadır ve yağmuru o yağdırır, rahimlerde ne var o bilir ve hiç bir nefis yarın ne kazanacağımı bilmez, bir nefis hangi Yerde öleceğini de bilmez, şübhesiz ki Allah alimdir, habirdir

Erhan Aktaş

Sa'at'in bilgisi, Allah'ın yanındadır. Ve O, yağmuru yağdırır, rahimde olanı bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Kimse nerede öleceğini de bilemez. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sa'atin bilgisi, Allah'ın yanındadır. Ve O, yağmuru yağdırır, rahimde olanı bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Kimse nerede öleceğini de bilemez. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Saatin bilgisi, Allah'ın yanındadır. Ve O, yağmuru yağdırır, rahimde olanı bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Kimse nerede öleceğini de bilemez. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Fizilal-il Kuran

Kıyamet vakti hakkındaki bilgi ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez ve hiç kimse nerede öleceğini bilemez. Her şeyi bilen ve her şeyden haberi olan yalnız Allah'dır.

Gültekin Onan

Kıyamet saatinin bilgisi, şüphesiz Tanrı'nın katındadır. Yağmuru yağdırır, rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de, hangi yerde öleceğini bilmez. Hiç şüphesiz Tanrı bilendir, haberdardır.

Hamdi Döndüren

Hiç kuşkusuz kıyamet vakti hakkındaki bilgi Allah katındadır. O, yağmuru yağdırır, rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de nerede öleceğini bilmez. Kuşkusuz Allah, çok iyi bilen, her şeyden çok iyi haberdar olandır.

Hasan Basri Çantay

O saatin (kıyametin) ilmi şübhesiz ki Allahın nezdindedir. Yağmuru (mukadder olan vakıtda ve mahalde) O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiçbir kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Şübhesiz Allah (her şey'i) bilendir. Her şeyden haberdardır.

Hasib Asutay

Kıyamet vakti hakkındaki bilgi, ancak Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır, Rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. (14) Hiç kimse de nerede öleceğini bilmez. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır. (15) (14. Hayır ve şerden.) (15. İnsanların bilmediği, yalnızca Allah'ın bildiği şeylere gayb denir. Allah'ın bildirmesiyle kulların bunların bazılarını bilmesi onu gayb olmaktan çıkarmaz.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz Allah ki, kıyâmet (vakti) hakkındaki bilgi ancak O’nun katındadır. Ve yağmuru (O) indirir. Rahimlerde olanı da (O) bilir. Ve hiçkimse yarın (amel cihetiyle) nekazanacağını bilemez. Hem hiçkimse hangi yerde öleceğini bilemez. Şübhesiz ki Allah, Alîm(sizin bilmediğiniz herşeyi bilen)dir, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.

İbni Kesir

Kıyamet saatının bilgisi şüphesiz ki Allah katındadır, yağmuru O indirir, rahimlerde bulunanı O bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Ve hiç bir nefis nerede öleceğini de bilmez. Muhakkak ki Allah; Alim'dir, Habir'dir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki o (Son) Saat’in bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı O bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Kimse nerede öleceğini de bilemez. Şüphesiz ki Allah bilendir, haberdardır.

Muhammed Esed

Son Saat'in ne zaman geleceğini yalnız Allah bilir; yağmuru yağdıran O'dur; rahimlerde yer alanı (yalnız) O bilir; Halbuki kimse yarın ne kazanacağını ve hangi topraklarda öleceğini bilmez. (Yalnız) Allah, her şeyi bilen ve her şeyden haberdar olandır.

Mustafa İslamoğlu

Şu da bir gerçektir ki, Son Saat'in bilgisi sadece Allah katındadır: yağmuru yağdıran O'dur; rahimlerde yer tutanı O bilir; oysa ki hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Dahası hiç kimse yarın hangi mekanda öleceğini bilemez. Şüphesiz Allah'tır her şeyi bilen, her şeydan haberdar olan.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, o saate ait bilgi Allah indindedir ve yağmuru O indirir ve rahimlerde olanı O bilir ve hiçbir kimse, yarın ne kazanacağını kestiremez ve bir kimse hangi yerde öleceğini kestiremez. Şüphe yok ki Allah Teâlâ alîmdir, habîrdir.

Ömer Öngüt

Kıyamet saatini bilmek ancak Allah'a mahsustur. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini bilmez. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir, her şeyden haberdardır.

Suat Yıldırım

Kıyamet saatinin ne zaman geleceğini yalnız Allah bilir. Yağmuru da O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Herşeyi mükemmel tarzda bilen ve her şeyden haberdar olan, Allah’tır.

Süleyman Ateş

Allah, (işte kıyamet) sa'atin(in ne zaman geleceği) hakkındaki bilgi, O'nun yanındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez ve hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. (Her şeyi) bilen, (her şeyden) haberi olan yalnız Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı

O saat /mezardan kalkış saati ile ilgili bilgi sadece Allah katındadır. O, yağmuru indirir ve rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Allah daima bilen ve her şeyden haberdar olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kıyamet saati ile ilgili bilgi Allah'a aittir. Yağmuru o indirir, rahimlerde bulunanı o bilir. Hiçkimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiçkimse nerede öleceğini bilemez. Allah bilir, her şeyin iç yüzünü bilir.

Şaban Piriş

Kıyamet anının bilgisi O'nun katındadır. Yağmuru O yağdırır. Rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah, her şeyi bilen ve haberdar olandır.

Tefhim-ul Kuran

Kıyamet saatinin bilgisi, şüphesiz Allah'ın katındadır. Yağmuru yağdırır; rahimlerde olanı bilir. Hiç kimse, yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse de, hangi yerde öleceğini bilmez. Hiç şüphe yok Allah bilendir, haberdar olandır.

Ümit Şimşek

Kıyamet gününün bilgisi Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Ve hiçbir kimse nerede öleceğini bilemez. Allah ise herşeyi bilir, herşeyden haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

O kıyamet saatine ilişkin bilgi Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır. O, rahimlerde olanı da bilir. Hiçbir benlik yarın ne kazanacağını bilmez. Ve hiçbir kimse hangi yerde öleceğini bilmez. Allah Alim'dir, Habir'dir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, o Saat haqqında elm yalnız Allahdadır. Yağışı O yağdırır və bətnlərdə olanı O bilir. Heç kəs sabah nə qazanacağını bilə bilməz; heç kəs harada öləcəyini də bilməz. Allah isə, şübhəsiz ki, Biləndir, Xəbərdardır.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Bei Gott ist das Wissen um die Stunde des Jüngsten Gerichts. Er läßt den Regen herabfallen und Er weiß, was in den Schößen verborgen ist. Kein Mensch weiß, was er morgen erwerben wird, und kein Mensch weiß, an welchem Ort er sterben wird. Gottes Wissen und Kenntnis sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, Allah (allein) besitzt das Wissen über die Stunde, läßt den Regen herabkommen und weiß, was im Mutterleib ist. Niemand weiß, was er morgen erwerben wird, und niemand weiß, in welchem Land er sterben wird. Gewiß, Allah ist Allwissend und Allkundig.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, bei Allah allein ist die Kenntnis der Stunde. Er sendet den Regen nieder, und Er weiß, was in den Mutterschößen ist. Und niemand weiß, was er sich morgen zufügen wird, und niemand weiß, in welchem Lande er sterben wird. Wahrlich, Allah ist Allwissend, Allkundig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah keeps to Himself and in His hand rests the knowledge of the predetermined moment of the Final Hour. He causes the condensed water vapour in the atmosphere to fall down in rain drops from the floor of the vault of heaven as He will. He knows what is in the wombs of humans and animals, of the earth, of the depth of the night, of fortune and of any hidden cavity. No soul knows what it will earn; material or immaterial on the morrow and no soul knows where it is destined to come upon the encounter with death. Allah is indeed 'Alimun and Khabirun (intimately acquainted with all things.) see Introduction

Abdul Haleem

Knowledge of the Hour [of Resurrection] belongs to God; it is He who sends down the relieving rain and He who knows what is hidden in the womb. No soul knows what it will reap tomorrow, and no soul knows in what land it will die; it is God who is all knowing and all aware.

Abdullah Yusuf Ali

Verily the knowledge of the Hour is with Allah (alone). It is He Who sends down rain, and He Who knows what is in the wombs. Nor does any one know what it is that he will earn on the morrow: Nor does any one know in what land he is to die. Verily with Allah is full knowledge and He is acquainted (with all things).

Abul A'la Maududi

Surely Allah alone has the knowledge of the Hour. It is He Who sends down the rain and knows what is in the wombs, although no person knows what he will earn tomorrow, nor does he know in which land he will die. Indeed, Allah is All-Knowing, All-Aware.

Aisha Bewley

Truly Allah has knowledge of the Hour and sends down abundant rain and knows what is in the womb. And no self knows what it will earn tomorrow and no self knows in what land it will die. Allah is All-Knowing, All-Aware.

Al-Hilali & Khan

Verily Allâh, with Him (Alone) is the knowledge of the Hour, He sends down the rain, and knows that which is in the wombs. No person knows what he will earn tomorrow, and no person knows in what land he will die. Verily, Allâh is All-Knower, All-Aware (of things).[1]

Ali Quli Qarai

Indeed the knowledge of the Hour is with Allah. He sends down the rain, and He knows what is in the wombs. No soul knows what it will earn tomorrow, and no soul knows in what land it will die. Indeed Allah is all-knowing, all-aware.

Amatul Rahman Omar

Verily, Allâh alone has the knowledge of the Hour (of Resurrection). He sends down the rain. And He knows what the wombs contain. And nobody knows what he will accomplish on the morrow. And nobody knows the land where he will die. Verily, Allâh (alone) is the All-Knowing, All-Aware.

Arthur John Arberry

Surely God -- He has knowledge of the Hour; He sends down the rain; He knows what is in the wombs. No soul knows what it shall earn tomorrow, and no soul knows in what land it shall die. Surely God is All-knowing, All-aware.

Bijan Moeinian

Only God knows the time of the Day of the resurrection. Only God sends down the rain [which everyone begs for in a drought or in a massive wood fire, no matter how technologically advanced they are.] Only God knows what is taking shape [physically and psychologically] in the womb of the mother. No living being knows what he will earn the next day, nor does anybody know in what land he will die. Only God knows everything and is All-Aware.

E. Henry Palmer

Verily, God, with Him is the knowledge of the Hour; and He sends down the rain; and He knows what is in the wombs; and no soul knows what it is that it shall earn to-morrow; and no soul knows in what land it shall die; verily, God is knowing, well aware!

Edip-Layth

With God is the knowledge regarding the moment. He sends down the rain, and He knows what is inside the wombs. No person knows what it may gain tomorrow, nor does any person know in which land it will die. God is Knowledgeable, Ever-aware.

George Sale

Verily the knowledge of the hour of judgment is with God: And He causeth the rain to descend, at his own appointed time; and He knoweth what is in the wombs of females. No soul knoweth what it shall gain on the morrow; neither doth any soul know in what land it shall die: But God is knowing and fully acquainted with all things.

Hamid S. Aziz

O mankind! Fear (keep your duty to) your Lord and dread the Day when the parent shall not be able to avail the child in aught, nor shall the child avail aught for its parent. Lo! the promise of Allah is true! Say, "Let not the life of this world beguile you; nor let not the Chief Deceiver beguile you concerning Allah.

Mahmoud Ghali

Surely Allah, Ever He, has in His Providence knowledge of the Hour; and He sends down succoring (rain); and He knows what is in the wombs; and in no way does any self realize what it will earn tomorrow, and in no way does any self realize in whichever land it will die. Surely Allah is Ever-Knowing, Ever-Cognizant.

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah! With Him is knowledge of the Hour. He sendeth down the rain, and knoweth that which is in the wombs. No soul knoweth what it will earn to-morrow, and no soul knoweth in what land it will die. Lo! Allah is Knower, Aware.

Mohamed Ahmed - Samira

Only God has the knowledge of the Hour. He sends rain from the heavens, and knows what is in the mothers' wombs. No one knows what he will do on the morrow; no one knows in what land he will die. Surely God knows and is cognisant.

Muhammad Asad

Verily, with God alone rests the knowledge of when the Last Hour will come: and He [it is who] sends down rain; and He [alone] knows what is in the wombs: whereas no one knows what he will reap tomorrow, and no one knows in what land he will die, Verily. God [alone] is all-knowing, all-aware.

Mustafa Khattab

Indeed, Allah ˹alone˺ has the knowledge of the Hour. He sends down the rain,[1] and knows what is in the wombs.[2] No soul knows what it will earn for tomorrow, and no soul knows in what land it will die. Surely Allah is All-Knowing, All-Aware.

Progressive Muslims

With God is the knowledge regarding the Hour. And He sends down the rain, and He knows what is inside the wombs. No soul knows what it may gain tomorrow, nor does any soul know in which land it will die. God is Knowledgeable, Expert.

Sahih International

Indeed, Allah [alone] has knowledge of the Hour and sends down the rain and knows what is in the wombs. And no soul perceives what it will earn tomorrow, and no soul perceives in what land it will die. Indeed, Allah is Knowing and Acquainted.

Sam Gerrans

God, with Him is knowledge of the Hour; and He sends down the rain; and He knows what is in the wombs. And no soul knows what it will earn tomorrow, and no soul knows in what land it will die; God is knowing and aware.

Shabbir Ahmed

Verily, with Allah alone rests the knowledge of the Hour; He it is Who sends down rain; and He Alone knows what is in the wombs. No one knows what he will reap tomorrow, and no one knows in what land he will die. Verily, Allah alone is Knower, Aware. (Hour = The Great Revolution + Resurrection ; Rain = Resurgence of humanity ; What is in the wombs = Of what character the offspring will turn out to be ; Reap tomorrow = What will happen to him tomorrow ; Land = Circumstance).

Syed Vickar Ahamed

Surely, the knowledge of the Hour is (only) with Allah. It is He Who sends down the rain, and He Who knows what is in the wombs. Nor does anyone know what it is that he will earn tomorrow: Nor does anyone know in which land he will die. Surely, Allah is All Knower (Aleem), All Aware (Khabir).

Taqi Usmani

Surely, it is Allah with whom rests the knowledge of the Hour; and He sends down the rain, and He knows what is in the wombs. No one knows what he will earn tomorrow, and no one knows in which land he will die. Surely, Allah is All Knowing, All Aware.

The Monotheist Group

With God is the knowledge regarding the Hour. And He sends down the rain, and He knows what is inside the wombs. No soul knows what it may gain tomorrow, nor does any soul know in which land it will die. God is Knowledgeable, Expert.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

La connaissance de lʹHeure est auprès dʹAllah; et cʹest Lui qui fait tomber la pluie salvatrice; et Il sait ce quʹil y a dans les matrices. Et personne ne sait ce quʹil acquerra demain, et personne ne sait dans quelle terre il mourra. Certes, Allah est Omniscient et Parfaitement Connaisseur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastî zanîna rabûna qiyametê li cem Xwedê ye û baranê Ew dibarîne, ya ku di malzarokan de ye jî Ew pê dizane, qet tu kes nizane ka sibehê ew ê çi qezenc bike û tu kes nizane ew ê li kîjan erdê bimire. Bêguman Xwedê zana û agahdar e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

God, bij Hem is de kennis van het uur, Hij laat de regen neerdalen en Hij weet wat er in de moederschoten is. Niemand weet wat hij morgen ten uitvoer zal brengen en niemand weet in welk land hij zal sterven. God is wetend en welingelicht.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, de kennis van het uur des oordeels is bij God, en hij doet den regen op zijn eigen, bepaalden tijd nederdalen, en hij weet, wat zich in den schoot der vrouwen bevindt. Geene ziel weet, wat zij morgen zal winnen en geene ziel weet in welk land zij zal sterven; maar God is wijs en volkomen bekend met alle dingen.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Allah beschikt over de kennis van het Uur, en Hij zendt de regen neer, en Hij kent wat zich in de schoten bevindt. En niemand weet wat hij morgen zal doen. En niemand weet op welke grond hij zal sterven. Voorwaar, Allah is van alles op de hoogte, Alwetend.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Аллах (таков, что) (только) у Него (имеется) знание о Часе [о наступлении Дня Суда]; и (только) Он низводит дождь (с облаков) и (только) Он знает, что в утробах, но не знает (ни одна) душа, что она приобретет завтра, и не знает (ни одна) душа, в какой земле (она) умрет. Поистине, Аллах – знающий, всеведающий!

Rusça — Osmanov

Воистину, только Аллах знает, когда наступит Судный час. Он ниспосылает дождь, знает, [каков плод] в утробах. Ни один человек не знает, что случится с ним завтра; ни один человек не знает, на какой земле он умрет. Воистину, Аллах - знающий, ведающий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är Gud som har kunskap om den Yttersta stunden; det är Han som låter regnet falla och Han som vet vad som ligger gömt i moderlivet. Men ingen vet vad morgondagen bär i sitt sköte, och ingen vet var på denna jord han skall dö. Gud vet allt, är underrättad om allt.