Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
fe inne meǎ l-ǔsri yusran
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | فَاِنَّ | fe inne | muhakkak (vardır) | |
| 2 | مَعَ | meǎ | beraber | |
| 3 | الْعُسْرِ | l-ǔsri | ع س رZor/güç olmak, birbirine karşı sert olmak, zorluk. | her güçlükle |
| 4 | يُسْرًا | yusran | ي س رYumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla oynamak (el meysiri), risk içeren bir bahis oyunu. | bir kolaylık |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık şüphe yok ki her güçlükle berâber bir de kolaylık var.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık şüphe yok ki her güçlükle berâber bir de kolaylık var.
Adem Uğur
Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır.
Ahmed Hulusi
Bu yüzdendir ki, kesinlikle zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Ahmet Tekin
Elbette, zorluğun yanında bir kolaylık vardır.
Ahmet Varol
Muhakkak ki zorlukla beraber bir kolaylık da vardır.
Ali Bulaç
Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.
Ali Fikri Yavuz
Demek ki, zorlukla beraber bir kolay var.
Ali Rıza Safa
Demek ki, aslında, zorlukla birlikte kolaylık var.
Bayraktar Bayraklı
- Elbette, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, zorluğun yanında bir kolaylık vardır.
Bekir Sadak
Elbette guclukle beraber suphesiz bir kolaylik vardir.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki zorluk ve sıkıntıyla beraber kolaylık vardır.
Diyanet İşleri
Şüphesiz güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Diyanet İşleri (eski)
Elbette güçlükle beraber şüphesiz bir kolaylık vardır.
Diyanet Vakfi
(5-6) Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık var.
Elmalılı Hamdi Yazır
Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık var
Erhan Aktaş
Zira zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Zira zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Zira zorlukla beraber bir kolaylık vardır.
Fizilal-il Kuran
Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır,
Gültekin Onan
Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.
Hamdi Döndüren
Hiç kuşkusuz, her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır!
Hasan Basri Çantay
Demek, hakıykaten güçlükle beraber kolaylık var.
Hasib Asutay
Elbette her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.
Hayrat Neşriyat
İşte şübhesiz zorlukla berâber, bir kolaylık vardır.
İbni Kesir
Muhakkak ki güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki her zorlukla birlikte bir kolaylık vardır.
Muhammed Esed
Elbette her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır:
Mustafa İslamoğlu
Sözün özü: elbet her zorlukla beraber tarifsiz bir kolaylık vardır;
Ömer Nasuhi Bilmen
(4-5) Ve senin için şanını yükselttik. Artık şüphe yok, çetinlikle beraber bir kolaylık vardır.
Ömer Öngüt
Şüphesiz ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Suat Yıldırım
Demek ki güçlükle beraber kolaylık vardır.
Süleyman Ateş
Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
Süleymaniye Vakfı
Şurası kesin ki her bir zorlukla beraber bir kolaylık vardır!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Demek ki her güçlüğün yanında bir kolaylık varmış.
Şaban Piriş
Şüphesiz her zorlukla, bir kolaylık vardır.
Tefhim-ul Kuran
Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık da vardır,
Ümit Şimşek
Zorlukla beraber kolaylık vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sözsüz ki, hər çətinliyin ardınca asanlıq gəlir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Şübhəsiz ki, hər çətinlikdən sonra bir asanlıq gələr! (Asanlıq yalnız çətinliklə hasil olar!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Mit dem Schweren kommt die Erleichterung.
Almanca — Der Edle Quran
Also gewiß, mit der Erschwernis ist Erleichterung,
Almanca — M. A. Rassoul
Also, wahrlich, mit der Drangsal geht Erleichterung einher
Almanca — Muhammad Zaidan
Also gewiß, es gibt mit der Erschwernis eine Erleichterung.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
In instances of hardship there is always included something of relief.
Abdul Haleem
So truly where there is hardship there is also ease;
Abdullah Yusuf Ali
So, verily, with every difficulty, there is relief:
Abul A'la Maududi
Indeed, there is ease with hardship.
Aisha Bewley
For truly with hardship comes ease;
Al-Hilali & Khan
Verily, along with every hardship is relief,
Ali Quli Qarai
Indeed ease accompanies hardship.
Amatul Rahman Omar
So surely every hardship is followed by ease.
Arthur John Arberry
So truly with hardship comes ease,
Bijan Moeinian
Then know that there is always a relief after hardship.
E. Henry Palmer
Verily, with difficulty is ease!
Edip-Layth
So with hardship comes ease.
George Sale
Verily a difficulty shall be attended with ease.
Hamid S. Aziz
Verily, with difficulty comes ease!
Mahmoud Ghali
So surely with difficulty comes ease,
Marmaduke Pickthall
But lo! with hardship goeth ease,
Mohamed Ahmed - Samira
Surely with hardship there is ease.
Muhammad Asad
And, behold, with every hardship comes ease:
Mustafa Khattab
So, surely with hardship comes ease.
Progressive Muslims
So with hardship comes ease.
Sahih International
For indeed, with hardship [will be] ease.
Sam Gerrans
And with hardship is ease.
Shabbir Ahmed
And behold, with every hardship comes ease.
Syed Vickar Ahamed
So, surely with every difficulty there is relief:
Taqi Usmani
So, undoubtedly, along with the hardship there is ease.
The Monotheist Group
So with hardship comes ease.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
A côté de la difficulté est, certes, une facilité!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca birastî digel her tengasiyê firehî heye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Want met het moeilijke hangt het gemakkelijke samen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar naast den tegenspoed is het geluk.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, zo komt met de moeilijkeid de verlichting.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Ведь, поистине, с тягостью легкость [после трудностей наступает облегчение], –
Rusça — Osmanov
Ведь, воистину, за тягостью - облегчение;
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
På prövningen följer lättnad!