Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ قُرُبَاتٍ عِنْدَ اللّٰهِ وَصَلَوَاتِ الرَّسُولِ اَلَٓا اِنَّهَا قُرْبَةٌ لَهُمْ سَيُدْخِلُهُمُ اللّٰهُ فِي رَحْمَتِهِ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

ve mine l-eǎ'rābi men yu'minu bi(a)llahi ve l-yevmi l-āḣiri ve yetteḣiƶu mā yunfiḳu ḳurubātin ǐnde (a)llahi ve Salevāti r-rasūli elā innehā ḳurbetun lehum se yudḣiluhumu (a)llahu fī raHmetihi inne (a)llahe ğafūrun raHīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمِنَve mine
2الْاَعْرَابِl-eǎ'rābiع ر بsaf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmakbedevi Araplardan
3مَنْmenkimi de var ki
4يُؤْمِنُyu'minuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanır
5بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
6وَالْيَوْمِve l-yevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gününe
7الْاٰخِرِl-āḣiriا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
8وَيَتَّخِذُve yetteḣiƶuا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekve vesile sayar
9مَاşeyi
10يُنْفِقُyunfiḳuن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.verdiği
11قُرُبَاتٍḳurubātinق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.yakınlaşmaya
12عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
13اللّٰهِ(a)llahiAllah
14وَصَلَوَاتِve Salevātiص ل وHayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, yalvarış, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükranve du'alarını almaya
15الرَّسُولِr-rasūliر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçinin
16اَلَٓاelāiyi bilin ki
17اِنَّهَاinnehāgerçekten o
18قُرْبَةٌḳurbetunق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.yakınlık vesilesidir
19لَهُمْlehumkendileri için
20سَيُدْخِلُهُمُse yudḣiluhumuد خ لgirmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak, anlaşıldı/dahil edildi, karışmak/kaynaşmakonları sokacaktır
21اللّٰهُ(a)llahuAllah
22فِيiçine
23رَحْمَتِهِraHmetihiر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.rahmetinin
24اِنَّinnemuhakkak ki
25اللّٰهَ(a)llaheAllah
26غَفُورٌğafūrunغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir
27رَحِيمٌraHīmunر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.esirgeyendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bedevîlerden Allah'a ve son güne inanıp sarfedileni Allah katında hâlis bir ibâdet sayan ve Peygamberin dualarını kazanmaya vesîle addedenler de var. Haberiniz olsun ki bu, gerçekten de onlar için bir ibâdettir, Tanrıya yakın olmaya vesîledir. Allah, onları öz rahmetine ithal edecektir, şüphe yok ki Allah, suçları örter, rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bedevîlerden Allahʼa ve son güne inanıp sarfedileni Allah katında hâlis bir ibâdet sayan ve Peygamberin dualarını kazanmaya vesîle addedenler de var. Haberiniz olsun ki bu, gerçekten de onlar için bir ibâdettir, Tanrıya yakın olmaya vesîledir. Allah, onları öz rahmetine ithal edecektir, şüphe yok ki Allah, suçları örter, rahîmdir.

Adem Uğur

Bedevîlerden öylesi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır, (hayır için) harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamber'in dualarını almaya vesile edinir. Bilesiniz ki o (harcadıkları mal, Allah katında) onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine (cennetine) koyacaktır. Şüphesiz Allah bağışlayan, esirgeyendir.

Ahmed Hulusi

Bedevilerden kimi de vardır ki, Esma'sıyla onların hakikati olan Allah'a ve yaşanacak sonsuz sürece iman eder ve infak ettiğini Allah indinde yakınlığa vesile olacak şeyler olarak düşünür; Rasulullah'ın dualarında yer almak için vesile edinir. . . Dikkat edin, muhakkak ki o (infak ettikleri), kendileri için bir yakınlık vesilesidir. . . Allah onları rahmetine dahil edecektir. . . Muhakkak ki Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

Bedevî Araplar içinde, Allah’a, Allah’a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman edenler; hayır için gönüllü harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa, Allah Rasûlünün dualarını almaya vesile kabul edenler var. Kesinlikle de o harcadıkları mal, onlar için büyük bir yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmet deryasına gark edecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Bedevilerden öyleleri de var ki, Allah'a ve ahiret gününe iman ederler ve harcadıklarını Allah'a yaklaşmak ve Peygamberin dualarını almak için vesile olarak görürler. Bilin ki, (gerçekten) bu onlar için yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmetine sokacaktır. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.

Ali Bulaç

Bedevilerden öyleleri de vardır ki, onlar Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve infak ettiğini Allah katında bir yakınlaşmaya ve elçinin dua ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar. Haberiniz olsun, bu gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır. Allah da onları kendi rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

Yine Bedevî’lerden öylesi de vardır ki, Allah’a ve âhiret gününe inanır; ve harcadığını, Allah katında (rahmetine) yakınlıklara ve Peygamberin dualarını kazanmıya vesile edinir. Doğrusu, harcamış oldukları şeyler, Allah’ın rahmetine yaklaşmaya kendileri için bir sebebdir. Allah, onları rahmetine (cennet’ine) koyacaktır. Çünkü Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.

Ali Rıza Safa

Araplar arasında, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlar da vardır. Yardımlaşmak amacıyla paylaştıklarını, Allah'ın katında bir yakınlaşmaya ve elçinin yaptığı yakarışlarda anılmaya sayıyorlar. İyi bilin ki, o, kesinlikle bir yakınlaşmadır. Allah, rahmetiyle onları çevreleye cektir. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gününe inanan, verdiğini Allah katında yakınlıklar ve Peygamberinin dualarını elde etmeye sebep sayanlar da vardır. Biliniz ki, o verdikleri, onlar için Allah'a yakın olmanın sebebidir. Allah onları rahmetinin içine alacaktır. Doğrusu Allah, bağışlar; merhamet eder.

Bekir Sadak

Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gunune inanan, sarfettigini, Allah katinda ibadet ve peygamberin dualarina nail olmaga vesile sayanlar da vardir. Bilin ki, verdikleri onlar icin ibadettir. Allah, onlara rahmet edecektir. Allah suphesiz bagislar ve merhamet eder. *

Celal Yıldırım

Yine Bedevilerden öylesi de var ki, Allah'a, Âhiret gününe imân ederler. (Allah yolunda) harcadığını Allah katında yakınlıklara ve Peygamberin dualarına (lâyık olmaya vesile) edinirler. İyi bilin ki bu onlar için Allah katında bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine lâyık görüp kavuşturacaktır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bedevîler arasında öyleleri de vardır ki, Allah’a ve âhiret gününe inanır, hayır yolunda harcadıklarını Allah’a yakın olmak ve peygamberin duasını almak için vesile sayar. Bilesiniz ki bunlar kendileri için bir yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmetiyle kuşatacaktır. Şüphesiz Allah bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.

Diyanet İşleri

Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almağa vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah, onları rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri (eski)

Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gününe inanan, sarfettiğini, Allah katında ibadet ve Peygamberin dualarına nail olmağa vesile sayanlar da vardır. Bilin ki, verdikleri onlar için ibadettir. Allah, onlara rahmet edecektir. Allah şüphesiz bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet Vakfi

Bedevîlerden öylesi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır, (hayır için) harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamber'in dualarını almaya vesile edinir. Bilesiniz ki o (harcadıkları mal, Allah katında) onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine (cennetine) koyacaktır. Şüphesiz Allah bağışlayan, esirgeyendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yine bedevilerden kimi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır ve harcadığını Allah katında yakınlıklara ve Peygamber'in dualarını almaya vesile sayar. Gerçekten de bu, onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmeti içine koyacaktır. Şüphesiz ki, Allah bağışlayıcıdır ve rahmet edicidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine bedevilerden öyleleri vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır; harcadığını Allah katında yakınlarına ve Peygamberin dualarına vesile sayar; gerçekten bu, onlar için bir yakınlıktır. İleride Allah, onları rahmeti içine koyacaktır; çünkü Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine Arabilerden kimi de var ki Allaha ve Ahiret gününe inanır ve vergisini Allah yanında yakınlıklara ve peygamberin dualarına vesile sayar, filhakika onlar kendileri için yakınlıklardır, ilerde Allah onları rahmeti içine koyacaktır, çünkü Allah gafurdur rahimdir

Erhan Aktaş

Bedevi Araplardan kimisi de Allah'a ve ahiret gününe inanır. İnfak ettiğini Allah katında yakınlığa ve Resul'ün selavatına vesile sayar. Gerçekten o, kendileri için yakınlık vesilesidir. Allah, onları rahmetine alacak. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bedevi Araplardan kimisi de Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanır. İnfak ettiğini Allah katında yakınlığa ve Resul'ün selavatına vesile sayar. Gerçekten o, kendileri için yakınlık vesilesidir. Allah, onları rahmetine alacak. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bedevi Araplardan kimisi de Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanır. İnfak ettiğini Allah katında yakınlığa ve Rasul'ün salavatına vesile sayar. Gerçekten o, kendileri için yakınlık vesilesidir. Allah, onları rahmetine alacak. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Kimi Bedeviler de Allah'a ve ahiret gününe inanırlar; yaptıkları maddi bağışları Allah'ın yakınlığını ve peygamberin dualarını kazanma aracı, sebebi sayarlar. Haberiniz olsun ki, yaptıkları bu bağışlar, gerçekten onları Allah'a yaklaştıran bir sebeptir. İlerde Allah onları rahmetinin kapsamı içerisine alacaktır. Hiç şüphesiz Allah affedici ve merhametlidir.

Gültekin Onan

Bedevilerden öyleleri de vardır ki, onlar Tanrı'ya ve ahiret gününe inanır ve infak ettiğini Tanrı katında bir yakınlaşmaya ve elçinin dua ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar. Haberiniz olsun, bu gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır. Tanrı da onları kendi rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Yine bedevîlerden öyleleri de var ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır, (hayır için) harcadıklarını Allah’a yakınlık ve Peygamber’in dualarını almak için bir vesile sayar. Dikkat edin, bu bağışları onlar için yakınlığa sebeptir. Allah onları rahmetine koyacaktır. Çünkü Allah, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Hasan Basri Çantay

Bedevilerden öyle adam da vardır ki Allaha ve ahiret gününe inanır, harcedeceğini Allah yanında yakınlıklara ve o peygamberin dualarına (vesile) edinir. Haberiniz olsun ki bu, onlar için gerçek bir yakınlıkdır. Allah, onları rahmetine koyacakdır. Şübhesiz ki Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.

Hasib Asutay

Bedevilerden öylesi de vardır ki Allah'a ve âhiret gününe inanır, (hayır için) harcadığını Allah katında yakınlıklara ve peygamberin dualarına vesile sayar. Bilesiniz ki o (verdikleri şeyler) kendileri için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine koyacaktır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

Hayrat Neşriyat

Bedevîlerden öylesi de vardır ki, Allah’a ve âhiret gününe îmân eder, (Allah yolunda) harcadığını Allah katında yakınlıklara ve peygamberin duâlarına vesîle sayar. Bilesiniz ki gerçekten o (harcadıkları şeyler), kendileri için (Allah katında) bir yakınlıktır.Allah, onları yakında rahmetine (Cennetine) koyacaktır. Şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

İbni Kesir

Bedevilerden öyleleri de vardır ki; Allah'a ve ahiret gününe inanır, infak ettiğini Allah katında yakınlığa ve peygamberin duasına nail olmaya vesile sayar. Bilin ki; bunlar kendileri için gerçek bir yakınlıktır. Allah, onları rahmetine girdirecektir. Muhakkak ki Allah; Gafur'dur, Rahim' dir.

Mehmet Okuyan

Göçebelerden öylesi de vardır ki Allah’a ve ahiret gününe iman eder; (hayır için) yapmakta oldukları infaklarını Allah katında yakınlıklar ve o Elçinin salevâtı (yardımları) edinir. Dikkat edin! O (harcadıkları mal, Allah katında) onlar için bir yakınlıktır. Allah onları merhametine koyacaktır. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

Ama bedeviler arasında, Allaha ve Ahiret Gününe inanan, (Allah yolunda) harcadıklarını, kendilerini Allaha yaklaştıran ve Elçinin dualarında anılmalarını sağlayan vesileler olarak görenler de var. Bakın işte bu, (Allahın onlara) yakınlık (göstermesi) için gerçek bir vesile olacaktır; (çünkü) Allah onları rahmetiyle kuşatacaktır: gerçek şu ki, Allah çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!

Mustafa İslamoğlu

Bedevi Araplar arasında Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman eden, (Allah yoluna) harcadığı her şeyi Allah katında bir yakınlık ve Elçi'nin dua ve desteğini alma vesilesi bilenler de var: Bakın, işte bu onların yakınlığına gerçek bir vesile olacaktır (ve) Allah onları rahmetiyle kuşatacaktır: çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve bedevilerden öylesi de vardır ki, Allah Teâlâ'ya ve ahiret gününe imân eder ve infak ettiği şeyi Allah Teâlâ nezdinde tekarrübe ve Peygamberin dualarına vesile (ittihaz) eder. Haberiniz olsun ki, onlar kendileri için bir yakınlıktır. Elbette Allah Teâlâ onları rahmetinin içine girdirecektir. Şüphe yok ki Allah Teâlâ yarlığayıcıdır, esirgeyicidir.

Ömer Öngüt

Bedevilerden öylesi de vardır ki, Allah'a ve ahiret gününe inanır, harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamber'in duâlarını almaya vesile edinir. Bilesiniz ki o harcadıkları şeyler, onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetinin içine koyacaktır. Şüphesiz ki Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Suat Yıldırım

Kimi bedevîler de Allah’ı ve âhireti tasdik eder;Allah yolunda harcamasını, Allah’a yakın olmaya ve Resulünün dualarını almaya vesile sayar. İyi bilin ki bu, onlar için Allah’a yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmet diyarı olan cennete yerleştirecektir.Çünkü Allah gafurdur, rahimdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur).

Süleyman Ateş

Bedevi Araplardan kimi de var ki Allah'a ve ahiret gününe inanır, verdiğini Allah'a yakın dereceler kazanmağa ve Elçinin du'alarını almağa vesile sayar. Gerçekten o (verdikleri) kendileri için yakın dereceler(e vesile)dir. Allah onları rahmetinin içine sokacaktır. Muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Taşralı Araplardan Allah'a ve ahiret gününe inanıp güvenen, yaptığı harcamayı Allah'a yakın olma ve elçinin desteğini alma vesilesi sayanlar da vardır. Bilin ki bu, onlar için bir yakınlık sebebidir. Allah, onları ikramı ile kuşatacaktır. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Çölde yaşayan Araplar arasında öylesi de vardır ki Allah'a ve Ahiret gününe inanıp güvenir, yaptığı harcamayı Allah'a yakın olmanın ve elçinin duasını almanın bir vesilesi sayar. Bilin ki bu, onlar için bir yakınlık sebebidir. Allah, onları ikramı ile kuşatacaktır. Çünkü Allah bağışlar, ikramı boldur.

Şaban Piriş

Bedevilerden, Allah'a ve ahiret gününe iman eden, infak ettiğini Allah katında yakınlık vesilesi ve resulün duasını almak için yapanlar vardır. Dikkat edin, işte yakınlık onlar içindir. Allah onları rahmetine dahil edecektir. Allah bağışlayan, merhamet edendir.

Tefhim-ul Kuran

Bedevilerden öyleleri de vardır ki, onlar Allah'a ve ahiret gününe iman eder ve infak ettiğini Allah katında bir yakınlaşmaya ve peygamberin dua ve bağışlama dileklerine (bir yol) sayar. Haberiniz olsun, bu gerçekten onlar için bir yakınlaşmadır. Allah da onları kendi rahmetine sokacaktır. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Fakat bedevîlerden öylesi de var ki, Allah'a ve âhiret gününe iman eder, hayır için harcadığını Allah katında yakınlığa ve Peygamberin duasına vesile sayar. Gerçekten de bu onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine eriştirecektir. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Çöl Araplarından bazıları da Allah'a ve ahiret gününe inanır, harcadığını Allah yanında yakınlıklara ve resulün dualarına vesile edinir. Dikkat edin! O harcadıkları gerçekten kendileri için bir yakınlık vesilesidir. Allah onları rahmetinin içine sokacaktır. Allah çok affedici, çok esirgeyicidir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Bədəvilərdən eləsi də vardır ki, Allaha və Axirət gününə inanır, xərclədiyini Allah yanında yaxınlıq və Peyğəmbərin dualarına nail olmaq üçün vasitə sayır. Həqiqətən də, bu, onlar üçün yaxınlaşmağa bir vasitədir. Allah onları Öz mərhəmətinə qovuşduracaqdır. Həqiqətən, Allah Bağışlayandır, Rəhmlidir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Unter den Wüstenarabern gibt es aber auch Rechtschaffene, die an Gott und den Jüngsten Tag glauben und durch ihre gern geleisteten Abgaben Gottes Nähe und die Segenswünsche des Gesandten erhoffen. Sie kommen wahrhaftig dadurch in Gottes Nähe, und Gott nimmt sie in Seine Barmherzigkeit auf. Gottes Vergebung und Barmherzigkeit sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

Und unter den Wüstenarabern gibt es (aber auch) manche, die an Allah und den Jüngsten Tag glauben und das, was sie (als Spende) ausgeben, als Mittel der Annäherung zu Allah ansehen, und (auch) die Gebete des Gesandten. Es ist sicherlich für sie ein Mittel der Annäherung (zu Allah). Allah wird sie in Seine Barmherzigkeit eingehen lassen. Gewiß, Allah ist Allvergebend und Barmherzig.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch unter den Wüstenarabern sind auch solche, die an Allah und an den Jüngsten Tag glauben und die das, was sie spenden, als ein Mittel betrachten, sich Allah zu nähern und die Segnungen des Propheten (zu empfangen) Wahrlich, für sie ist es ein Mittel der Annäherung. Allah wird sie bald in Seine Barmherzigkeit einführen. Wahrlich, Allah ist Allvergebend, Barmherzig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und unter den Wüstenarabern ist manch einer, der den Iman an ALLAH und an den Jüngsten Tag verinnerlicht und das, was er abgibt, als etwas (dem Wohlgefallen von) ALLAH Näher- Bringendes ansieht sowie den Bittgebeten des Gesandten. Ja! Dies ist gewiß etwas (dem Wohlgefallen ALLAHs) Näher-Bringendes für sie. ER wird sie mit Seiner Gnade umgeben. Gewiß, ALLAH ist allvergebend, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Nonetheless, among these -desert Arabs- are some whose hearts have been touched with the divine hand; they have faith in the doctrine of Islam and they faithfully recognize Allah and acknowledge the truth of the Day of Judgement. They look upon what they spend in His cause as offerings bringing them closer to Him and an inducement to His Messenger to invoke Allah's mercy and blessings on their behalf, for the invocatory prayer of the Messenger is indeed a great offering bringing them closer to Allah. He will admit their claim to His blessings and extend to them His mercy; Allah is indeed Ghafurun and Rahimun.

Abdul Haleem

But there are also some desert Arabs who believe in God and the Last Day and consider their contributions as bringing them nearer to God and the prayers of the Messenger: they will indeed bring them nearer and God will admit them to His mercy. God is most forgiving and merciful.

Abdullah Yusuf Ali

But some of the desert Arabs believe in Allah and the Last Day, and look on their payments as pious gifts bringing them nearer to Allah and obtaining the prayers of the Messenger. Aye, indeed they bring them nearer (to Him): soon will Allah admit them to His Mercy: for Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

[9:99] And among the bedouin Arabs are those who believe in Allah and the Last Day, and regard their spending (in the Way of Allah) as a means of drawing near to Allah and of deserving the prayers of the Messenger. Indeed, this shall be a means of drawing near to Allah. Allah will surely admit them to His mercy. Allah is All-Forgiving, Ever Merciful.

Aisha Bewley

And among the desert arabs there are some who have iman in Allah and the Last Day and regard what they give as something which will bring them nearer to Allah and to the prayers of the Messenger. It does indeed bring them near. Allah will admit them into His mercy. Allah is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And of the bedouins there are some who believe in Allâh and the Last Day, and look upon what they spend in Allâh’s Cause as means of nearness to Allâh, and a cause of receiving the Messenger’s invocations. Indeed these (spendings in Allâh’s Cause) are a means of nearness for them. Allâh will admit them to His Mercy. Certainly Allâh is Oft-Forgiving, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Yet among the Bedouins are [also] those who believe in Allah and the Last Day, and regard what they spend as [a means of attaining] nearness to Allah and the blessings of the Apostle. Look! It shall indeed bring them nearness, and Allah will admit them into His mercy. Indeed Allah is all-forgiving, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

And some of the Arabs of the desert are such as believe in Allâh and the Last Day and regard whatever they spend (in the cause of Allâh) as means of bringing themselves close to Allâh and (of earning) the blessings of the Messenger. Listen, it is surely a means of bringing them close (to Him). Allâh will certainly admit them to His mercy. Surely, Allâh is Great Protector, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

And some of the Bedouins believe in God and the Last Day, and take what they expend for offerings bringing them near to God, and the prayers of the Messenger. Surely they are an offering for them, and God will admit them into His mercy; God is All-forgiving, All-compassionate.

Bijan Moeinian

Among the Bedouins, there are also those who believe in God and the Last Day and consider their expenditure in the cause of God as a mean to bring them closer to the Lord and His acceptance of the Messenger’s prayer on their behalf. Thus, they earn the closeness to the Lord and God will surely admit them to His blessings as God is the Most Forgiving, the Most Merciful.

E. Henry Palmer

And of the Arabs of the desert are some who believe in God and the last day, and who take what they expend in alms to be a means of approach to God and to the Apostle's prayers,- is it not a means of approach for them? God will make them enter into His mercy; verily, God is forgiving and merciful.

Edip-Layth

From the Arabs there is he who acknowledges God and the Last day, and considers his spending as a means towards God, and the support of the messenger. It indeed makes them closer. God will admit them in His mercy; God is Forgiving, Compassionate.

George Sale

And of the Arabs of desert there is who believeth in God, and in the last day; and esteemeth that which he layeth out for the service of God to be the means of bringing him near unto God, and the prayers of the apostle. Is it not unto them the means of a near approach? God shall lead them into his mercy; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

And of the wandering Arabs of the desert are some who believe in Allah and the Last Day, and who take what they spends to be a means of bringing them nearer to Allah and obtaining the Messenger's prayers. Verily it is an acceptable offering for them. Allah will bring them into His mercy. Verily, Allah is Forgiving and Merciful.

Mahmoud Ghali

And of the Arabs (of the desert) are the ones who believe in Allah and the Last Day, and take to themselves what they expend as (offerings) bringing them near to the Providence of Allah, and the prayers of the Messenger. Verily, they are surely (an offering) of bringing them near to Allah, Allah will soon cause them to enter into His Mercy; surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

And of the wandering Arabs there is he who believeth in Allah and the Last Day, and taketh that which he expendeth and also the prayers of the messenger as acceptable offerings in the sight of Allah. Lo! verily it is an acceptable offering for them. Allah will bring them into His mercy. Lo! Allah is Forgiving, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet some Arabs of the desert believe in God and the Last Day, and consider what they spend to be a means of bringing them nearer to God and the blessings of the Prophet. This is certainly a means of achieving nearness (to God), and God will admit them to His mercy, for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

However, among the bedouin there are [also] such as believe in God and the Last Day, and regard all that they spend (in God's cause] as a means of drawing them nearer to God and of [their being remembered in] the. Apostle's prayers. Oh, verily, it shall [indeed] be a means of [God's] nearness to them, [for] God will admit them unto His grace: verily, God is much-forgiving, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

However, among the nomadic Arabs are those who believe in Allah and the Last Day, and consider what they donate as a means of coming closer to Allah and ˹receiving˺ the prayers of the Messenger. It will certainly bring them closer. Allah will admit them into His mercy. Surely Allah is All-Forgiving, Most Merciful.

Progressive Muslims

And from the Nomads are those who believe in God and the Last Day, and he looks upon what he spends to make him closer to God, and the contact-methods with the messenger. It indeed makes them closer. God will admit them in His mercy; God is Forgiving, Merciful.

Sahih International

But among the bedouins are some who believe in Allah and the Last Day and consider what they spend as means of nearness to Allah and of [obtaining] invocations of the Messenger. Unquestionably, it is a means of nearness for them. Allah will admit them to His mercy. Indeed, Allah is Forgiving and Merciful.

Sam Gerrans

And among the desert Arabs is he who believes in God and the Last Day, and takes what he spends as a means of nearness to God and the duties of the Messenger. In truth, it is a means of nearness for them: God will make them enter into His mercy; God is forgiving and merciful.

Shabbir Ahmed

And among the Bedouins are those who believe in Allah and the Last Day and consider their spending as a means towards Allah and a means of supporting the Messenger. This will raise their ranks with Allah. Allah will embrace them with His Mercy. Verily, Allah is Forgiving, Gracious.

Syed Vickar Ahamed

But some of the desert Arabs (do) believe in Allah and the Last Day, and look on their payments as gifts that bring them nearer to Allah and get the prayers of the Messenger (Muhammad). Yes, truly they will bring them nearer (to Allah): Allah will bring them in His Mercy: Surely, Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

And among the Bedouins there are others who believe in Allah and in the Last Day and take what they spend as a source of nearness to Allah and of prayers from the Messenger. It is indeed a source of nearness for them. Allah will admit them to His mercy. Surely, Allah is Most Forgiving, Very Merciful.

The Monotheist Group

And from the Nomads are those who believe in God and the Last Day, and he looks upon what he spends to make him closer to God, and the contact prayers of the messenger. It indeed makes them closer. God will admit them in His mercy; God is Forgiving, Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Tel autre,) parmi les Bédouins, croit en Allah et au Jour dernier et prend ce quʹil dépense comme moyen de se rapprocher dʹAllah et afin de bénéficier des invocations du Messager. Cʹest vraiment pour eux (un moyen) de se rapprocher (dʹAllah) et Allah les admettra en Sa miséricorde. Car Allah est Pardonneur et Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bedewiyên ereb hin jî hene ku bi Xwedê û roja axretê bawerî tînin û (di xêrê de) ya ku xerc bike wê dike wek navgîna nêzîkbûnê li cem Xwedê û dike wesîle ji bo bidestxistina duayên Pêxember. Agahdar bin! Bêguman ev karê wan ji bo wan (li cem Xwedê) navgîna nêzîkbûnê ye. Xwedê dê wan bixe nav rehma xwe. Bêguman Xwedê gunehveşêr e, dilovîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Onder de bedoeïenen zijn er ook die in God en de laatste dag geloven en die wat zij als bijdragen geven opvatten als middelen om nader tot God te komen en de gebeden van de gezant te verkrijgen; die zijn ook een middel voor hen om nader (tot God) te komen. God zal hen in Zijn barmhartigheid laten binnengaan. God is vergevend en barmhartig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En onder de Arabieren van de woestijn zijn er, die in God en den jongsten dag gelooven en die, hetgeen voor God wordt besteed, als een middel achten, om nader tot God gebracht te worden en de geboden van den gezant te verwerven. Is het middel tot die nadering niet in hunne handen? God zal hen in zijne genade opnemen; want God is barmhartig en genadig.

Hollandaca — Siregar

En onder de bedoeïenen zijn er die geloven in Allah en de Laatste Dag en die hun bijdragen beschouwen als middelen om Allah dichter te naderen, en om de smeekbede van de Boodschappper (te verkrijgen). Weet, voorwaar, het is voor hen een middel tot toenadering (tot Allah). En Allah zal hen Zijn Barmbartigheid doen binnengaan. Voorwaar, Allah is Vergevensgezind, Meest Barmhartig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И среди бедуинов есть и такие, что веруют в Аллаха и в Последний день [День Суда] и считают то, что они расходуют, за приближение пред Аллахом [выполнением чего они надеются на довольство и любовь Аллаха] и (этим надеются на) мольбы Посланника [чтобы Посланник обратился к Аллаху с мольбой за них]. О да! Ведь это [эти дела] (являются) приближением для них [тем, что приближает их к Аллаху]. Введет их Аллах в Свою милость [в Рай]: ведь Аллах – прощающий (и) милосердный!

Rusça — Osmanov

Среди бедуинов есть и такие, которые веруют в Аллаха, в Судный день и считают, что расходуемое ими во имя Аллаха приблизит их к Аллаху и [ниспошлет им] благословение Посланника. Знайте, что это так и есть: [богоугодные расходы] для них - средство приближения [к Аллаху]. Аллах осенит их Своей милостью: ведь Аллах - прощающий, милосердный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men (även) bland ökenaraberna finns det de som tror på Gud och den Yttersta dagen, och då de ger något (för Guds sak vet de att) det närmar dem till Gud och (ger dem en plats i) Sändebudets böner. Helt visst närmar det dem till (Honom) - Gud skall innesluta dem i Sin nåd; Han är ständigt förlåtande, barmhärtig.