Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبِّي اَهَانَنِ

ve emmā iƶā mā btelāhu fe ḳadera ǎleyhi rizḳahu fe yeḳūlu rabbī ehāneni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاَمَّٓاve emmāama
2اِذَاiƶāzaman
3مَاne
4ابْتَلٰيهُbtelāhuب ل وDenemek, test etmek, sınamak, imtihan etmekonu sınasa
5فَقَدَرَfe ḳaderaق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmışve daraltsa
6عَلَيْهِǎleyhiona
7رِزْقَهُrizḳahuر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızkını
8فَيَقُولُfe yeḳūluق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleder ki
9رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
10اَهَانَنِehāneniه و نHafif olmak, değersiz olmak, borçlu olmak, aşağılık, sessiz, zayıflamak, nazik, hor görülen, bayağı. Kolaylaştırmak, hor görmek, kınamak. Hor görmek, küçümsemek.beni alçalttı

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve fakat sınadı da rızkını daralttı mı, Rabbim der, alçalttı beni.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve fakat sınadı da rızkını daralttı mı, Rabbim der, alçalttı beni.

Adem Uğur

Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni önemsemedi" der.

Ahmed Hulusi

Fakat onu bela ile deneyip geçimini daraltır ise: "Rabbim beni alçaltıp zelil kıldı" der (isyan eder, sabretmez)!

Ahmet Tekin

Onu imtihana tabi tutup rızkını kısarak ölçü ile verdiğinde: 'Rabbim beni önemsemedi, bana hor baktı.' der.

Ahmet Varol

Ama ne zaman onu imtihan ederek rızkını daraltsa: 'Rabbim beni hor kıldı' der.

Ali Bulaç

Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.

Ali Fikri Yavuz

Amma her ne zaman, onu imtihan edib de rızkını kendisine daraltırsa; o vakit de: “- Rabbim bana ihanet etti.” der.

Ali Rıza Safa

Fakat geçimini daraltarak onu sınarsa; "Efendim, beni aşağıladı!" der.

Bayraktar Bayraklı

Fakat imtihan edip rızkını daralttığında ise, "Rabbim beni önemsemedi" der.

Bekir Sadak

Ama onu sinamak icin rizikini daraltip bir olcuye gore verdigi zaman: «Rabbim bana hor bakti» der.

Celal Yıldırım

(15-16) insanoğluna gelince, Rabbi onu denediğinde: İkramda bulunup nimetlere garkettiğinde, o, «Rabbim bana ikramda bulundu» der. Ama onu yine denemek için rızkını daralttığı zaman, «Rabbim bana haksızlık etti» der.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni önemsemedi” der (mutsuz olur).

Diyanet İşleri

Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

Diyanet İşleri (eski)

Ama onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: 'Rabbim bana hor baktı' der.

Diyanet Vakfi

Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise «Rabbim beni önemsemedi» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ama her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa, o vakit de, «Rabbim beni zillete düşürdü.» der.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat her ne zaman da sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim bana ihanet etti." der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma her ne zaman da imtihan edip rızkını daraltırsa o vakıt da rabbım bana ihanet etti der.

Erhan Aktaş

Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse, "Rabb'im beni alçaltı." der.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse, "Rabb'im beni alçaltı." der.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat ne zaman ona sınamak için rızkını ölçülü verirse, "Rabb'im beni aşağıladı." der.

Fizilal-il Kuran

Fakat onu sınamak için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: «Rabbim bana hor baktı» der.

Gültekin Onan

Ama ne zaman onu deneyerek üzerindeki rızkını kıssa / kısıtlasa / daraltsa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.

Hamdi Döndüren

Ama ne zaman Rabbi onu sınayıp rızkını daraltırsa, “Rabbim bana haksızlık etti.” der.

Hasan Basri Çantay

Fakat ne vakit da onu deneyerek üzerine rızkını daraltırsa şimdi de" Rabbim bana ihanet etdi" der!

Hasib Asutay

Ama onu imtihan edip rızkını daralttığında ise, 'Rabbim beni önemsemedi' der.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki onu (bu sefer yoklukla) imtihân edip de rızkını kendisine daralttığı zaman: 'Rabbim bana ihânet etti!' der.

İbni Kesir

Ama onu denemek üzere rızkını daraltırsa: Rabbım beni fakir düşürdü, der.

Mehmet Okuyan

(Fakat) ne zaman onu imtihan edip rızkını daralttığında ise “Rabbim beni küçük düşürdü (önemsemedi)” der.

Muhammed Esed

ama geçim vasıtalarını daraltarak onu denediği zaman ise, "Rabbim beni küçük düşürdü!" di(ye sızlanı)r.

Mustafa İslamoğlu

Ne zaman da Rabbi onu (darlıkla) sınayıp onun geçim alanını sınırlandıracak olsa, bu kez de "Rabbim beni zelil etti" der.

Ömer Nasuhi Bilmen

Amma onu imtihan edip de rızkını darlaştırdığı vakit de der ki: «Rabbim bana ihanet etti.»

Ömer Öngüt

Amma onu imtihan etmek için rızkını daraltıp bir ölçüye göre verdiği zaman: "Rabbim bana ihanet etti. " der.

Suat Yıldırım

Ama yine denemek için nasibini daraltınca O: "Rabbim beni zelil, perişan etti!" der.

Süleyman Ateş

Ama Rabbi onu sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim beni alçalttı (perişan etti)" der.

Süleymaniye Vakfı

Yine onu imtihana sokup bu defa da rızkını daraltırsa: "Rabbim beni perişan etti!" der.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ama eğer onu yıpratıcı bir imtihana sokar, rızkını daraltırsa bu defa der ki: "Rabbim beni rezil etti".

Şaban Piriş

Ama onu, imtihan edip, rızkını daralttığında: -Rabbim bana ihanet etti, der.

Tefhim-ul Kuran

Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: «Rabbim bana ihanette bulundu.» der.

Ümit Şimşek

Fakat ne zaman rızkını kısarak onu sınayacak olsa, bu defa da 'Rabbim beni ihmal etti' der.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: "Rabbim bana ihanet etti!" der.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Amma onu sınamaq üçün ruzisini azaldanda: “Rəbbim məni alçaltdı!”– deyər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Amma nə zaman (Rəbbin) onu imtahana çəkib ruzisini əskiltsə: ″Rəbbim məni alçaltdı (mənə xor baxdı)!″ – söyləyər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Er ihn aber durch Einengung des Unterhalts prüft, erkennt er Gottes weise Absicht nicht und sagt: ʺMein Herr hat mich erniedrigt.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Was (ihn) aber angeht, wenn Er ihn prüft und ihm da(bei) seine Versorgung bemißt, so sagt er: ʺMein Herr setzt mich der Schmach aus.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn Er ihn aber prüft, indem Er ihm seine Versorgung verkürzt, dann sagt er: ʺMein Herr hat mich erniedrigt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hinsichtlich dessen, wenn ER ihn prüft und ihm sein Rizq wenig macht, so sagt er: ʺMein HERR erniedrigte mich.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when He tests him by restricting his means, he despairingly says: "Allah, my Creator, has disregarded me and reduced me to humiliation".

Abdul Haleem

but when He tries him through the restriction of his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me.’

Abdullah Yusuf Ali

But when He trieth him, restricting his subsistence for him, then saith he (in despair), "My Lord hath humiliated me!"

Abul A'la Maududi

But when He tests him by straitening his sustenance, he says: "My Lord has humiliated me."

Aisha Bewley

But then when He tests him by restricting his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me!’

Al-Hilali & Khan

But when He tries him by straitening his means of life, he says: "My Lord has humiliated me!"

Ali Quli Qarai

But when He tests him and tightens for him his provision, he says, ‘My Lord has humiliated me. ’

Amatul Rahman Omar

And when He disciplines him (with affliction) and (thus) straitens for him his (means of) subsistence, he says, `My Lord has (for no reason) disgraced me. '

Arthur John Arberry

But when he tries him and stints for him his provision, then he says, 'My Lord has despised me. '

Bijan Moeinian

When man is being tried in poverty [to see how he handles the situation], he considers it as a God’s punishment!

E. Henry Palmer

but whenever he tries him and doles out to him his subsistence, then he says, My Lord despises me!

Edip-Layth

If his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"

George Sale

But when He proveth him by afflictions, and withholdeth his provisions from him, he saith, my Lord despiseth me.

Hamid S. Aziz

But whenever he tries him and restricts his subsistence, then he says, "My Lord despises me!"

Mahmoud Ghali

And just when He tries him, so He determines for him the right estimate of his provision, then he says, "My Lord has degraded me. "

Marmaduke Pickthall

But whenever He trieth him by straitening his means of life, he saith: My Lord despiseth me.

Mohamed Ahmed - Samira

But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me. "

Muhammad Asad

whereas, whenever He tries him by straitening his means of livelihood, he says, "My Sustainer has disgraced me!"

Mustafa Khattab

But when He tests them by limiting their provision, they protest, "My Lord has ˹undeservedly˺ humiliated me!"

Progressive Muslims

And if his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"

Sahih International

But when He tries him and restricts his provision, he says, "My Lord has humiliated me. "

Sam Gerrans

But when He tries him, and straitens his provision, he says: “My Lord has humiliated me.”

Shabbir Ahmed

But when He lets his life take a turn by restricting his provision, he says, "My Lord has disgraced me. "

Syed Vickar Ahamed

But when He tries him, (by) restricting his livelihood for him, then he says (in despair), "My Mighty Lord has put me to shame!"

Taqi Usmani

But when he tests him, and thus straitens his provision for him, he says, "My Lord has disgraced me."

The Monotheist Group

And if his Lord tests him and gives him little wealth, then he says: "My Lord has humiliated me!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais par contre, quand Il lʹéprouve en lui restreignant sa subsistance, il dit: ʺMon Seigneur mʹa aviliʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ku wî biceribîne; vêca rizqê wî teng bike, dibêje: Xwedayê min, ez rezîl û riswa kirim.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar als Hij hem op de proef stelt en hem dan zijn levensonderhoud beperkt dan zegt hij: ʺMijn Heer heeft mij vernederd.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar als hij hem met rampen bezoekt, en hem zijne weldaden terughoudt, Zegt hij: Mijn Heer versmaadt mij.

Hollandaca — Siregar

Maar wanneer Hij hem beproeft, en dan zijn voorzieningen beperkt, dan zegt hij: ʺMijn Heer heeft mij vernederd.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда Он испытывает его [человека] и ограничит ему пропитание, то он [неблагодарный человек] говорит: «Господь мой унизил меня [[А когда Аллах испытывает человека ограничив ему пропитание, дав ему какие-то лишения, то человек считает, что Аллах его опозорил и унизил. Это признаки человека неверующего в воскрешение и воздаяние, так как для него почет нужен только в этом мире, нужно изобилие в материальных средствах. Такой человек считает, что позор – это упустить годы не накопив богатств, и не иметь возможности обрести то, что желаешь из красот этого мира. А верующий человек знает, что истинное уважение – это то, что Аллах почтил его подчинением Ему, и помогает ему в его делах для Вечной жизни, а унижением верующий человек считает то, что Аллах не будет оказывать ему содействия в делах повиновения Ему и делах обитателей Рая. На самом же деле, удача и успех в мирских делах еще не означают истинное счастье, а неудача и неуспех не означают позор и унижение. И поистине богатство является испытанием для богатого, возблагодарит ли он, и бедность является испытанием для бедного, проявит ли он терпение.]]!»

Rusça — Osmanov

Когда же Он ради испытания ограничивает его в пропитании, тот говорит [недовольно]: ʺМой Господь подверг меня унижениюʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men då Han prövar henne genom att ge henne knappare utkomst, säger hon: ʺMin Herre skämmer ut mig.ʺ