Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.

وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَالُّونَ

ve iƶā raevhum ḳālū inne hā'ulā'i le Dāllūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2رَاَوْهُمْraevhumر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.onları gördükleri
3قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederlerdi
4اِنَّinneşüphesiz
5هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'işunlar
6لَضَالُّونَle Dāllūneض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıklardır

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onları görünce de şüphe yok ki derler bunlar, elbette sapıklar.

Adem Uğur

Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.

Ahmed Hulusi

Onları (iman edenleri) gördüklerinde: "Muhakkak ki bunlar, elbette sapkınlardır" derlerdi.

Ahmet Tekin

Mü’minleri gördükleri zaman: 'İşte bunlar yanılgı içindeler.' diyorlardı.

Ahmet Varol

Onları gördüklerinde: 'Bunlar hiç şüphesiz sapıklardır' derlerdi.

Ali Bulaç

Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.

Ali Fikri Yavuz

Müminleri gördükleri vakit: “- İşte bunlar sapıklardır.” diyorlardı.

Ali Rıza Safa

Ve onları gördüklerinde; "Bunlar, doğru yoldan iyice çıkmış!" diyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Müminleri gördüklerinde, "Şüphesiz bunlar sapıtmışlardır" derlerdi.

Bekir Sadak

Inananlari gordukleri zaman: «Dogrusu bunlar sapik olanlardir» derlerdi.

Celal Yıldırım

Ve imân edenleri gördükleri vakit, «bunlar hiç şüphesiz sapıtmışlardır» derlerdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Müminleri gördüklerinde, “Bunlar gerçekten yollarını şaşırmış kimseler!” derlerdi.

Diyanet İşleri

Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.

Diyanet İşleri (eski)

İnananları gördükleri zaman: 'Doğrusu bunlar sapık olanlardır' derlerdi.

Diyanet Vakfi

Müminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış» derlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Müminleri gördükleri vakit; «işte bunlar sapıklar» diyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnananları gördüklerinde: "İşte bunlar sapıklar!" diyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onları gördükleri vakıt ha, işte bunlar sapıklar diyorlardı

Erhan Aktaş

İman Edenleri gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnananları gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnananları gördükleri zaman, "İşte bunlar, kesinlikle sapkın olanlardır." diyorlardı.

Fizilal-il Kuran

İnananları gördüklerinde «Bunlar sapıklardır» derlerdi.

Gültekin Onan

Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın sapıklardır" derlerdi.

Hamdi Döndüren

Mü’minleri gördükleri zaman, “Bunlar sapkın insanlar!” derlerdi.

Hasan Basri Çantay

Onları gördükleri zaman "Bunlar muhakkak sapıklardır" terlerdi.

Hasib Asutay

Onları (9) gördüklerinde, 'Şüphesiz bunlar sapıtmış ' derlerdi. (9. Müminleri.)

Hayrat Neşriyat

Ve onları gördüklerinde: 'Şübhesiz bunlar gerçekten sapıtmış kimseler!' derlerdi.

İbni Kesir

Onları gördükleri vakit; muhakkak bunlar sapıklardır, derlerdi.

Mehmet Okuyan

Onları (müminleri) gördükleri zaman ise “Şüphesiz ki bunlar sapkınlardır!” derlerdi.

Muhammed Esed

ve ne zaman (inananları) görseler, onlara: "Yazık, bu (insa)nlar doğru yoldan sapmış!" derler.

Mustafa İslamoğlu

ve iman edenleri her gördüklerinde "Bunlar iyiden sapıtmış" derlerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onları gördükleri vakit derlerdi ki: «İşte bunlar sapıklardır.»

Ömer Öngüt

İnananları gördüklerinde: "Bunlar sapık insanlar!" derlerdi.

Suat Yıldırım

Onları gördükleri zaman: "Şunlar kaçık insanlar, anormal tipler!" derlerdi.

Süleyman Ateş

İnananları gördüklerinde: "Şunlar sapık insanlar" derlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Müminleri gördükleri zaman ise: "Bunlar, kesinlikle sapıtmış!" derlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları gördüklerinde "Bunlar tam sapık" derlerdi.

Şaban Piriş

Onları gördükleri zaman: -İşte bunlar, doğru yoldan sapmış derlerdi.

Tefhim-ul Kuran

Onları gördükleri zaman ise: «Bunlar kuşkusuz şaşkın sapıklardır» derlerdi.

Ümit Şimşek

Onları gördüklerinde ise 'İşte bunlar sapıklar' derlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

İnananları gördüklerinde: "Şunlar var ya! Şaşkın, sapık bunlar!" derlerdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

möminləri gördükdə isə deyirdilər: “Həqiqətən, bunlar azmışlardır!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (möʼminləri) gördükdə: ″Doğrusu, bunlar (haqq yoldan) azanlardır!″ – deyirdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie die Gläubigen erblickten, sagten sie: ʺDiese sind Verirrte!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und, wenn sie sie sahen, sagten sie: ʺDiese gehen fürwahr in die Irre.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

und wenn sie sie sahen, sagten sie: ʺDas sind wahrlich Irrendeʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als sie sie sahen, sagten sie: ʺGewiß, diese sind doch Abirrende.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

When they saw the believers or met with them they said: "These are indeed the erring faction",

Abdul Haleem

and say, when they saw them, ‘These people are misguided,’

Abdullah Yusuf Ali

And whenever they saw them, they would say, "Behold! These are the people truly astray!"

Abul A'la Maududi

and when they saw the believers, they said: "Lo! These are the erring ones";

Aisha Bewley

When they saw them, they would say, ‘Those people are misguided. ’

Al-Hilali & Khan

And when they saw them, they said: "Verily these have indeed gone astray!"

Ali Quli Qarai

and when they saw them they would say, ‘Indeed those are the astray!’

Amatul Rahman Omar

And when they saw these (Muslims) they said, `These are surely the straying ones!'

Arthur John Arberry

and when they saw them they said, 'Lo, these men are astray!'

Bijan Moeinian

Saying what invisible guards…

E. Henry Palmer

and when they see them they say, Verily, these do go astray!-

Edip-Layth

If they see them they say, "These are indeed misguided!"

George Sale

And when they see them, they say, verily these are mistaken men.

Hamid S. Aziz

And when they saw them, they said, "Most surely these are truly astray".

Mahmoud Ghali

And when they saw them, they said, "Surely these (people) are indeed erring. "

Marmaduke Pickthall

And when they saw them they said: Lo! these have gone astray.

Mohamed Ahmed - Samira

And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray. "

Muhammad Asad

and whenever they see those [who believe, ] they say, "Behold, these [people] have indeed gone astray!"

Mustafa Khattab

And when they saw the faithful, they would say, "These ˹people˺ are truly astray,"

Progressive Muslims

And if they see them they Say: "These are indeed misguided!"

Sahih International

And when they saw them, they would say, "Indeed, those are truly lost. "

Sam Gerrans

And when they saw them, they said: “These have gone astray.”

Shabbir Ahmed

And whenever they saw the believers they said, "Behold, these people have indeed gone astray (wandering in unmarked valleys of life). "

Syed Vickar Ahamed

And whenever they saw them (those who believed), they would say, "Look! These are the people truly astray!"

Taqi Usmani

and when they saw them, they said, "Surely these are the ones who have gone astray"

The Monotheist Group

Andif they see them they say: "These are indeed misguided!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et les voyant, ils disaient: ʺCe sont vraiment ceux-là les égarésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ku kafiran bawermend didîtin, digotin: Birastî ev ên ha ji rê derketine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer zij hen zagen zeiden zij: ʺDie daar verkeren in dwaling.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En als zij hen zien, zeggen zij: Waarlijk, deze zijn verdoolde menschen.

Hollandaca — Siregar

En wanneer zij hen zagen, zeiden zij: ʺVoorwaar, zij zijn zeker dwalend.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда (многобожники) видели их [сподвижников пророка Мухаммада], (то) говорили: «Ведь эти, конечно, заблуждаются (то, что следуют за Мухаммадом)!»

Rusça — Osmanov

Когда они видели верующих, то восклицали: ʺКонечно, они - заблудшиеʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när de ser dem säger de: ʺDe där (människorna) har sannerligen gått vilse!ʺ