Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
فَاِذَا هُمْ بِالسَّاهِرَةِ
fe iƶā hum bi s-sāhirati
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | فَاِذَا | fe iƶā | hemen | |
| 2 | هُمْ | hum | onlar | |
| 3 | بِالسَّاهِرَةِ | bi s-sāhirati | س ه رUykusuz kalmak, geceyi uyanık geçirmek, gece boyunca uyumamak, gece hayatı yaşamak, gece eğlenmek, gece çalışmak, gözünü kırpmamak, uykusuzluk çekmek | uyanıklık alanındadırlar |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar.
Adem Uğur
Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
Ahmed Hulusi
Bir de bakarsın ki onlar geniş alandadırlar!
Ahmet Tekin
Derhal, hepsi diri olarak meydanda-mahşerde sıradadır.
Ahmet Varol
Birden onlar (dirilmiş halde) bir düzlük üzeredirler.
Ali Bulaç
Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.
Ali Fikri Yavuz
Bir de bakarsın onlar hep kabirlerinden uyanmışlar, (bir araya toplanmışlar)...
Ali Rıza Safa
Artık, uyanmışlardır.
Bayraktar Bayraklı
- Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.
Bekir Sadak
Hepsi hemen bir duzluge dokulecektir.
Celal Yıldırım
Bir de bakarsın (hepsi) uyanık olarak toprağın üstündeler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bir de bakarsın kendilerini mahşerde bulmuşlar!
Diyanet İşleri
Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
Diyanet İşleri (eski)
Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
Diyanet Vakfi
Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bir de bakarsın hepsi meydandadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
bir de bakarsın uyanmışlar, hepsi meydanda.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır
Erhan Aktaş
Bir de bakmışsın meydandalar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bir de bakmışsın meydandalar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bir de bakmışsın meydandalar.
Fizilal-il Kuran
Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
Gültekin Onan
Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.
Hamdi Döndüren
Bir de bakarsın ki onlar, mahşer yerindedirler!
Hasan Basri Çantay
Ki o zaman onlar (görürsün ki) hemen (diri olarak) toprağın yüzündedirler.
Hasib Asutay
O zaman onlar (bakarsın) hemen yerin üstündedirler.
Hayrat Neşriyat
Bir de bakarsın ki onlar (dirilmiş olarak) meydanda (mahşer yerinde) olan kimselerdir!
İbni Kesir
Ki o zaman, hepsi toprağın yüzüne dökülecektir.
Mehmet Okuyan
Bir de bakarsın ki onlar, mahşerdedir.
Muhammed Esed
işte o zaman (hakikati) anlayacaklar!
Mustafa İslamoğlu
İşte o zaman onlar, faltaşı gibi açılmış gözlerle mahşer meydanında beliriverecek.
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık onlar, o zaman bir düz yer üzerindedirler.
Ömer Öngüt
Bir de görürsün ki onlar (diri olarak) düz bir yerin yüzündedirler.
Suat Yıldırım
(13-14) Fakat olay (zor değil,) bir tek emirden ibarettir. Bir anda mahşerde toplanıverirler!
Süleyman Ateş
Hemen onlar uyanıklık alanındadırlar.
Süleymaniye Vakfı
Onlar birdenbire kendilerini düz bir alanda bulurlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra hepsi birden yeryüzüne çıkar.
Şaban Piriş
İşte o zaman onlar, hemen uyanacaktır.
Tefhim-ul Kuran
Bir de bakarsın ki, onlar, yerin üstündedirler.
Ümit Şimşek
Kendilerini bir meydanda bulurlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O vaxt onlar ləngimədən qəbirlərindən yerin səthinə çıxacaqlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar dərhal (qəbirlərindən çıxıb) dümdüz bir yerdə olacaqlar!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
da werden sie schon am Versammlungsort sein.
Almanca — Der Edle Quran
und sogleich sind sie auf der Oberfläche.
Almanca — M. A. Rassoul
und siehe, sie sind dann auf der Erdoberfläche.
Almanca — Muhammad Zaidan
sogleich sind sie auf der flachen Ebene.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
and there they declare themselves on the surface of the earth.
Abdul Haleem
and they will be back above ground.
Abdullah Yusuf Ali
When, behold, they will be in the (full) awakening (to Judgment).
Abul A'la Maududi
and lo, they will all be in the open plain.
Aisha Bewley
and at once they will be on the surface, wide awake!
Al-Hilali & Khan
When behold, they find themselves on the surface of the earth alive after their death,
Ali Quli Qarai
and behold, they will be awake.
Amatul Rahman Omar
And behold! (after that) they will all be (awakened and come out) in the open.
Arthur John Arberry
and behold, they are awakened.
Bijan Moeinian
And then they are recreated as they were created at first place.
E. Henry Palmer
and lo! they will be on the surface!
Edip-Layth
Whereupon they will rise up.
George Sale
and behold, they shall appear alive on the face of the earth.
Hamid S. Aziz
When lo! They will be fully awake.
Mahmoud Ghali
Then, only then, are they wakeful (for Judgment) (i. e. for Hell or watchful place).
Marmaduke Pickthall
And lo! they will be awakened.
Mohamed Ahmed - Samira
And they will wake up suddenly.
Muhammad Asad
and then, lo, they will be fully awakened [to the truth]!
Mustafa Khattab
and at once they will be above ground.
Progressive Muslims
Whereupon they will rise-up.
Sahih International
And suddenly they will be [alert] upon the earth's surface.
Sam Gerrans
And then will they be awakened.
Shabbir Ahmed
And, behold, they will be awakened!
Syed Vickar Ahamed
And then watch! They will be (completely) awake (to receive Judgment).
Taqi Usmani
and in no time they will be (brought) into the plain (of Hashr).
The Monotheist Group
Whereupon they will rise-up.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
et voilà quʹils seront sur la terre (ressuscités).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ha piştî wê qîrê di cih de însan dê xwe li ser erdê dibînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
en dan staan zij al op het aardoppervlak.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En ziet, zij zullen levend op de oppervlakte der aarde verschijnen.
Hollandaca — Siregar
En dan staan zij op het aardoppervlak.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
и вот они окажутся на поверхности земли (воскресшими).
Rusça — Osmanov
и все они - на поверхности земли.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och de (döda och begravda) skall stå där, fullt vakna!