(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.

اِنَّٓا اَرْسَلْنَٓا اِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَا اَرْسَلْنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ رَسُولًا

innā erselnā ileykum rasūlen şāhiden ǎleykum ke mā erselnā ilā fir'ǎvne rasūlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّٓاinnādoğrusu biz
2اَرْسَلْنَٓاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderdik
3اِلَيْكُمْileykumsize
4رَسُولًاrasūlenر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir elçi
5شَاهِدًاşāhidenش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.tanıklık edecek
6عَلَيْكُمْǎleykumaleyhinize
7كَمَاke māgibi
8اَرْسَلْنَٓاerselnāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderdiğimiz
9اِلٰىilā
10فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn'a
11رَسُولًاrasūlenر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir elçi

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, size tanık olmak üzere bir Peygamber gönderdik, nitekim Firavun'a da peygamber göndermiştik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, size tanık olmak üzere bir Peygamber gönderdik, nitekim Firavunʼa da peygamber göndermiştik.

Adem Uğur

Nasıl Firavun'a bir elçi göndermiş idiysek doğrusu size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz, Firavun'a bir Rasul (hakikatine yönlendirici, arındırıcı) irsal ettiğimiz gibi size de şahit olarak bir Rasul irsal ettik.

Ahmet Tekin

Firavun’a, tebliğ görevi ile özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdiğimiz Rasulün içinde bulunduğu şartlara benzer şartlarda, size Kur’ân’ı bilen, tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek bir önder, tebliğine karşı takındığınız tavırlar sebebiyle aleyhinize şahitlik yapabilecek, özgürce sorumluluklarını yerine getirecek bir Rasul gönderdik.

Ahmet Varol

Doğrusu, Firavun'a peygamber gönderdiğimiz gibi size de üzerinize şahid olacak bir peygamber gönderdik.

Ali Bulaç

Şüphesiz size, üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik; Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, (Ey Mekke halkı) Firavun’a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de (kıyamet günü) şahidlik edecek bir peygamber gönderdik; (iman edib etmediğinizi ifade edecektir).

Ali Rıza Safa

Aslında, Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi, size de hakkınızda tanıklık edecek bir elçi gönderdik.

Bayraktar Bayraklı

Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi size de, size şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.

Bekir Sadak

Firavun'a bir peygamber gonderdigimiz gibi, size de, hakkinizda sahidlik edecek bir peygamber gonderdik.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki, biz, Fir'avn'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de üzerinize şahit olacak bir peygamber gönderdik.

Diyanet İşleri

(Ey Mekkeliler!) Şüphesiz biz size üzerinize şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. Nitekim, Firavun'a da bir peygamber göndermiştik.

Diyanet İşleri (eski)

Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahidlik edecek bir peygamber gönderdik.

Diyanet Vakfi

Nasıl Firavun'a bir elçi göndermiş idiysek doğrusu size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Doğrusu biz size tanıklık edecek bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberiniz olsun Biz size üzerinize şahit olacak bir peygamber gönderdik, tıpkı Firavun'a peygamber gönderdiğimiz gibi;

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun biz size bir Resul gönderdik, üzerinizde şahid, netekim gönderdiğimiz gibi Fir'avne bir Resul

Erhan Aktaş

Size tanıklık edecek bir Resul gönderdik. Tıpkı Firavun'a da bir Resul gönderdiğimiz gibi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Size tanıklık edecek bir resul gönderdik. Tıpkı Firavun'a da bir resul gönderdiğimiz gibi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Size tanıklık edecek bir rasul gönderdik. Tıpkı Firavun'a rasul gönderdiğimiz gibi.

Fizilal-il Kuran

Ey insanlar, biz nasıl Firavuna bir peygamber gönderdiysek size de davranışlarınızı yakından gözleyecek bir peygamber gönderdik.

Gültekin Onan

Şüphesiz size, üzerinize şahid olacak bir elçi gönderdik; Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi.

Hamdi Döndüren

Doğrusu Biz size hakkınızda tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Firavun’a da bir elçi göndermiştik.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, bir Fir'avne bir' peygamber yolladığımız gibi size de (kıyamet günü) üzerinize şahid olarak bir peygamber gönderdik.

Hasib Asutay

Doğrusu, biz Firavun'a bir peygamber (4) gönderdiğimiz gibi size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik. (4. Musa (a.s).)

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki biz, Fir'avun’a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de (kıyâmet günü) üzerinize şâhid olmak üzere bir peygamber gönderdik.

İbni Kesir

Doğrusu Biz; Firavun'a bir peygamber göndedriğimiz gibi, size de üzerinize şehadet edecek bir peygamber gönderdik.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Firavun’a elçi gönderdiğimiz gibi size de hakkınızda şahitlik edecek bir elçi gönderdik.

Muhammed Esed

Bakın (ey insanlar!) Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi size de karşınızda hakikate tanıklık yapacak bir elçi gönderdik.

Mustafa İslamoğlu

İmdi bakın, tıpkı Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi, size de önünüzde hakikate şahitlik eden bir elçi gönderdik;

Ömer Nasuhi Bilmen

(14-15) O günde ki, yer ve dağlar sarsılır ve dağlar bir dağılmış kum yığını olmuş olur. Şüphe yok ki Biz size aleyhinize şahit olarak bir peygamber gönderdik. Nasıl ki Fir'avun'a da bir resûl göndermiştik.

Ömer Öngüt

Doğrusu biz Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de hakkınızda şâhitlik edecek bir peygamber gönderdik.

Suat Yıldırım

Bakın (ey Mekkeliler, ey bütün insanlar) Biz vaktiyle Firavun’a bir elçi gönderdiğimiz gibi size de hakkınızda şahitlik edecek bir elçi gönderdik.

Süleyman Ateş

(Ey insanlar,) Doğrusu biz size, aleyhinize tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Fir'avn'a da bir elçi göndermiştik.

Süleymaniye Vakfı

Firavun'a resul /elçi gönderdiğimiz gibi size de hakkınızda şahitlik edecek bir resul /elçi gönderdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size şahitlik edecek bir elçi gönderdik. Nitekim Firavun'a da bir elçi göndermiştik.

Şaban Piriş

Biz, Firavun'a bir elçi gönderdiğimiz gibi size de şahitlik edecek bir elçi gönderdik.

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz biz size, üzerinize şahid olacak bir peygamber gönderdik; Firavun'a da bir peygamber gönderdiğimiz gibi.

Ümit Şimşek

Tıpkı Firavun'a peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahitlik edecek bir peygamber gönderdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz size, üstünüze tanık olan bir resul gönderdik. Tıpkı Firavun'a bir resul gönderdiğimiz gibi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, Biz Firona elçi göndərdiyimiz kimi sizə də şahidlik edəcək elçi göndərdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, Biz - Firʼona peyğəmbər göndərdiyimiz kimi – sizə də (qiyamət günü Allahın hüzurunda) şahidlik edəcək peyğəmbər göndərdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben euch einen Gesandten geschickt, der Zeuge über euch sein wird, so wie Wir einst einen Gesandten zu Pharao schickten.

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben zu euch ja einen Gesandten als Zeugen über euch gesandt, so wie Wir zu Firʹaun einen Gesandten sandten.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Wir haben euch einen Gesandten geschickt, der euer Zeuge ist, wie Wir zu Pharao einen Gesandten geschickt hatten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR entsandten zu euch einen gegen euch bezeugenden Gesandten, wie WIR zu Pharao einen Gesandten entsandten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you people, We have sent you a Messenger who shall bear witness to your deeds and actions just as We sent a Messenger to Pharaoh.

Abdul Haleem

We have sent a messenger to you [people] to be your witness, just as We sent a messenger to Pharaoh,

Abdullah Yusuf Ali

We have sent to you, (O men!) a messenger, to be a witness concerning you, even as We sent a messenger to Pharaoh.

Abul A'la Maududi

Surely We have sent to you a Messenger as a witness over you, just as We had sent a Messenger to Pharaoh.

Aisha Bewley

We have sent you a Messenger to bear witness against you just as We sent Pharaoh a Messenger.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have sent to you (O men) a Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) to be a witness over you, as We did send a Messenger [Mûsâ (Moses)] to Fir‘aun (Pharaoh).[1]

Ali Quli Qarai

Indeed We have sent to you an apostle, to be a witness to you, just as We sent an apostle to Pharaoh.

Amatul Rahman Omar

(Mankind!) We have indeed sent a (great) Messenger to you who is a Witness over you just as We sent (Moses as) a Messenger towards Pharaoh.

Arthur John Arberry

Surely We have sent unto you a Messenger as a witness over you, even as We sent to Pharaoh a Messenger,

Bijan Moeinian

[Beware mankind] I (God) have sent you a messenger to witness against you [on the day of judgment] just as I sent a messenger (Moses) to Pharaoh

E. Henry Palmer

Verily, we have sent unto you an apostle bearing witness against you, as we sent an apostle unto Pharaoh.

Edip-Layth

We have sent to you a messenger as a witness over you, as We have sent to Pharaoh a messenger.

George Sale

Verily We have sent unto you an apostle, to bear witness against you; as We sent an apostle unto Pharaoh:

Hamid S. Aziz

Surely We have sent unto you a Messenger, a witness against you, as We sent a Messenger to Pharaoh.

Mahmoud Ghali

Surely We have sent to you a Messenger as a witness over you, as We sent to Firaawn (Pharaoh) a Messenger,

Marmaduke Pickthall

Lo! We have sent unto you a messenger as witness against you, even as We sent unto Pharaoh a messenger.

Mohamed Ahmed - Samira

We have sent an Apostle to you as a witness against you, as We had sent an apostle to the Pharaoh.

Muhammad Asad

BEHOLD, [O men,] We have sent unto you an apostle who shall bear witness to the truth before you, even as We sent an apostle unto Pharaoh:

Mustafa Khattab

Indeed, We have sent to you a messenger as a witness over you, just as We sent a messenger to Pharaoh.

Progressive Muslims

We have sent to you a messenger as a witness over you, as We have sent to Pharaoh a messenger.

Sahih International

Indeed, We have sent to you a Messenger as a witness upon you just as We sent to Pharaoh a messenger.

Sam Gerrans

(We have sent to you a messenger as a witness against you, as We sent to Pharaoh a messenger,

Shabbir Ahmed

Behold, We have sent unto you a Messenger to be a witness concerning you, just as We had sent unto Pharaoh a Messenger.

Syed Vickar Ahamed

Verily, We have sent to you (O men!) a Messenger, (the Prophet) to be a witness about yourselves, like We had sent a messenger (Musa) to Firon (Pharaoh).

Taqi Usmani

(O people,) We have sent to you a messenger, as a witness over you, just as We sent a messenger to Fir‘aun (Pharaoh).

The Monotheist Group

We have sent to you a messenger as a witness over you, as We have sent to Pharaoh a messenger.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous vous avons envoyé un Messager pour être témoin contre vous, de même que Nous avions envoyé un Messager à Pharaon.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Birastî çawa ku me ji Firewn (û civata wî) re pêxemberek (Mûsa) şandibû, her wisa me ji bo we jî pêxemberek şandiye ku ew ê li ser we bibe şahid.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben een gezant tot jullie gezonden om over jullie getuige te zijn, zoals Wij een gezant tot Firʹaun gezonden hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, wij hebben u een profeet gezonden, om getuigenis tegen u af te leggen, zooals wij een gezant aan Pharao zonden.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij hebben een Boodschapper tot jullie gezonden als getuige over jullie, zoals Wij tot Firʹaun een Boodschapper zonden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы послали к вам (о, мекканцы) посланника [Мухаммада], (который) будет свидетельствовать против вас [против вашего неверия и ослушания], подобно тому, как послали Мы к Фараону посланника [пророка Мусу] (который призвал их уверовать в Аллаха).

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы послали к вам свидетелем против вас посланника, подобно тому, как отправили посланника к Фирʹауну.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VI HAR sänt ett sändebud till er, som skall vittna mot er, liksom Vi sände ett sändebud till Farao.