Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا فِي دَارِهِمْ جَاثِمِينَ
fe eḣaƶethumu r-racfetu fe eSbeHū fī dārihim cāṧimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken onlar şiddetli bir sesle azâba uğradılar, yurtlarında diz çökmüş bir halde yüzükoyun kapanarak helâk olup gittiler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken onlar şiddetli bir sesle azâba uğradılar, yurtlarında diz çökmüş bir halde yüzükoyun kapanarak helâk olup gittiler.
Adem Uğur
Bunun üzerine onları, o (gürültülü) sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü dona kaldılar.
Ahmed Hulusi
Onları çok şiddetli bir deprem yakaladı. . . Yurtlarında göçüp öldüler!
Ahmet Tekin
Bunun üzerine şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı onların işini bitirdi. Sabahleyin yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
Ahmet Varol
Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Ali Bulaç
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Ali Fikri Yavuz
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve evlerinde çöküp mahvoldular.
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, zorlu bir sarsıntı onları yakaladı ve kendi ülkelerinde diz üstü çöküp kaldılar.
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine, onları o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöktüler.
Bekir Sadak
Bu yuzden onlari bir sarsinti tuttu ve olduklari yerde diz ustu cokuverdiler.
Celal Yıldırım
Bunun üzerine onları ansızın bir sarsıntı (müthiş bir deprem) yakalayıverdi, derken bulundukları yerde dizüstü çöküp kaldılar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunun üzerine onları o dehşetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yere serildiler.
Diyanet İşleri
Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
Diyanet İşleri (eski)
Bu yüzden onları bir sarsıntı tuttu ve oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
Diyanet Vakfi
Bunun üzerine onları o (gürültülü) sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü dona kaldılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine kendilerini o şiddetli sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında çöküp kaldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine onları "o recfe" tutuverdi vatanlarında çöke kaldılar
Erhan Aktaş
Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
Fizilal-il Kuran
Bu arada ani bir yer sarsıntısına tutuldular da oldukları yerde yığılıp kalıverdiler.
Gültekin Onan
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Hamdi Döndüren
Bunun üzerine onları o şiddetli sarsıntı yakaladı ve yurtlarında diz üstü cansız çöke kaldılar.
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi de yurtlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.
Hasib Asutay
Bunun üzerine onları (o gürültülü) sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine onları o sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kalan kimseler oldular.
İbni Kesir
Bu yüzden onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi de yurtlarında dizüstü çöken kimseler oldular.
Mehmet Okuyan
(Bunun üzerine) onları bir sarsıntı yakalamıştı da yurtlarında diz üstü (hareketsiz) kalmışlardı.
Muhammed Esed
Derken bir deprem ansızın yakalayıverdi onları ve kendi evlerinde cansız seriliverdiler.
Mustafa İslamoğlu
Derken şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve kendi obalarında cansız donakaldılar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsılma tutuverdi. Yurtlarında diz üstü çöküvermiş oldular.
Ömer Öngüt
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve yurtlarında dizüstü çökekaldılar.
Suat Yıldırım
Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.
Süleyman Ateş
Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Süleymaniye Vakfı
Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki yurtlarında çöküp kaldılar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki bulundukları yere çöküp kaldılar.
Şaban Piriş
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Tefhim-ul Kuran
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Ümit Şimşek
Sonra onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine onları, o şiddetli sarsıntı/o korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş bir hale geldiler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onları dəhşətli bir sarsıntı yaxaladı və onlar öz evlərində üzüqoylu düşüb qaldılar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Buna görə də onları dəhşətli bir sarsıntı (yerdən zəlzələ, göydən tükürpədici bir səs) bürüdü, onlar öz evlərində diz üstə düşüb qaldılar (bir göz qırpımında həlak oldular).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Da suchte sie ein Erdbeben heim, und am Morgen lagen sie tot in ihren Wohnstätten am Boden.
Almanca — Der Edle Quran
Da ergriff sie das Zittern, und am Morgen lagen sie in ihrer Wohnstätte auf den Brüsten da.
Almanca — M. A. Rassoul
Da erfaßte sie das Beben; und am Morgen lagen sie in ihren Wohnungen auf dem Boden hingestreckt.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann ergriff sie das Beben, dann wurden sie in ihren Wohnstätten zu leblosen Körpern.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
There, did the destructive convulsion of the earth's surface seize them and reduced them to a useless form and laid them prostrate and dead under the ruins of their demolished homes.
Abdul Haleem
An earthquake seized them: by the next morning they were lying dead in their homes.
Abdullah Yusuf Ali
So the earthquake took them unawares, and they lay prostrate in their homes in the morning!
Abul A'la Maududi
Thereupon a shocking catastrophe seized them, so that they lay prostrate in their dwellings.
Aisha Bewley
So the earthquake seized them and morning found them lying flattened in their homes.
Al-Hilali & Khan
So the earthquake seized them, and they lay (dead), prostrate in their homes.
Ali Quli Qarai
So the earthquake seized them, and they lay lifeless prostrate in their homes.
Amatul Rahman Omar
So the earthquake seized them and the morning found them lying prostrate on the ground in their habitations.
Arthur John Arberry
So the earthquake seized them, and morning found them in their habitation fallen prostrate.
Bijan Moeinian
Eventually they were killed by a sudden catastrophe, while resting at home.
E. Henry Palmer
Then the earthquake took them, and in the morning they lay prone in their dwellings;
Edip-Layth
The earthquake took them, so they fell motionless in their homes.
George Sale
Whereupon a terrible noise from heaven assailed them; and in the morning they were found in their dwellings prostrate on their breasts and dead.
Hamid S. Aziz
Then the earthquake seized them, and in the morning they lay prone in their dwellings.
Mahmoud Ghali
Then the Commotion took them (away), and so (in the morning) they became cowering (bodies) in their residence.
Marmaduke Pickthall
So the earthquake seized them, and morning found them prostrate in their dwelling-place.
Mohamed Ahmed - Samira
Then they were seized by an earthquake, and lay overturned on the ground in their homes in the morning.
Muhammad Asad
Thereupon an earthquake overtook them: and then they lay lifeless, in their very homes, on the ground.
Mustafa Khattab
Then an ˹overwhelming˺ earthquake struck them, and they fell lifeless in their homes.
Progressive Muslims
The Earthquake took them, so they became lifeless in their homes.
Sahih International
So the earthquake seized them, and they became within their home [corpses] fallen prone.
Sam Gerrans
So the earthquake seized them; and morning found them lying prone in their home,
Shabbir Ahmed
(In their life of luxury, like other strong nations they felt invincible. ) The destruction came from under their feet. A powerful earthquake annihilated them, leaving them lifeless in their homes.
Syed Vickar Ahamed
So the earthquake overtook them while they were not aware, and they lay on their face down in their homes in the morning!
Taqi Usmani
So, the earthquake seized them, and they were (found dead) in their homes, fallen on their faces.
The Monotheist Group
The earthquake took them, thus they became lifeless in their home.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Le cataclysme les saisit; et les voilà étendus gisant dans leurs demeures.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca wê erdheja dijwar ew hingaftin, êdî ew di xaniyên xwe de li ser çok û rûyên xwe kumişî man.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen greep de aardbeving hen en lagen zij ʹs morgens in hun woning dood op de grond.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarop volgde eene geweldige schudding des hemels, die hen verraste, en des ochtends werden zij in hunne woningen gevonden, voorover liggende op hunne borst en dood.
Hollandaca — Siregar
Toen greep de aardbeving hen, waardoor zij doden in hun huizen werden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И постигло их [неверующих самудян] сильное сотрясение [землетрясение и сильный шум], и наутро (все они) оказались в своем жилье поверженными [погибшими].
Rusça — Osmanov
И тогда постигло их землетрясение, и полегли они мертвыми в своих домах.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och de drabbades av ett jordskalv och morgonen fann dem liggande framstupa i sina hem.