Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
وَاُمْلِي لَهُمْ اِنَّ كَيْدِي مَتِينٌ
ve umlī lehum inne keydī metīnun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve ben onlara mühlet veririm, şüphe yok ki azâbım pek şiddetlidir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve ben onlara mühlet veririm, şüphe yok ki azâbım pek şiddetlidir.
Adem Uğur
Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezam çetindir.
Ahmed Hulusi
İstediklerini yapmaları için süre de tanırım onlara. . . Muhakkak ki benim ince düzenim metindir (pek sağlamdır).
Ahmet Tekin
Onlara mühlet de vermiş olabilirim. Unutmayın ki, benim, sizin tahmin edemeyeceğiniz helâk etme planımdan kurtuluş yoktur.
Ahmet Varol
Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım çok sağlamdır.
Ali Bulaç
Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Ali Fikri Yavuz
Bir de ben, onlara mühlet veririm, (istedikleri gibi yaşarlar). Fakat ihsan görünüşünde, helâk ve perişan edişim pek çetindir.
Ali Rıza Safa
Onlara süre veriyorum. Kuşkusuz, Benim tasarılarım çok sağlamdır.
Bayraktar Bayraklı
Onlara mühlet veriyorum; cezalandırmam çok çetindir.
Bekir Sadak
Onlara mahsustan muhlet veririm, cunku Benim duzenim cetindir.
Celal Yıldırım
Onlara mühlet veririm. Doğrusu benim onlarla ilgili düzenim çok metindir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlara mühlet veriyorum. (Ama) bilin ki cezalandırmam çok çetindir!
Diyanet İşleri
Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
Diyanet İşleri (eski)
Onlara mahsustan mühlet veririm, çünkü Benim düzenim çetindir.
Diyanet Vakfi
Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezam çetindir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ayrıca ben onlara mühlet de veririm. Fakat benim tuzak kurup helâk edişim pek çetindir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve Ben onlara mühlet de veririm, çünkü benim kahrım çok çetindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve ben onların ipini uzatırım, çünkü keydim pek metindir
Erhan Aktaş
Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara süre veriyorum, ancak planım çok sağlamdır.
Fizilal-il Kuran
Onlara mühlet veririm. Çünkü benim tuzağım sağlamdır.
Gültekin Onan
Onlara (belli) bir süre tanıyorum. Hiç kuşkusuz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Hamdi Döndüren
Ben onlara süre veririm, ama benim tuzağım güç yetirilemeyecek kadar ağırdır.
Hasan Basri Çantay
Ben onlara mühlet veririm. (Onların iplerini uzatıveririm!) Benim lütuf yüzünden kahrım (tahammül edilemeyecek kadar) çetindir.
Hasib Asutay
Onlara mühlet veririm; şüphesiz benim tuzağım (onları aniden yakalamam) çetindir.
Hayrat Neşriyat
Hem onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım (onları âniden yakalamam) pek çetindir!
İbni Kesir
Ben, onlara mühlet veririm. Muhakkak ki Benim düzenim çetindir.
Mehmet Okuyan
Onlara zaman tanıyorum. Şüphesiz ki benim tuzağım (ince planım) çok sağlamdır.
Muhammed Esed
çünkü onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, bilin ki Benim ince tertibim çok sağlamdır!
Mustafa İslamoğlu
Onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, unutmayın ki onların entrikalarını başlarına geçiren düzenim çok sağlamdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve ben onlara mühlet veririm. Şüphe yok ki, benim yakalamam pek şedittir.
Ömer Öngüt
Onlara mühlet veririm. Çünkü benim tuzağım çetindir.
Suat Yıldırım
Ben onlara mühlet veririm; fakat vakti gelince Benim cezalandırmam pek kesin ve şiddetlidir.
Süleyman Ateş
Onlara mühlet veriyorum, çünkü benim tuzağım sağlamdır.
Süleymaniye Vakfı
Onlara süre tanırım. Benim kurduğum oyun sağlamdır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlara süre tanırım. Benim düzenim sağlamdır.
Şaban Piriş
Onlara süre veriyorum. Fakat benim tuzağım çetindir.
Tefhim-ul Kuran
Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
Ümit Şimşek
Ben mühlet veririm; tuzağım ise pek çetindir.
Yaşar Nuri Öztürk
Süre tanıyorum onlara. Çünkü benim tuzağım pek yamandır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Mən onlara möhlət verəcəyəm. Şübhəsiz ki, Mənim hiyləm sarsılmazdır.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Mən onlara möhlət verirəm. Lakin dolaşdırıb bəla toruna salmağım da (naz-neʼmət içində yaşadıqları halda gözlənilmədən onları əzabla yaxalamağım da), sözsüz ki, çox ağırdır!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ich lasse ihnen Zeit. Meine verborgenen Strafpläne sind hart.
Almanca — Der Edle Quran
Und Ich gewähre ihnen Aufschub. Gewiß, Meine List ist fest.
Almanca — M. A. Rassoul
Und Ich werde ihnen Aufschub gewähren; denn wahrlich, Meine Pläne sind stark angelegt.
Almanca — Muhammad Zaidan
Auch gewähre ICH ihnen noch mehr Zeit. Doch Meine Bestrafung ist hart.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
I give them respite and delay My action, but My scheme of action is decisive, conclusive, strict and unfailing; it strikes at the root.
Abdul Haleem
I will give them respite, but My plan is sure.
Abdullah Yusuf Ali
Respite will I grant unto them: for My scheme is strong (and unfailing).
Abul A'la Maududi
And (for this purpose) I will grant them respite. My design is incontrovertible.
Aisha Bewley
I will give them more time. My strategy is sure.
Al-Hilali & Khan
And I respite them; certainly My Plan is strong.
Ali Quli Qarai
And I will grant them respite, for My devising is indeed sure.
Amatul Rahman Omar
And I give them respite, My device is very strong and sure.
Arthur John Arberry
and I respite them -- assuredly My guile is sure.
Bijan Moeinian
Even though I am grant them time [to come to their senses], they are subject to My formidable plan.
E. Henry Palmer
I will let them range; - verily, my stratagem is efficacious!
Edip-Layth
I will respite them, for My scheming is formidable.
George Sale
And I give them respite, surely My plan is mighty.
Hamid S. Aziz
I give them rein, for verily, my scheme is effective.
Mahmoud Ghali
And I reprieve them; surely My plotting is constantly pervading. .
Marmaduke Pickthall
I give them rein (for) lo! My scheme is strong.
Mohamed Ahmed - Samira
I will just give them respite. My plan is certainly invincible.
Muhammad Asad
for, behold, though I may give them rein for a while. My subtle scheme is exceedingly firm!
Mustafa Khattab
I ˹only˺ delay their end for a while, but My planning is flawless.
Progressive Muslims
And I will encourage them, for My scheming is formidable.
Sahih International
And I will give them time. Indeed, my plan is firm.
Sam Gerrans
And I grant them respite; My plan is firm.
Shabbir Ahmed
I give them respite but My Law of Requital is designed to be strong.
Syed Vickar Ahamed
And I will grant (some) relief to them: For My plan is Mighty (and never failing).
Taqi Usmani
I give them respite. Surely My plan is firm.
The Monotheist Group
And I will encourage them, for My planning is formidable.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ez (bi paşdexistina ceza) muhletê didime wan, bêguman kemîn (û hingaftin û azar)a min pir dijwar e.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Ik zal hun uitstel geven. Mijn list staat vast.
Hollandaca — Siregar
En Ik geef hen uitstel, Voorwaar, Mijn plan is sterk.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И даю Я им отсрочку [долгую жизнь], (ведь) поистине хитрость Моя сильна.
Rusça — Osmanov
И [тем не менее] Я даю им отсрочку, ибо то, что Я предрешил, неотвратимо.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Jag ger dem ett uppskov, men Min plan ligger fast.