(Musa), "Siz atın" dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar.

قَالَ اَلْقُوا فَلَمَّا اَلْقَوْا سَحَرُوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظِيمٍ

ḳāle elḳū fe lemmā elḳav seHarū eǎ'yune n-nāsi ve sterhebūhum ve cā'ū bi siHrin ǎZīmin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2اَلْقُواelḳūل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.siz atın
3فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
4اَلْقَوْاelḳavل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.atınca
5سَحَرُواseHarūس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibüyülediler
6اَعْيُنَeǎ'yuneع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.gözlerini
7النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
8وَاسْتَرْهَبُوهُمْve sterhebūhumر ه بKorkmak, çekinmek, dehşete düşmek, ürkmek, sakınmak, korkuya kapılmak, kaçınmakve onları ürküttüler
9وَجَٓاؤُ۫ve cā'ūج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakve getirdiler
10بِسِحْرٍbi siHrinس ح رBüyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vaktibir büyü
11عَظِيمٍǎZīminع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Siz atın dedi. Attıkları anda halkın gözünü boyadılar, korkuttular ve büyük bir büyü yaptılar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Siz atın dedi. Attıkları anda halkın gözünü boyadılar, korkuttular ve büyük bir büyü yaptılar.

Adem Uğur

Siz atın dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.

Ahmed Hulusi

(Musa): "Siz atın" dedi. . . (Sihirbazlar) atınca, insanların görüşleri etkilendi ve onları dehşete düşürdüler! Büyük bir sihir oluşturdular.

Ahmet Tekin

Mûsâ: 'Siz atın' dedi. Onlar ellerindekini attıkları zaman insanların gözlerini büyülediler. İnsanları dehşete düşürdüler, korkuttular. Büyük bir sihirbazlık gösterdiler.

Ahmet Varol

(Musa): 'Atın' dedi. Attıklarında insanların gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler ve büyük bir büyü ortaya koydular.

Ali Bulaç

(Musa:) "Siz atın" dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa, siz atın, dedi. Ne zaman ki hünerlerini ortaya döktüler, halkın gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Böylece büyük sihir getirmiş oldular.

Ali Rıza Safa

"Siz atın!" dedi. Attıkları zaman, insanların gözlerini büyülediler ve korkuttular; büyük bir büyü getirmiş oldular.

Bayraktar Bayraklı

"Siz atın" dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.

Bekir Sadak

Musa: «Siz koyun» dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanlarin gozlerini sihirlediler ve onlari urkuttuler, buyuk bir sihir yaptilar.

Celal Yıldırım

(Musa onlara): Önce siz atıverin, dedi. Bunun üzerine onlar hünerlerini ortaya atıverince, halkın gözlerini büyülediler ve onları hayli korkuttular da büyük bir sihir sergilediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, içlerine korku saldılar ve böylece büyük bir büyü gösterisi yaptılar.

Diyanet İşleri

(Musa), "Siz atın" dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar.

Diyanet İşleri (eski)

Musa: 'Siz koyun' dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanların gözlerini sihirlediler ve onları ürküttüler, büyük bir sihir yaptılar.

Diyanet Vakfi

«Siz atın» dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa, «Siz atın» dedi. Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Siz atın. dedi. Atacaklarını atınca halkın gözlerini büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Kısacası büyük bir sihir gösterdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz atın, dedi, vaktaki atacaklarını attılar, Nasın gözlerini büyülediler ve onları dehşete düşürdüler, hasılı büyük bir sihir gösterdiler

Erhan Aktaş

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Siz atın" dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.

Fizilal-il Kuran

Musa, 'Önce siz atın' dedi. Büyücüler hünerlerini ortaya atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve müthiş bir büyü gösterisi gerçekleştirdiler.

Gültekin Onan

(Musa:) "Siz atın" dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.

Hamdi Döndüren

Musa, “Siz (önce) atın!” dedi. Onlar, atacaklarını atınca, insanların gözünü büyülediler ve büyük bir sihir gerçekleştirerek, onları dehşete düşürdüler.

Hasan Basri Çantay

(Musa): "Siz atın" dedi. Vaktaki atdılar, halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar, büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular.

Hasib Asutay

(Musa), 'Siz atın' dedi. Onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir (ortaya) getirdiler. (36) (36. Sihirbazlar ip ve odun parçalarını ortaya attılar, fakat halkın gözlerini büyüledikleri için bu attıkları şeyler onlara yılan gibi gözüktü.)

Hayrat Neşriyat

(Mûsâ:) 'Siz atın!' dedi. Artık ne zaman ki (onlar hünerlerini ortaya) attılar, insanların gözlerini büyülediler; onlara korku saldılar ve büyük bir sihir (meydana)getirdiler.

İbni Kesir

Siz atın, dedi. Atınca; halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve büyük bir sihir getirmiş oldular.

Mehmet Okuyan

(Musa) “Siz atın!” demişti. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülemiş, onları korkutmuş ve (zanlarınca) büyük bir büyü getirmişlerdi (göstermişlerdi).

Muhammed Esed

(Musa): "(Önce) siz atın!" dedi. Ve onlar (asalarını) yere attıkları zaman, insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.

Mustafa İslamoğlu

(Musa): "(Önce) siz atın!" dedi. Ve onlar attıkları zaman büyüyle insanların gözlerini bağladılar ve onlara korku saldılar: Sonuçta müthiş bir sihirdi sergiledikleri.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Siz atıveriniz.» Vaktâ ki atıverdiler, nâsın gözlerini büyülediler, ve onları korkutmuş oldular ve büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular.

Ömer Öngüt

“Siz atın!” dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca halkın gözlerini sihirlediler ve onları ürküttüler, büyük bir sihir yaptılar.

Suat Yıldırım

(115-116) Büyücüler: "Mûsâ! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım?" deyince Mûsâ: "Siz ortaya koyun!" dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler.

Süleyman Ateş

"Siz atın" dedi. (Hünerlerini ortaya) atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve büyük bir büyü (ortaya) getirdiler.

Süleymaniye Vakfı

Musa: "Siz atın!" dedi. Atınca insanların gözlerini boyadılar. Onları dehşete düşürdüler. Büyük bir sihir /göz boyaması meydana getirdiler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa: "Atın!" dedi. Atınca herkesin gözünü boyadılar. Onları korkuttular. Büyük bir büyü yaptılar.

Şaban Piriş

O da: -Siz atın! dedi ve attılar. Sihirbazlar sihirleri attıkları zaman insanların gözünü büyüledi ve büyük bir sihir gösterdiler.

Tefhim-ul Kuran

(Musa:) «Siz atın» dedi. (Asalarını) Atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.

Ümit Şimşek

Musa 'Siz atın' dedi. Onlar ellerindekini atınca, halkın gözünü boyayarak onları dehşete düşürdüler. Gerçekten de büyük bir büyü ile ortaya çıkmışlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

"Siz sergileyin." dedi. Hünerlerini ortaya atınca, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler. Çok büyük bir büyü sergilediler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa dedi: “Siz əvvəl atın!” Onlar əllərindəkiləri atdıqda, insanların gözlərini sehrləyib canlarına qorxu saldılar və böyük bir sehr göstərdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa:) ″Siz atın″ – dedi. Onlar (əllərindəkiləri və əsaları yerə) atdıqda, adamların gözlərini bağlayıb (sehrləyib) onları qorxutdular və böyük bir sehr göstərdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er antwortete: ʺFangt an!ʺ Als sie warfen, verzauberten sie die Augen der Leute und jagten ihnen Angst ein, da sie großen Zauber darboten.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺWerft (ihr zuerst)!ʺ Als sie nun warfen, bezauberten sie die Augen der Menschen und flößten ihnen Furcht ein, und sie brachten einen gewaltigen Zauber vor.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺIhr sollt werfen!ʺ Und als sie geworfen hatten, bezauberten sie die Augen der Leute und versetzten sie in Furcht und brachten einen gewaltigen Zauber hervor.

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺWerft ihr!ʺ Und als sie geworfen hatten, haben sie die Augen der Menschen verzaubert und ihnen Angst eingejagt. Und sie vollbrachten gewaltige Magie.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"You cast yours first", said Mussa, and when they did, they fascinated and bewitched the viewers eyes to the extent that they actuated them with the feeling of terror when they manifested forth their glorious performance.

Abdul Haleem

He said, ‘You throw,’ and they did, casting a spell on people’s eyes, striking fear into them, and bringing about great sorcery.

Abdullah Yusuf Ali

Said Moses: "Throw ye (first)." So when they threw, they bewitched the eyes of the people, and struck terror into them: for they showed a great (feat of) magic.

Abul A'la Maududi

Moses said: 'You throw.' So when they threw [their rods], they enchanted the eyes of the people, and struck them with awe, and produced a mighty sorcery.

Aisha Bewley

He said, ‘You throw. ’ And when they threw, they cast a spell on the people's eyes and caused them to feel great fear of them. They produced an extremely powerful magic.

Al-Hilali & Khan

He [Mûsâ (Moses)] said: "Throw you (first)." So when they threw, they bewitched the eyes of the people, and struck terror into them, and they displayed a great magic.

Ali Quli Qarai

He said, ‘Throw [yours]. ’ So when they threw, they bewitched the people’s eyes and overawed them, producing a tremendous magic.

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `You may present (first, what you have). ' And when they presented (their devices) they cast a spell on the peoples' eyes and sought to strike awe into them and they came out with a mighty enchantment.

Arthur John Arberry

He said, 'You cast. ' And when they cast they put a Spell upon the people's eyes, and called forth fear of them, and produced a mighty sorcery.

Bijan Moeinian

Then they all cast their devices and created frightening illusions.

E. Henry Palmer

Said he, 'Throw down;' and when they threw down, they did enchant the people's eyes, and made them dread, and brought a mighty magic.

Edip-Layth

He said, "You cast." So when they cast, they deceived the people's eyes, intimidated them, and they produced a great magic.

George Sale

He replied, 'Throw ye. ' And when they threw, they bewitched the eyes of the people and struck them with awe and produced a mighty magic.

Hamid S. Aziz

Said he, "Throw first". And when they threw down their rods, they bewitched (hypnotized) the people's eyes, and struck terror into them, for they did a mighty magic.

Mahmoud Ghali

Said he, "You cast. " So as soon as they cast, they bewitched (their) fellowmen?s eyes, and overawed them, and came with a tremendous sorcery.

Marmaduke Pickthall

He said: Throw! And when they threw they cast a spell upon the people's eyes, and overawed them, and produced a mighty spell.

Mohamed Ahmed - Samira

"You cast it first, " answered Moses. When they cast their spell, they bewitched the eyes of the people and petrified them by conjuring up a great charm.

Muhammad Asad

He answered: "You throw [first]. " And when they threw down [their staffs], they cast a spell upon the people's eyes, and struck them with awe, and produced mighty sorcery.

Mustafa Khattab

Moses said, "You first." So when they did, they deceived the eyes of the people, stunned them, and made a great display of magic.

Progressive Muslims

He said: "You cast. " So when they cast, they bewitched the eyes of the people, and struck terror in them, and they came with a great magic.

Sahih International

He said, "Throw," and when they threw, they bewitched the eyes of the people and struck terror into them, and they presented a great [feat of] magic.

Sam Gerrans

He said: “Cast.” And when they cast, they bewitched the eyes of the people, and struck fear into them, and they produced a mighty sorcery.

Shabbir Ahmed

Moses asked them to begin. When they began they cast a spell on the people's eyes, and struck them with awe, and stunned the assembly with their spellbinding eloquence.

Syed Vickar Ahamed

Said Musa (Moses): "You throw (first). " So when they threw, they surprised the eyes of the people, and struck fear in them: Because they showed a great (act of) magic.

Taqi Usmani

He said, "You throw." So when they threw, they bewitched the eyes of the people, and made them frightened, and produced great sorcery.

The Monotheist Group

He said: "You cast." So when they cast, they bewitched the eyes of the people, and instilled terror in them, and they came with a great magic.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺJetezʺ dit-il. Puis lorsquʹils eurent jeté, ils ensorcelèrent les yeux des gens et les épouvantèrent, et vinrent avec une puissante magie.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Mûsa ji wan re) Got: Hûn biavêjin. Çi dema wan (hunerên xwe) avêtin, sêr li çavên xelkê kirin û ew tirsandin û sêrbaziyeke mezin anîne meydanê (xelkê hizir kir ku ew mar ên bera ne, ne ku sêrbazî ye).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺWerpt.ʺ En toen zij wierpen betoverden zij de ogen van de mensen en boezemden hun angst in en zij bedreven geweldige tovenarij.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Mozes antwoordde: Werpt uwe staven eerst weg; en toen zij die hadden weggeworpen, betooverden zij de oogen der menschen die tegenwoordig waren en verschrikten hen, en zij deden een groot tooverstuk.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺWerpt.ʺ Toen zij dan wierpen, betoverden zij de ogen van de mensen en joegen hen angst aan met geweldige tovenarij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Муса) сказал: «Бросайте (вы первыми)!» А когда они [колдуны] бросили (свои посохи и веревки), то (этим) (они) околдовали глаза людей и вселили в них страх и явили великое колдовство.

Rusça — Osmanov

Бросайте! - ответил он. И когда они бросили [посохи], то заколдовали глаза людей, застращали их и сотворили великое чародейство.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han svarade: ʺKasta ni!ʺ Och när de kastade (sina stavar) förvände de synen på människorna och satte skräck i dem och gav prov på stor trolldomskonst.