İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.
وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
veddū lev tudhinu fe yudhinūne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | وَدُّوا | veddū | و د دSevmek, istemek, arzulamak, hoşlanmak, dilemek, özlemek | istediler ki |
| 2 | لَوْ | lev | keşke | |
| 3 | تُدْهِنُ | tudhinu | د ه نMesh etmek, (sopa ile) vurmak, nemlendirmek, pohpohlamak, hoş bir şekilde yumuşatmak, uyumlu ve kibar olmak, ile numara yapmak, kandırmak, uysal olmak, yağlamak, ikiyüzlülük yapmak. | sen yağcılık yapasın |
| 4 | فَيُدْهِنُونَ | fe yudhinūne | د ه نMesh etmek, (sopa ile) vurmak, nemlendirmek, pohpohlamak, hoş bir şekilde yumuşatmak, uyumlu ve kibar olmak, ile numara yapmak, kandırmak, uysal olmak, yağlamak, ikiyüzlülük yapmak. | onlar da yağcılık yapsınlar |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara yumuşaklık göstermeni arzularlar, öyle hareket etsen onlar da yumuşaklık gösterirler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlara yumuşaklık göstermeni arzularlar, öyle hareket etsen onlar da yumuşaklık gösterirler.
Adem Uğur
Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Ahmed Hulusi
Arzu ettiler ki, sen yumuşak (tavizkar) davranasın da, onlar da (sana karşı) hoşgörülü davransınlar!
Ahmet Tekin
Senin göstermelik hoşgörülü, gayr-ı ciddi davranmanı; kendilerinin de hileli, tuzaklı göstermelik davranışlarını devam ettirmelerini temenni ederler.
Ahmet Varol
İstediler ki sen yumuşak davranasın da onlar da (sana) yumuşaklık göstersinler. [1]
Ali Bulaç
Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.
Ali Fikri Yavuz
Arzu ettiler ki, (kendilerine) yumuşaklık göstersen, onlar da sana yumuşak davransalar.
Ali Rıza Safa
Senin yumuşak davranmanı istediler. O zaman, onlar da yumuşak davranacaklardı.
Bayraktar Bayraklı
- Yalanlayanlara uyma! Çünkü onlar isterler ki, sen yağcılık yapasın, onlar da sana yağcılık yapsınlar.
Bekir Sadak
(Onlar sana indirilen ayetlerden begenmediklerini birakman suretiyle senin) kendilerine yumusak davranmani isterler; boyle yapsan, onlar da seni over, yumusak davranirlar.
Celal Yıldırım
Onlar senin yapmacık da olsa (kendilerine) yumuşak ve müsamahalı davranmanı, kendilerinin de sana yapmacık yumuşaklık göstereceklerini isterler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İstedikleri şudur: Sen tâviz veresin ki, onlar da tâviz versinler.
Diyanet İşleri
İstediler ki, yumuşak davranasın, böylece onlar da yumuşak davransınlar.
Diyanet İşleri (eski)
(Onlar sana indirilen ayetlerden beğenmediklerini bırakman suretiyle senin) kendilerine yumuşak davranmanı isterler; böyle yapsan, onlar da seni över, yumuşak davranırlar.
Diyanet Vakfi
Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar istediler ki yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Arzu ettiler ki, sen (onları) yağlasan onlar da sana yağ yapacaklardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Arzu ettiler ki müdahene etsen, o vakıt müdahene edeceklerdi
Erhan Aktaş
Onlar, uzlaşmacı olmanı ve böylece de seninle uzlaşmayı isterler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, uzlaşmacı olmanı ve böylece de seninle uzlaşmayı isterler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, uzlaşmacı olmanı ve böylece de seninle uzlaşmayı isterler.
Fizilal-il Kuran
Onlar istediler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
Gültekin Onan
Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.
Hamdi Döndüren
Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana karşı yumuşak davransınlar.
Hasan Basri Çantay
Onlar arzuu etdiler ki sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.
Hasib Asutay
İstediler ki, sen onlara yumuşak davranasın da onlar da (sana) yumuşak davransınlar. (2) (2. Müşriklerin, Resulullahtan tevhid mücadelesinde tavizkâr davranması yönündeki isteklerine işarettir.)
Hayrat Neşriyat
(Onlar) arzu ettiler ki, (sen, kendilerine) yumuşak davranasın da, (onlar da sana hoşgörülü ve) yumuşak davransınlar!
İbni Kesir
Onlar isterler ki; sen yumuşak davranasın da kendileri de yumuşaklık göstersinler.
Mehmet Okuyan
Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.
Muhammed Esed
Onlar senin (kendilerine) yumuşak davranmanı isterler ki kendileri de (sana) yumuşak davransınlar.
Mustafa İslamoğlu
Onlar isterler ki, sen onlara taviz veresin, buna karşılık kendileri de sana...
Ömer Nasuhi Bilmen
(7-9) Şüphe yok ki Rabbindir, O'dur. O'nun yolundan sapıtmış olanı en ziyâde bilen ve O'dur hidâyete ereni de en ziyâde bilen. Artık o tekzîp edenlere itaat etmemekte devam et. Onlar arzu ettiler ki sen yaltaklanıvermiş olsa idin. O zaman onlar da yaltaklanacaklardı.
Ömer Öngüt
Onlar senin yumuşak ve müsamahalı davranmanı isterler ki, kendileri de sana yumuşak davransınlar.
Suat Yıldırım
İsterler ki sen gevşeyesin de, böylece kendileri de yumuşasınlar.
Süleyman Ateş
İstediler ki, sen yağcılık yapasın da onlar da yağcılık yapsınlar (sana yumuşak davransınlar).
Süleymaniye Vakfı
Çok arzu ederler ki sen taviz veresin onlar da taviz versinler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar çok isterler ki sen onlara yağcılık yapasın, onlar da sana yağcılık yapsınlar.
Şaban Piriş
Onlar ister ki, sen müsamaha gösteresin de onlar da müsamaha göstersinler.
Tefhim-ul Kuran
Onlar, senin kendilerine yaranıp onlarla uzlaşmanı arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.
Ümit Şimşek
Onlara yaltaklanmanı isterler, tâ ki onlar da sana yaltaklansınlar.
Yaşar Nuri Öztürk
İstediler ki sen, alttan alıp gevşek davranasın/yağcılık edesin de onlar da yağcılık etsinler/yumuşaklık göstersinler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Müşriklər istəyirlər ki, sən onlara güzəşt edəsən, onlar da sənə güzəşt etsinlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Müşriklər) istərdilər ki, sən onlara yumşaqlıq göstərəsən, onlar da sənə yumşaqlıq göstərsinlər! (Sən onların bütləri barəsində pis söz deməyəsən, onlar da sənə əziyyət verməsinlər və ya sən onların bütlərinə tapınasan, onlar da sənin Allahına ibadət etsinlər!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie möchten gern, daß du nachgibst, deswegen geben sie scheinbar etwas nach.
Almanca — Der Edle Quran
Sie möchten gern, daß du schmeichelst, so daß (auch) sie schmeicheln (können).
Almanca — M. A. Rassoul
Sie wünschen, daß du dich (ihnen gegenüber) entgegenkommend verhältst, dann würden (auch) sie sich (dir gegenüber) entgegenkommend verhalten.
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie wünschten sich, du würdest dich anbiedern, dann biedern sie sich an.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They wish you were flexible and they would come to terms with mutual concessions.
Abdul Haleem
they want you to compromise with them and then they will compromise with you––
Abdullah Yusuf Ali
Their desire is that thou shouldst be pliant: so would they be pliant.
Abul A'la Maududi
they would wish you to be pliant so that they too may be pliant.
Aisha Bewley
They wish that you would conciliate them, then they too would be conciliating.
Al-Hilali & Khan
They wish that you should compromise (in religion out of courtesy) with them: so they (too) would compromise with you.
Ali Quli Qarai
who are eager that you should be pliable, so that they may be pliable [towards you].
Amatul Rahman Omar
They wish you to be (dishonestly) pliant (and not condemn their evil deeds in strong language) so they (too) would (in return) adopt a conciliatory attitude.
Arthur John Arberry
They wish that thou shouldst compromise, then they would compromise.
Bijan Moeinian
They wish you compromise, so that they may compromise too.
E. Henry Palmer
they would fain that thou shouldst be smooth with them, then would they be smooth with thee!
Edip-Layth
They wish that you compromise, so they too can compromise.
George Sale
They desire that thou shouldest be easy with them, and they will be easy with thee.
Hamid S. Aziz
They desire that you should be pliant (or compromise) so they too would be pliant (compromise).
Mahmoud Ghali
They would like (if) you would dissimulate, then they would dissimulate.
Marmaduke Pickthall
Who would have had thee compromise, that they may compromise.
Mohamed Ahmed - Samira
They only want that you should relent, so that they may come to terms.
Muhammad Asad
they would like thee to be soft [with them], so that they might be soft [with thee].
Mustafa Khattab
They wish you would compromise so they would yield ˹to you˺.
Progressive Muslims
They wish that you compromise, so they too can compromise.
Sahih International
They wish that you would soften [in your position], so they would soften [toward you].
Sam Gerrans
(They wish that thou shouldst compromise, then would they compromise)
Shabbir Ahmed
They wish that you strike a deal with them so that they can strike a deal (and compromise on a middle grounds between Truth and Falsehood (10:15), (11:113), (17:74)).
Syed Vickar Ahamed
Their desire is that you should be suffering: So they would be suffering.
Taqi Usmani
They wish that you become flexible (in your faith), so that they should become flexible (in their hostile attitude.)
The Monotheist Group
They wish that you compromise, so they too can compromise.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ils aimeraient bien que tu transiges avec eux afin quʹils transigent avec toi.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Ew dixwazin ku tu bi nermî tevbigerî da ku ew jî li bara te nerm tevbigerin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zouden graag willen dat jij toegeeflijk was dan zouden zij ook toegeeflijk zijn.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij begeeren, dat gij hen met zachtheid zoudt behandelen, en dan zouden zij u ook met zachtheid behandelen.
Hollandaca — Siregar
Zij wensen dat jij toegeeflijk zal worden, dan zullen zij (ook) toegeeflijk worden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Они [многобожники] хотели бы, чтобы ты (о, Пророк) был уступчив (в вопросах Веры и Покорности Аллаху), и они были бы уступчивыми [немного склонились бы к Истине].
Rusça — Osmanov
Они хотели бы, чтобы ты был снисходителен, тогда и они были бы снисходительны.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
de skulle vilja att du gick dem till mötes för att då visa sig tillmötesgående (mot dig).