O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.

هُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْاَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا فِي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِهِ وَاِلَيْهِ النُّشُورُ

huve elleƶī ceǎle lekumu l-erDe ƶelūlen fe mşū fī menākibihā ve kulū min rizḳihi ve ileyhi n-nuşūru

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هُوَhuveO
2الَّذِيelleƶī
3جَعَلَceǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakyapandır
4لَكُمُlekumusize
5الْاَرْضَl-erDeا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeri
6ذَلُولًاƶelūlenذ ل لAlçak olmak, aşağı sarkmak, bir şeyin en alt kısmı, sessiz/sakin, nazik, alçaltmak, kolay, itaatkar, uysal, tabi olmak, mütevazı, tevazu, önemsiz, şefkatten kaynaklanan teslimiyet kanatları, merhametle davranmakboynu eğik
7فَامْشُواfe mşūم ش يYürümek, gitmek veya gitmek, yaya olarak yürümek, yer değiştirmek, yürüyüş/seyahat/yol/adım/adım atmak, bir eylem dizisinde devam etmek, geçmek, güncel olmak, hareket etmek/harekette bulunmak, dolaşmakhaydi yürüyün
8فِي
9مَنَاكِبِهَاmenākibihāن ك بBir yana gitmek, sapmak, mutsuz etmek (koşullar), eğik esmek (rüzgar), savunmak, korumak, eğilmek, incitmek, bir şeyi atmak, yoldan çıkmak, yana dönmekonun omuzlarında (yeryüzünde)
10وَكُلُواve kulūا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyeceklerve yiyin
11مِنْmin-ndan
12رِزْقِهِrizḳihiر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.O'nun rızkı-
13وَاِلَيْهِve ileyhive O'nadır
14النُّشُورُn-nuşūruن ش رYaymak, canlandırmak, yeniden hayata döndürmek, genişlemek, açığa çıkarmak, açmak, genişletmek, sergilemek, yaymak.dönüş

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O, öyle bir mâbuttur ki yeryüzünü, size karşı aşağı gönüllü, münkat ve sâkin bir halde yaratmıştır, köşesinde, bucağında dolaşın artık ve yiyin mâbûdunuzun rızkından ve dönüp gideceğiniz yer, gene onun tapısıdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

O, öyle bir mâbuttur ki yeryüzünü, size karşı aşağı gönüllü, münkat ve sâkin bir halde yaratmıştır, köşesinde, bucağında dolaşın artık ve yiyin mâbûdunuzun rızkından ve dönüp gideceğiniz yer, gene onun tapısıdır.

Adem Uğur

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.

Ahmed Hulusi

O, arzı (bedeni) size (bilincinize) tabi oluşturdu! Onun omuzlarında yürüyün ve O'nun yaşam gıdasından nasiplenin! Yeniden varoluşunuz O'na dönük olacaktır!

Ahmet Tekin

O, size yeryüzünü boyun eğdirendir. İmkânları müsait, rahat ticarî ilişkiler kurabileceğiniz, özgür, elverişli bölgelerinde seyahat ederek yeryüzünde istediğiniz gibi tasarruf edin. Allah’ın ihsan ettiği rızık ve servetten pay alın, yeyin. Ölümden önceki vasıflarla diriltilerek O’nun huzuruna varıp hesaba çekileceksiniz.

Ahmet Varol

Sizin için yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. O halde onun üzerinde yürüyün ve O'nun rızkından yeyin. Son gidiş O'nadır.

Ali Bulaç

Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O'nadır.

Ali Fikri Yavuz

O Allah’dır ki, sizin (istifadeniz) için arzı uysal kıldı. O halde, O arzın sırtlarında (dağlarında, tepelerinde, ovalarında) yürüyün de Allah’ın rızkından yeyin. Fakat sonunda dönüş O’nadır. (İhsan ettiği nimetlerin şükründen size sorar).

Ali Rıza Safa

O, yeryüzünü size boyun eğdirmiştir. Onun üzerinde dolaşın ve O'nun geçimliklerinden yiyin. Çünkü gidiş, O'na olacaktır.

Bayraktar Bayraklı

Allah, yeryüzünü yaşanmaya elverişli bir yer yapmıştır. Öyleyse onun her tarafını dolaşıp Allah'ın verdiği rızıktan yiyiniz. Dönüşünüzün O'na olacağını unutmayınız.

Bekir Sadak

Yeryuzunu, size boyun egdiren O'dur; oyleyse yerin sirtlarinda dolasin, Allah'in verdigi riziktan yiyin; sonunda donus O'nadir.

Celal Yıldırım

O yeryüzünü sizin yararınıza başeğdirdi (üzerini yaşanacak duruma getirdi). Bunun için yerin engebelerinde gezip dolaşın da, Allah'ın rızkından yeyin. (Yeniden dirilip kalkınca) dönüşünüz ancak O'nadır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yeryüzünü sizin için kullanışlı hale getiren O’dur. Üzerinde dolaşın ve Allah’ın rızkından yiyip için; (ama unutmayın ki) dönüş yalnız Allah’adır.

Diyanet İşleri

O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun üzerinde yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.

Diyanet İşleri (eski)

Yeryüzünü, size boyun eğdiren O'dur; öyleyse yerin sırtlarında dolaşın, Allah'ın verdiği rızıktan yiyin; sonunda dönüş O'nadır.

Diyanet Vakfi

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O size yeri boyun eğer kıldı. Haydi onun omuzlarında (dağlarında, tepelerinde) yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, yeryüzünü size boyun eğdiren yaratıcıdır. Haydi, o arzın omuzlarında yürüyün de O'nun rızkından yiyin. Dönüş yalnızca O'nadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O Halıktır ki o, size Arzı zelul (munkad) kıldı, haydin, o Arzın omuzlarında yürüyün de o yaradan latifi habirin rızkından yeyin, onadır fakat nihayet nüşur

Erhan Aktaş

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Artık onun üzerinde dilediğinizce dolaşın ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O'nadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Artık onun üzerinde dilediğinizce dolaşın ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O'nadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Artık onun üzerinde dilediğinizce dolaşın ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O'nadır.

Fizilal-il Kuran

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin sırtlarında dolaşın ve Allah'ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır.

Gültekin Onan

Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O'nadır.

Hamdi Döndüren

Yeryüzünü size boyun eğdiren O’dur. Öyleyse onun üzerinde yürüyün ve Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin! Sonunda dönüş O’nadır.

Hasan Basri Çantay

O, yeri, sizin faidenize, hor (ve müsahhar) kılandır. O halde onun omuzlarında yürüyün. (Allahın) rızkından yeyin. (Fakat şunu daima hatırlayın ki) son gidiş ancak Onadır (Allahadır).

Hasib Asutay

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. (6) Öyleyse onun omuzlarında (üzerinde) yürüyün ve O'nun (Allah'ın) rızkından yiyin. Dönüş ancak O'nadır. (6. Bu âyete göre, yeryüzünde her şey insan için yaratılmış olup, normal şartlarda insana boyun eğmeyecek tabiat gücü yoktur.)

Hayrat Neşriyat

O, yeri sizin için itâatkâr kılandır; artık onun omuzlarında (yeryüzünde) yürüyün ve(Allah’ın) rızkından yiyin! Dönüş ise, ancak O’nadır.

İbni Kesir

Size yeryüzünü boyun eğdiren O'dur. O halde onun sırtlarında yürüyün. O' nun rızkından yiyin, nihayet dönüş O'nadır.

Mehmet Okuyan

O, yeryüzünü sizin için boyun eğdirmiştir. Her tarafını dolaşıp O’nun (Allah’ın verdiği) rızkından yiyin! Dönüş, yalnızca O’nadır.

Muhammed Esed

O, yeryüzünü yaşanması kolay bir yer yapmıştır. Öyleyse onun her tarafını dolaşın ve Allah'ın verdiği rızıktan pay almaya çalışın ama (hiçbir an aklınızdan çıkarmayın ki) yine O'na döneceksiniz.

Mustafa İslamoğlu

Yeryüzünü sizin için emre amade kılan O'dur; artık onun her tarafını dolaşın ve O'nun rızkından nasiplenin: ama O'na döndürüleceğinizi asla (unutmayın)!

Ömer Nasuhi Bilmen

O, O'dur ki, sizin için yeri münkat kıldı, artık onun (yeryüzünün) omuzlarında yürüyün ve rızkından yeyin ve dönüş de O'nadır.

Ömer Öngüt

Size yeryüzünü boyun eğdiren O'dur. Öyleyse yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın, O'nun verdiği rızıktan da yiyin. Nihayet dönüş O'nadır.

Suat Yıldırım

Yeryüzünü size hizmete hazır, uysal bir binek gibi kılan da O’dur. Haydi öyleyse siz de onun omuzları üstünde rahatça dolaşın. O’nun takdir ettiği rızıklardan yiyin, istifade edin. Ama ölümden sonra dirilip O’nun huzuruna çıkacağınızı da bilin.

Süleyman Ateş

O size yeri boyun eğer yaptı. Haydi onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin. (Sonunda) Dönüş O'nadır (size verdiği ni'metlere karşı şükredip etmediğinizi sizden soracak, sizi hesaba çekecektir).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. (Yeryüzünün) omuzlarında dolaşın ve rızkından yiyin. Topraktan çıkış O'nun huzuruna olacaktır..

Şaban Piriş

Yeri sizin için, üzerinde yürüyün ve rızkından yiyin diye alçak kılan O'dur. Dönüş de O'nadır.

Tefhim-ul Kuran

Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. Şu halde onun omuzlarında yürüyün ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O'nadır.

Ümit Şimşek

Sırtında dolaşın ve rızkından yiyin diye yeryüzünü sizin için O uysallaştırdı. Dönüş de yine Onadır.

Yaşar Nuri Öztürk

O, yeri sizin için boyun eğer yaptı. Haydi, onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızıklarından yiyin. Dönüş O'nadır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yeri sizin ixtiyarınıza verən Odur. Onun hər tərəfində gəzin və Allahın ruzisindən yeyin. Qayıdış da Onadır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yeri (Yer kürəsini) sizə ram edən Odur. Onun qoynunda gəzin, (Allahın) ruzisindən yeyin. Axır dönüş də Onadır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist es, Der euch die Erde untertänig machte. Geht überall herum und eßt von den Gaben, die Er euch beschert! Ihm allein werdet ihr nach der Auferweckung vorgeführt werden.

Almanca — Der Edle Quran

Er ist es, Der euch die Erde fügsam gemacht hat. So geht auf ihrem Rücken einher und eßt von dem, womit Er (euch) versorgt. Und zu Ihm wird die Auferstehung sein.

Almanca — M. A. Rassoul

Er ist es, Der euch die Erde untertan gemacht hat; wandert also auf ihren Wegen und genießt Seine Versorgung. Und zu Ihm führt die Auferstehung.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER ist Derjenige, Der für euch die Erde nachgiebig machte, so zieht in ihren Gegenden umher und esst von Seinem Rizq. Und zu Ihm ist das Auferwecken.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is He Who made the earth for you tractable and can be easily managed, and so walk along its tracks and travel through its tracts and resort to the purposes of trade, keeping Allah in mind to help you attain a facile and ready course. And support your life from the sustenance He provided, then back to Him is the return on the Day of Resurrection.

Abdul Haleem

It is He who has made the earth manageable for you––travel its regions; eat His provision- and to Him you will be resurrected.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who has made the earth manageable for you, so traverse ye through its tracts and enjoy of the Sustenance which He furnishes: but unto Him is the Resurrection.

Abul A'la Maududi

He it is Who made the earth subservient to you. So traverse in its tracks and partake of the sustenance He has provided. To Him will you be resurrected.

Aisha Bewley

It is He who made the earth submissive to you, so walk its broad trails and eat what it provides. The Resurrection is to Him.

Al-Hilali & Khan

He it is Who has made the earth subservient to you (i.e. easy for you to walk, to live and to do agriculture on it); so walk in the path thereof and eat of His provision. And to Him will be the Resurrection.

Ali Quli Qarai

It is He who made the earth tractable for you; so walk on its flanks and eat of His provision, and towards Him is the resurrection.

Amatul Rahman Omar

He it is Who has made the earth smooth and subservient to you (for your benefit), so traverse (far and deep) into its spacious paths (for your spiritual and material advancement), and (thus by active labour) eat of His sustenance (and enjoy His gifts). To Him will you all return after your having been raised to life.

Arthur John Arberry

It is He who made the earth submissive to you; therefore walk in its tracts, and eat of His provision; to Him is the Uprising.

Bijan Moeinian

He is the One Who has made the earth hospitable for you. Roam its corners, find your provision and know that one they you will return to meet your Lord.

E. Henry Palmer

He it is who made the earth flat for you; so walk in the spacious sides thereof and eat of His provision; for unto Him the resurrection is!

Edip-Layth

He is the One who made the earth subservient to you. So roam its paths, and eat from His provisions; and to Him is the final summoning.

George Sale

It is He who hath levelled the earth for you: Therefore walk through the regions thereof, and eat of his provision; unto Him shall be the resurrection.

Hamid S. Aziz

He it is Who made the earth smooth (manageable) for you, therefore go about in the spacious paths thereof, and eat of His provisions, and to Him is the Resurrection after death.

Mahmoud Ghali

He is (The One) Who made the earth tractable to you; so walk in its territories and eat of His provision; and to Him is the Rising up.

Marmaduke Pickthall

He it is Who hath made the earth subservient unto you, so Walk in the paths thereof and eat of His providence. And unto Him will be the resurrection (of the dead).

Mohamed Ahmed - Samira

It is lie who made the earth subservient to you that you may travel all around it, and eat of things He has provided; and to Him will be your resurrection.

Muhammad Asad

He it is who has made the earth easy to live upon: go about, then, in all its regions, and partake the sustenance which He provides: but [always bear in mind that] unto Him you shall be resurrected.

Mustafa Khattab

He is the One Who smoothed out the earth for you, so move about in its regions and eat from His provisions. And to Him is the resurrection ˹of all˺.

Progressive Muslims

He is the One who made the Earth subservient for you. So roam its paths, and eat from His provisions; and to Him is the final summoning.

Sahih International

It is He who made the earth tame for you - so walk among its slopes and eat of His provision - and to Him is the resurrection.

Sam Gerrans

He it is that made the earth responsive for you; so walk in the tracts thereof, and eat of His provision; and to Him is the Resurrection.

Shabbir Ahmed

He it is Who has made the earth humble at your service. So move through its tracts and enjoy His provisions. Bear in mind that the revival to New Life will again be in His Dominion.

Syed Vickar Ahamed

It is He Who has made the earth manageable (and amenable) for you, so you may travel through its open lands and enjoy the gifts which He furnishes: And to Him is the Resurrection.

Taqi Usmani

He is the One who has made the earth subjugated for you, so walk on its shoulders, and eat out of His provision, and to Him is the Resurrection.

The Monotheist Group

He is the One who made the earth subservient for you. So roam its paths, and eat from His provisions; and to Him is the final summoning.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest Lui qui vous a soumis la terre: parcourez donc ses grandes étendues. Mangez de ce quʹIl vous fournit. Vers Lui est la Résurrection.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Xwedê ye ew ê ku erd ji bo we sernerm (û hêsan) kiriye. Vêca di nav her aliyên wê de bigerin, ji risqê ku Xwedê daye we bixwin û veger bes bi bal Wî ve ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij is het die de aarde voor jullie handelbaar gemaakt heeft. Wandelt dus over haar rug en eet van het levensonderhoud dat Hij geeft. En de herrijzenis voert naar Hem.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij is het, die de aarde voor u geëffend heeft; wandelt dus door hare dreven, en eet van haar voorraad. Gij zult opgewekt worden om tot hem terug te keeren.

Hollandaca — Siregar

Hij is Degene Die de aarde voor jullie begaanbaar heeft gemaakt. Wandelt dan over haar zijden en eet van Zijn voorzieningen. En tot Hem is de opwekking.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Только) Он [Аллах] – Тот, Который сделал для вас землю покорной (чтобы вы могли жить на ней), ходите же по ее краям и питайтесь от Его удела [который Он дает вам из нее]; и к Нему (будет) воскрешение (и собрание всех творений в День Суда).

Rusça — Osmanov

Он - тот, кто подчинил вам землю. Так странствуйте же по ее просторам и вкушайте из дарованного Им удела. К Нему вы возвратитесь [после воскрешения].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det är Han som har skapat jorden för att tjäna er; färdas då över dess vidder och livnär er av det som Han skänker er för er försörjning och (tänk på att) ni skall återuppstå för att möta Honom.