Teğabun — Dil Profiliالتغابن
241 kelime, 18 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- غ ب ن(ĞBN)yalnızca bu suredeAldatmak, karşılıklı kaybetmek ve kazanmak, kayba neden olmak, bir şeyi ihmal etmek, eksiklik atfetmek, kandırılmış, aldatılmış, alt edilmiş, dolandırılmış, zarar görmüş, kayıp veya zarar ya da ziyan görmek
Nadir çekim formları
- اَبَشَرٌ(e beşerun)yalnızca bu surede
- لَتُنَبَّؤُنَّ(le tunebbe'unne)yalnızca bu surede
- عَمِلْتُمْ(ǎmiltum)yalnızca bu surede
- التَّغَابُنِ(t-teğābuni)yalnızca bu surede
- وَتَصْفَحُوا(ve teSfeHū)yalnızca bu surede
- يُبْعَثُوا(yub'ǎṧū)yalnızca bu surede
- يَهْدُونَنَا(yehdūnenā)yalnızca bu surede
- زَعَمَ(zeǎme)yalnızca bu surede
- تُقْرِضُوا(tuḳriDū)yalnızca bu surede
- لَتُبْعَثُنَّ(le tub'ǎṧunne)yalnızca bu surede
- فَاحْذَرُوهُمْ(fe Hƶerūhum)yalnızca bu surede
- وَتَغْفِرُوا(ve teğfirū)yalnızca bu surede
- يُوقَ(yūḳa)2×
- شُحَّ(şuHHa)2×
- يَجْمَعُكُمْ(yecmeǔkum)2×
- سَيِّـَٔاتِهِ(seyyiātihi)2×
- كَافِرٌ(kāfirun)3×
- ذَاقُوا(ƶāḳū)3×
- الْجَمْعِ(l-cem'ǐ)3×
- يُضَاعِفْهُ(yuDāǐfhu)3×
- تُسِرُّونَ(tusirrūne)3×
- تَعْفُوا(teǎ'fū)3×
- تُعْلِنُونَ(tuǎ'linūne)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 22 (%37)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 29 (%48)
- Emir (buyurgan)
- 9 (%15)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 1 (%2)
- Muhatap (2. şahıs)
- 22 (%37)
- Gaib (3. şahıs)
- 37 (%62)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-6 | 11/9/0 | 0/3/17 |
| Orta | 7-12 | 9/12/4 | 1/9/15 |
| Son | 13-18 | 2/8/5 | 0/10/5 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- ص ي ر(ṦYR)Gitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak.2 ayet · beklenen 0.1 · z=6.65
- ح م د(ḪMD̃)Birini övmek veya yüceltmek veya takdir etmek, birisinden olumlu olarak bahsetmek, bir şeyi onaylamak, birine hakkını ödemek/vermek, övgüye değer veya takdire şayan olmak.2 ayet · beklenen 0.2 · z=4.37
- ك ف ر(KFR)Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret6 ayet · beklenen 1.3 · z=4.18
- و ل د(WLD̃)doğurmak, dünyaya getirmek2 ayet · beklenen 0.2 · z=3.71
- خ ل د(ḢLD̃)Kalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmak2 ayet · beklenen 0.3 · z=3.55
- ع م ل(AML)iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat4 ayet · beklenen 0.9 · z=3.35
- ا م ن(ÊMN)güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman6 ayet · beklenen 2.1 · z=2.88
- ط و ع(ŦWA)itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.2 ayet · beklenen 0.3 · z=2.87
- ع ظ م(AƵM)büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek2 ayet · beklenen 0.4 · z=2.73
- ن ب ا(NBÊ)yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber2 ayet · beklenen 0.4 · z=2.40