O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهِ وَيُرْسِلُ عَلَيْكُمْ حَفَظَةً حَتّٰٓى اِذَا جَاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا يُفَرِّطُونَ

ve huve l-ḳāhiru fevḳa ǐbādihi ve yursilu ǎleykum HafeZeten Hattā iƶā cā'e eHadekumu l-mevtu teveffethu rusulunā ve hum lā yuferriTūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَهُوَve huveve O
2الْقَاهِرُl-ḳāhiruق ه رEzmek, birine karşı zorlamak, boyun eğdirmek, alt etmek, güç veya kuvvette üstün olmak, baskı altına almak, hakimiyet kurmak, zorlamak, sert davranmak, engellemek. Kahir - efendi, muzaffer, boyun eğdiren.tek hakimdir
3فَوْقَfevḳaف و قRütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki sağım/emzirme arasındaki zaman, kişinin elini açması ve memeyi kavraması arasındaki süre ve sonra sağım için bırakması, sağım sırasında el açma ve kapama arasındaki gecikme ve zaman aralığı. Afaqa - kendine gelmek, iyileşmek (bayılma veya hastalıktan sonra), uyanmak (uykudan), hatırlamak.üstünde
4عِبَادِهِǐbādihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkulların
5وَيُرْسِلُve yursiluر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve gönderir
6عَلَيْكُمْǎleykumsize
7حَفَظَةًHafeZetenح ف ظBir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya almak), hatırlamak, savunmak, bir şeyin kaybolmasını engellemek, dikkatli veya uyanık olmak, bir şeye azimle/sürekli/sebatla kendini adamak, tetikte veya ihtiyatlı olmak, bir kişiyi kızdırmak veya kızmak.koruyucu(melek)ler
8حَتّٰٓىHattānihayet
9اِذَاiƶāzaman
10جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgeldiği
11اَحَدَكُمُeHadekumuا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.birinize
12الْمَوْتُl-mevtuم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölüm
13تَوَفَّتْهُteveffethuو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.onun canını alırlar
14رُسُلُنَاrusulunāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleelçilerimiz
15وَهُمْve humonlar
16لَا
17يُفَرِّطُونَyuferriTūneف ر طÖnceden gelmek, ihmal etmek, ihmalkâr olmak, atlamak, aşırı olmak, terk etmek, aceleci veya haksız davranmak, yetersiz kalmak, sınırları aşmak, müsrif/aşırı olmak, adaletsizlik, başkalarını geçmek. mufratun - önceden gönderilip terk edilmek ve bırakılmak.hiç geri kalmazlar

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Odur kullarından yüce tasarruf ve kudret sahibi ve size, amellerinizi hıfz ve kaydeden melekler göndermiştir. Nihâyet birinizin ölümü geldi mi elçilerimiz, onu öldürürler ve onlar, artık ve eksik iş görmezler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Odur kullarından yüce tasarruf ve kudret sahibi ve size, amellerinizi hıfz ve kaydeden melekler göndermiştir. Nihâyet birinizin ölümü geldi mi elçilerimiz, onu öldürürler ve onlar, artık ve eksik iş görmezler.

Adem Uğur

O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

Ahmed Hulusi

"HU"dur, kullarının fevkinde (boyutsal derinliğinden açığa çıkan bir yolla) Kaahir! İrsal eder üzerinize hafazayı (koruyucu kuvveleri). . . Nihayet sizden birinin ölüm vakti geldiğinde, Rasullerimiz (kuvvelerimiz - işlevlendirdiklerimiz) onu vefat ettirir! Onlar geç kalmazlar!

Ahmet Tekin

O, kulları üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Sizin üzerinizde koruyucu melekler, korumalar görevlendirir. Nihâyet herhangi birinize ölüm gelip çatınca da, elçilerimiz, görevli meleklerimiz onun ruhunu alarak ölümünü gerçekleştirirler. Onlar görevde kusur etmezler.

Ahmet Varol

Kullarının üstünde mutlak güç ve hakimiyete sahip olan O'dur. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz onun canını alırlar ve onlar görevlerini yerine getirmede asla kusur etmezler.

Ali Bulaç

O, kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler.' Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler.

Ali Fikri Yavuz

Kulların üstünde galip O’dur ve üzerinize amellerinizi yazan Hafeze melekleri gönderir. Sonunda, sizden birinize ölüm geldiği vakit, gönderdiğimiz melekler (elçilerimiz) onun ruhunu alırlar ve onlar, (melekler) görevlerinde noksanlık etmezler.

Ali Rıza Safa

O, kullarının üzerinde, Yaptırım Gücü Olandır; üzerinize gözetmenler gönderir. Birinize ölüm geldiğinde, elçilerimiz onun canını alır. Onlar, zaten yanlış yapmazlar.

Bayraktar Bayraklı

O, kullarının üstünde yegane kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi, elçilerimiz onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

Bekir Sadak

(61-62) O, kullarin ustunde yegane Hakim'dir, size koruyucular gonderir. Artik birinize olum gelince elcilerimiz, bir eksiklik yapmaksizin onun canini alirlar, sonra gercek Mevlalarina dondururler. Haberiniz olsun, hukum O'nundur. O, hesap gorenlerin en sratlisidir.

Celal Yıldırım

Kulları üzerinde kudret ve saltanatiyle hep O üstündür. Size Hafeze (işlediklerinizi yazıp koruyan melekler) gönderir, sizden birinize ölüm geldiğinde, elçilerimiz onun canını alırlar ve onlar (görevlerinde) bir eksiklik yapmazlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

Diyanet İşleri

O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.

Diyanet İşleri (eski)

(61-62) O, kulların üstünde yegane Hakim'dir, size koruyucular gönderir. Artık birinize ölüm gelince elçilerimiz, bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar, sonra gerçek Mevlalarına döndürürler. Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.

Diyanet Vakfi

O, kullarının üstünde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucular gönderir. Nihayet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar vazifede kusur etmezler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O, kulları üzerinde hükümranlığı sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canını alırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O, kulları üzerinde hükümranlığını sürdürür ve üzerinize hareketlerinizi kaydeden koruyucular gönderir. Sonunda birinize ölüm geldiği vakit, gönderdiğimiz ve görevlerinde kusur yapmayan melekler canını alırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kullarının fevkında kahir o, üzerinize harekatınızı zabteden hafaza gönderir, hatta birinize ölüm geldiği vakit onu gönderdiğimiz Melekler kabzederler ve onlar vazifelerinde kusur etmezler

Erhan Aktaş

O'dur kulları üzerinde kahir olan. Üzerinize gözeticiler gönderir. Sonra da sizden birine ölüm vakti geldiği zaman, Resullerimiz hiç zaman geçirmeden onun canını alırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O'dur kulları üzerinde kahir olan. Üzerinize gözeticiler gönderir. Sonra da sizden birine ölüm vakti geldiği zaman, resullerimiz hiç zaman geçirmeden onun canını alırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O'dur kulları üzerinde kahir olan. Üzerinize gözeticiler gönderir. Sonra da sizden birine ölüm vakti geldiği zaman, rasullerimiz hiç zaman geçirmeden onun canını alırlar.

Fizilal-il Kuran

O, kulları üzerinde kesin egemendir. Size koruyucu melekler gönderir. Sonunda birinize ölüm gelince, elçilerimiz hiçbir görev kusuru yapmaksızın onun canını alırlar.

Gültekin Onan

O, kulları üzerinde kahhar olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birine ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler'. Onlar (bu işte ne eksik, ne fazla) kusur etmezler.

Hamdi Döndüren

O, kullarının üstünde egemen olandır. Size koruyucular gönderir. Sonunda birinize ölüm gelince elçilerimiz artık, eksik bir şey yapmaksızın onun canını alır.

Hasan Basri Çantay

O, kullarının üzerine (yegane) kahr-u galebe (ve tasarruf) saahibidir. Size bekçi (melek) ler yolluyor. Nihayet her hangi birinize ölüm geldi mi (o) elçilerimiz, onlar artık ve eksik bir şey yapmaksızın, onun ruhunu alırlar.

Hasib Asutay

O, kullarının üstünde egemendir. Size koruyucular (17) gönderir. Nihâyet birinize ölüm geldi mi elçilerimiz (görevli melekler) onun canını alırlar. Onlar (görevlerinde) kusur etmezler. (17. Herkesin hayır ve şerrini yazan melekler.)

Hayrat Neşriyat

Hem O, kullarının üstünde mutlak galibdir ve üzerinize (amellerinizi) muhâfaza edici (Kirâmen Kâtibîn denilen yazıcı) melekler gönderir. Nihâyet birinize ölüm geldiği zaman, elçilerimiz (olan melekler) onun canını alırlar; ve onlar (vazîfelerini aslâ) ihmâl etmezler.

İbni Kesir

O, kulları üzerinde yegane hakimdir. Ve size, koruyucular yollar. Nihayet herhangi birinize ölüm gelince; elçilerimiz bir eksiklik yapmaksızın onun canını alırlar.

Mehmet Okuyan

O, kullarının üzerinde hükümrandır (her türlü etkinliğe sahiptir) ve size koruyucular göndermektedir. Sonunda birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz (melekler) onu vefat ettirirler. Onlar (görevlerinde) kusur etmezler.

Muhammed Esed

Yalnız Odur kulları üzerinde hüküm sahibi olan. Ve O, birinize ölüm yaklaştığında elçilerimiz onun canını alıncaya kadar sizi gözetlemek için semavi güçler gönderir: ve bu güçler (hiç kimseyi) atlamazlar.

Mustafa İslamoğlu

Çünkü kulları üzerinde mutlak otorite sahibi olan yalnızca O'dur. İçinizden birine ölüm gelip de elçilerimiz onun canını alıncaya dek size kol kanat geren koruyucular gönderir ve bunlar hiç bir şeyi gözden kaçırmazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o kullarının üzerinde kahirdir. Ve sizin üzerinize hafaza meleklerini gönderir. Nihâyet sizden birinize ölüm gelince onun ruhunu Bizim gönderdiğimiz melekler kabzederler, ve onlar vazifelerinde kusur etmezler.

Ömer Öngüt

Ve O, kullarının üzerinde yegâne kudret ve tasarruf sahibidir. Size koruyucu (melekler) gönderir. Nihayet herhangi birinize ölüm geldiğinde elçilerimiz onun canını alırlar. Onlar (bu hususta) hiç geri kalmazlar.

Suat Yıldırım

O kullarının üstünde de tek hâkimdir. O üzerinize, hareketlerinizi kaydeden hafaza meleklerini gönderir. Nihayet sizden birine ölüm vakti geldiğinde elçilerimiz hiç geciktirmeksizin ve hiçbir işi aksatmaksızın onun ruhunu alırlar.

Süleyman Ateş

O, kulların üstünde tek hakimdir. Size koruyucu(melek)ler gönderir, nihayet birinize ölüm gelince elçilerimiz onun canını alırlar, onlar (bu hususta) hiç geri kalmazlar.

Süleymaniye Vakfı

O, kulları üzerinde tam hakimdir; size korumalar gönderir. Birinize ölüm gelince elçilerimiz bir kusur etmeksizin onu vefat ettirirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O, kulları üzerinde tam hakimdir; size korumalar gönderir. Sizden birine ölüm gelince elçilerimiz onu vefat ettirirler. Onlar (ölüm melekleri olan o elçiler) hata yapmazlar.

Şaban Piriş

Kulları üzerinde yegane hakim odur. Size gözetleyiciler (melekler) gönderir. Sonunda birinize ölüm geldiği zaman, elçilerimiz hiç bir kusur etmeden onun canını alırlar.

Tefhim-ul Kuran

O, kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler'. Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler.

Ümit Şimşek

O, kullarının üzerinde mutlak kudret ve egemenlik sahibidir. Yaptıklarınızı kaydeden melekleri O size gönderir. Nihayet sizden birine ölüm eriştiğinde, elçilerimiz hiç kusur etmeksizin onun canını alırlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Kulları üzerinde egemenlik sahibi Kaahir'dir O. Üzerinize koruyucular gönderir. Nihayet ölüm birinize geldiğinde, elçilerimiz onu vefat ettirirler. Ne vaktinden önce iş yaparlar onlar ne de vaktinden sonra.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

O Öz qulları üzərində mütləq hakimiyyət sahibidir. O sizə gözətçi mələklər göndərir. Nəhayət sizlərdən birinə ölüm gəldiyi zaman elçilərimiz (mələklər) onun canını alırlar və heç bir səhvə yol vermirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist der mächtige Herr über Seine Diener. Er schickt Hüter, die euch überwachen. Wenn der Tod zu einem kommt, beenden Unsere Boten, die die Zeit genau einhalten, sein Leben.

Almanca — Der Edle Quran

Er ist der Bezwinger über Seinen Dienern. Und Er sendet Hüter über euch, bis, wenn dann zu einem von euch der Tod kommt, ihn Unsere Gesandten abberufen, und sie vernachlässigen nichts.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Er ist es, der alle Macht über seine Diener hat, und Er sendet über euch Wächter, bis endlich, wenn der Tod an einen von euch herantritt, Unsere Boten seine Seele dahinnehmen; und sie vernachläßigen nichts.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ER ist Der Herrschende über Seine Diener. Und ER entsendet euch Bewahrende (Engel). Wenn dann der Tod den einen von euch ereilt, ziehen Unsere Entsandten (Engel) (seine Seele) ein, während sie nichts vernachlässigen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He is the Supreme controlling and influencing power inherent in His servants and in all His creatures, and He sends down guardian angels who keep you in sight and commit to writing all your actions and the thoughts running before them until it is time for any of you to encounter death as predetermined by Allah, then Our Messengers disembody his soul and never are they negligent.

Abdul Haleem

He is the Supreme Master over His subjects. He sends out recorders to watch over you until, when death overtakes any of you, those sent by Us take his soul- they never fail in their duty.

Abdullah Yusuf Ali

He is the irresistible, (watching) from above over His worshippers, and He sets guardians over you. At length, when death approaches one of you, Our angels take his soul, and they never fail in their duty.

Abul A'la Maududi

And He alone holds sway over His servants and sets guardians over you till death approaches any of you and Our deputed angels take his soul, neglecting no part of their task.

Aisha Bewley

He is the Absolute Master over His slaves. He sends angels to watch over you. Then when death comes to one of you, Our messengers take him, and they do not fail in their task.

Al-Hilali & Khan

He is the Irresistible, (Supreme) over His slaves, and He sends guardians (angels guarding and writing all of one’s good and bad deeds) over you,[1] until when death approaches one of you, Our Messengers (angel of death and his assistants) take his soul, and they never neglect their duty.

Ali Quli Qarai

He is the All-dominant over His servants, and He sends guards to [protect] you. When death approaches anyone of you, Our messengers take him away and they do not neglect [their duty].

Amatul Rahman Omar

And He is the All-Dominant over His servants, and He goes on sending guardians to watch over you. When death comes to one of you, Our messengers (-the angels) take away his soul. They neglect (their duty) in no way.

Arthur John Arberry

He is the Omnipotent over His servants. He sends recorders over you till, when any one of you is visited by death, Our messengers take him and they neglect not.

Bijan Moeinian

God is in absolute control over His creatures. He puts His angels in charge of your protection and, once your moment of death arrives, the angel of death will take your soul away [from your body.] The Lord's angels never fail in their duties.

E. Henry Palmer

He triumphs over His servants; He sends to them guardian angels, until, when death comes to any one of you, our messengers take him away; they pass not over any one,

Edip-Layth

He is the Supreme over His servants, and He sends over you guardians. So that when the time of death comes to one of you, Our messengers take him, and they do not neglect any.

George Sale

And He is Supreme over His servants, and He sends guardians to watch over you, until, when death comes to anyone of you, Our Messengers take his soul, and they fail not.

Hamid S. Aziz

He is omnipotent over His servants; He sets guardians over you until, when death comes to any one of you, Our messengers receive him and they never fail their duty.

Mahmoud Ghali

And He is The Vanquisher above His bondmen, and He sends preservers over you till, when death comes to any of you, Our Messengers take him up, and they (i. e., the Messengers) do not ever neglect.

Marmaduke Pickthall

He is the Omnipotent over His slaves. He sendeth guardians over you until, when death cometh unto one of you, Our messengers receive him, and they neglect not.

Mohamed Ahmed - Samira

He has power over His creatures, and appoints guardians to watch over them. When death comes to one of you, Our messengers take away his soul, and do not falter.

Muhammad Asad

And He alone holds sway over His servants. And He sends forth heavenly forces to watch over you until, when death approaches any of you, Our messengers cause him to die: and they do not overlook [anyone].

Mustafa Khattab

He reigns supreme over all of His creation, and sends recording-angels, watching over you. When death comes to any of you, Our angels take their soul, never neglecting this duty.

Progressive Muslims

And He is the Supreme over His servants, and He sends over you guardians. So that when the time of death comes to one of you, Our messengers take him, and they do not neglect any.

Sahih International

And He is the subjugator over His servants, and He sends over you guardian-angels until, when death comes to one of you, Our messengers take him, and they do not fail [in their duties].

Sam Gerrans

And He is the Conqueror over His servants; and He sends guardians over you. When death has come to one of you, Our messengers take him, and they fail not;

Shabbir Ahmed

He is Supreme over His servants. His Laws guard your life until the inescapable Law of death approaches you. When death comes to one of you, Our couriers receive him without delay.

Syed Vickar Ahamed

He is the Irresistible, (Qahhar, Watchful) from above over His servants, and He sets guardians over you. At the end, when death approaches one of you, Our angels take his soul, and they never fail in performing their duty.

Taqi Usmani

He is Dominant over His slaves, and He sends guardians over you until when death comes upon one of you, Our deputies take his soul in full, and they neglect nothing (from their duties).

The Monotheist Group

And He is the Supreme over His servants, and He sends over you guardians. So that when the time of death comes to one of you, Our messengers terminate his life, and they do not neglect any.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et Il est le Dominateur Suprême sur Ses serviteurs. Et Il envoie sur vous des gardiens. Et lorsque la mort atteint lʹun de vous, Nos messagers (les Anges) enlèvent son âme sans aucune négligence.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Her Ew e desthilatdarê li ser bendeyên xwe û melayîketên parêzger dişîne ser we, heta yek ji we bikeve ber mirinê, hingî qasidên me (melayîketên rihstên) bêkêmasî wî dimirînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Hij is de beheerser die boven Zijn dienaren staat en Hij zendt bewaarders voor jullie, zodat, wanneer de dood tot een van jullie komt, Onze gezanten hem wegnemen; zij veronachtzamen niets.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij is de meester zijner dienaren, en hij zendt de beschermengelen, om over u te waken, tot op het oogenblik dat de dood u verrast: dan ontvangen onze gezanten den stervenden mensch, en zij zullen onze bevelen nakomen.

Hollandaca — Siregar

En Hij is de Krachtige, boven Zijn dienaren en hij stelt Wakers (Engelen) over jullie aan, zodat als een van jullie de dood bereikt de door ons gezondenen hem (zijn ziel) wegnemen en zij verzuimen niet.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Он – Владычествующий [Такой, перед Которым смиряются все творения] и (находится) над Своими рабами, и посылает Он для вас хранителей [ангелов, которые подсчитывают и сохраняют деяния людей]. А когда приходит к кому-нибудь из вас смерть, Наши посланцы [ангелы] упокояют его [Ангел Смерти забирает душу и другие ангелы возносят ее], и они [ангелы] ничего не отпускают (из того, что им повелевается).

Rusça — Osmanov

Он - владыка над своими рабами и посылает [ангелов], чтобы они оберегали вас, пока к кому-нибудь из вас не придет смерть. [И тогда] упокоят его наши посланцы, - а они ничего не упускают.