(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.
بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَا يَبْغِيَانِ
beynehumā berzeḣun lā yebğiyāni
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Fakat aralarında bir berzah var, birbirlerine karışmazlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Fakat aralarında bir berzah var, birbirlerine karışmazlar.
Adem Uğur
Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar.
Ahmed Hulusi
Aralarında bir berzah var, birbirinin sınırını aşamıyorlar (ikisi de kendi boyutunda gereğini yaşıyor).
Ahmet Tekin
Aralarında farklı yoğunluktan kaynaklanan yüzey gerilimi sebebiyle dikey bir su tabakası engeli var. Birbirlerine geçip karışmıyorlar.
Ahmet Varol
Aralarında engel vardır birbirlerine karışmazlar.
Ali Bulaç
İkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.
Ali Fikri Yavuz
(Fakat) birbirlerine karışmağa engel (Allah tarafından) bir perde var.
Ali Rıza Safa
Aralarında bir engel vardır; birbirlerinin sınırını aşıp karışmazlar.
Bayraktar Bayraklı
Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip kavuşmazlar.
Bekir Sadak
Aralarinda bir engel vardir; birbirinin sinirini asamazlar.
Celal Yıldırım
Aralarında bir engel vardır ki, biri diğerinin sınırını geçemez.
Diyanet İşleri
(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.
Diyanet İşleri (eski)
Aralarında bir engel vardır; birbirinin sınırını aşamazlar.
Diyanet Vakfi
Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Fakat aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
aralarında bir engel vardır, birbirlerine karışmazlar;
Elmalılı Hamdi Yazır
Beyinlerinde bir berzah bagyeylemezler bir an
Erhan Aktaş
Aralarında bir engel var, birbirlerinin sınırını geçip karışmıyorlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Aralarında bir engel var, birbirlerinin sınırını geçip karışmıyorlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Aralarında bir engel var, birbirlerinin sınırını geçip karışmıyorlar.
Fizilal-il Kuran
Ama aralarında birbirlerine karışmalarını önleyen bir engel vardır.
Gültekin Onan
İkisi arasında bir engel (berzah) vardır, birbirlerinin sınırını geçmezler.
Hamdi Döndüren
O, iki denizi, birbirine kavuşması için salıverdi. Aralarında bir engel vardır, birbirine karışmazlar.
Hasan Basri Çantay
(Böyle iken) aralarında yekdiğerine tecavüz etmiye mani birperde vardır.
Hasib Asutay
(Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar. (5) (5. Tuzluluk farkı sebebiyle iki deniz arasında bir 'dikey su tabakası' oluştuğu son keşiflerde ortaya çıkmıştır.)
Hayrat Neşriyat
(Ama) aralarında bir engel vardır; birbirine tecâvüz etmezler (karışmazlar)!
İbni Kesir
Aralarında bir engel vardır, birbirinin sınırını aşamazlar.
Mehmet Okuyan
Aralarında bir engel vardır; birbirine karışmazlar.
Muhammed Esed
(ama) aralarında aşamayacakları bir engel var.
Mustafa İslamoğlu
(ama) aralarında aşamayacakları tarifsiz bir engel var (eder):
Ömer Nasuhi Bilmen
Aralarında bir engel vardır, birbirine tecavüz etmezler.
Ömer Öngüt
Fakat aralarında bir berzah (perde) vardır, birbirine geçip karışmazlar.
Suat Yıldırım
Fakat aralarında bir engel bulunduğundan, birbirinin sınırını aşmazlar.
Süleyman Ateş
Aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.
Süleymaniye Vakfı
(Fakat) Aralarında bir engel vardır, birbirlerine karışmazlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Aralarında engel vardır, karışmazlar.
Şaban Piriş
Birbirine kavuşmasını önleyen aralarında bir engel vardır.
Tefhim-ul Kuran
İkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını geçmezler.
Ümit Şimşek
Aralarında ise bir engel vardır; karışmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir ayırıcı var aralarında; kendi sınırlarını aşmıyorlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onların arasında maneə vardır, onu keçə bilməzlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Amma onların arasında maneə vardır, bir-birinə qatışmazlar (özləri üçün müəyyən edilmiş həddi aşmazlar).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
doch zwischen beiden ist eine Trennwand, die sie nicht überschreiten.
Almanca — Der Edle Quran
zwischen ihnen ist (aber) ein trennendes Hindernis, (das)s sie (ihre Grenzen) nicht überschreiten.
Almanca — M. A. Rassoul
Zwischen ihnen steht eine Scheidewand, so daß sie nicht ineinander übergreifen.
Almanca — Muhammad Zaidan
zwischen beiden gibt es eine Trennung, sie vermischen sich nicht.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And He set up an immaterial and natural barrier between them so that none of them gains advantage on the kingdom of the other
Abdul Haleem
yet there is a barrier between them they do not cross.
Abdullah Yusuf Ali
Between them is a Barrier which they do not transgress:
Abul A'la Maududi
and yet there is a barrier between them which they may not overstep.
Aisha Bewley
with a barrier between them they do not break through.
Al-Hilali & Khan
Between them is a barrier which none of them can transgress.
Ali Quli Qarai
There is a barrier between them which they do not overstep.
Amatul Rahman Omar
(At present) a barrier stands between them. They cannot encroach one upon the other.
Arthur John Arberry
between them a barrier they do not overpass.
Bijan Moeinian
wherein they do not get diluted in each other [the warm water of Gulf Stream, for example, does not mix with the water of Atlantic Ocean for thousands of miles].
E. Henry Palmer
between them is a barrier they cannot pass!
Edip-Layth
A barrier is placed between them, which they do not cross.
George Sale
Between them is placed a bar which they cannot pass.
Hamid S. Aziz
Between them is a barrier which they do not transgress.
Mahmoud Ghali
Between them (both) is an isthmus (i. e., an obstruction) (which) they do not overpass. (Literally: none of them is inequitable)
Marmaduke Pickthall
There is a barrier between them. They encroach not (one upon the other).
Mohamed Ahmed - Samira
With an interstice between them which they cannot cross.
Muhammad Asad
[yet] between them is a barrier which they may not transgress.
Mustafa Khattab
yet between them is a barrier they never cross.[1]
Progressive Muslims
A barrier is placed between them, which they do not cross.
Sahih International
Between them is a barrier [so] neither of them transgresses.
Sam Gerrans
Between them a barrier they transgress not;
Shabbir Ahmed
Yet, there is a Barrier between them that they cannot exceed. (The great bodies of salt water and fresh water).
Syed Vickar Ahamed
Between them is a barrier that they do not willfully overstep;
Taqi Usmani
while there is a barrier between them; they do not encroach (upon one another).
The Monotheist Group
A barrier is placed between them, which they do not cross.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
il y a entre elles une barrière quʹelles ne dépassent pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Di navbera wan de navberek heye, ew têkilî hev nabin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
met tussen beide een versperring om niet te ver te gaan.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Opdat zij elkander zouden ontmoeten; tusschen haar is eene afscheiding geplaatst, welke zij niet kunnen overschrijden.
Hollandaca — Siregar
Tussen beide is een scheiding, zij kunnen die niet passeren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Между ними (есть) (некая) преграда, через которую они [эти два моря] не переходят [соленая и пресная вода этих двух морей не перемешиваются].
Rusça — Osmanov
но между ними Он [воздвиг] преграду, чтобы они не выходили из [своих] берегов.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
mellan dem (har Han likväl dragit) en skiljelinje som de inte kan överskrida.