"Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.

اِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَاِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَاِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَاِنَّكَ اَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

in tuǎƶƶibhum fe innehum ǐbāduke ve in teğfir lehum fe inneke ente l-ǎzīzu l-Hakīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنْineğer
2تُعَذِّبْهُمْtuǎƶƶibhumع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12onlara azabedersen
3فَاِنَّهُمْfe innehumşüphesiz onlar
4عِبَادُكَǐbādukeع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmeksenin kullarındır
5وَاِنْve inve eğer
6تَغْفِرْteğfirغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemekbağışlarsan
7لَهُمْlehumonları
8فَاِنَّكَfe innekeşüphesiz sen
9اَنْتَenteyalnız sen
10الْعَزِيزُl-ǎzīzuع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertdaima üstünsün
11الْحَكِيمُl-Hakīmuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibisin

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara azâp edersen şüphe yok ki onlar, senin kullarındır ve eğer yarlıgarsan şüphe yok ki sensin üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi bulunan.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara azâp edersen şüphe yok ki onlar, senin kullarındır ve eğer yarlıgarsan şüphe yok ki sensin üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi bulunan.

Adem Uğur

Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin" dedi.

Ahmed Hulusi

"Eğer onları azaplandırırsan, elbette onlar senin kullarındır! Eğer onları bağışlarsan muhakkak ki sensin Aziyz, Hakiym olan, sen!"

Ahmet Tekin

'Eğer onlara ceza verirsen, onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan Sen, sadece Sen, kudretli, hikmet sahibi ve hükümransın.'

Ahmet Varol

Eğer onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Şayet kendilerini bağışlarsan, şüphe yok ki sen yücesin, hakimsin.'

Ali Bulaç

Eğer onları azablandırırsan, şüphesiz onlar Senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz aziz olan, hakim olan Sen'sin Sen."

Ali Fikri Yavuz

Eğer onlara azab edersen, şüphe yok ki, onlar senin kullarındır; ve eğer kendilerini bağışlarsan yine şüphe yok ki, sen, mutlak galibsin ve hükmünde hikmet sahibisin” der.

Ali Rıza Safa

"Onları cezalandırırsan, kuşkusuz, onlar, Senin kullarındır. Onları bağışlarsan, kuşkusuz, Sen, Üstünsün; Bilgelik ve Adaletle Yönetensin!"

Bayraktar Bayraklı

"Eğer kendilerine azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin."

Bekir Sadak

«nlara azabedersen, dogrusu onlar Senin kullarindir; onlari bagislarsan, Guclu olan, Hakim olan suphesiz ancak Sensin.»

Celal Yıldırım

Eğer onlara azâb edersen, şüphesiz ki onlar senin kullarındır; bağışlarsan, doğrusu sen çok güçlüsün, çok üstünsün, hem de yegâne hikmet sahibisin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şayet onlara azap edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen, hiç kuşku yok sen hem izzet hem hikmet sahibisin.”

Diyanet İşleri

"Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.

Diyanet İşleri (eski)

'Onlara azabedersen, doğrusu onlar Senin kullarındır; onları bağışlarsan, Güçlü olan, Hakim olan şüphesiz ancak Sensin.'

Diyanet Vakfi

Eğer kendilerine azap edersen şüphesiz onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Eğer onlara azab edersen, onlar senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen daima üstünsün, hikmet sahibisin».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Eğer Sen onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan yine şüphe yok ki sen çok güçlü ve hikmet sahibisin."

Elmalılı Hamdi Yazır

eğer onlara azab edersen şüphe yok ki senin kullarındırlar ve eğer kendilerine mağfiret kılarsan yine şübhe yok ki sen o aziz, hakimsin

Erhan Aktaş

"Eğer onlara azap edersen onlar Sen'in kullarındır. Ve eğer onları bağışlarsan, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Sen'sin."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer onlara azap edersen onlar Sen'in kullarındır. Ve eğer onları bağışlarsan, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Sen'sin."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer onlara azap edersen onlar Sen'in kullarındır. Ve eğer onları bağışlarsan, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Sen'sin."

Fizilal-il Kuran

Eğer onları azaba çarptırırsan, onlar senin kullarındır, eğer günahlarını affedersen kuşku yok ki Sen üstün iradeli ve hikmet sahibisin.

Gültekin Onan

"Eğer onları azablandırırsan, şüphesiz onlar senin kullarındır; eğer onları bağışlarsan, şüphesiz aziz olan, hakim olan sensin, sen."

Hamdi Döndüren

“Eğer onlara azap edersen, kuşkusuz onlar senin kullarındır. Ama onları bağışlarsan, kuşkusuz ki sen mutlak üstünsün, tam hikmet sahibisin.”

Hasan Basri Çantay

"Eğer kendilerine azab edersen şübhe yok ki onlar Senin kullarındır. Eğer onları yarlığarsan mutlak gaalib (ve) yegane hüküm ve hikmet saahibi olan da hakıykaten Sensin Sen".

Hasib Asutay

Eğer onlara azap edersen, doğrusu onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan şüphesiz mutlak üstün, hikmet sahibi olan ancak sensin.

Hayrat Neşriyat

'Eğer onlara azâb edersen, artık şübhesiz ki onlar, senin kullarındır. Eğer onlara mağfiret edersen, yine şübhe yok ki Azîz (kudreti dâimâ galib gelen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak sensin!'

İbni Kesir

Eğer onlara azab edersen; şüphesiz onlar Senin kullarındır. Şayet bağışlarsan; muhakkak ki Sensin Sen; Aziz, Hakim.

Mehmet Okuyan

Onlara azap edersen şüphesiz ki onlar, senin kullarındır (dilediğini yaparsın). Onları bağışlarsan şüphesiz ki güçlü ve doğru hüküm veren yalnızca sensin.”

Muhammed Esed

Şayet onları azaba çarptırırsan şüphesiz onlar Senin kullarındır; ve eğer onları bağışlarsan şüphesiz yalnız Sensin kudret sahibi, hikmet sahibi!"

Mustafa İslamoğlu

Eğer onlara azab edersen, şüphe yok ki onlar Senin kullarındır; yok eğer onları bağışlarsan, hiç şüphesiz her işinde mükemmel olan tek Sensin, her hükmünde tam isabet eden de yalnız Sen!"

Ömer Nasuhi Bilmen

«Eğer onları muazzep kılarsan şüphe yok ki, onlar senin kullarındır. Ve eğer onları yarlığarsan yine şüphesiz ki, azîz olan, hakîm olan ancak Sen'sin.»

Ömer Öngüt

“Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz ki sen Azîz'sin, hükmünde hikmet sahibisin. ”

Suat Yıldırım

(116-118) Hem Allah Teâlâ: "Ey Meryem oğlu İsa!" Sen mi insanlara "Beni ve annemi Allah’tan başka iki tanrı edinin" dedin? sorguladığı vakit o şöyle diyecek: "Hâşa! Sen şerikden ve her noksandan münezzehsin Ya Rabbî! Hakkım olmayan bir şeyi söylemem doğru olmaz, bana yakışmaz." "Hem söylediysem malûmundur elbet. Benim varlığımda olan her şeyi Sen bilirsin, ama ben Sen’in Zatında olanı bilemem. Bütün gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen’sin." "Sen ne emrettinse ben onlara, bundan başka bir şey söylemedim. Dediğim hep şu idi: "Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin." "Ya Rabbî! Ben aralarında olduğum müddetçe onları kolladım. Fakat vakta ki Sen beni aralarından tutup aldın, onları görüp denetleyen yalnız Sen kaldın. Sen gerçekten her zaman, her şeye hakkıyla şahitsin. Eğer onları cezalandırırsan, şüphe yok ki onlar Sen’in kullarındır. Onları affedersen, aziz-u hakîm (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) ancak Sen’sin."

Süleyman Ateş

"Eğer onlara azabedersen, onlar senin kullarındır (dilediğini yaparsın); eğer onları bağışlarsan, şüphesiz sen daima üstünsün, hüküm ve hikmet sahibisin!"

Süleymaniye Vakfı

Eğer onlara azap edersen, hepsi senin kullarındır. Ama bağışlarsan, daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan sensin, yalnız sen!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer azap edersen onlar senin kullarındır. Ama bağışlarsan üstün olan sen, doğru kararlar veren sensin."

Şaban Piriş

Eğer onlara azap edersen, onlar, şüphesiz senin kullarındır. Şayet onları bağışlarsan, şüphesiz sen aziz ve hakimsin.

Tefhim-ul Kuran

Eğer onları azablandırırsan, şüphesiz onlar Senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz aziz olan, hakîm olan da Sen'sin Sen.»

Ümit Şimşek

'Onlara azap edersen, onlar Senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, şüphesiz ki Sen kudreti herşeye üstün olan sonsuz hikmet sahibisin.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Onlara azap edersen, onlar senin kullarındır. Ama onları bağışlarsan hiç kuşkusuz, sen tüm gücün sahibi, tüm hikmetlerin sahibisin."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər onlara əzab versən, sözsüz ki, onlar Sənin qullarındır. Əgər onları bağışlasan, şübhəsiz ki, Sən Qüdrətlisən, Müdriksən!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər onlara əzab versən, şübhə yoxdur ki, onlar Sənin qullarındır. Əgər onları bağışlasan, yenə şübhə yoxdur ki, Sən yenilməz qüvvət sahibi, hikmət sahibisən″ (İstədiyin bəndəyə əzab verməyə, istədiyini bağışlamağa və hər hansı bir məsələni həkimanə həll etməyə qadir olan ancaq Sənsən!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Bestrafst Du sie, sind sie Deine Diener, verzeihst Du ihnen, so sind Deine Macht und Deine Weisheit unermeßlich.ʹ ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Du sie strafst, so sind sie Deine Diener, und wenn Du ihnen vergibst, so bist Du ja der Allmächtige und Allweise.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Wenn Du sie bestrafst, sind sie Deine Diener, und wenn Du ihnen verzeihst, bist Du wahrlich der Allmächtige, der Allweise.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Solltest DU sie peinigen, so sind sie doch Deine Diener. Doch solltest DU ihnen vergeben, so bist DU gewiß Der Allwürdige, Der Allweise.”

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"If you punish them and cause them to suffer for their offences, they are Your servants, and if You forgive them You are indeed, AL-Aziz and AL-Hakim (Wise)".

Abdul Haleem

and if You punish them, they are Your servants; if You forgive them, You are the Almighty, the Wise.’

Abdullah Yusuf Ali

"If Thou dost punish them, they are Thy servant: If Thou dost forgive them, Thou art the Exalted in power, the Wise."

Abul A'la Maududi

If You chastise them, they are Your servants; and if You forgive them, You are the All-Mighty, the All-Wise."'

Aisha Bewley

If You punish them, they are Your slaves. If you forgive them, You are the Almighty, the All-Wise.’

Al-Hilali & Khan

"If You punish them, they are Your slaves, and if You forgive them, verily You, only You, are the All-Mighty, the All-Wise[1]."

Ali Quli Qarai

If You punish them, they are indeed Your creatures; but if You forgive them, You are indeed the All-mighty, the All-wise. ’

Amatul Rahman Omar

`If You punish them, then surely they are Your servants and if You pardon them, You surely are the All-Mighty, the All-Wise. '

Arthur John Arberry

If Thou chastisest them, they are Thy servants; if Thou forgivest them, Thou art the All-mighty, the All-wise. '

Bijan Moeinian

"They are your servants. It is up to you to punish them or to forgive them [here Jesus, unlike the Christians’ belief does not make any intercession of their behalf.] You are Almighty and the Most Wise."

E. Henry Palmer

If Thou shouldst punish them, verily, they are Thy servants; if Thou shouldst forgive them, verily, Thou art the mighty and the wise. '

Edip-Layth

"If You punish them, then they are Your servants, and if You forgive them, then You are the Noble, Wise."

George Sale

If Thou punish them, they are Thy servants; and if Thou forgive them, Thou surely art the Mighty, the Wise. '

Hamid S. Aziz

"If Thou punish them, then lo! They are Thy slaves; and if Thou forgive them (lo! They are the slaves also) Lo! Thou alone are the Mighty and the Wise. "

Mahmoud Ghali

In case You torment them, then surely they are Your bondmen; and in case You forgive them, then surely You, Ever You, are The Ever-Mighty, The Ever-Wise. "

Marmaduke Pickthall

If Thou punish them, lo! they are Thy slaves, and if Thou forgive them (lo! they are Thy slaves). Lo! Thou, only Thou, art the Mighty, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

If You punish them, indeed they are Your creatures; if You pardon them, indeed You are mighty and wise. "

Muhammad Asad

If thou cause them to suffer - verily, they are Thy servants; and if Thou forgive them - verily, Thou alone art almighty, truly wise!"

Mustafa Khattab

If You punish them, they belong to You after all.[1] But if You forgive them, You are surely the Almighty, All-Wise."

Progressive Muslims

"If You punish them, then they are Your servants, and if You forgive them, then You are the Noble, Wise. "

Sahih International

If You should punish them - indeed they are Your servants; but if You forgive them - indeed it is You who is the Exalted in Might, the Wise.

Sam Gerrans

“If Thou punish them, they are Thy servants; and if Thou forgive them, Thou art the Exalted in Might, the Wise.”)

Shabbir Ahmed

"If You punish them, they are Your servants, and if You forgive them, You alone are Almighty, Wise. "

Syed Vickar Ahamed

"If You do punish them, they are Your servants: If You do forgive them; Surely, You are the Almighty (Al-Aziz), the All Wise (Al-Hakeem). "

Taqi Usmani

If You punish them, they are Your slaves after all, but if You forgive them, You are the Mighty, the Wise."

The Monotheist Group

"If You punish them, then they are Your servants, and if You forgive them, then You are the Noble, the Wise."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Si Tu les châties, ils sont Tes serviteurs. Et si Tu leur pardonnes, cʹest Toi le Puissant, le Sageʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger Tu ezab bidî wan, jixwe ew evdên te ne. Eger tu li (gunehên) wan biborî, vêca birastî her tu yî yê ‘Ezîz, yê Ḥekîm.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als U hen bestraft, dan zijn zij Uw dienaren en als U hun vergeeft dan bent U de machtige, de wijze.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien gij hen straft; gij hebt de macht en zij zijne uwe dienaren, en indien gij hun vergeeft; gij kunt het; want gij zijt machtig en wijs.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Если Ты накажешь их, то ведь они – рабы Твои, а если Ты простишь им, то ведь Ты – Величественный (и) Мудрый!»

Rusça — Osmanov

Если ты накажешь апостолов, то ведь они - Твои рабы. Если же простишь им, то ведь Ты - великий, мудрыйʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Du straffar dem är de ju Dina tjänare; och om Du förlåter dem är Du den Allsmäktige, den Vise.ʺ