Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُٓوا اَوْفُوا بِالْعُقُودِ اُحِلَّتْ لَكُمْ بَهِيمَةُ الْاَنْعَامِ اِلَّا مَا يُتْلٰى عَلَيْكُمْ غَيْرَ مُحِلِّي الصَّيْدِ وَاَنْتُمْ حُرُمٌ اِنَّ اللّٰهَ يَحْكُمُ مَا يُرِيدُ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū evfū bi l-ǔḳūdi uHillet lekum behīmetu l-en'ǎāmi illā mā yutlā ǎleykum ğayra muHillī S-Saydi ve entum Hurumun inne (a)llahe yeHkumu mā yurīdu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُٓواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4اَوْفُواevfūو ف يSona ermek, sözünü tutmak, taahhüdünü yerine getirmek, borcunu ödemek, verdiği sözü tutmak. Tawaffa - ölmek. Wafaat - ölüm.yerine getirin
5بِالْعُقُودِbi l-ǔḳūdiع ق دDüğüm yapmak, düğümlemek, pazarlık yapmak, sözleşme yapmak, anlaşma yapmak, yükümlülük altına girmek, bağlamak, yargı, işlerin değerlendirilmesi, yönetim, itaat sözü veya bağlılık yemini.akitleri(zi)
6اُحِلَّتْuHilletح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.helal kılındı
7لَكُمْlekumsizin için
8بَهِيمَةُbehīmetuب ه مOtlayan hayvanlar, kuzu/keçi/koyun, sığır türü hayvanlar, bir yerde kalmak/durmak, ayrılmamak, bir şeye sürekli bakmak, bir şey karşısında sessiz/şaşkın/kafası karışık kalmak, kavga veya çatışmaya girmemek, şüpheli/belirsiz/karışık bir şey, kapalı/kilitli kapı, cesur adam, vahşi hayvanlar/hayvanlar.dört ayaklı
9الْاَنْعَامِl-en'ǎāmiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.hayvanlar
10اِلَّاillādışındaki
11مَا
12يُتْلٰىyutlāت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.oku(nup açıkla)nacak olanların
13عَلَيْكُمْǎleykumsize
14غَيْرَğayraغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.
15مُحِلِّيmuHillīح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.helal saymamak şartiyle
16الصَّيْدِS-Saydiص ي دAvlamak, kovalamak, balık tutmak. Saidun - avlanma, atış yapma, balık tutma, yakalanan balık veya av, avavlanmayı
17وَاَنْتُمْve entumsiz
18حُرُمٌHurumunح ر مYasaklamak, engellemek, önlemek, yasadışı ilan etmek veya yapmak, mahrum bırakmak, kutsal/dokunulmaz/saygı veya hürmet veya onura layık olmak, bir şeyi reddetmek veya inkar etmek, birini umutsuzluğa sürüklemek, refahtan mahrum bırakmak, talihsiz kılmak, inatla ısrar etmek, tartışma veya davada veya çekişmede ısrar etmek, asi veya inatçı olmak, bir şeyi sıkıca bağlamak, bir şeyden uzak durmak, kumar oyununda bahis veya iddia için yarışmada birini yenmek, yasaklama durumunda olmak, kendini korumak veya savunmak.ihramda iken
19اِنَّinneşüphesiz
20اللّٰهَ(a)llaheAllah
21يَحْكُمُyeHkumuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hükmünü verir
22مَاne
23يُرِيدُyurīduر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).istediği

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, ahitlerinizi yerine getirin. Dört ayaklı hayvanlar helâl edilmiştir size, ancak size söylenecekler müstesna; ihramdayken, helâl olan hayvanları avlanmak da haramdır. Şüphe yok ki Allah, dilediğini hükmeder.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, ahitlerinizi yerine getirin. Dört ayaklı hayvanlar helâl edilmiştir size, ancak size söylenecekler müstesna; ihramdayken, helâl olan hayvanları avlanmak da haramdır. Şüphe yok ki Allah, dilediğini hükmeder.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Akitleri(n gereğini) yerine getiriniz. İhramlı iken avlanmayı helal saymamak üzere (aşağıda) size okunacaklar dışında kalan hayvanlar, sizin için helâl kılındı. Allah dilediğine hükmeder.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler, anlaşmalarınıza tam olarak uyun. . . İhramlı iken, avlanmayı helal saymamanız şartıyla ve size bildirilenler müstesna, otyiyenler (koyun, sığır, keçi, deve gibi) size helal kılındı. . . Muhakkak ki Allah dilediğini hükmeder.

Ahmet Tekin

Ey iman edenler, akitlerinizin, sözleşmelerinizin icaplarını yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl ve meşrû saymamak şartıyla, Kur’ân’da belirtilenlerin dışında kalan ot ile beslenen hayvanların eti size helâl kılındı. Allah dilediği kanunları kor, dilediği hükmü verir.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Yaptığınız sözleşmelerin gereğini yerine getirin. İhramlı olduğunuz sırada avı helal saymamanız şartıyla size bildirilecek olanların dışındaki hayvanlar size helal kılındı. Allah dilediği hükmü koyar.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, akitleri yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymaksızın ve size okunacaklar dışta tutulmak üzere, hayvanlar size helal kılındı. Şüphesiz Allah, dilediği hükmü verir.

Ali Fikri Yavuz

Ey iman edenler! Allah ve insanlar arasında verdiğiniz söz ve yaptığınız bağlantıları yerine getirin. Hac için ihrama girdiğinizde, avı helâl saymamanız şartı ile size davardan şu okunacaklardan başkası helâl kılındı. Şüphesiz ki Allah ne dilerse onu hükmeder.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Sözleşmelerinizi yerine getirin. Hac süresince avlanmayı helal saymadan, size okunacak olanlar dışındaki otlayan hayvanlar helal yapılmıştır. Kuşkusuz, Allah, dilediği yargıyı verir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Antlaşmalara sadık kalınız. Size haram oldukları okunacak olanların dışında kalan hayvanlar,sadece ihramda iken avı helal saymamak şartıyla, sizin için helal kılındı. Allah, istediği hükmü verir.

Bekir Sadak

Ey Inananlar! Akidleri yerine getirin. Ihramda iken avlanmayi helal gormeksizin, size bildirilecek olanlar disinda, hayvanlar helal kilindi; Allah diledigi hukmu verir.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Akidleri yerine getirin. İhrâmlı iken —avlanmayı helâl saymaksızın— size davarların (eti) helâl kılınmıştır. Ancak (aşağıda) size okunacak olanlar müstesna. Şüphesiz ki Allah dilediğini hükmeder.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin. İhramda bulunduğunuz sırada avlanmayı helâl saymamanız şartıyla, size bildirilecek olanlar dışındaki “en‘âm” denen hayvanlar sizin için helâl kılınmıştır. Şüphesiz Allah dilediği gibi hükmeder.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız kaydıyla, okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.

Diyanet İşleri (eski)

Ey İnananlar! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışında, hayvanlar helal kılındı; Allah dilediği hükmü verir.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Akitleri(n gereğini) yerine getiriniz. İhramlı iken avlanmayı helal saymamak üzere (aşağıda) size okunacaklar dışında kalan hayvanlar, sizin için helâl kılındı. Allah dilediğine hükmeder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartıyla, çeşitli hayvanlar size helal kılındı. Ancak haram oldukları size okunacak olanlar müstesna. Şüphesiz Allah dilediği hükmü verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sözleşmelerinizi yerine getiriniz! İhrama girdiğinizde avlanmayı helal saymamanız şartıyla size, şu okunacak olanların dışındaki hayvanlar helal kılındı. Şüphesiz ki, Allah istediği hükmü koyar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! akıdlerinizi iyfa ediniz, ihrama girdiğinizde avı halal saymamanız şartiyle size en'am behaiminin atide okunacak olanlardan maadası halal kılındı, şüphe yok ki Allah ne isterse hukmeder

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Sözlerinizi yerine getirin. İhramlı iken helal saymamanız şartı ile okunacak olanların dışında kalan en'am size helal kılındı Kuşkusuz, Allah, dilediği hükmü verir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Sözlerinizi yerine getirin. İhramlı iken helal saymamanız şartı ile okunacak olanların dışında kalan en'am size helal kılındı Kuşkusuz, Allah, dilediği hükmü verir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Sözlerinizi yerine getirin. Haram kılındığı bildirilenler hariç, avlanma yasağına uymak şartıyla otçul küçük ve büyük baş hayvanlar size helal kılındı. Kuşkusuz, Allah, dilediği hükmü verir.

Fizilal-il Kuran

İhramlı iken avlanmayı helal saymamanız şartı ile ilerde sayılacak olanlar dışında kalan bütün hayvanlar size helal kılındı, Allah dilediği hükmü verir.

Gültekin Onan

Ey inananlar, akitleri yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal saymaksızın ve size okunacaklar dışta tutulmak üzere, hayvanlar size helal kılındı. Kuşkusuz Tanrı dilediği hükmü verir.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Sözleşmeleri yerine getirin! Hac için ihrama girdiğinizde, avlanmayı helal saymamak üzere, (aşağıda) size açıklanacak olanlar dışında kalan hayvanlar size helal kılındı. Hiç kuşkusuz Allah, dilediğine hükmeder.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, bağlandığınız ahidleri yerine getirin. Siz ihramlı olduğunuz halde avlanmayı halal saymamak ve size (aşağıda) okunacak olanlar haaric kalmak şartiyle davarlar (ın etleri) size halal edildi. Şübhesiz ki Allah ne dilerse onu hükmeder.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Sözleşmeleri(nizi) yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl saymamak üzere size (aşağıda) bildirilenler dışında kalan hayvanlar, sizin için helâl kılındı. Şüphesiz Allah dilediğine hükmeder.

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Akidleri (verdiğiniz sözleri) yerine getirin! Siz ihrâmlı iken avlanmayı helâl saymamak şartıyla, size okunacak (bildirilecek) olanların dışında kalan sağmal hayvanlar sizin için helâl kılındı. Şübhesiz ki Allah, ne dilerse hükmeder.

İbni Kesir

Ey iman edenler; akidleri yerine getirin. Siz, ihramlı iken avlanmayı helal görmeksizin; size bildirilecekler müstesna, hayvanlar size helal kılınmıştır. Muhakkak ki Allah, dilediğini hükmeder.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Sözleşmeleri(n gereğini) yerine getirin! İhramlıyken avlanmayı helal saymamak üzere, size tilavet edilecekler (okunup aktarılacaklar) dışında kalan hayvanlar sizin için helal kılındı. Şüphesiz ki Allah dilediği şekilde hükmeder.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! Antlaşmalarınıza sadık olun!(Bundan sonra) belirtilecek olanlar dışında ot ile beslenen hayvanlar(ın eti) sizin için helaldir: ancak ihramda iken avlanmanıza izin verilmemiştir. Bilin ki Allah, iradesinin gereğini emreder.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! Sözleşmelere sadakat gösterin! Size belirtilenler dışında, sığır cinsi hayvanlar size helal kılındı; ne ki ihramlıyken avlamanız helal değildir. Şüphesiz Allah razı olduğu şeyleri emreder.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey imân edenler! Sağlam ahidleri yerine getiriniz. Sizin için behime denilen hayvanat helâl kılınmıştır. Ancak size haram oldukları bildirilecek olanlar müstesna ve siz ihrama girmiş bir halde iken avlamayı helâl görmemek şartıyla. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ dilediği ile hükmeder.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Akitlerin gereğini yerine getirin. İhramlı iken avlamayı helâl saymamanız şartıyla, çeşitli hayvanlar size helâl kılındı. Ancak haram oldukları size okunanlar müstesnâ. Şüphesiz ki Allah dilediği hükmü verir.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Bağlandığınız ahitleri yerine getiriniz. Haram kılındığı size bildirilenler dışında, davarların eti size helâl edilmiştir. Şu kadar var ki, ihram halinde iken de av avlamak helâl değildir. Allah dilediği şekilde hükmeder.

Süleyman Ateş

Ey inananlar, akitleri(zi) yerine getirin. Size oku(nup açıkla)nacak olanların dışında kalan hayvanlar sizin için helal kılındı. Yalnız ihramda iken avı helal saymamak şartiyle. Allah, istediği hükmü verir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Sözleşmelerinizin gereğini yerine getirin. Durumu daha sonra bildirilecek olanlar hariç, en'am cinsi hayvanlar /koyun, keçi, sığır ve deve size helal kılınmıştır. İhramlı iken avlanmayı helal saymayın. Allah istediği hükmü verir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler, Akitlerinizin gereğini yerine getirin. (Aşağıda) okunacak olanlar dışındaki en'am size helal (serbest) kılınmıştır ama ihramlı iken avladığınızı helal görmeyin. Allah istediği hükmü verir.

Şaban Piriş

- Ey iman edenler, sözleşmelerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helal görmeksizin, size bildirilecek olanlar dışındaki hayvanlar size helaldir. Allah dilediği hükmü verir.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler! Akitleri titizlikle yerine getirin. Size dört ayaklı tüm otlayan hayvanlar helâl kılındı, ancak size okunanlar ve ihramlıyken avlanmayı helâl kılmamanız başka. Şüphesiz Allah dilediği hükmü koyar.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler, akitlerinizi yerine getirin. Haram kılındığı size bildirilenlerin dışındaki hayvanların etleri-ihramda iken avlanmayı helâl saymamak şartıyla-size helâl kılındı. Şüphesiz, Allah dilediği gibi hükmeder.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Akitlerin ve ahitlerin icaplarını yerine getirin. Siz ihramlı iken avlanmayı helal saymamak şartıyla ve ileride size okunacaklar müstesna olmak üzere, davar cinsinden hayvanlar size helal kılınmıştır. Kuşkunuz olmasın ki, Allah, iradesi yönünde hüküm verir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Əhdlərinizi yerinə yetirin. Haram edildiyi sizə bildiriləcək heyvanlar və ihramda olarkən ovladığınız ov istisna olmaqla digər heyvanlar sizə halal edildi. Həqiqətən, Allah istədiyi hökmü verir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Əhdlərə sadiq olun. İhramda olarkən ov sizə qadağan edilməklə, (aşağıda) adları çəkiləcək heyvanlar müstəsna olaraq, qalanları sizə halal edildi. Şübhəsiz ki, Allah istədiyini hökm edər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Gläubigen! Haltet alle Verpflichtungen voll und ganz ein! Es ist euch erlaubt, das Herdenvieh (Kamele, Kühe und Schafe) zum Essen zu schlachten. Im Weihezustand bei der Pilgerfahrt (im Bereich des Heiligen Hauses) dürft ihr jedoch nicht jagen. Gott bestimmt, was Er will, weiß Er doch, was für euch das Beste ist.

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, haltet die Abmachungen! Erlaubt (zu essen) sind euch die Vierfüßler unter dem Vieh, außer dem, was euch verlesen wird, ohne daß ihr jedoch das Jagdwild als erlaubt betrachtet, während ihr im Zustand der Pilgerweihe seid. Allah ordnet an, was Er will.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt, erfüllt die Verträge. Erlaubt ist euch jede Art des Viehs, mit Ausnahme dessen, was euch (in der Schrift) bekanntgegeben wird; nicht, daß ihr die Jagd als erlaubt ansehen dürft, während ihr pilgert; wahrlich, Allah richtet, wie Er will.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Haltet die Verträge ein! Für halal wurden euch erklärt Bahimatul-anʹam außer dem, was euch noch vorgetragen wird, ohne daß ihr die Jagd für halal erklärt, während ihr im Ihram-Zustand seid. Gewiß, ALLAH verfügt, was ER will.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you whose hearts have been touched with the divine hand: Keep to your word and fulfill the obligations to Allah and to one another an oath, a promise, a contract, an agreement, a duty, matrimony, conduct, an act and the like. Commandments expressed by Allah represent His will relative to the conduct of His intelligent creatures. Thus, Allah rendered lawful the flesh of camels, cows, sheep and the live animals reared for food excepting those designated forbidden. Nor are you permitted to chase wild animals or game while you are on pilgrimage -major or minor- nor in the environs of the Sacrosanct Mosque. Allah ordains what He will.

Abdul Haleem

You who believe, fulfil your obligations. Livestock animals are lawful as food for you, with the exception of what is about to be announced to you. You are forbidden to kill game while you are on pilgrimage––God commands what He will,

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! fulfil (all) obligations. Lawful unto you (for food) are all four-footed animals, with the exceptions named: But animals of the chase are forbidden while ye are in the sacred precincts or in pilgrim garb: for Allah doth command according to His will and plan.

Abul A'la Maududi

Believers! Honour your bonds! All grazing beasts of the flock are permitted to you except those which are recited to you hereinafter, but you are not allowed to hunt in the state of Ihram (a state of pilgrim sanctity). Indeed Allah decrees as He wills.

Aisha Bewley

You who have iman! fulfil your contracts. All livestock animals are halal for you, except those that are recited to you now; but it is still not halal to hunt while you are in ihram. Allah makes whatever judgements He wills.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Fulfil (your) obligations. Lawful to you (for food) are all the beasts of cattle except that which will be announced to you (herein), game (also) being unlawful when you assume Ihrâm for Hajj or ‘Umrah (pilgrimage). Verily, Allâh commands that which He wills.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Keep your agreements. You are permitted animals of grazing livestock, except what is [now] announced to you, disallowing game while you are in pilgrim sanctity. Indeed Allah decrees whatever He desires.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! abide by all (your) obligations. All quadrupeds (of the class) of cattle (and feeding on plants) are made lawful to you (for food) other than those which are enumerated to you (as forbidden). Yet you are forbidden (to kill) game whilst in a pilgrim's garb or in the Sacred Precincts. Verily, Allâh decrees what He intends.

Arthur John Arberry

O believers, fulfil your bonds. Permitted to you is the beast of the flocks, except that which is now recited to you, so that you deem not game permitted to be hunted when you are in pilgrim sanctity. God decrees whatsoever He desires.

Bijan Moeinian

O’ you who believe, fulfill your obligations toward God (and obey His laws. ) It is lawful for you to eat livestock, except those mentioned herein. It is prohibited to hunt (and eat the hunted animal) while you are performing the pilgrimage to Mecca ceremonies.

E. Henry Palmer

O ye who believe! fulfill your compacts. - Lawful for you are brute beasts, save what is here recited to you, not allowing you the chase while ye are on pilgrimage; verily, God ordaineth what He will.

Edip-Layth

O you who acknowledge, honor your contracts. Made lawful for you are all the animals of the livestock, except what is being recited to you, and what you are not allowed to hunt of the game while you are under restriction. God decrees as He pleases.

George Sale

O true believers, perform your contracts. Ye are allowed to eat the brute cattle, other than what ye are commanded to abstain from, except the game which ye are allowed at other times, but not while ye are on pilgrimage to Mecca; God ordaineth that which He pleaseth.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Fulfil all your undertakings (and obligations). Lawful for you are beasts, save what is here announced. Forbidden you is the chase while you are on pilgrimage. Verily, Allah ordains according to His Will and Plan.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, fulfil your contracts. The brute of cattle (Ancam = cattle, camels, sheep and goats) has been made lawful to you, except whatever is (now) recited to you without violating the prohibition against (game) hunting (Literally: making hunting lawful) when you are in pilgrim sanctity (i.e. whether in the Inviolable precincts or in the special garment). Surely Allah judges (according to) whatever He wills.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Fulfil your indentures. The beast of cattle is made lawful unto you (for food) except that which is announced unto you (herein), game being unlawful when ye are on the pilgrimage. Lo! Allah ordaineth that which pleaseth Him.

Mohamed Ahmed - Samira

O YOU WHO believe, fulfil your obligations. Made lawful (as food) for you are animals except those mentioned (here); but unlawful during Pilgrimage is game. God ordains whatsoever He wills.

Muhammad Asad

O YOU who have attained to faith! Be true to your covenants! Lawful to you is the [flesh of every] beast that feeds on plants, save what is mentioned to you [hereinafter]: but you are not allowed to hunt while you are in the state of pilgrimage. Behold, God ordains in accordance with His will.

Mustafa Khattab

O believers! Honour your obligations. All grazing livestock has been made lawful to you—except what is hereby announced to you and hunting while on pilgrimage. Indeed, Allah commands what He wills.

Progressive Muslims

O you who believe, honour your contracts. Made lawful for you are all the animals of the livestock, except that which is being recited to you, and what you are not allowed to hunt of the game while you are under restriction. God decrees as He pleases.

Sahih International

O you who have believed, fulfill [all] contracts. Lawful for you are the animals of grazing livestock except for that which is recited to you [in this Qur'an] - hunting not being permitted while you are in the state of iúram. Indeed, Allah ordains what He intends.

Sam Gerrans

O you who heed warning: fulfil contracts. Made lawful for you is grazing livestock save what is recited to you, hunting not being permitted when you are forbidden; God ordains what He wills.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Fulfill your pledges and obligations. Permitted for you is the flesh of every beast that eats plants, except what is specifically forbidden in the Book. Allah has ordained that all hunting is prohibited during Hajj. Verily, Allah Ordains as He deems fit.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Fulfill (all your) obligations. Lawful to you are all the beasts of cattle (animals, for food), except those named (below); Unlawful is the game (animals and creatures that you may chase to catch) when you are wearing the I’hram, (the special garments for Pilgrimage or Umrah): Surely, Allah commands what He wills.

Taqi Usmani

O you who believe, fulfill the contracts. The animals from the cattle have been made lawful for you, except that which shall be read over to you, provided that you do not treat hunting as lawful while you are in IHrām. Surely, Allah ordains what He wills.

The Monotheist Group

O you who believe, honor your contracts. Made lawful for you are the animals of the livestock, except that which is being recited to you. You are not permitted to hunt the game while you are under restriction. God decrees as He pleases.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O les croyants! Remplissez fidèlement vos engagements. Vous est permise la bête du cheptel, sauf ce qui sera énoncé (comme étant interdit). Ne vous permettez point la chasse alors que vous êtes en état dʹihrâm. Allah en vérité, décide ce quʹIl veut.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî bawermendan! Soz û peymanên xwe bi cih bînin. Ji bilî yên (li ser ḥeramiya wan) ji we re bên xwendin û ji bilî yên ku we di îḥraman de nêçîr kirine, (xwarina goştê) terşan (deve, dewar û pezan) ji bo we hatiye helalkirin. Bêguman Xwedê, tiştê bivê biryarê pê dide.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Komt de verplichtingen na. Voor jullie zijn dieren van het vee toegestaan, behalve wat jullie (hierbij) voorgelezen wordt, mits jullie jachtbuit niet toegestaan achten als jullie in gewijde staat zijn. God bepaalt wat Hij wenst.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O, ware geloovigen! weest getrouw aan uwe verbintenissen. Het is u geoorloofd het redelooze vee te eten, behalve datgene, wat u verboden is; uitgezonderd het wild, dat geoorloofd is op andere tijden te gebruiken, maar niet terwijl gij op den pelgrimstocht zijt. God beveelt hetgeen hem behaagt.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven! Komt de beloften na. Toegestaan voor jullie zijn de dieren van het vee, behalve wat aan jullie voorgelezen is. Niet toegestaan is het jagen als jullie in de gewijde staat zijn (tijdens de bedevaart). Voorwaar, Allah oordeelt over wat Hij wil.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали (в Аллаха, Его Посланника и подчинились Его Закону)! Верно исполняйте договора [свои обязательства перед Аллахом и друг перед другом в том, что не противоречит Книге Аллаха и Сунне Его Посланника]. Дозволено вам всякое животное из скота [верблюд, корова, овца и другие], кроме того, о чем читается вам [мертвечина, свинья, кровь и т.п.], без дозволения для вас охоты, когда вы (находитесь) в (состоянии) запрета [в ихраме] (во время совершения большого или малого паломничества). Поистине, Аллах устанавливает (по Своей мудрости и справедливости) то, что желает!

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Соблюдайте заветы. Вам дозволено [есть мясо] животных, исключая тех, которые запрещены вам [Кораном]. [Вам] запрещено охотиться, когда вы находитесь в Мекке] для совершения паломничества. Воистину, Аллах решает так, как Он пожелает.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

TROENDE! Fullgör (era förpliktelser enligt) de avtal som ni har ingått! Tillåten föda för er är (kött av) alla växtätande djur utom det som (här) skall meddelas er. Iakttag förbudet mot jakt, då ni befinner er på vallfärd. Gud föreskriver vad Han finner för gott.