Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?

فَهَلْ يَنْظُرُونَ اِلَّا السَّاعَةَ اَنْ تَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً فَقَدْ جَاءَ اَشْرَاطُهَا فَاَنّٰى لَهُمْ اِذَا جَاءَتْهُمْ ذِكْرٰيهُمْ

fe hel yenZurūne illā s-sāǎte en te'tiyehum beğteten fe ḳad cā'e eşrāTuhā fe ennā lehum iƶā cā'ethum ƶikrāhum

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَهَلْfe hel-mı?
2يَنْظُرُونَyenZurūneن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbekliyorlar-
3اِلَّاillāyalnızca
4السَّاعَةَs-sāǎteس و عKötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmaksa'atin
5اَنْen
6تَأْتِيَهُمْte'tiyehumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendilerine gelmesini
7بَغْتَةًbeğtetenب غ تAnsızın basmak, gafil avlamak, habersiz yakalamak, beklenmedik anda ortaya çıkmak, şaşırtmakansızın
8فَقَدْfe ḳadişte
9جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgeldi
10اَشْرَاطُهَاeşrāTuhāش ر طBir koşul koymak. Ashraatun (shartun'un çoğulu) - işaret, belirti.onun belirtileri
11فَاَنّٰىfe ennāا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.neden mümkün olsun?
12لَهُمْlehumonlara
13اِذَاiƶāsonra
14جَاءَتْهُمْcā'ethumج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakkendilerine geldikten
15ذِكْرٰيهُمْƶikrāhumذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermeköğüt almaları

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, kıyâmetin gelmesinden, apansızın başlarına kopuvermesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Gerçekten de alâmetleri geldi; onlara gelip çatınca ibret almaları neye yarar?

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar, kıyâmetin gelmesinden, apansızın başlarına kopuvermesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Gerçekten de alâmetleri geldi; onlara gelip çatınca ibret almaları neye yarar?

Adem Uğur

Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!

Ahmed Hulusi

İlle de O Saat'in (ölümün) ansızın kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? Onun şartları gerçekten geldi! (O Saat) onlara geldiğinde, ne yapabilecekler ki!

Ahmet Tekin

Artık onlar, yalnız cezalandırılacakları ânın, kıyametin kopacağı ânın ansızın kendilerine gelmesine mi bakıyorlar? Kıyameti doğuracak şartlar kesinlikle gerçekleşiyor, alâmetleri kesinkes geliyor. Kıyamet gelip çattıktan, felâketle yüz yüze geldikten sonra, ondan ibret almaları neye yarar?

Ahmet Varol

Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? İşte onun alametleri gelmiştir. (Kıyamet) kendilerine geldikten sonra öğüt almaları onlara ne yarar verir?

Ali Bulaç

Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlar?

Ali Fikri Yavuz

Artık onlar, yalnız o kıyametin kopmasını, onun birdenbire kendilerine gelivermesini bekliyorlar. İşte onun alâmetleri (sayılan ahir zaman Peygamberi) gelmiştir. Fakat o (kıyamet ansızın) başlarına geldiği vakit, anlamaları kendilerine ne fayda verir?

Ali Rıza Safa

Artık, evrenlerin sonunun ansızın gelmesinden başka ne bekliyorlar? İşte, onun belirtileri gelmiştir. Sonunda geldiğinde, anlamanın, artık onlara ne yararı var?

Bayraktar Bayraklı

Onlar kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Şüphesiz onun geleceği şimdiden haber verilmiştir. Kıyamet koptuğunda, geçmiş günahlarını hatırlamalarının onlara ne faydası olacaktır?

Bekir Sadak

Onlar kiyamet gununun kendilerine ansizin gelmesini mi bekliyorlar. suphesiz onun alametleri belirmistir. Kendilerine gelip catinca ibret almalari neye yarar?

Celal Yıldırım

Yoksa onlar, ancak Kıyâmet'in kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar ? Oysa onun alâmetleri gerçekten gelmiştir. Ama kendilerine (o gün) geldiği vakit anlayıp ibret almaları neye yarar?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar (yola gelmek için) kıyamet vaktinin ansızın gelivermesini mi bekliyorlar? Halbuki onun alâmetleri geldi. O gelip çatınca akıllarını başlarına devşirmeleri neye yarar!

Diyanet İşleri

Onlar kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar. Muhakkak onun alametleri gelmiştir (ama öğüt almıyorlar). Kıyamet kendilerine gelip çatınca öğüt almaları kendilerine ne fayda verecek?

Diyanet İşleri (eski)

Onlar kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar. Şüphesiz onun alametleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?

Diyanet Vakfi

Onlar, kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? Şüphesiz onun alâmetleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine ansızın gelivermesine mi bakıyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Artık kıyamet kendilerine gelip çatınca anlamaları neye yarar?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık onlar, yalnızca o Kıyametin kendilerine ansızın gelivermesine bakıyorlar. Çünkü işte onun alametleri geldi. Fakat o başlarına geldiğinde anlamaları kendilerine ne fayda verir?

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık onlar yalnız o saate, onun birdenbire kendilerine gelivermesine bakıyorlar, çünkü işte alametleri geldi, fakat o başlarına geldiği vakıt anlamaları kendilerine ne faide verir?

Erhan Aktaş

İlle de o Sa'at'in ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İlle de o Sa'at'in ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İlle de o Sa'at'in ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun belirtileri gelmiştir. O gelecek olduktan sonra, öğüdü dinlemek onlara ne yarar sağlar ki?

Fizilal-il Kuran

Onlar kıyamet gününün ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları saat kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar?

Gültekin Onan

Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlar?

Hamdi Döndüren

Onlar, kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Oysa onun alâmetleri belirmiştir. Öyleyse, o kıyamet kendilerine geldikten sonra, artık öğüt almaları neye yarar?

Hasan Basri Çantay

Haala onlar o saatden ve onun kendilerine ansızın geleceğinden başkasını mı bekliyorlar? işte onun alametleri gelmişdir, öyleyse bu, onlara geldiği vakit düşünüb ibret almaları kendilerine ne faide verecek?

Hasib Asutay

(Onlar) kıyametin kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Şüphesiz onun işaretleri gelmiştir. (8) Artık kendilerine (kıyamet) gelince, öğüt almaları neye yarar! (8. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)'in gelmesi, ayın ikiye ayrılması gibi olaylar bunlar arasındadır.)

Hayrat Neşriyat

Artık (onlar), kıyâmetin ansızın kendilerine gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Hâlbuki onun alâmetleri gerçekten gelmiştir! Fakat (kıyâmet) başlarına geldiği zaman ibret almaları kendilerine ne fayda verir?

İbni Kesir

Onlar, kıyamet saatının ansızın kendilerine gelip çatmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Kendilerine gelip çatınca öğüt almaları neye yarar?

Mehmet Okuyan

Onlar, o (Son) Saat’in ansızın kendilerine gelmesinden başka ne bekliyorlar ki! Elbette onun alâmetleri gelmiştir. Kendilerine gelip çatınca (gerçeği) hatırlamaları neye yarar!

Muhammed Esed

Öyleyse onlar, (kalpleri mühürlenmiş olanlar,) Son Saati mi bekliyorlar, onun ansızın gelmesini mi? Şüphesiz o(nun geleceği) şimdiden haber verilmiştir! O bir kez başlarına geldikten sonra, (geçmiş günahlarını) hatırlamalarının onlara ne faydası olacak?

Mustafa İslamoğlu

Şimdi onlar, Son Saat'in ansızın gelip kendilerini bulmasından başka bir şey mi bekliyorlar? Doğrusu, işte onun tüm alametleri gelmiş bulunuyor: Hal böyleyken, o geldikten sonra (gerçeği) hatırlamak onlara nasıl bir yarar sağlar?

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar, Kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şeye muntazır bulunmuyorlar. İşte muhakkak ki, onun alâmetleri gelmiştir. Artık onlara geldiği vakit düşünmeleri (anlamaları) kendilerine ne faide verecektir?

Ömer Öngüt

Onlar kıyamet zamanının ansızın başlarına gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun âlametleri gerçekten gelmiştir. Kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar?

Suat Yıldırım

Yoksa onlar, kıyametin kendilerine ansızın gelmesini mi gözlüyorlar? Zaten alâmetleri geldi bile! Ama kıyamet gelip çattıktan sonra, ibret almaları neye yarar ki!

Süleyman Ateş

(İnanmayanlar) İlle (helak edilecekleri) sa'atin ansızın kendilerine gelmesini mi bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi. O uyarıldıkları sa'at kendilerine geldikten sonra artık öğüt almaları nereden mümkün olsun?

Süleymaniye Vakfı

Bunlar o saatin /mezardan kalkış saatinin kendilerine ansızın gelmesi dışında bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun bütün şartları /alametleri ortaya çıkmıştır. O saat geldiğinde akıllarını başlarına almalarının ne faydası olur?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar kıyamet saatinin ansızın gelmesini mi bekliyorlar? Onun bütün şartları ortadadır. O gelince, akıllarını başlarına alsalar neye yarar?

Şaban Piriş

Onlar, kendilerine ansızın gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar? Oysa onun alametleri gelmiştir. Kendilerine geldiği zaman nasıl öğüt alacaklar?

Tefhim-ul Kuran

Artık onlar, kıyamet saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp düşünmeleri onlara neyi sağlar?

Ümit Şimşek

Kıyametin âniden başlarına gelmesinden başka birşey mi bekliyorlar? Onun alâmetleri şimdiden gelmiştir. Kıyamet koptuğunda ibret almaları neye yarar?

Yaşar Nuri Öztürk

Kıyametin ansızın tepelerine inmesinden başka neyi bekliyorlar? Onun belirtileri zaten gelmiştir. O onlara gelip çatınca, ibret almaları neye yarar?!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər kafirlər o Saatın qəfildən onlara gəlməsindən başqa bir şeymi gözləyirlər? Artıq onun əlamətləri gəlmişdir. O Saat onlara gəlib yetişdiyi zaman ibrət almaları nəyə yarayar?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (kafirlər) ancaq o saatın (qiyamət saatının) qəfildən başlarının üstünü almasınımı gözləyirlər? Onun əlamətləri artıq gəlmişdir. (Qiyamət saatı) onlara gəlib yetişdiyi zaman ibrət almaları (peşman olub tövbə etmələri) onlara nə fayda verər?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Warten sie nur darauf, daß die Stunde des Jüngsten Gerichts plötzlich über sie hereinbricht? Vorzeichen dafür sind schon erschienen. Wie können sie über sie nachdenken, wenn sie plötzlich da ist?

Almanca — Der Edle Quran

Erwarten sie denn etwas anderes, als daß die Stunde plötzlich über sie kommt? So sind ihre Vorzeichen bereits eingetroffen. Wie soll ihnen dann ihre Selbstbesinnung nützen, wenn sie über sie kommt?

Almanca — M. A. Rassoul

Sie warten nur auf die Stunde, daß sie plötzlich über sie komme. Die Zeichen dafür sind schon eingetroffen. Doch was wird ihnen ihr Erinnern nützen, wenn sie über sie gekommen ist?

Almanca — Muhammad Zaidan

Warten sie etwa auf anderes als auf die Stunde, daß sie plötzlich zu ihnen kommt?! Also bereits kamen ihre Vorzeichen. Und wie werden sie sich erinnern, wenn sie (die Stunde so) zu ihnen kommt?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they (The infidel Meccans together with the hypocrites) intend to remain in their state of disbelief until they suddenly face the foreordained Hour? But its shadows have been cast and its preceding signs have come into peoples' knowledge; and so where can they turn and what can profit them when it comes upon them?

Abdul Haleem

What are the disbelievers waiting for, other than the Hour which will come upon them unawares? Its signs are already here, but once the Hour has actually arrived, what use will it be then to take heed?

Abdullah Yusuf Ali

Do they then only wait for the Hour,- that it should come on them of a sudden? But already have come some tokens thereof, and when it (actually) is on them, how can they benefit then by their admonition?

Abul A'la Maududi

Are they waiting, then, for anything else than the Last Hour to suddenly come upon them? Already some of its tokens have come. But when it does actually come upon them, where will any time be left for them to take heed?

Aisha Bewley

What are they awaiting but for the Hour to come upon them suddenly? Its Signs have already come. What good will their Reminder be to them when it does arrive?

Al-Hilali & Khan

Do they then await (anything) other than the Hour, that it should come upon them suddenly? But some of its portents (indications and signs) have already come; and when it (actually) is on them, how can they benefit then by their reminder?[1]

Ali Quli Qarai

Do they await anything except that the Hour should overtake them suddenly? Certainly its portents have come. Of what avail to them will their admonition be when it overtakes them?

Amatul Rahman Omar

These (disbelievers) only wait for the (promised) Hour (of doom) to take them unaware. Its signs have already appeared. But of what (avail) will their admonition be to them (and how will they be able to repent) when it actually comes upon them (all of a sudden).

Arthur John Arberry

Are they looking for aught but the Hour, that it shall come upon them suddenly? Already its tokens have come; so, when it has come to them, how shall they have their Reminder?

Bijan Moeinian

Are they waiting till their resurrection [when they will have no time to repent]? They are only one step away from it. When they are resurrected, what chance will they find to listen and take advantage of the God’s message?

E. Henry Palmer

Do they wait for aught but the Hour, that it should come to them suddenly? The conditions thereof have come already; how, when it has come on them, can they have their reminder?

Edip-Layth

So are they waiting until the moment comes to them suddenly? For its conditions have already been met. But once it comes to them, how will they benefit from their message?

George Sale

Do the infidels wait for any other than the last hour, that it may come upon them suddenly? Some signs thereof are already come: And when it shall actually overtake them, how can they then receive admonition?

Hamid S. Aziz

Do they then wait for aught but the Hour that it should come to them of a sudden? But already have come some tokens of it, but how can they take warning when it comes on them?

Mahmoud Ghali

Are they then looking for (anything) except the Hour, that it will come up to them suddenly? Then its portents have already come, so however (will they believe) when their Reminding comes to them?

Marmaduke Pickthall

Await they aught save the Hour, that it should come upon them unawares? And the beginnings thereof have already come. But how, when it hath come upon them, can they take their warning?

Mohamed Ahmed - Samira

Do they wait for any thing but the Hour (of change), that it may come upon them suddenly? Its signs have already appeared. How then will they be warned when it has come upon them?

Muhammad Asad

Are, then, they [whose hearts are sealed] wait­ing for the Last Hour - [waiting] that it come upon them of a sudden? But it has already been foretold! And what will their remembrance [of their past sins] avail them, once it has come upon them?

Mustafa Khattab

Are they only waiting for the Hour to take them by surprise? Yet ˹some of˺ its signs have already come.[1] Once it actually befalls them, will it not be too late to be mindful?

Progressive Muslims

So are they waiting until the Hour comes to them suddenly For its conditions have already been met. But once it comes to them, how will they benefit from their message

Sahih International

Then do they await except that the Hour should come upon them unexpectedly? But already there have come [some of] its indications. Then what good to them, when it has come, will be their remembrance?

Sam Gerrans

So look they save for the Hour, that it will come upon them unexpectedly? And its tokens have come; so how to them, when it has come, will be their remembrance?

Shabbir Ahmed

Are they, then, waiting for the Hour that may come upon them suddenly? And the signs of confrontation have already appeared. And when it comes to them, how shall their understanding (of the Truth) will help them?

Syed Vickar Ahamed

Then, do they (the unbelievers) only wait for the Hour— That it should come on them of a sudden? But already have come some tokens of it, and when it is (actually) on them, then, how can they benefit by their warnings?

Taqi Usmani

They are waiting for nothing but for the Hour (of Doom) that it should come upon them suddenly. So, its signs have already come. Then, once it will come upon them, how would they have an opportunity to accept the advice (already) given to them?

The Monotheist Group

So are they waiting until the Hour comes to them suddenly? For its conditions have already been met. But once it comes to them, how will they benefit from their message?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quʹest-ce quʹils attendent sinon que lʹHeure leur vienne à lʹimproviste? Or ses signes avant-coureurs sont certes déjà venus. Et comment pourront-ils se rappeler quand elle leur viendra (à lʹimproviste)?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew (muşrik), bes li wê hêviyê ne ku ji nişka ve qiyamet bi ser wan de were. Vêca bi rastî nîşanên qiyametê hatine û xuya bûne. Erê dema ku qiyamet li wan rabû, ma êdî ew ê çawa tobe bikin û çawa jê şîretê wergirin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Verwachten zij dan iets anders dan dat het uur onverwachts tot hen komt? De voortekenen ervan zijn al gekomen. Hoe zou vermaning hun tot voordeel kunnen zijn wanneer hij komt?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wat wachten de ongeloovigen dan? Op het laatste uur? Dat het plotseling op hen moge nederkomen! Sommige teekens daarvan zijn reeds gekomen, en als het hen werkelijk zal overvallen, hoe kunnen zij dan eene waarschuwing ontvangen?

Hollandaca — Siregar

Zij (de ongelovigen) wachten slechts op het Uur dat plotseling tot hen zal komen. Voorzeker, de Tekenen ervan zijn al gekomen. Hoe kunnen zij wanneer (het Uur) tot hen komt, dan nog hun vermaning krijgen?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве они [неверующие] ждут чего-либо еще, кроме Часа [наступления Судного Дня], который явится к ним внезапно? Ведь пришли уже (некоторые) признаки его (но они все равно от этого не взяли пользу). И к чему (будет) для них назидание [какая польза будет для них от нее], когда (Судный Час) настанет для них?

Rusça — Osmanov

Неужели они ожидают чего-либо, кроме [Судного] часа, который настигнет их внезапно? Ведь перед ними уже явились приметы [Судного] часа. К чему им напоминание о нем, когда уже появились приметы?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Väntar de bara att den Yttersta stunden skall komma över dem plötsligt? Men dess förebud är redan här! Och vad har de för nytta av att dra sig till minnes, när Stunden är över dem?