Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
اِنْ كَانَتْ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً فَاِذَا هُمْ خَامِدُونَ
in kānet illā SayHaten vāHideten fe iƶā hum ḣāmidūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Azâbımız, ancak bir bağrıştan ibaretti, o anda hepsi de sönüp gitti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Azâbımız, ancak bir bağrıştan ibaretti, o anda hepsi de sönüp gitti.
Adem Uğur
(Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler.
Ahmed Hulusi
Sadece tek bir sayha oldu; onlar hemen sönüverdiler!
Ahmet Tekin
Sadece şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe indirildi. Onlar sönen ocaklara dönüverdiler, yeryüzünden silindiler.
Ahmet Varol
Sadece bir çığlık (onlara yetti) ve böylece anında sönüverdiler.
Ali Bulaç
(Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.
Ali Fikri Yavuz
O (helâk edilişlerine sebep) yalnız bir sayha (Cebraîl’in sesi) oldu; hemen sönüverdiler (öldü gittiler).
Ali Rıza Safa
Yalnızca, benzersiz bir gürleme; işte, bir anda söndüler.
Bayraktar Bayraklı
Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Bir anda sönüverdiler.
Bekir Sadak
(28-29) Ondan sonra milleti uzerine gokten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de degildik; sadece tek bir ciglik... o kadar, hemen sonup gittiler.
Celal Yıldırım
Sadece bir haykırış (yetti); hemen sönüverdiler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Cezaları) korkunç bir sesten ibaretti; sönüverdiler.
Diyanet İşleri
Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
Diyanet İşleri (eski)
(28-29) Ondan sonra milleti üzerine gökten bir ordu indirmedik; zaten indirecek de değildik; sadece tek bir çığlık.. o kadar, hemen sönüp gittiler.
Diyanet Vakfi
(Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverdiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O sadece bir sayha (gürültü) oldu; hemen sönüverdiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O yalnız bir sayha oldu derhal sönüverdiler.
Erhan Aktaş
Sadece bir sayha! O zaman onlar sönenler oldular!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sadece bir sayha! O zaman onlar sönenler oldular!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sadece bir sayha! O zaman onlar sönenler oldular!
Fizilal-il Kuran
Sadece korkunç bir ses oldu, hemen sönüp gittiler.
Gültekin Onan
(Ancak onlara) yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.
Hamdi Döndüren
Sadece korkunç bir çığlık oldu, onlar da bir anda sönüverdiler!
Hasan Basri Çantay
(Onların yakalanması, yahud ukuubeti) birtek sayhadan başka (bir şeyle) değildi. Artık hemen sönü (b gidi) verenler (oldular).
Hasib Asutay
Sadece korkunç bir ses oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
Hayrat Neşriyat
(Onların cezâsı) sâdece (korkunç) bir ses oldu; öyleki onlar (hayat cihetiyle) o anda sönüveren kimseler kesildiler!
İbni Kesir
Sadece, bir tek çığlık oldu. Ve onlar hemen sönüp gittiler.
Mehmet Okuyan
(Bekledikleri), korkunç bir sesten başka bir şey değildir. Bir de bakarsın ki yere serilirler.
Muhammed Esed
hiçbir şey (gerekmiyordu), bir (ceza) çığlığından başka! Ve sonunda sessiz ve hareketsiz bir kül yığınına dönüverdiler.
Mustafa İslamoğlu
eğer bu gerekseydi, tek bir çığlık yeterli olurdu; o zaman da onlar sönmüş köz gibi kararıp küle dönerlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
O bir sayhadan başka olmadı. O anda onlar hemen sönüvermiş kimseler oldular.
Ömer Öngüt
Sadece bir tek çığlık oldu, o anda hemen sönüverdiler.
Suat Yıldırım
(Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar...
Süleyman Ateş
Sadece korkunç bir gürültü oldu, hemen sönüverdiler.
Süleymaniye Vakfı
Tek bir yüksek ses yetti, onlar hemen alevi sönmüş ateşe döndüler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sadece yüksek bir ses olur; bakarsınız ki sönüveriyorlar.
Şaban Piriş
Tek çığlıktan başka bir şey olmadı. O anda sönüverdiler.
Tefhim-ul Kuran
(Ancak onlara) Yalnızca bir tek çığlık (yetti); anında sönüverdiler.
Ümit Şimşek
Korkunç bir ses onlara yetti; sönüp gittiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Olan, sadece korkunç titreşimli bir sesti. Ve bir anda söndüverdiler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onları məhv edən ancaq dəhşətli bir səs oldu. Onlar birdən sönüb getdilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Onların cəzası) ancaq dəhşətli (tükürpədici) bir səs (Cəbrailin qışqırtısı) oldu. Dərhal məhv olub (şam kimi sönüb) getdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Es war nur ein einziger Schrei, und siehe, sie lagen leblos da.
Almanca — Der Edle Quran
Es war nur ein einziger Schrei (nötig), da waren sie sogleich ausgelöscht.
Almanca — M. A. Rassoul
Es war nur ein einziger Schrei, und siehe, sie lagen reglos da.
Almanca — Muhammad Zaidan
Es war nichts anderes außer einem einzigen Schrei, sogleich waren sie erloschen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
All it took was a single direful cry from heaven’s realm that stirred up a merciless blast extinguishing them and blotting them out of existence.
Abdul Haleem
there was just one blast, and they fell down lifeless.
Abdullah Yusuf Ali
It was no more than a single mighty Blast, and behold! they were (like ashes) quenched and silent.
Abul A'la Maududi
There was but a single Blast and suddenly they became silent and still.
Aisha Bewley
It was but one Great Blast and they were extinct.
Al-Hilali & Khan
It was but one Saihah (shout) and lo! they (all) were still (silent,dead,destroyed).
Ali Quli Qarai
It was but a single Cry, and, behold, they were stilled [like burnt ashes]!
Amatul Rahman Omar
It was just a single blast and behold! they were all (extinct) like a (spark of) fire extinguished.
Arthur John Arberry
It was only one Cry and lo, they were silent and still.
Bijan Moeinian
A single blast was more than enough to destroy them all.
E. Henry Palmer
it was but a single noise, and lo! they were extinct.
Edip-Layth
For all it took was one scream, whereupon they were stilled.
George Sale
There was only one cry of Gabriel from heaven, and behold, they became utterly extinct.
Hamid S. Aziz
And We sent not down upon his people after him any hosts from heaven, nor do We need to send.
Mahmoud Ghali
Decidedly it was nothing except one Shout; then, only then, were they (utterly) extinct.
Marmaduke Pickthall
It was but one Shout, and lo! they were extinct.
Mohamed Ahmed - Samira
There was just one blast, and they were extinguished.
Muhammad Asad
nothing was [needed] but one single blast [of Our punishment] - and lo! they became as still and silent as ashes.
Mustafa Khattab
All it took was one ˹mighty˺ blast, and they were extinguished at once.
Progressive Muslims
For all it took was one scream, whereupon they were stilled.
Sahih International
It was not but one shout, and immediately they were extinguished.
Sam Gerrans
It was only one Blast, and then were they extinguished.
Shabbir Ahmed
Nothing but a single Blast (of Requital), and behold! They were ashes, still and silent.
Syed Vickar Ahamed
It was not more than a single Mighty Blast (A powerful explosion), and look! They were (like ashes) put out (quiet) and silent.
Taqi Usmani
It was no more than a single Cry, and in no time they were extinguished.
The Monotheist Group
For all it took was one scream, whereupon they were stilled.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ce ne fut quʹun seul Cri et les voilà éteints.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bes ew yek qîreke dijwar bû, vêca di cih de ditemirîn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Het was slechts één schreeuw en zij waren uitgeblust!
Hollandaca — Salomo Keyzer
Er was slechts een kreet van Gabriël uit den hemel en, zie, zij werden geheel uitgeroeid.
Hollandaca — Siregar
Het was slechts één bliksemslag en toen waren zij dood.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
(И) был только один (поражающий насмерть) шум, и вот (все) они потухли [погибли].
Rusça — Osmanov
Раздался лишь трубный глас - и их не стало.