(Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.

لِيَسْـَٔلَ الصَّادِقِينَ عَنْ صِدْقِهِمْ وَاَعَدَّ لِلْكَافِرِينَ عَذَابًا اَلِيمًا

li yesele S-Sādiḳīne ǎn Sidḳihim ve eǎdde li l-kāfirīne ǎƶāben elīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لِيَسْـَٔلَli yeseleس ا لakmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmeksorması için
2الصَّادِقِينَS-Sādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrulara
3عَنْǎn-ndan
4صِدْقِهِمْSidḳihimص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrulukları-
5وَاَعَدَّve eǎddeع د دSaymak, numaralandırmak, hesaplamak, nüfus sayımı yapmak. Addun - sayı, hesaplama, belirlenmiş sayı. Adadun - sayı. İddatun - sayı, belirlenmiş süre, sayma, saymak, boşanmış veya dul kalmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken yasal süre. A'dd - hazırlamak, hazır etmek. Addina - sayanlar. Ma'dudun - sayılmış olan.ve hazırlamıştır
6لِلْكَافِرِينَli l-kāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirler için
7عَذَابًاǎƶābenع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
8اَلِيمًاelīmenا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacıklı

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Doğruların doğruluğunu sormak için ve kâfirlere, elemli bir azap hazırladık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Doğruların doğruluğunu sormak için ve kâfirlere, elemli bir azap hazırladık.

Adem Uğur

Allah bu sözü doğruları doğruluklarıyla sorumlu kılmak için aldı. Kâfirler için de çok acıklı bir azap hazırladı.

Ahmed Hulusi

Sadıklara sıdklarının gereği sorulsun (denensinler bu konuda) diye. . . Hakikat bilgisini inkar edenler için ise feci bir azap hazırlamıştır.

Ahmet Tekin

Taahhütlerine sadakat gösterenlere, peygamberlere, kendi devirlerinde peygamberlik görevlerini sadakatle yapıp yapmadıklarının hesabını sorması için, Allah bu sözü aldı. Kâfirler, peygamberleri inkâr edenler, nankörler için de, can yakıp inleten müthiş bir azap hazırladı.

Ahmet Varol

(Allah) doğrulara doğruluklarından sormak için (bunu yaptı). İnkarcılar için ise acıklı bir azap hazırladı.

Ali Bulaç

Doğru olanlara doğruluk (ve bağlılık)larını (Allah'ın) sorması için. Kafirlere ise acı bir azab hazırlamıştır.

Ali Fikri Yavuz

Allah, o sadıklara (peygamberlere kıyamette ümmetleri huzurunda) sadakatlarından (tebliğlerinden) sorsun diye, (kendilerinden bu sağlam sözü almıştır.) Kâfirler için ise, acıklı bir azab hazırladı.

Ali Rıza Safa

Doğru olanlara, doğruluklarını sorsun diye. Nankörlük edenlere ise acı bir ceza hazırlamıştır.

Bayraktar Bayraklı

Allah, o doğru kişilere ne söylediklerini soracaktır. Allah inkar edenler için de acıklı bir azap hazırlamıştır.

Bekir Sadak

Allah, dogrulardan dogruluklarini sormak ve inkarcilara can yakici azap hazirlamak icin bunu yapmistir. *

Celal Yıldırım

Doğrulara sadakatlerini sormak için (böyle yapmıştık). Kâfirlere de elem verici bir azâb hazırlamıştık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Allah bu sözü aldı) ki, bu sâdık kulları sadâkatleri konusunda sorumlu kılsın. O, inkâr yolunu seçenlere de acı veren bir azap hazırlamıştır.

Diyanet İşleri

(Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.

Diyanet İşleri (eski)

Allah, doğrulardan doğruluklarını sormak ve inkarcılara can yakıcı azap hazırlamak için bunu yapmıştır.

Diyanet Vakfi

Allah bu sözü doğruları doğruluklarıyla sorumlu kılmak için aldı. Kâfirler için de çok acıklı bir azap hazırladı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Bunu Allah), sadıklara sadakatlerinden sormak için yaptı. Kâfirler için ise acı verecek bir azab hazırladı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Bunu) doğrulara doğruluklarından sorması için (yaptı). Kafirler için ise acı bir azap hazırladık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sadıklara sadakatlerinden soracağı için, kafirler için ise elim bir azab hazırladık

Erhan Aktaş

Ki, doğru kimselere, doğruluklarını sorsun. Ve Kafirlere de acı verecek bir azap hazırladı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ki, doğru kimselere, doğruluklarını sorsun. Ve Kafirlere de acı verecek bir azap hazırladı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ki, doğru kimselere, doğruluklarını sorsun. Ve gerçeği yalanlayan nankörlere de acı verecek bir azap hazırladı.

Fizilal-il Kuran

Allah, doğrulardan doğruluklarını sormak ve kafirlere can yakıcı azap hazırlamak için bunu yapmıştır.

Gültekin Onan

Doğru olanlara doğruluk (ve bağlılık)larını (Tanrı'nın) sorması için. Kafirlere ise acı bir azab hazırlamıştır.

Hamdi Döndüren

Ki Allah doğrulara doğruluklarından sorsun. Allah, inkâr edenlere ise can yakıcı bir azap hazırlamıştır.

Hasan Basri Çantay

Taki (Allah) o saadıklara sadakatları sorsun. O kafirler için pek acıklı bir azab hazırladı.

Hasib Asutay

Tâ ki, (Allah) o doğrulardan doğruluklarını sorsun. Kâfirlere de acı bir azap hazırladı.

Hayrat Neşriyat

Tâ ki (Rabbin) o doğru kimselere (peygamberlere) doğruluklarından (yaptıkları tebliğ hakkında) sorsun! Kâfirler için ise (pek) elemli bir azab hazırladı.

İbni Kesir

Sadıklardan sadakatlarını sormak için. Ve O kafirlere elim bir azab hazırlamıştır.

Mehmet Okuyan

(Allah bu sözü), doğru kişilerin doğruluklarını sorgulasın diye (almıştı). Kâfirler için de elem verici bir azap hazırlamıştır.

Muhammed Esed

ki, (zamanın bitiminde) O, bu hak davanın temsilcilerine hakikate sadık kalmalarını(n yeryüzünde nasıl bir karşılık gördüğünü) sorabilsin. Ve O, hakikati inkar edenlerin tümü için acı bir azap hazırlamıştır!

Mustafa İslamoğlu

ta ki O, sözlerine sadık kalanların sadakatlerine buldukları karşılığın hesabını sorabilsin: zira O, inkarcılar için acıklı bir azap hazırlamıştır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Tâ ki, o sâdıklara sadâkatlarından sual etsin ve kâfirler için de pek acıklı bir azap hazırlamıştır.

Ömer Öngüt

Allah sâdıklara sadâkatlerinden sormak için bunu yaptı. Kâfirler için de çok acıklı bir azap hazırladı.

Suat Yıldırım

(7-8) Bir vakit, Biz peygamberlerden, kuvvetli bir söz almıştık. Senden, Nuh’tan, İbrâhim’den, Mûsâ’dan ve Meryem’in oğlu Îsa’dan. Evet onlardan pek sağlam söz almıştık ki vakti gelince O, sadıklara sözlerine bağlılıklarını sorsun. Kâfirlere ise gayet acı bir azap hazırladı.

Süleyman Ateş

(Böyle yaptık) Ki (Allah), o doğrulara doğruluklarından sorsun. Kafirlere de acı bir azab hazırlamıştır.

Süleymaniye Vakfı

Allah bunu, doğru söyleyenlerin samimiyetlerini sorgulamak için yaptı. Kafirlere de acıklı bir azap hazırladı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunu, sözlerini tutanların dürüstlüklerini (sadıkların sadakatlerini) sorgulamak için yaptık. Kafirlere de (verdiği sözü görmezden gelenlere) acıklı bir azaphazırladık

Şaban Piriş

Doğrulara doğruluklarından sormak ve inkarcılara da acı bir azap hazırlamak için...

Tefhim-ul Kuran

Doğru olanlara doğruluk (ve bağlılık)larını (Allah'ın) sorması için. Kâfirlere ise acıklı bir azab hazırlamıştır.

Ümit Şimşek

Tâ ki Allah, sözlerine sadık kalanlara, sadakatlerini sorsun. Kâfirlere ise O acı bir azap hazırlamıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Ki Allah, özüyle sözü bir olanlardan doğruluklarını sorsun. Küfre batmışlara ise korkunç bir azap hazırlamıştır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Belə etmişik ki, Allah doğru danışanlardan doğruçuluqları barədə soruşsun və kafirlər üçün isə ağrılı-acılı bir əzab hazırlasın.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah bununla) doğru danışanlardan (peyğəmbərlərdən) doğruluqlarını (risaləti təbliğ edib-etmədiklərini, ümmətlərinin onlara iman gətirib-gətirmədiklərini) xəbər alsın və kafirlərdən ötrü şiddətli bir əzab hazırlasın!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

damit Er am Jüngsten Tag die Wahrheitsverkünder nach der Verkündigung der Wahrheit befrage. Für die Ungläubigen hat Er eine qualvolle Strafe bereitet.

Almanca — Der Edle Quran

damit Er die Wahrhaftigen nach ihrer Wahrhaftigkeit frage. Und Er hat für die Ungläubigen schmerzhafte Strafe bereitet.

Almanca — M. A. Rassoul

auf daß Er die Wahrhaftigen nach ihrer Wahrhaftigkeit befrage. Und für die Ungläubigen hat Er eine schmerzliche Strafe bereitet.

Almanca — Muhammad Zaidan

damit ER die Wahrhaftigen nach der Wahrhaftigkeit ihnen gegenüber fragt. Und ER bereitete für die Kafir eine qualvolle Peinigung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

So that He questions in Day of Judgement the men of truth the Prophets, who were entrusted with His message and their peoples' response! Meantime He has put in readiness for the infidels a punishment which shall vex them with great physical and mental suffering.

Abdul Haleem

God will question [even] the truthful about their sincerity, and for those who reject the truth He has prepared a painful torment.

Abdullah Yusuf Ali

That (Allah) may question the (custodians) of Truth concerning the Truth they (were charged with): And He has prepared for the Unbelievers a grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

so that (their Lord) may question the truthful about their truthfulness. As for the unbelievers, He has kept a painful chastisement in store for them.

Aisha Bewley

so that He would be able to question the sadiqun about their sincerity; and He has prepared a painful punishment for the kafirun.

Al-Hilali & Khan

That He may ask the truthful (Allâh’s Messengers and His Prophets) about their truth (i.e. the conveyance of Allâh’s Message that which they were charged with). And He has prepared for the disbelievers a painful torment (Hell-fire).

Ali Quli Qarai

so that He may question the truthful concerning their truthfulness. And He has prepared for the faithless a painful punishment.

Amatul Rahman Omar

(The Lord did it) so that He may let the truthful give expression to their truthfulness (-whether they were true to their covenant). And (whereas He will reward the true believers); He has in store a woeful punishment for the disbelievers.

Arthur John Arberry

that He might question the truthful concerning their truthfulness; and He has prepared for the unbelievers a painful chastisement.

Bijan Moeinian

So that the Lord may test the truthfulness of the believers and sentence the disbelievers to a painful punishment for their disobedience.

E. Henry Palmer

that He might ask the truth-tellers of their truth. But He has prepared for those who misbelieve a grievous woe.

Edip-Layth

So that the truthful may be asked about their truthfulness, and He has prepared for the ingrates a painful retribution.

George Sale

that God may examine the speakers of truth concerning their veracity: And He hath prepared a painful torment for the unbelievers.

Hamid S. Aziz

And when We made a covenant with the prophets and with you (Muhammad), and with Noah and Abraham and Moses and Jesus, son of Mary, We made with them a strong (solemn) covenant,

Mahmoud Ghali

That He might ask the sincere of their sincerity; and He has prepared for the disbelievers a painful torment.

Marmaduke Pickthall

That He may ask the loyal of their loyalty. And He hath prepared a painful doom for the unfaithful.

Mohamed Ahmed - Samira

(It was) so that God may ask the truthful of their sincerity. As for the infidels, He has prepared a painful punishment for them.

Muhammad Asad

so that [at the end of time] He might ask those men of truth as to [what response] their truthfulness [had received on earth]. And grievous suffering has He readied for all who deny the truth!

Mustafa Khattab

so that He may question these men of truth about their ˹delivery of the˺ truth. And He has prepared a painful punishment for the disbelievers.

Progressive Muslims

So that the truthful may be asked about their truthfulness, and He has prepared for the rejecters a painful retribution.

Sahih International

That He may question the truthful about their truth. And He has prepared for the disbelievers a painful punishment.

Sam Gerrans

That He might question the truthful about their truthfulness; and He has prepared for the false claimers of guidance a painful punishment.

Shabbir Ahmed

That he might assign responsibility only to the truthful. And to warn that He has readied grievous suffering for the rejecters.

Syed Vickar Ahamed

That (Allah) may question the truthful ones about the Truth they (were to protect). And for the unbelievers, He has prepared a painful penalty.

Taqi Usmani

so that He (Allah) may ask the truthful ones about their truth. And He has prepared a painful punishment for the disbelievers.

The Monotheist Group

So that the truthful may be asked about their truthfulness, and He has prepared for the rejecters a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

afin (quʹAllah) interroge les véridiques sur leur sincérité. Et Il a préparé aux infidèles un châtiment douloureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Da ku Xwedê ji rastgoyan pirsa rastiya wan bike û ji bo kafiran jî ezabekî cansoj amade kiriye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Opdat God de waarheidsprekers omtrent hunne waarachtigheid zou kunnen ondervragen. En hij heeft eene smartelijke straf voor de ongeloovigen gereed gemaakt.

Hollandaca — Siregar

Opdat Hij de waarachtigen over hun waarachtigheid zal ondervragen. En Hij heeft voor de ongelovigen een pijnlijke bestraffing voorbereid.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

чтобы Он мог спросить правдивых [пророков] об их правдивости [о том, чем их общины ответили на их правдивость], и для неверных Он приготовил мучительное наказание.

Rusça — Osmanov

чтобы Он мог вопросить правдивых об их правдивости. А неверным Он приготовил мучительное наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

för att (i tidernas fullbordan) förhöra sanningssägarna om hur de framfört (de budskap som de hade anförtrotts). Och för dem som avvisade (budskapen) har Han förberett ett plågsamt straff.