Ey Peygamber'in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.

يَانِسَاءَ النَّبِيِّ لَسْتُنَّ كَاَحَدٍ مِنَ النِّسَاءِ اِنِ اتَّقَيْتُنَّ فَلَا تَخْضَعْنَ بِالْقَوْلِ فَيَطْمَعَ الَّذِي فِي قَلْبِهِ مَرَضٌ وَقُلْنَ قَوْلًا مَعْرُوفًا

yā nisā'e n-nebiyyi lestunne ke eHadin mine n-nisā'i ini tteḳaytunne fe lā teḣDeǎ'ne bi l-ḳavli fe yeTmeǎ elleƶī fī ḳalbihi meraDun ve ḳulne ḳavlen meǎ'rūfen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَانِسَاءَyā nisā'eن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.EY/HEY/AH kadınları
2النَّبِيِّn-nebiyyiن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberkastedilen/bilinen nebi
3لَسْتُنَّlestunneل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildirsiz değilsiniz
4كَاَحَدٍke eHadinا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.herhangi biri gibi
5مِنَmine-dan
6النِّسَاءِn-nisā'iن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.kadınlar-
7اِنِinieğer
8اتَّقَيْتُنَّtteḳaytunneو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişi(Allah'tan) sakınıyorsanız
9فَلَاfe lā
10تَخْضَعْنَteḣDeǎ'neخ ض عAlçakgönüllü olmak, mütevazı olmak, itaatkar olmak, sakin olmak, yumuşak konuşmak, eğilmek, çömelmek, alçalmakyumuşak bir eda yapmayın
11بِالْقَوْلِbi l-ḳavliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesözlerinizde
12فَيَطْمَعَfe yeTmeǎط م عAçgözlülük etmek, şiddetle arzu etmek, ummak veya ümit etmek, özlemek. Arzu, umut ve özlem duyma, umutla dolmaya sebep olma.böylece tamah etmesin
13الَّذِيelleƶībulunan
14فِي
15قَلْبِهِḳalbihiق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulpkalbinde
16مَرَضٌmeraDunم ر ضHasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmakhastalık
17وَقُلْنَve ḳulneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve söyleyin
18قَوْلًاḳavlenق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelebir söz
19مَعْرُوفًاmeǎ'rūfenع ر فO bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen, itaatkar/uysal/hoş olmak, bilgilendirme, kokulu, kendini bilgilendirmek, öğrenmek/keşfetmek, bilgi aramak/istemek, iyilik/hayır, (at) yelesi, (deniz) dalgaları, yüksek yer/kısım, daha yüksek/en yüksek, ilk/en öndeki, bilgi edinmek amacıyla bir konu hakkında soru veya sorgulama, yaygın olarak bilinen/tanınan, itiraf etmek/kabul etmek/belirtmek, yüksek dağ, Arafat Dağıgüzel

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey Peygamberin eşleri, siz, öbür kadınlardan birine benzemezsiniz; çekiniyorsanız sözü yumuşak bir tarzda söylemeyin ki gönlünde bir hastalık olan ümîde düşer sonra ve doğru ve güzel söz söyleyin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey Peygamberin eşleri, siz, öbür kadınlardan birine benzemezsiniz; çekiniyorsanız sözü yumuşak bir tarzda söylemeyin ki gönlünde bir hastalık olan ümîde düşer sonra ve doğru ve güzel söz söyleyin.

Adem Uğur

Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Güzel söz söyleyin.

Ahmed Hulusi

Ey Nebi'nin Hanımları. . . Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz! Eğer korunmak istiyorsanız (muhatabınız olan erkeğe) edalı - işveli konuşmayın! Bu yüzden, düşüncesiz - hastalıklı olan kimse sizden umutlanır! Uygun ve yanlış anlaşılmayacak tarzda konuşun!

Ahmet Tekin

Ey peygamber hanımları, siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer Allah’a sığınıp, emirlerini yerine getirerek günahlardan arınıp, azaptan korunuyorsanız, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetinizi muhafaza ediyorsanız, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincindeyseniz, yabancı erkekler karşısında yumuşak, tatlı, çekici bir eda ile konuşmayın. Kalpleri kararmış, aklından zoru olanlar, hasta ruhlular, size karşı bir ümide kapılmasın. Ağırbaşlı, ciddi, mâkul, meşrû ve islâmî kurallarla örtüşen örfe uygun şekilde konuşun.

Ahmet Varol

Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer sakınırsanız. Sözü çekici bir şekilde söylemeyin ki sonra kalbinde bir hastalık bulunan tamaha kapılır. Uygun (ve ağırbaşlı bir şekilde) söz söyleyin.

Ali Bulaç

Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.

Ali Fikri Yavuz

Ey Peygamberin hanımları! Siz (sevap ve azap bakımından diğer) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takva sahibi olmak istiyorsanız, (yabancı erkeklere karşı gevşek ve) yumuşak kelâmda bulunmayın. Bu takdirde kalbinde bir fenalık bulunan tamaa düşer. Güzel ve ciddi söz söyleyin.

Ali Rıza Safa

Ey peygamber kadınları! Sizler, herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Sorumluluk bilinci taşıyorsanız, cilveli konuşmayın ki, yüreğinde sayrılık olan kimse, bir isteğe kapılmasın; yerinde ve yakışacak söz söyleyin.

Bayraktar Bayraklı

Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer kötülükten korunursanız, yabancı erkeklere karşı çekici bir eda ile konuşmayınız; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Örfe uygun söz söyleyiniz.

Bekir Sadak

Ey peygamberin hanimlari! Sizler herhangi bir kadin gibi degilsiniz. Allah'tan sakiniyorsaniz edali konusmayin, yoksa, kalbi bozuk olan kimse kotu seyler umit eder; daima ciddi ve agirbasli soz soyleyin.

Celal Yıldırım

Ey Peygamber kadınları! Sizler, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz; Allah'tan korkuyorsanız (yabancı erkeklere karşı) kırıtarak konuşmayın, sonra kalbinde (şehvetten arız) hastalık bulunan kimsede arzu uyanabilir. Güzel, ölçülü (ağırbaşlı) söz söyleyin.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer günahtan sakınmak istiyorsanız sözü edalı bir tavırla söylemeyin ki, kalbinde çürüklük olan kimse ümide kapılmasın. Ayrıca düzgün söz söyleyin.

Diyanet İşleri

Ey Peygamber'in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.

Diyanet İşleri (eski)

Ey Peygamberin hanımları! Sizler herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Allah'tan sakınıyorsanız edalı konuşmayın, yoksa, kalbi bozuk olan kimse kötü şeyler ümit eder; daima ciddi ve ağırbaşlı söz söyleyin.

Diyanet Vakfi

Ey Peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir eda ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Güzel söz söyleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey peygamberin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer takva ile korunacaksanız, konuşurken kırıtmayın da kalbinde bir hastalık bulunan kimse tamaha düşmesin. Güzel ve dosdoğru söz söyleyin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey peygamberin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz; eğer Allah'tan korkuyorsanız, konuşurken kırıtmayın ki, kalbinde bir hastalık bulunan, kötü bir ümide kapılmasın. Güpgüzel, dosdoğru söz söyleyin!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey Peygamberin kadınları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz, eğer korunur takvalı olursanız, onun için söylerken kırıtmayın da kalbinde bir maraz bulunan tamaa düşmesin, güpgüzel, dosdoğru söz söyleyin.

Erhan Aktaş

Ey Nebi'nin hanımları! Siz diğer kadınlardan biri değilsiniz. Eğer takvalıysanız, yabancı erkeklerle edalı bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf olanını söyleyin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey Nebi'nin hanımları! Siz diğer kadınlardan biri değilsiniz. Eğer takvalıysanız, yabancı erkeklerle edalı bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf olanını söyleyin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Nebi'nin hanımları! Siz sıradan bir kadın değilsiniz. Eğer takvalıysanız, yabancı erkeklerle edalı bir üslupla konuşmayın. Zira kalbinde kötülük olan bir kimse buna yanlış anlam yükleyebilir. Sözün maruf olanını söyleyin.

Fizilal-il Kuran

Ey Peygamber hanımları! Eğer Allah'tan sakınıyorsanız sizler herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Sözü yumuşak, tatlı bir eda ile söylemeyin ki, kalbinde hastalık bulunan kimse kötü şeyler ümit etmesin, daima ciddi ve ağır başlı söz söyleyin.

Gültekin Onan

Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.

Hamdi Döndüren

Ey peygamber eşleri! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah’tan korkuyorsanız, kalbinde hastalık olan kimsenin, ümide kapılmaması için işveli bir biçimde konuşmayın! Güzel söz söyleyin.

Hasan Basri Çantay

Ey peygamber kadınları, siz (diğer) kadınlardan (her hangi) biri gibi değilsiniz. Eğer (Allahdan) korkuyorsanız (size yabancı olan erkeklere) yumuşak söylemeyin. Sonra kalbinde bir maraz bulunanlar tamaa düşer (ler). Sözü ma'ruf vech ile (ve ağır başlı) söyleyin.

Hasib Asutay

Ey peygamber hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) sözü yumuşak (çekici) söylemeyin; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Uygun söz söyleyin. (15) (15. Âyet her ne kadar Peygamber (s.a.v.) hanımlarına hitap etmekteyse de hüküm bütün Müslüman kadınları da kapsar.)

Hayrat Neşriyat

Ey Peygamber hanımları! (Siz,) kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz; eğer(Allah’dan) sakınıyorsanız, o hâlde (yabancı erkeklerle konuşurken) konuşmayı yumuşak(bir edâ ile) yapmayın ki kalbinde bir hastalık bulunan kimse tamah etmesin; ve (bir şey söyleyeceğinizde ciddiyetle) güzel bir söz söyleyin!

İbni Kesir

Ey peygamber kadınları; sizler, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer sakınıyorsanız; edalı olmayın yoksa kalbinde bir hastalık bulunanlar kötü şeyler umarlar. Ve hep ma'ruf söz söyleyin.

Mehmet Okuyan

Ey Peygamber’in kadınları (hanımları)! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. (Allah’a karşı) takvâlı (duyarlı)ysanız, (yabancı erkeklere karşı) çekici bir üslupla konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümide kapılır. Uygun söz söyleyin!

Muhammed Esed

Ey Peygamber eşleri! Siz (öteki) kadınlar gibi değilsiniz, eğer Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine (hakkıyla) sahip olursanız. O halde, edalı bir şekilde konuşmayın ki kalplerinde maraz olanlar (size karşı) bir arzuya kapılmasın, daima yerinde ve uygun şekilde konuşun.

Mustafa İslamoğlu

Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir hanım gibi değilsiniz; tabi ki eğer Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız. Şu halde işveli bir edayla konuşmayın, sonra kalplerinde hastalık bulunanlar yersiz bir arzuya kapılırlar; ama güzel ve düzgün konuşun!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey Peygamberin zevceleri! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsinizdir, eğer muttakî bulunuyor iseniz. Lâkırdıyı yumuşakça yapmayınız, sonra kalbinde bir fesat bulunan tamaha düşer. Ve maruf söz söyleyin.

Ömer Öngüt

Ey Peygamber hanımları! Sizler herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Eğer takvâ sahibi olmak istiyorsanız, edâlı konuşmayın. Kalbinde hastalık bulunan kimse kötü şeyler ümit eder. Daima ciddi ve ağırbaşlı söz söyleyin.

Suat Yıldırım

Ey Peygamber hanımları! Siz herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Takvâ sizin sıfatınız olduğuna göre, namahrem erkeklere hitab ederken tatlı ve cilveli bir eda ile konuşmayın ki kalbinde hastalık bulunan bir şahıs, şeytanî bir ümide kapılmasın. Ciddi, ölçülü konuşun.

Süleyman Ateş

Ey peygamber kadınları, siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer (Allah'ın buyruğuna karşı gelmekten) korunuyorsanız, sözü yumuşak (kıvrak) bir eda ile söylemeyin ki, kalbinde hastalık bulunan kimse tamah etmesin; güzel, (kuşkudan uzak bir biçimde) söz söyleyin.

Süleymaniye Vakfı

Nebi'nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakınıyorsanız tatlı bir eda ile konuşmayın! Yoksa kalbinde hastalık olan biri umuda kapılır. Siz, marufa uygun sözler söyleyin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey Nebi'nin hanımları! Siz kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Allah'tan sakınıyorsanız cilveli konuşmayın, kalbi bozuk olan kimse umuda kapılır. Sözü, ciddiyeti bozmadan söyleyin.

Şaban Piriş

-Ey peygamber hanımları! Siz, diğer kadınlardan birisi gibi değilsiniz. Eğer Allah'tan korkuyorsanız, edalı konuşmayın ki kalbinde hastalık olan arzu duyar. Uygun şekilde konuşun.

Tefhim-ul Kuran

Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.

Ümit Şimşek

Ey Peygamber hanımları, siz başka kadınlar gibi değilsiniz. Eğer takvâya sarılacaksanız, cilveli bir şekilde konuşmayın ki, kalbinde hastalık bulunan kimse bir ümide kapılmasın. Konuşurken, münasip şekilde söz söyleyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki, kalbinde maraz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey Peyğəmbərin zövcələri! Siz hər hansı bir qadın kimi deyilsiniz. Əgər Allahdan qorxursunuzsa, yad kişilərlə nazlana-nazlana danışmayın, yoxsa qəlbində xəstəlik olan tamaha düşər. Şəriətə müvafiq qaydada danışın.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Siz ey Peyğəmbərin zövcələri! Allahdan qorxacağınız təqdirdə siz (başqa) qadınların heç biri kimi deyilsiniz. (Sizin qədir-qiymətiniz, məqamınız daha yüksəkdir. Allahdan qorxsanız, daha şərəfli olarsınız). Buna görə də (yad kişilərə) yumşaq (əzilə-əzilə) danışmayın, yoxsa qəlbində mərəz (şəkk, nifaq və günah mərəzi) olan tamaha (özgə təmənnaya) düşər. (Danışdığınız zaman) gözəl danışın! (Allahın buyurduğu kimi, yaxud qəbul olunmuş qayda üzrə gözəl, ciddi bir söz deyin!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Frauen des Propheten! Ihr seid nicht wie die anderen Frauen. Wenn ihr gottesfürchtig sein wollt, sprecht nicht auf eine weiche Art, sonst würde, wer böse Absichten hegt, nach euch trachten, sondern sprecht in geziemender Weise!

Almanca — Der Edle Quran

O Frauen des Propheten, ihr seid nicht wie irgendeine von den (übrigen) Frauen. Wenn ihr gottesfürchtig seid, dann seid nicht unterwürfig im Reden, damit nicht derjenige, in dessen Herzen Krankheit ist, begehrlich wird, sondern sagt geziemende Worte.

Almanca — M. A. Rassoul

O Frauen des Propheten, ihr seid nicht wie andere Frauen! Wenn ihr gottesfürchtig sein wollt, dann seid nicht unterwürfig im Reden, damit nicht der, in dessen Herzen Krankheit ist, Erwartungen hege, sondern redet in geziemenden Worten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ehefrauen des Propheten! Ihr seid nicht wie irgendeine (Gruppe) der Frauen, wenn ihr Taqwa gemäß handelt. Also meidet Schmeichlerisches beim Sprechen, damit nicht derjenige, in dessen Herzen Krankheit ist, begierig wird. Und sagt nur gebilligte Worte!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you the wives of the Prophet: You must realize that you are not like any of the other women in privileges, dignity, state and all other aspects. If indeed you do entertain the profound reverence dutiful to Allah then you must not be disposed in your discourse, to accommodate yourselves to the rest nor care to please so that you guard yourselves from being supposed by the one whose heart reflects the morbidity inherent in his innermost being. Show discernment in the guidance of your discourse* and let it reflect equity and justice.

Abdul Haleem

Wives of the Prophet, you are not like any other woman. If you are truly mindful of God, do not speak too softly in case the sick at heart should lust after you, but speak in an appropriate manner;

Abdullah Yusuf Ali

O Consorts of the Prophet! Ye are not like any of the (other) women: if ye do fear (Allah), be not too complacent of speech, lest one in whose heart is a disease should be moved with desire: but speak ye a speech (that is) just.

Abul A'la Maududi

Wives of the Prophet, you are not like other women. If you fear Allah, do not be too complaisant in your speech lest those with diseased hearts should covet you; but speak in a straight forward manner.

Aisha Bewley

Wives of the Prophet! you are not like other women provided you have taqwa. Do not be too soft-spoken in your speech lest someone with sickness in his heart becomes desirous. Speak correct and courteous words.

Al-Hilali & Khan

O wives of the Prophet! You are not like any other women. If you keep your duty (to Allâh), then be not soft in speech, lest he in whose heart is a disease (of hypocrisy, or evil desire for adultery) should be moved with desire, but speak in an honourable manner.

Ali Quli Qarai

O wives of the Prophet! You are not like any other women: if you are wary [of Allah], then do not be complaisant in your speech, lest he in whose heart is a sickness should aspire, and speak honourable words.

Amatul Rahman Omar

O wives of the Prophet! you are like no other women, if you would guard against evil, so be not soft in speech lest he who carries a disease in his heart should feel tempted, and you should speak decent words in a dignified tone.

Arthur John Arberry

Wives of the Prophet, you are not as other women. If you are godfearing, be not abject in your speech, so that he in whose heart is sickness may be lustful; but speak honourable words.

Bijan Moeinian

Wives of the Prophet, you are not like ordinary women [you are the role model and have a social responsibility]. If you are God fearing, do not speak too softly; this may cause some men, with a disease in their hearts, to entertain the wrong ideas. Instead, speak business like. Stay at home [settle down, stick firmly, live peacefully, sit with dignity and take control of the internal affair of your household]; …..

E. Henry Palmer

O ye women of the prophet! ye are not like any other women; if ye fear God then be not too complaisant in speech, or he in whose heart is sickness will lust after you; but speak a reasonable speech.

Edip-Layth

O wives of the prophet, you are not like any other women. If you are righteous, then do not speak too softly, lest those with disease in their hearts will move with desire; you shall speak in an honorable manner.

George Sale

O wives of the prophet, ye are not as other women: If ye fear God, be not too complaisant in speech, lest he should covet, in whose heart is a disease of incontinence; but speak the speech which is convenient.

Hamid S. Aziz

And whoever of you is obedient to Allah and His Messenger and does good, We will give to her a double reward, and We have prepared for her an honourable sustenance.

Mahmoud Ghali

O wives of the Prophet, you are not as any other women. In case you act piously, then do not be too subdued of speech, so that he in whose heart is sickness may long for (too much expectation of you); and speak beneficent words.

Marmaduke Pickthall

O ye wives of the Prophet! Ye are not like any other women. If ye keep your duty (to Allah), then be not soft of speech, lest he in whose heart is a disease aspire (to you), but utter customary speech.

Mohamed Ahmed - Samira

O wives of the Prophet, you are not like other women. If you are mindful of God, do not be too obliging in your speech, lest some one sick of heart should covet your person; so say only customary things.

Muhammad Asad

O wives of the Prophet! You are not like any of the [other] women, provided that you remain [truly] conscious of God. Hence, be not over-soft in your speech, lest any whose heart is diseased should be moved to desire [you]: but, withal, speak in a kindly way.

Mustafa Khattab

O wives of the Prophet! You are not like any other women: if you are mindful ˹of Allah˺, then do not be overly effeminate in speech ˹with men˺ or those with sickness in their hearts may be tempted, but speak in a moderate tone.

Progressive Muslims

O wives of the prophet, you are not like any other women. If you are righteous, then do not speak too softly, lest those with disease in their hearts will move with desire; you shall speak in an honourable manner.

Sahih International

O wives of the Prophet, you are not like anyone among women. If you fear Allah, then do not be soft in speech [to men], lest he in whose heart is disease should covet, but speak with appropriate speech.

Sam Gerrans

O wives of the Prophet: you are not like any among women. If you are in prudent fear, then be not soft in speech lest he in whose heart is disease should desire; but speak a fitting word,

Shabbir Ahmed

O Wives of the Prophet! You are not like other women. If you live upright, then, be not over-soft in speech, lest he in whose heart is a disease aspire (to you). But speak in customary kindness.

Syed Vickar Ahamed

O Wives of the Prophet! You are not like any (other) women: If you fear (Allah), do not be soft in (your) speech (about what is said while you teach Islam), in case a person in whose heart is a sickness should be moved with desire: But you speak honorably (in what is to be said).

Taqi Usmani

O wives of the prophet, you are not like any other women, if you observe taqwā (righteousness). So, do not be too soft in your speech, lest someone having disease in his heart should develop fancies (about you); and do speak with appropriate words.

The Monotheist Group

O women of the prophet, you are not like any other women. If you are righteous, then do not speak too softly, lest those with disease in their hearts will move with desire; you shall speak in an honorable manner.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O femmes du Prophète! Vous nʹêtes comparables à aucune autre femme. Si vous êtes pieuses, ne soyez pas trop complaisantes dans votre langage, afin que celui dont le cœur est malade (lʹhypocrite) ne vous convoite pas. Et tenez un langage décent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî xanimên Pêxember! Hûn, ji jinan ne mîna yekê ji wan in, (belkî hûn di ser wan re ne) bi şertê ku hûn xwe ji bêemriya Xwedê û Resûlê wî biparêzin. Nexwe li hember zilamên biyanî gotinên xwe nerm û nazik nekin, vêca ku yê di dilê wî de nexweşî hebe ku meyla wî çêbe û hûn bi gotineke birêz û edeb biaxivin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Vrouwen van de profeet! Jullie zijn als geen van de andere vrouwen. Als jullie godvrezend zijn weest dan niet bedeesd bij het spreken opdat niet iemand in wiens hart een ziekte is begeerte krijgt. En spreekt op een behoorlijke manier.

Hollandaca — Siregar

O vrouwen van de Profeet, jullie zijn zoals geen van de andere vrouwen, als jullie (Allah) vrezen. Weest daarom niet minzaam in jullie manier van spreken waardoor degene in wiens hart een ziekte is, begeerte gaat voelen, en spreekt een juist woord.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О, жены Пророка! Вы – не таковы (по положению), как какая-нибудь из женщин. Если вы будете остерегаться (наказания Аллаха), то не будьте мягкими речью [[Это положение относится ко всем верующим женщинам.]] [не проявляйте нежности в речах], ибо возжелает тот, в сердце которого болезнь [склонность к грехам и запретному], и говорите известной (по шариату) речью [без мягкости в речи].

Rusça — Osmanov

О жены Пророка! Вы не таковы, как любая другая женщина. Если вы набожны, то не ведите [с посторонними мужчинами] любезных [речей] - не то возжелает вас тот, чье сердце порочно, - а говорите обычные слова.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Hustrur till (Vår) Profet! Ni skiljer er från alla andra kvinnor, om ni fruktar Gud. Var inte (för) mjuka och tillmötesgående i ert tal så att den som har ett sjukt hjärta fattar begär (till er), men använd ett artigt och vänligt språk som sig bör.