Onlar dünya hayatının ancak dış yönünü bilirler. Ahiret konusunda ise tamamen gaflettedirler.

يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِنَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَهُمْ عَنِ الْاٰخِرَةِ هُمْ غَافِلُونَ

yeǎ'lemūne Zāhiran mine l-Hayāti d-dunyā ve hum ǎni l-āḣirati hum ğāfilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَعْلَمُونَyeǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilirler
2ظَاهِرًاZāhiranظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmakdış yüzünü
3مِنَmine
4الْحَيٰوةِl-Hayātiح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatının
5الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
6وَهُمْve humve onlar
7عَنِǎni-ten
8الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret-
9هُمْhumonlar
10غَافِلُونَğāfilūneغ ف لDikkatsiz, unutkan, ihmalkar, gafil, kasıtlı olarak ihmal eden veya bırakan veya uzaklaşangafildirler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Dünyâ yaşayışının yalnız dış yüzünü bilirler ve onlar, âhiretten gafil olanlardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Dünyâ yaşayışının yalnız dış yüzünü bilirler ve onlar, âhiretten gafil olanlardır.

Adem Uğur

Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise, onlar tamamen gafildirler.

Ahmed Hulusi

Onlar kozalarında yaşamaları yüzünden sonsuz gelecek yaşamdan habersizdirler; dünya hayatını madde yanı itibarıyla bilip kabul ederler!

Ahmet Tekin

Onlar dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Âhiretten, ebedî yurttan ise, onlar hep gafildirler, habersizdirler.

Ahmet Varol

Onlar dünya hayatından sadece dış görünüşü bilirler. Ahiretten ise habersizdirler.

Ali Bulaç

Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır.

Ali Fikri Yavuz

(O Mekke halkı) dünya hayatından bir dış görünüşü bilirler, (geçimleri için çalışırlar). Ahiretten ise hep habersizdirler.

Ali Rıza Safa

Onlar, dünya yaşamının dış yüzünü bilirler. Sonsuz yaşam konusunda ise aymazlık içindedirler.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, dünya hayatının sadece görünen kısmını bilirler. Oysa onlar, gerçekten ahiretten habersizdirler.

Bekir Sadak

Onlar, dunya hayatinin gorulen kismini bilirler. Onlar, ahiretten habersizdirler.

Celal Yıldırım

Onlar Dünya hayatının bir dış tarafını bilirler. Onlar Âhiret'ten oldukça habersizdirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar dünya hayatının sadece görünen yüzünü kısmen bilirler; âhiret hakkında ise tamamen gaflet içindedirler.

Diyanet İşleri

Onlar dünya hayatının ancak dış yönünü bilirler. Ahiret konusunda ise tamamen gaflettedirler.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, dünya hayatının görülen kısmını bilirler. Onlar, ahiretten habersizdirler.

Diyanet Vakfi

Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise, onlar tamamen gafildirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, sadece bu dünya hayatının dış yüzünü bilirler. Ahiretten ise onlar hep gafildirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, bu dünya hayatının dış yüzünü bilirler; ahiretten ise hep gafildirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir zahir bilirler Dünya hayattan, Ahıretten ise hep gafildirler

Erhan Aktaş

Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Onlar, ahiret hayatının bilincinde değildirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Onlar, ahiret hayatının bilincinde değildirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Onlar, ahiret hayatının bilincinde değildirler.

Fizilal-il Kuran

Onlar dünya hayatının görülen kısmını bilirler. Ahiretten ise habersizdirler.

Gültekin Onan

Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır.

Hamdi Döndüren

Onlar dünya hayatının, sadece görünen yüzünü bilirler. Ahiretten ise, bütünüyle habersizdirler.

Hasan Basri Çantay

Onlar (bu) dünya hayatından (yalınız) bir dış (taraf) ı bilirler. Ahiretden ise onlar gaafillerin ta kendileridir.

Hasib Asutay

Onlar, dünya hayatının (yalnız) görünen yüzünü bilirler. Âhiretten ise onlar (tamamen) gafildirler.

Hayrat Neşriyat

(Onlar) dünya hayâtından (yalnız) görünüşte olanı bilirler; çünki onlar, âhiretten gafil olanların ta kendileridir.

İbni Kesir

Onlar dünya hayatının yalnız dış yüzünü bilirler. Ve onlar ahiretten ise gafillerdir.

Mehmet Okuyan

Onlar dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Onlar ahiretten tamamen habersiz(miş gibi davranır)lar.

Muhammed Esed

Onlar bu dünya hayatının yalnız görünen yüzünü tanırlar, ebedi ve nihai olandan ise tamamen habersizdirler.

Mustafa İslamoğlu

onlar sadece bu dünya hayatının görünür yüzünü tanırlar, ama onlar (görünmeyen) öteki hayattan gafildirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dünya hayatından bir âşikâre olanı bilirler. Ahiretten ise gafiller olanlar onlardır, onlar.

Ömer Öngüt

Onlar dünyâ hayatının yalnız görünen dış kısmını bilirler. Ahiretten ise tamamen habersizdirler.

Suat Yıldırım

Bildikleri, sadece dünya hayatının dış görünüşüdür; ama âhiretten habersiz, gafildirler.

Süleyman Ateş

Onlar, sadece şu yakın hayatın dış yüzünü bilirler; ahiretten ise onlar tamamen gafildirler.

Süleymaniye Vakfı

Onlar dünya hayatını yüzeysel olarak bilirler. Onlar ahireti ise hiç umursamazlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bütün bildikleri dünya hayatının görüntüsüdür. Onlar Ahireti dikkate almazlar. İlgi duymazlar.

Şaban Piriş

Onlar, dünya hayatının görünüşünü bilirler. Onlar, ahiretten gafil kimselerdir.

Tefhim-ul Kuran

Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Ahiretten ise gafil olanlardır.

Ümit Şimşek

Onlar sadece dünya hayatının dış yüzünü bilirler; âhiretten ise habersizdirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar basit ve iğreti hayattan, bir dış görünüşü bilirler. Ama ahiretten tam bir gaflet içindedirler onlar!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dünya həyatının görünən tərəfini bilir, axirətdən isə büsbütün qafildirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dünya həyatının zahirini (ticarət və əkinçilik işlərini, məişət məsələlərini) bilirlər, axirətdən isə xəbərsizdirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie kennen nur die Äußerlichkeiten des irdischen Lebens, aber vom jenseitigen Leben sind sie völlig abgewandt.

Almanca — Der Edle Quran

Sie kennen nur das Äußerliche vom diesseitigen Leben, während sie des Jenseits unachtsam sind.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie kennen nur die Außenseite des diesseitigen Lebens; das Jenseits aber beachten sie gar nicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie kennen (nur) Oberflächliches vom diesseitigen Leben und sie sind dem Jenseits gegenüber achtlos.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They -people- only look at things in life with respect to the aspect presenting itself to a slight or casual mental view and they are deceived by the smiling surface of the deep. They fail to take into account what the deep end affecting them profoundly is like. They are allured by the mundane, and oblivious of the Hereafter.

Abdul Haleem

they only know the outer surface of this present life and are heedless of the life to come.

Abdullah Yusuf Ali

They know but the outer (things) in the life of this world: but of the End of things they are heedless.

Abul A'la Maududi

People simply know the outward aspect of the worldly life but are utterly heedless of the Hereafter.

Aisha Bewley

They know an outward aspect of the life of this world but are heedless of the Next World.

Al-Hilali & Khan

They know only the outside appearance of the life of the world (i.e. the matters of their livelihood, like irrigating or sowing or reaping, etc.), and they are heedless of the Hereafter.

Ali Quli Qarai

They know just an outward aspect of the life of the world, but they are oblivious of the Hereafter.

Amatul Rahman Omar

They know only the apparent side of the present life, and they are completely unmindful of the next.

Arthur John Arberry

They know an outward part of the present life, but of the Hereafter they are heedless.

Bijan Moeinian

People are so engaged in this worldly life that they are careless about Hereafter.

E. Henry Palmer

They know the outside of this world's life, but of the hereafter they are heedless.

Edip-Layth

They only know the outside appearance of the worldly life; and regarding the Hereafter, they are ignorant.

George Sale

They know the outward appearance of this present life; but they are careless as to the life to come.

Hamid S. Aziz

It is Allah's promise! Allah will not fail His promise, but most of mankind know not.

Mahmoud Ghali

They know an outward (part) of the present life, (Literally: lowly life, i. e., the life of this world) and of the Hereafter they, (it is) they who are heedless.

Marmaduke Pickthall

They know only some appearance of the life of the world, and are heedless of the Hereafter.

Mohamed Ahmed - Samira

They only know the palpable life of this world, and are oblivious of the Hereafter.

Muhammad Asad

they know but the outer surface of this world’s life, whereas of the ultimate things they are utterly un­aware.

Mustafa Khattab

They ˹only˺ know the worldly affairs of this life, but are ˹totally˺ oblivious to the Hereafter.

Progressive Muslims

They only know the outside appearance of the worldly life; and regarding the Hereafter, they are ignorant.

Sahih International

They know what is apparent of the worldly life, but they, of the Hereafter, are unaware.

Sam Gerrans

They know an outward part of the life of this world, but of the Hereafter they are heedless.

Shabbir Ahmed

They know and care only about the apparent instant gratifications of the life of this world, and remain oblivious to the Eternal life to come.

Syed Vickar Ahamed

They know only the appearance (the outer things) of life in this world: But they do not care for the end of (all) things.

Taqi Usmani

They know something superficial of the worldly life, but of the Hereafter they are negligent.

The Monotheist Group

They only know the outside appearance of the worldly life; and regarding the Hereafter, they are ignorant.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils connaissent un aspect de la vie présente, tandis quʹils sont inattentifs à lʹau-delà.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew jiyana cîhanê ya li ber çavan dizanin, ew bi xwe ji jiyana axretê bêhay in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij kennen slechts de buitenkant van het tegenwoordige leven, terwijl zij op het hiernamaals geen acht slaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij kennen het uiterlijke aanzien van het tegenwoordige leven; maar zij zijn zorgeloos nopens het volgende leven.

Hollandaca — Siregar

Zij kennen het uiterlijke van het wereldse leven, terwijl zij met betrekking tot het Hiernamaals onachtzamen zijn.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Они знают о здешней жизни только явное, но ничего не ведают о жизни будущей.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De uppfattar (bara) det yttre skenet av livet i denna värld och är likgiltiga för de yttersta tingen.