İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit ol, biz müslümanlarız" dediler.

فَلَمَّا اَحَسَّ عِيسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَارِٓي اِلَى اللّٰهِ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

fe lemmā eHasse ǐysā minhumu l-kufra ḳāle men enSārī ilā (a)llahi ḳāle l-Havāriyyūne neHnu enSāru (a)llahi āmennā bi(a)llahi ve şhed bi ennā muslimūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَمَّاfe lemmāne zaman ki
2اَحَسَّeHasseح س سKatletmek, kökünü kurutmak, yok etmek, öldürmek, birinin algılama güçlerini öldürmek, bozguna uğratmak, birinin sesini veya hareketini durdurmak, birine veya bir halka ezmek ve aşağılamak, yutmak, patlatmak veya yakmak, taşımak veya uzaklaştırmak veya silkelemek, birine karşı şefkatli veya merhametli olmak (gerçek anlamda, birisi için hissetmek), birisi için yas tutmak, bir şeyi algılamak veya farkına varmak, bir şeyi duyular yoluyla bilmek, bir şeyi tespit etmek, bir şeyi kesin olarak bilmek, bir şeyden emin olmak, dinlemek, bir şeyi tekrar tekrar öğrenmeye çalışmak, bir şey hakkında haber veya bilgi sormak, bir şey veya birisi hakkında bilgi aramak veya soruşturmak, çekilmek veya koparılmak veya sökülmek, kökünden sökülmek veya yerinden edilmek, düşmek veya çıkmak, sürekli/aşamalı olarak/birbiri ardına düşmek, parçalara ayrılmak.sezdi
3عِيسٰىǐysāعيسىÎsa
4مِنْهُمُminhumuonlardan
5الْكُفْرَl-kufraك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkarı
6قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
7مَنْmenkimler
8اَنْصَارِٓيenSārīن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakbana yardımcı olacak
9اِلَىilā(yolunda)
10اللّٰهِ(a)llahiAllah
11قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler
12الْحَوَارِيُّونَl-Havāriyyūneح و رGeri dönmek/geri tepmek, bir durumdan başka bir duruma dönüşmek/değişmek, yıkamak/beyazlatmak, yuvarlak yapmak, çevrelemek, şan/üstünlük için rekabet etmek/mücadele etmek, gözün beyazı, gözün beyazının yoğun beyazlığı ve siyahının yoğun siyahlığı (etrafında açıklıkla) insanlarda bulunmaz ama benzetme yoluyla onlara atfedilir.Havariler
13نَحْنُneHnuBiz
14اَنْصَارُenSāruن ص رyardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumakyardımcılarıyız
15اللّٰهِ(a)llahiAllah(yolun)un
16اٰمَنَّاāmennāا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninandık
17بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
18وَاشْهَدْve şhedش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahid ol
19بِاَنَّاbi ennābiz
20مُسْلِمُونَmuslimūneس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakmüslümanlarız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İsa, onların küfrünü duyunca dedi ki: Kimlerdir Allah uğrunda yardımcılarım? Havârîler, biziz Allah için yardım edenler dediler, Allah'a inandık, sen de tanık ol ki, biz, ona teslîm olanlarız.

Abdulkadir Gölpınarlı

İsa, onların küfrünü duyunca dedi ki: Kimlerdir Allah uğrunda yardımcılarım? Havârîler, biziz Allah için yardım edenler dediler, Allahʼa inandık, sen de tanık ol ki, biz, ona teslîm olanlarız.

Adem Uğur

İsa, onlardaki inkârcılığı sezince: Allah yolunda bana yardımcı olacaklar kimlerdir? dedi. Havârîler: Biz, Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah'a inandık, şahit ol ki bizler müslümanlarız, cevabını verdiler.

Ahmed Hulusi

Ne zaman ki İsa, onların hakikati inkar ettiklerini hissetti, sordu: "Kim bana Allah yolunda yardım edecek?" Havariler cevap verdiler: "Biziz Allah yardımcıları. . . "B" işareti kapsamıyla (hakikatimizin Allah Esma'sı olduğuna) iman ettik; hakikatinle şahit ol! Biz Allah'a teslim olmuşlarız. "

Ahmet Tekin

Îsâ onlardan bazılarının kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edeceğini sezince: 'Allah’a götüren yolda bana yardım edenler kimler?' dedi. Temiz giyimli, iyi niyetli istikamet sahibi olanlar, havâriler: 'Allah yolunda sana yardım edenler bizleriz. Allah’a iman ettik. İslâm’ı yaşayan müslümanlar olduğumuza İslâm dininde sebat edeceğimize sen şâhit ol.' dediler.

Ahmet Varol

İsa, onların inkarcılığa yöneldiklerini sezince 'Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kimlerdir?' dedi. Havariler: 'Biz Allah'ın yardımcılarıyız. Allah'a iman ettik. Bizim Müslüman kimseler olduğumuza şahid ol' dediler. [7]

Ali Bulaç

Nitekim İsa, onlarda inkarı sezince, dedi ki: "Allah için bana yardım edecekler kimdir?" Havariler: "Allah'ın yardımcıları biziz; biz Allah'a inandık, bizim gerçekten müslümanlar olduğumuza şahid ol" dediler.

Ali Fikri Yavuz

Vaktaki İsa Yahudi’lerden küfrü hissedip anladı, şöyle dedi:”- Allah yolunda bana yardım edecekler kimdir?” Havarîler= Îsa’ya bağlılar, şöyle dediler: “- Biziz, Allah dininin yardımcıları, Allah’a iman ettik; ve sen şâhit ol ki, biz gerçek müslümanlarız.”

Ali Rıza Safa

İsa, onların nankörlük ettiklerinin ayırdına varınca, şöyle dedi: "Allah'ın yolunda, kim benim yardımcılarım olacak?" Havariler, şöyle dediler: "Allah'ın yardımcıları biziz. Allah'a inandık; teslim olduğumuza, sen de tanık ol!"

Bayraktar Bayraklı

İsa, onların hakikati inkar ettiklerinin farkına varınca, "Allah yolunda bana yardımcı olacaklar kimlerdir?" diye sordu. Havariler, "Biz, Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah'a inandık, şahit ol ki biz Müslümanlarız" cevabını verdiler.

Bekir Sadak

Isa onlarin inkarlarini hissedince: «Allah ugrunda yardimcilarim kimlerdir?» dedi. Havariler soyle dediler: «Biz Allah'in yardimcilariyiz, Allah'a inandik, O'na teslim oldugumuza sahid ol".

Celal Yıldırım

İsâ onların (Yahudi haham ve devlet adamlarının) inkâr ve inatlarını hissedince, «Allah yolunda yardımcılarım kim ?» dedi. Havariler: «Allah yolunda yardımcılar biziz. Allah'a imân ettik; şâhid ol ki, biz herhalde müslümanlar (Hakk'a dosdoğru teslimiyet gösterenleriz» dediler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Îsâ onlardaki inkârcılığı sezince, “Allah’a giden yolda bana yardımcı olacaklar kimlerdir?” diye sordu. Havâriler cevap verdiler: “Biz Allah için yardımcılarız; Allah’a inandık, şahit ol ki bizler Müslümanlarız.”

Diyanet İşleri

İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit ol, biz müslümanlarız" dediler.

Diyanet İşleri (eski)

İsa onların inkarlarını hissedince: 'Allah uğrunda yardımcılarım kimlerdir?' dedi. Havariler şöyle dediler: 'Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a inandık, O'na teslim olduğumuza şahid ol'.

Diyanet Vakfi

İsa, onlardaki inkârcılığı sezince: Allah yolunda bana yardımcı olacaklar kimlerdir? dedi. Havârîler: Biz, Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah'a inandık, şahit ol ki bizler müslümanlarız, cevabını verdiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İsa onların inkârlarını hissedince: «Allah yolunda yardımcılarım kim?» dedi. Havariler: «Allah yolunda yardımcılar biziz. Allah'a iman ettik. Şahit ol ki, biz muhakkak müslümanlarız.» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İsa onların inkar ettiklerini sezince: "Kimdir benim Allah yolunda arkadaşlarım?" dedi. Havariler: "Biziz Allah dininin yardımcıları, biz Allah'a iman ettik. Sen bizim lekesiz bir iman ile teslim olduğumuza şahit ol!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine vakta ki İsa onlardan küfrü hissetti "kim benim Allaha arkadaşlarım?" dedi, Havariyyun "biziz, dediler: Allah arkadaşları, biz Allaha iman ettik, hem bizim imanı lekesiz Müslimler olduğumuza şahid ol

Erhan Aktaş

İsa, onların küfrünü sezince: "Bana, Allah yolunda kim yardımcı olacak?" dedi. Havariler: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a iman ettik, bizim teslim olduğumuza şahit ol." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İsa, onların küfrünü sezince: "Bana, Allah yolunda kim yardımcı olacak?" dedi. Havariler: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a iman ettik, bizim Müslümanlığımıza şahit ol." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İsa, onların küfrünü sezince: "Bana, Allah yolunda kim yardımcı olacak?" dedi. Havariler: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a iman ettik, bizim Müslümanlığımıza şahit ol." dediler.

Fizilal-il Kuran

İsa, İsrailoğulları'nın inkarcı tutumlarını görünce Allah uğrunda bana yardımcı, destekçi olacak olanlar kimlerdir?' diye sordu. Havariler 'Biz Allah'ın destekçileriyiz, Allah'a iman ettik, şahid ol ki biz müslümanız' dediler.

Gültekin Onan

Nitekim İsa onlarda küfrü sezince dedi ki: "Tanrı için bana yardım edecekler kimdir?" Havariler: "Tanrı'nın yardımcıları biziz; Biz Tanrı'ya inandık, bizim gerçekten müslümanlar olduğumuza şahit ol" dediler.

Hamdi Döndüren

İsa, onlardaki inkârcılığı sezince, “Allah yolunda bana yardımcı olacaklar kimlerdir?” dedi. Havâriler, “Biz Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah’a inandık, sen de tanık ol ki bizler Müslümanlarız.” dediler.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki İsa onlardan (ısraar ile taşan) küfrü hissetdi. Dedi: Allaha (doğru giden yolda) bana yardım edecekler kim?" Havaariler: "Biziz Allahın yardımcıları. Allaha inandık. Sen de (Ey İsa) şahid ol ki biz muhakkak müslümanlarız." dedi (ler).

Hasib Asutay

İsa onlardan (Yahudilerden) inkârcılığı sezince, 'Allah yolunda kim benim yardımcılarımdır?' dedi. Havariler: (15) 'Biz Allah'ın (Allah dininin) yardımcılarıyız. Biz Allah'a iman ettik. Şahit ol ki, biz şüphesiz Müslümanlarız' dediler. (15. 'Havari' kelimesi Arapçaya Habeşten geçmiş olup yardımcı anlamındadır. Nitekim âyette İsa'ya ve onun dinine yardımcı olmayı taahhüt edenlere bu adın verildiği görülmektedir.)

Hayrat Neşriyat

Sonunda Îsâ onlardan küfrü hissedince: 'Allah’a (giden yolda) benim yardımcılarım kimlerdir?' dedi. Havârîler: 'Biz, Allah’ın (dîninin) yardımcılarıyız. Allah’a îmân ettik. Hem şâhid ol ki biz, şübhesiz Müslümanlarız' dediler.

İbni Kesir

İsa, onların inkarlarını sezince; Allah uğrunda yardımcılarım kimlerdir? dedi. Havariler: Biziz Allah'ın yardımcıları, Allah'a iman ettik. Sen de şahid ol ki biz, muhakkak müslümanlarız, dediler.

Mehmet Okuyan

İsa, onlardaki inkârcılığı sezince “Allah’a doğru (giden yolda) kim bana yardımcı olacak?” diye sormuş, Havariler de “Biz Allah’ın (yolunun) yardımcılarıyız; Allah’a iman ettik. Şahit ol ki biz müslümanlarız” demişlerdi.

Muhammed Esed

İsa, onların hakikati reddettiklerinin farkına varınca sordu: "Kim Allah yolunda benim yardımcılarım olacak?" Beyazlara bürünmüş olanlar cevap verdi: "Biz, (Allah yolunda) senin yardımcıların olacağız! Biz Allah'a inanırız: Sen de şahit ol, biz O'na teslim olmuşuz!

Mustafa İslamoğlu

İsa, onlardaki küfrü fark edince sordu: "Kim Allah'a ulaşan yolda bana yardım eder?" Havariler dediler ki: "Allah'ın yardımcıları biziz: Biz Allah'a inandık, Sen de şahit ol ki biz Allah'a teslim olan müslümanlarız!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, İsa onlardan dinsizlik hissetti, dedi ki: «Allah için benim yardımcılarım kimlerdir?» Havariler dedi ki: «Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a imân ettik ve şahit ol ki, bizler şüphesiz müslümanlarız.»

Ömer Öngüt

İsâ onların inkârlarını hissedince: “Allah yolunda yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havârîler dediler ki: “Biziz Allah'ın yardımcıları, Allah'a inandık, şâhit ol ki biz müslümanlarız!”

Suat Yıldırım

Ne zaman ki Îsâ onların inkârlarında ısrar ettiklerini hissetti, "Allah’a giden yolda bana yardım edecek kim var?" dedi. Havâriler: "Allah yolunda yardımcılar biziz. Biz Allah’a iman ettik. Ey Îsâ, bizim Müslüman olup Allah’a itaat ettiğimize sen de şahid ol!"

Süleyman Ateş

İsa onlardan inkarı sezince: "Allah yolunda kimler bana yardımcı olacak?" dedi. Havariler: "Biz, Allah(yolun)un yardımcılarıyız; Allah'a inandık, şahid ol, biz müslümanlarız." dediler.

Süleymaniye Vakfı

İsa, onların kafirliklerini hissedince: Allah için benim yardımcılarım kimlerdir?" diye seslendi. Havariler dediler ki: Allah için senin yardımcıların biziz. Allah'a inanıp güvendik. Şahit ol, biz ona teslim olmuş kimseleriz!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsa, ayetleri görmezlikten geldiklerini sezince, "Allah yolunda bana kimler yardım eder?" dedi. Havariler; "Allah için bizler yardım ederiz. Allah'a inanıp güvendik. Şahit ol; biz ona teslim olmuş kimseleriz." dediler.

Şaban Piriş

İsa, onların küfrünü hissedince: -Allah uğrunda bana yardımcı olacak kim vardır? dedi. Havariler de şöyle cevap verdiler: -Biz Allah'ın (dininin) yardımcılarıyız, Allah'a iman ettik, O'na teslim olduğumuza da şahit ol!

Tefhim-ul Kuran

Nitekim İsa, onlardan küfrü sezince, dedi ki: «Allah için bana yardım edecekler kimdir?» Havariler: «Allah'ın yardımcıları biziz; biz Allah'a inandık, bizim gerçekten müslümanlar olduğumuza şahid ol» dedi.

Ümit Şimşek

İsa onların inkârını sezdiğinde, 'Allah yolunda bana yardım edecek kim var?' diye sordu. Havâriler, 'Allah yolunda yardımcılar biziz,' dediler. 'Biz Allah'a iman ettik. Sen de şahit ol ki biz Allah'a teslim olmuş Müslümanlarız.

Yaşar Nuri Öztürk

İsa onlardan inkarı sezince şöyle konuştu: "Allah'a gidişte benim yardımcılarım kim?" Havariler dediler ki: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız. Allah'a iman ettik biz. Tanık ol, biz müslümanlarız/Allah'a teslim olanlarız."

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

İsa onlardakı küfrü hiss etdikdə dedi: “Allah yolunda kimlər mənə yardımçı olacaq?” Həvarilər dedilər: “Bizik Allahın dininin yardımçıları! Biz Allaha iman gətirdik. Sən də şahid ol ki, biz müsəlmanlarıq!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als Jesus merkte, daß sie nicht zu glauben gewillt waren, sprach er: ʺWer sind meine Helfer auf dem Weg zu Gott?ʺ Die Jünger antworteten: ʺWir sind Gottes Helfer. An Gott glauben wir; bezeuge du, daß wir Ihm ergeben sind!

Almanca — Der Edle Quran

Als ʹIsa aber ihren Unglauben wahrnahm, sagte er: ʺWer sind meine Helfer (auf dem Weg hin) zu Allah?ʺ Die Jünger sagten: ʺWir sind Allahs Helfer. Wir glauben an Allah, und bezeuge, daß wir (Ihm) ergeben sind!

Almanca — M. A. Rassoul

Und als Jesus ihren Unglauben wahrnahm, sagte er: ʺWer ist mein Helfer (auf dem Weg) zu Allah?ʺ Die Jünger sagten: ʺWir sind Allahs Helfer; wir glauben an Allah, und (du sollst) bezeugen, daß wir (Ihm) ergeben sind.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als ʹIsa den Kufr bei ihnen wahrnahm, sprach er: ʺWer sind meine Helfer für ALLAHs (Din)?ʺ Die Jünger sprachen: ʺWir sind die Helfer für ALLAHs (Din), wir haben den Iman an ALLAH verinnerlicht, und bezeuge, daß wir doch Muslime sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But when ‘Isa could sense that disbelief was a very prevalent inclination among them, he asked: "Who will support me in the cause of Allah?" We are supporters of the cause of Allah, said the disciples, "We have believed in Allah to the point that our hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues. We hold you as a witness to our conformity to Islam, the will of Allah".

Abdul Haleem

When Jesus realized they [still] did not believe, he said, ‘Who will help me in God’s cause?’ The disciples said, ‘We will be God’s helpers; we believe in God- witness our devotion to Him.

Abdullah Yusuf Ali

When Jesus found Unbelief on their part He said: "Who will be My helpers to (the work of) Allah?" Said the disciples: "We are Allah's helpers: We believe in Allah, and do thou bear witness that we are Muslims.

Abul A'la Maududi

And when Jesus perceived their leaning towards unbelief, he asked: 'Who will be my helpers in the way of Allah?' The disciples said: 'We are the helpers of Allah. We believe in Allah, and be our witness that we have submitted ourselves exclusively to Allah.

Aisha Bewley

When ‘Isa sensed kufr on their part, he said, ‘Who will be my helpers to Allah?’ The disciples said, ‘We are Allah's helpers. We believe in Allah. Bear witness that we are Muslims.

Al-Hilali & Khan

Then when ‘Îsâ (Jesus) came to know of their disbelief, he said: "Who will be my helpers in Allâh’s Cause?" Al-Hawâriyyûn (the disciples) said: "We are the helpers of Allâh; we believe in Allâh, and bear witness that we are Muslims (i.e. we submit to Allâh)."

Ali Quli Qarai

And when Jesus sensed their faithlessness, he said, ‘Who will be my helpers toward Allah?’ The Disciples said, ‘We will be helpers of Allah. We have faith in Allah, and bear witness that we are muslims.

Amatul Rahman Omar

But when Jesus felt disbelief on their part (and thought his people would renounce him, ) he said, `Who are my helpers (in calling the people) towards Allâh?' The disciples said, `We are the helpers (in the cause) of Allâh. We have believed in Allâh. Bear witness that, we are the submitting ones (to His will).'

Arthur John Arberry

And when Jesus perceived their unbelief, he said, 'Who will be my helpers unto God?' The Apostles said, 'We will be helpers of God; we believe in God; witness thou our submission.

Bijan Moeinian

When Jesus felt public’s resentment, he said: "Who will support me in my Devine mission?" His disciples replied: “We consider ourselves helpers of God. We believe in God; we are Muslims (Muslim in Arabic means submitter to God.)

E. Henry Palmer

And when Jesus perceived their unbelief, He said, 'Who are my helpers for God?' Said the apostles, 'We are God's helpers. We believe in God, so bear witness that we are resigned.

Edip-Layth

So when Jesus felt their rejection, he said, "Who are my supporters towards God?" The disciples said, "We are God's supporters, we acknowledge God and we bear witness that we have peacefully surrendered."

George Sale

But when Jesus perceived their unbelief, he said, who will be my helpers towards God? The apostles answered, we will be the helpers of God; we believe in God, and do thou bear witness that we are true believers.

Hamid S. Aziz

And when Jesus perceived their unbelief, He said, "Who will be my helpers in the cause of Allah?" The disciples said, "We will be Allah's helpers. We believe in Allah, so bear you witness that we have surrendered (unto Him).

Mahmoud Ghali

So, as soon as Isa (Jesus) perceived disbelief among them, he said, "Who are my ready vindicators to Allah?" (i. e., in the cause of Allah) The Disciples said, " We are the ready vindicators to Allah; we have believed in Allah, and bear (you) witness that we are Muslims.

Marmaduke Pickthall

But when Jesus became conscious of their disbelief, he cried: Who will be my helpers in the cause of Allah? The disciples said: We will be Allah's helpers. We believe in Allah, and bear thou witness that we have surrendered (unto Him).

Mohamed Ahmed - Samira

When Jesus perceived their unbelief he asked: "Who will help me in the way of God?" "We, " the disciples answered, "shall be the helpers of God. We believe in God; and you be our witness that we submit and obey.

Muhammad Asad

And when Jesus became aware of their refusal to acknowledge the truth, he asked: "Who will be my helpers in God's cause?" The white-garbed ones replied: "We shall be [thy] helpers [in the cause] of God! We believe in God: and bear thou witness that we have surrendered ourselves unto Him!

Mustafa Khattab

When Jesus sensed disbelief from his people, he asked, "Who will stand up with me for Allah?" The disciples replied, “We will stand up for Allah. We believe in Allah, so bear witness that we have submitted.”

Progressive Muslims

So when Jesus felt their rejection, he said: "Who are my supporters to God" The disciples said: "We are God's supporters, we believe in God and we bear witness that we have surrendered. "

Sahih International

But when Jesus felt [persistence in] disbelief from them, he said, "Who are my supporters for [the cause of] Allah ?" The disciples said," We are supporters for Allah. We have believed in Allah and testify that we are Muslims [submitting to Him].

Sam Gerrans

But when Jesus perceived their denial, he said: “Who are my helpers for God?” The disciples said: “We are the helpers of God; we believe in God; and bear thou witness that we are submitting.”

Shabbir Ahmed

This is what the angels had told Mary. When Jesus grew up He was commissioned to Prophethood. As he sensed their rejection, he called, "Who are my supporters towards Allah?" The disciples said, "We are Allah's supporters, we believe in Allah and bear witness that we are those who submit to Him."

Syed Vickar Ahamed

When Isa (Jesus) found disbelief on their part, he said: "Who will be my helpers to (the work of) Allah?" The disciples said: "We are Allah’s helpers: We believe in Allah, and do you bear witness that we are Muslims.

Taqi Usmani

So, when ‘Īsā sensed disbelief in them, he said: "Who are my helpers in the way of Allah?" The disciples said: “We are helpers of Allah. We believe in Allah; so be our witness that we are Muslims.”

The Monotheist Group

So when Jesus felt their rejection, he said: "Who are my supporters to God?" The disciples said: "We are the supporters of God, we believe in God and we bear witness that we have submitted."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, quand Jésus ressentit de lʹincrédulité, de leur part, il dit: ʺQui sont mes alliés dans la voie dʹAllah?ʺ Les apôtres dirent: ʺNous sommes les alliés dʹAllah. Nous croyons en Allah. Et sois témoin que nous lui sommes soumis.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema Îsa hizir kir ku ew baweriyê pê nayînin, got: Kî di rêka Xwedê de piştevan û arîkarê min e? Hewariyan got: Em in arîkarên (dînê) Xwedê, me bawerî bi Xwedê anî û tu jî şahid be ku bi rastî em misliman in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen ʹIsa ongeloof bij hen gewaarwerd zei hij: ʺWie zijn mijn helpers (op de weg) tot God.ʺ De discipelen zeiden: ʺWij zijn Gods helpers. Wij geloven in God. Getuig dat wij ons (aan God) hebben onderworpen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen Jezus hun ongeloof zag, zeide hij: Wie wil mij voor Gods zaak helpen. De apostelen antwoordden: Wij willen Gods helpers zijn; wij gelooven aan God; betuig het, dat wij geloovigen zijn.

Hollandaca — Siregar

En toen ʹÎsa ongeloof bij hen ontdekte, zei hij: ʺWie zijn mijn helpers (op het rechte Pad) naar Allah?ʺ Zijn metgezellen (Hawâriyyôen) zeiden: ʺWij zijn helpers van Allah, wij geloven in Allah en getuigen dat wij ons overgegeven hebben.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда (после своего призыва) (пророк) Ииса почувствовал в них [в своем народе] неверие [упрямство и нежелание обратиться к Истинной Вере], то сказал (своим искренним последователям): «Кто (будет) мои помощником (на пути) к Аллаху?» Сказали апостолы: «Мы – помощники Аллаха [помощники в деле призыва к Истинной Вере и установлению Слова Аллаха высшим на Земле]. Мы уверовали в Аллаха, засвидетельствуй же (о, Ииса), что мы – предавшиеся (Аллаху) [единобожники и полностью покорные Ему].

Rusça — Osmanov

Когда ʹИса убедился в их неверии, он спросил: ʺКто помощники мои пред Аллахом?ʺ Апостолы ответили: ʺМы - помощники Аллаха. Мы уверовали в Аллаха. Засвидетельствуй же, что мы - предавшиеся [Аллаху].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

När Jesus märkte deras ovillighet att tro (på honom), sade han: ʺVem vill hjälpa mig (att kalla människorna) till Guds väg?ʺ De vitklädda sade: ʺVi är Guds medhjälpare! Vi tror på Gud; vittna du att vi har underkastat oss Hans vilja!