Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تَمُوتَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِ كِتَابًا مُؤَجَّلًا وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الدُّنْيَا نُؤْتِهِ مِنْهَا وَمَنْ يُرِدْ ثَوَابَ الْاٰخِرَةِ نُؤْتِهِ مِنْهَا وَسَنَجْزِي الشَّاكِرِينَ

ve mā kāne li nefsin en temūte illā bi iƶni (a)llahi kitāben mu'eccelen ve men yurid ṧevābe d-dunyā nu'tihi minhā ve men yurid ṧevābe l-āḣirati nu'tihi minhā ve se neczī ş-şākirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve yoktur
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3لِنَفْسٍli nefsinن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanhiçbir kişi için
4اَنْen
5تَمُوتَtemūteم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölmek
6اِلَّاillāolmadan
7بِاِذْنِbi iƶniا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretizni
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
9كِتَابًاkitābenك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetyazılmıştır
10مُؤَجَّلًاmu'eccelenا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesibelirli bir süreye göre
11وَمَنْve menve kim
12يُرِدْyuridر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isterse
13ثَوَابَṧevābeث و بGeri dönmek, geri çevirmek, eski haline getirmek/iyileştirmek, tövbe etmek, toplamak/bir araya getirmeksevabını (menfaatini)
14الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
15نُؤْتِهِnu'tihiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendisine veririz
16مِنْهَاminhāondan
17وَمَنْve menve kim
18يُرِدْyuridر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isterse
19ثَوَابَṧevābeث و بGeri dönmek, geri çevirmek, eski haline getirmek/iyileştirmek, tövbe etmek, toplamak/bir araya getirmeksevabını
20الْاٰخِرَةِl-āḣiratiا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımahiret
21نُؤْتِهِnu'tihiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendisine veririz
22مِنْهَاminhāondan
23وَسَنَجْزِيve se neczīج ز يTatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmekve mükafatlandıracağız
24الشَّاكِرِينَş-şākirīneش ك رTeşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan.şükredenleri

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimse ölmez. Ölüm, vakti tâyin edilmiş bir yazıdır. Kim dünya nîmetlerini isterse ona dünyadan nîmetler veririz ve kim âhiret mükâfatını dilerse ona ahirete ait mükâfatlar ihsân ederiz ve biz, şükredenleri yakında mükâfatlandıracağız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allahʼın izni olmadıkça hiçbir kimse ölmez. Ölüm, vakti tâyin edilmiş bir yazıdır. Kim dünya nîmetlerini isterse ona dünyadan nîmetler veririz ve kim âhiret mükâfatını dilerse ona ahirete ait mükâfatlar ihsân ederiz ve biz, şükredenleri yakında mükâfatlandıracağız.

Adem Uğur

Hiçbir kimse yok ki, ölümü Allah'ın iznine bağlı olmasın. (Ölüm), belli bir süreye göre yazılmıştır. Her kim, dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

Ahmed Hulusi

Varlığındaki Allah Esma'sının oluşturduğu ("B"iiznillah) değişmez programı (kitaben müeccela) elvermedikçe hiç kimse ölmez! Kim dünyanın nimetlerini isterse, ona dünyada veririz. Kim de sonsuz gelecek sürecinin nimetlerini arzu ederse, ona da ondan veririz. Biz şükredenlerin cezasını (karşılığını) veririz (değerlendirenlerin değerlendirmelerinin sonucunu yaşatırız).

Ahmet Tekin

Levh-i Mahfuzdaki ecel dolmadan, Allah’ın planı yürürlüğe girmeden bir kimsenin ölmesi mümkün değildir. Kim dünya menfaati isterse, kendisine ondan veririz. Kim de âhiret, ebedî yurt sevabı isterse ona da bundan veririz. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır.

Ahmet Varol

Hiçbir can, Allah'ın izni olmadan ölmez. O, belirlenmiş bir ecele göredir. Kim dünyanın yararını isterse ona ondan veririz; kim de ahiretin yararını isterse ona da ondan veririz. Şükredenlerin karşılıklarını vereceğiz.

Ali Bulaç

Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.

Ali Fikri Yavuz

Allah’ın izni olmadıkça hiç kimseye ölmek yoktur. Ölüm, zamanı Allah’ın ilminde kararlaşmış bir yazıdır. Kim dünya menfaatını isterse kendisine ondan veririz; ve kim de ahiret savabını isterse buna da ondan veririz. Şükredenlere ise muhakkak mükâfat verceğiz.

Ali Rıza Safa

Allah'ın izni olmadıkça, hiç kimse ölmez. Süresi belirlenmiş bir yazıdır. Kim dünya yararını isterse, ona, ondan veririz. Kim sonsuz yaşam yararını isterse, ona da ondan veririz. Şükredenleri, yakında ödüllendireceğiz.

Bayraktar Bayraklı

Hiç kimse, tayin edilmiş belli bir vadeden önce, Allah'ın izni olmadan ölmez. Kim bu dünyanın nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz; kim de ahiretin nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz ve şükredenleri ödüllendireceğiz.

Bekir Sadak

Hicbir kimse Allah'in izni olmadan olmez; o, belli bir vakte baglanmistir. Kim dunya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. sukredenlerin mukafatini verecegiz.

Celal Yıldırım

Hiç bir cana Allah'ın izni olmadan ölmek yoktur. Bu, belli bir vakte bağlanmış yazılan bir yazıdır. Artık kim dünya sevabı isterse ona ondan veririz; kim de âhiret sevabı isterse, ona da ondan veririz. Şükredenleri mükâfatlandırırız.

Diyanet İşleri

Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

Diyanet İşleri (eski)

Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz.

Diyanet Vakfi

Hiçbir kimse yok ki, ölümü Allah'ın iznine bağlı olmasın. (Ölüm), belli bir süreye göre yazılmıştır. Her kim, dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse ölmeyecektir. O, vadesi yazılmış şaşmaz bir yazıdır. Bununla birlikte kim dünya nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ise kesinlikle mükafatlandıracağız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem Allahın izni olmakdıkça kimseye ölmek yok: o va'desile yazılmış şaşmaz bir yazı, bununla beraber kim dünya sevabını isterse ona ondan veriniz, kim de Ahıret sevabını isterse ona da ondan veririz, şükredenlere ise muhakkak mükafat vereceğiz.

Erhan Aktaş

Allah'ın izni dışında, hiç kimse ölmez. Ölüm, vakti belirlenmiş bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya kazancını isterse; ona, onu veririz, kim de ahiret kazancını isterse, ona da onu veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın izni dışında, hiç kimse ölmez. Ölüm, vakti belirlenmiş bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya kazancını isterse; ona, onu veririz, kim de ahiret kazancını isterse, ona da onu veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın bilgisi olmaksızın, hiç kimseye vakti belirlenmiş bir süreden önce ölmek yoktur. Kim dünya kazancını isterse; ona, onu veririz, kim de ahiret kazancını isterse, ona da onu veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın izni olmaksızın hiç kimsenin ölmesi söz konusu değildir. O süresi belirli bir yazıya bağlıdır. Kim dünya kazancını isterse ona ondan veririz. Kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri ödüllendireceğiz.

Gültekin Onan

Tanrı'nın izni olmaksızın hiç bir nefs için ölmek yoktur. O, süresi-belirtilmiş (müeccela)bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.

Hamdi Döndüren

Allah’ın izni olmadıkça, hiç kimseye ölmek yoktur. O, vadesiyle yazılmış bir yazıdır. Kim dünya nimetini isterse, ondan kendisine veririz; kim de ahiret nimetini isterse, ona da ondan veririz. Hiç kuşkusuz, Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

Hasan Basri Çantay

Allahın izni (emri ve kazaası) olmadıkça hiç bir kimseye ölmek yokdur. O, va'desiyle yazılmış bir yazıdır. Kim dünya menfaatini dilerse kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

Hasib Asutay

Allah'ın izni olmadan hiçbir kimse için ölmek yoktur. (Ölüm,) belli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya sevabını (nimetini) isterse kendisine ondan veririz; kim de âhiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

Hayrat Neşriyat

Hem va'desi belli olan bir yazı (bir kader) olarak, Allah’ın izni olmadıkça hiçbir kimsenin ölmesi mümkün değildir. Artık kim dünya mükâfâtını isterse, ona ondan veririz. Kim de âhiret mükâfâtını isterse, ona (da) ondan veririz. Şükredenleri ise mükâfâtlandıracağız.

İbni Kesir

Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimseye ölmek yoktur. O, vadesiyle yazılmış bir yazıdır. Kim dünya nimetini isterse kendisine ondan veririz, kim de ahiret nimetini dilerse buna da ondan veririz. Ve şükredenleri mükafatlandıracağız.

Mehmet Okuyan

Her nefis belirlenmiş bir kitap (ilahî yasa) gereği yalnızca Allah’ın izniyle ölür. Kim dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz, şükredenleri ileride ödüllendireceğiz.

Muhammed Esed

Hiç kimse, tayin edilmiş belli bir vadeden önce, Allah'ın izni olmadan ölmez. Ve kim bu dünyanın nimetlerini arzularsa kendisine ondan vereceğiz; kim de ahiretin nimetlerini arzularsa ona da bunu vereceğiz; ve (Bize) şükredenleri mükafatlandıracağız.

Mustafa İslamoğlu

Hiç kimse, Allah'ın izniyle ilahi yasa ile kararlaştırılmış vade dışında ölmez. Ve kim bu dünyanın nimetlerini isterse kendisine ondan veririz, kim de ahiretin nimetlerini isterse ona da ondan veririz; ve Biz, şükredenleri ödüllendiririz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hiç bir kimse için Allah Teâlâ'nın izni olmadıkça ölmek yoktur. O vadesi tayin edilmiş bir yazıdır. Ve her kim dünya menfaatını dilerse ona ondan veririz. Ve kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Ve şükredenleri elbette mükâfaatlandıracağız.

Ömer Öngüt

Allah'ın izni olmadan hiç kimse ölmez. O belli bir süreye göre yazılmıştır. Her kim dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de âhiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

Suat Yıldırım

Allah izin vermedikçe hiç bir kişi ölemez. Bu, belli bir vakte bağlanmış, takdir edilmiştir. Her kim dünya mükâfatını isterse, kendisine dünyalık birşeyler veririz. Kim âhiret mükâfatı isterse ona da bundan veririz. Biz, şükredenleri elbette ödüllendireceğiz.

Süleyman Ateş

Allah'ın izni olmadan hiçbir kişi ölmez. (Ölüm) Belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya sevabını (menfaatini) isterse, kendisine ondan veririz; kim ahiret sevabını isterse, kendisine ondan veririz, şükredenleri mükafatlandıracağız.

Süleymaniye Vakfı

Hiç kimse Allah'ın onayı olmadan, yazılı eceli gelmeden ölmez. Kim dünyalık isterse ona ondan veririz. Kim de ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz. Biz, şükredenleri /görevini yerine getirenleri ödüllendireceğiz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın izni olmadan, yazılı eceli gelmeden kimse ölmez. Kim dünyalık isterse ona ondan veririz. Kim ahiretlik isterse ona da ondan veririz. Biz, görevini yapanları ödüllendireceğiz.

Şaban Piriş

Hiç kimse, Allah'ın izni olmadan ve belirlenmiş süresi gelmeden ölmez. Dünya nimeti isteyene ondan veririz. Ahiret nimeti isteyene de ondan veririz. Biz, şükredenleri mükafatlandıracağız.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.

Ümit Şimşek

Hiç kimse, Allah'ın izni olmadan ve yazılı eceli erişmeden ölmez. Biz, dünya menfaatini isteyene ondan veririz. Âhiret sevabını isteyene de ondan veririz. Şükredenleri ise ödüllendireceğiz.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişi ölmez. Vakti belirlenmiş bir yazıdır o. Dünya çıkarını gözetene ondan veririz; ahiret yararını gözetene de ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz biz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Hər bir kəs ancaq Allahın izni ilə, əzəldən müəyyən edilmiş bir vaxtda ölür. Kim dünya mükafatını istəsə, ona bundan verərik. Kim də axirət mükafatını istəsə, ona da ondan verərik. Biz şükür edənləri mütləq mükafatlandıracağıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahın izni olmayınca heç kəsə ölüm yoxdur. O, (lövhi-məhfuzda) vaxtı müəyyən edilmiş bir yazıdır. (Cihadda) dünya mənfəəti istəyən şəxsə dünya mənfəətindən, axirət savabı istəyən şəxsə isə axirət savabından verəcək. Şükür edənləri də, əlbəttə, mükafatlandıracağıq!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Niemand stirbt ohne Gottes Bestimmung; das ist ein festgelegter, geschriebener Beschluß. Wer sich nach der Belohnung im Diesseits sehnt, dem geben Wir sie, und wer sich nach der Belohnung im Jenseits sehnt, dem geben Wir sie. Die Dankbaren belohnen Wir ganz gewiß.

Almanca — Der Edle Quran

Keiner Seele ist es möglich zu sterben, außer mit Allahs Erlaubnis (und) nach einer befristeten Vorbestimmung. Wer die Belohnung des Diesseits will, dem geben Wir (etwas) von ihm; und wer die Belohnung des Jenseits will, dem geben Wir (etwas) von ihm. Und Wir werden (es) den Dankbaren vergelten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und kein Mensch wird sterben außer mit ALLAHs Zustimmung - nach einer festgelegten Zeit. Und wer Belohnung für das Diesseits anstrebt, dem geben WIR davon Anteil, und wer Belohnung für das Jenseits anstrebt, dem geben WIR davon Anteil. Und WIR werden die Dankbaren belohnen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"Nor can a soul be disembodied except by Allah’s permission according to a predetermined point of time that had been entered in a Book. He who so sets his mind upon the mundane things ministering to his enjoyment and content here below shall be requited with what is apportioned to him in this world. He who so sets his mind upon the divine things conducing to Allah’s mercy and grace Hereafter shall be requited with what is commensurate with his deeds of wisdom and piety. We will generously reward those who impel themselves to the feeling of gratitude".

Abdul Haleem

No soul may die except with God’s permission at a predestined time. If anyone strives for the rewards of this world, We will give him some of them. If anyone strives for the rewards of the Hereafter, We will give him some of them: We will reward the grateful.

Abdullah Yusuf Ali

Nor can a soul die except by Allah's leave, the term being fixed as by writing. If any do desire a reward in this life, We shall give it to him; and if any do desire a reward in the Hereafter, We shall give it to him. And swiftly shall We reward those that (serve us with) gratitude.

Abul A'la Maududi

It is not given to any soul to die except with the leave of Allah, and at an appointed time. And he who desires his reward in this world, We shall grant him the reward of this world; and he who desires the reward of the Other World, We shall grant him the reward of the Other World. And soon shall We reward the ones who are grateful.

Aisha Bewley

No self can die except with Allah’s permission, at a predetermined time. If anyone desires the reward in this world, We will give him some of it. If anyone desires the reward in the Next World, We will give him some of it. We will recompense the thankful.

Al-Hilali & Khan

And no person can ever die except by Allâh’s Leave and at an appointed term. And whoever desires a reward in (this) world, We shall give him of it; and whoever desires a reward in the Hereafter, We shall give him thereof. And We shall reward the grateful.

Ali Quli Qarai

No soul may die except by Allah’s leave, at an appointed time. Whoever desires the reward of this world, We will give him of it; and whoever desires the reward of the Hereafter, We will give him of it; and soon We will reward the grateful.

Amatul Rahman Omar

Nor can a living being die save by the leave of Allâh - a decree with a prescribed term. And he who desires the reward (for his deeds) of this world, We grant him thereof; and he who desires the reward of the Hereafter, We will grant him thereof. And We will certainly reward the grateful.

Arthur John Arberry

It is not given to any soul to die, save by the leave of God, at an appointed time. Whoso desires the reward of this world, We will give him of this; and whoso desires the reward of the other world, We will give him of that; and We will recompense the thankful.

Bijan Moeinian

No one will die without the Lord’s permission and it is [pre-determined and] written in a book. Those who ask for the vanities of this world will get it and those who ask for the rewards of the Hereafter will be blessed therein. I reward those who are thankful.

E. Henry Palmer

It is not for any soul to die, save by God's permission written down for an appointed time; but he who wishes for the reward of this world we will give him of it, and he who wishes for the reward of the future we will give him of it, and we will recompense the grateful.

Edip-Layth

It is not permitted for a person to die except by God's leave in an appointed record. Whoever wants the rewards of this world We give him of it, and whoever wants the reward of the Hereafter, We give him of it. We will reward the thankful.

George Sale

No soul can die unless by the permission of God, according to what is written in the book containing the determinations of things. And whoso chooseth the reward of this world, we will give him thereof: But whoso chooseth the reward of the world to come, we will give him thereof; and we will surely reward the thankful.

Hamid S. Aziz

It is not for any soul to die, save by Allah's permission, written down for an appointed time; but he who wishes for the reward of this world We will give him of it, and he who wishes for the reward of the Hereafter We will give him of it, and We will recompense the grateful.

Mahmoud Ghali

And in no way is a self to die except by the permission of Allah, at an appointed term; (Literally: an appointed book) and whoever is willing to have the requital of the present (life), (Literally: this lowly life, i. e., the life of this world) We will bring him of it; and whoever is willing to have the requital of the Hereafter, We will bring him of it; and We will soon recompense the thankful.

Marmaduke Pickthall

No soul can ever die except by Allah's leave and at a term appointed. Whoso desireth the reward of the world, We bestow on him thereof; and whoso desireth the reward of the Hereafter, We bestow on him thereof. We shall reward the thankful.

Mohamed Ahmed - Samira

No one can die before his appointed term except in accordance with the law of God. And to him who desires a reward in this world, We shall give it; and to him who desires a reward in the life to come, We shall do that. We shall certainly reward those who are grateful.

Muhammad Asad

And no human being can die save by God's leave, at a term pre-ordained. And if one desires the rewards of this world, We shall grant him thereof; and if one desires the rewards of the life to come, We shall grant him thereof; and We shall requite those who are grateful [to Us].

Mustafa Khattab

No soul can ever die without Allah’s Will at the destined time. Those who desire worldly gain, We will let them have it, and those who desire heavenly reward, We will grant it to them. And We will reward those who are grateful.

Progressive Muslims

It is not permitted for a soul to die except by God's leave in an appointed record. And whoever wants the rewards of this world We give him of it, and whoever wants the reward of the Hereafter, We give him of it. And We will reward the thankful.

Sahih International

And it is not [possible] for one to die except by permission of Allah at a decree determined. And whoever desires the reward of this world - We will give him thereof; and whoever desires the reward of the Hereafter - We will give him thereof. And we will reward the grateful.

Sam Gerrans

And it is not for a soul to die, save by the leave of God, at a writ determined. And whoso desires the reward of the World, We give him thereof; and whoso desires the reward of the Hereafter, We give him thereof; and We reward the grateful.

Shabbir Ahmed

Allah's Law governs life and death. No one dies except by Allah's leave and at a term appointed per His Laws. Whoever seeks only the vanities of this world, We give him thereof, and whoever seeks the rewards of the Hereafter, We bless him thereof. The Qur'an shows you the Way to success in both worlds (24:55), (28:77). We will soon reward the appreciative.

Syed Vickar Ahamed

No soul can die except by Allah’s permission, the term (of life) being fixed as in writing. If any do desire a reward in this life, We shall give it to him; And if any do desire a reward in the Hereafter, We shall give it to him. And swiftly shall We reward those who (serve Us with) gratitude.

Taqi Usmani

It is not the choice of a person to die without the will of Allah, death being a time-bound destiny. Whoever seeks a reward in this world, We shall give him out of it, and whoever seeks a reward in the Hereafter, We shall give him out of it. We shall soon reward the grateful.

The Monotheist Group

It is not permitted for a soul to die except by the permission of God in an appointed record. And whoever wants the reward of this world We give him of it, and whoever wants the reward of the Hereafter, We give him of it. And We will reward the thankful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Personne ne peut mourir que par la permission dʹAllah, et au moment prédéterminé. Quiconque veut la récompense dʹici-bas, Nous lui en donnons. Quiconque veut la récompense de lʹau-delà, Nous lui en donnons, et Nous récompenserons bientôt les reconnaissants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ne mimkun e ku bêyî destûra Xwedê kes bimire, (roja mirinê) demeke diyarkirî ye, hatiye nivîsîn. Kî (bi emelê xwe) dinyayê bixwaze em ê wê bidinê, kî jî axretê bixwaze em ê wê bidinê û em ê şikurdaran xelat bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Iemand kan alleen maar met Gods toestemming sterven volgens een vastgelegde voorbeschikking. Wie de beloning van het tegenwoordige leven wenst, aan hem zullen Wij er iets van geven. En wie de beloning van het hiernamaals wenst, aan hem zullen Wij er iets van geven. En Wij zullen hen die dank betuigen belonen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Geene ziel kan sterven dan op Gods verlof, naar het boek waarin de bestemming van alle dingen is opgeschreven. Wie de belooning in deze wereld verlangt, zullen wij die geven; wij zullen haar echter ook hun geven, die hunne belooning in het toekomstige leven verlangen. De dankbaren zullen wij beloonen.

Hollandaca — Siregar

En geen ziel kan sterven, behalve met het verlof Allah, zoals vastgelegd. En wie de beloning van de wereld wil, Wij geven hem ervan; en wie de beloning van het Hiernamaals wil, Wij geven hem ervan. En Wij zullen de dankbaren belonen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не бывает так, что кто-то умирает без дозволения Аллаха, (не прожив) установленный (Аллахом) срок. И кто желает (своим поступком) награды (этого) мира, (то) Мы даруем ему ее (но в Вечной жизни не будет ему доли этого). А кто (своим поступком) желает награды Вечной жизни, (то) Мы даруем ему ее (и при этом он еще получит и долю в этой жизни), – и воздадим Мы благодарным!

Rusça — Osmanov

Ни один человек не умрет, кроме как с дозволения Аллаха, в предписанный [Им] срок. Тому, кто возжелает вознаграждения в земной жизни, Мы дадим его в этой жизни. А тому, кто возжелает вознаграждения в жизни будущей, дадим его тогда. Мы вознаградим благодарных [Нам].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ingen människa får dö annat än i enlighet med Guds vilja och vid en fastställd tidpunkt. Den som vill lönas med detta livets goda, honom skall Vi ge något av detta; och den som önskar lönas med det eviga livets goda, honom skall Vi ge något av detta. Och Vi skall belöna dem som visar tacksamhet.