Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.
لِيَكْفُرُوا بِمَا اٰتَيْنَاهُمْ وَلِيَتَمَتَّعُوا فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
li yekfurū bimā āteynāhum ve li yetemetteǔ fe sevfe yeǎ'lemūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bu da onlara verdiğimiz nîmetlere nankörlük edip dünyâda geçinip gitmeleri içindir, fakat yakında bilecek onlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bu da onlara verdiğimiz nîmetlere nankörlük edip dünyâda geçinip gitmeleri içindir, fakat yakında bilecek onlar.
Adem Uğur
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve sefa sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler!
Ahmed Hulusi
Kendilerine verdiklerimize (hakikatlerindeki kuvvelere) nankörlük yapsınlar ve (geçici şeylerden) faydalansınlar diye (şirke dönerler)! Yakında anlayacaklar!
Ahmet Tekin
Kendilerine ihsan ettiklerimize karşılık bize nankörlük etsinler, sefa sürsünler bakalım! Ama yakında âkıbetlerinin nasıl olduğunu öğrenecekler.
Ahmet Varol
Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etsinler ve yararlansınlar diye (böyle yaparlar). Ancak yakında bilecekler.
Ali Bulaç
Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve yararlanıp metalansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
Kendilerine verdiğimiz nimeti (kurtuluş nimetini) inkâr etsinler ve (geçici dünya hayatından) zevk alsınlar diye (eski tutumları olan şirke dönerler)...Fakat yakında (onlara ne azab yapılacağını) bileceklerdir.
Ali Rıza Safa
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve yararlansınlar; artık yakında öğrenecekler.
Bayraktar Bayraklı
Böylece kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından zevk almaya devam ederler. Fakat yakında bileceklerdir.
Bekir Sadak
(65-66) Gemiye bindikleri zaman,dini yalniz Allah'a haskilarak O'na yalvarirlar; ama Allah onlari karaya cikararak kurtarinca, kendilerine verdigi nimete nankorluk ederek O'na hemen es kosarlar. Zevklensinler bakalim, yakinda bileceklerdir.
Celal Yıldırım
Böylece kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etsinler ve bir süre yararlanıp geçinsinler ; ileride (bunun nasıl bir kötülük ve şuursuzluk olduğunu) bilecekler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kendilerine bahşettiğimiz şeylere karşı nankörlük etsinler, zevku safa sürsünler! Ama yakında anlayacaklar.
Diyanet İşleri
Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve bir süre daha faydalansınlar bakalım! İleride bilecekler.
Diyanet İşleri (eski)
(65-66) Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; ama Allah onları karaya çıkararak kurtarınca, kendilerine verdiği nimete nankörlük ederek O'na hemen eş koşarlar. Zevklensinler bakalım, yakında bileceklerdir.
Diyanet Vakfi
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve sefa sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalım! Ama yakında bilecekler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etsinler ve hayattan zevk alsınlar diye! Fakat ileride bilirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki kendilerine verdiğimiz ni'mete nankörlük etsinler ve hayattan zevk alsınlar diye, fakat ileride bilirler
Erhan Aktaş
Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar! Yakında neyin ne olduğunu görecekler!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar! Yakında neyin ne olduğunu görecekler!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar! Yakında neyin ne olduğunu görecekler!
Fizilal-il Kuran
Böylece kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etsinler ve dünyada zevkleri ile oyalansınlar bakalım! Nasıl olsa ilerde gerçeği öğreneceklerdir.!
Gültekin Onan
Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e küfretsinler ve yararlanıp metalansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.
Hamdi Döndüren
Onlar, kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etsinler ve bir süre daha zevk içinde yaşasınlar! Ama yakında bileceklerdir!
Hasan Basri Çantay
Ki (bu suretle) kendilerine verdiğimiz (ni'metler) e nankörlük etsinler ve (hayatdan) zevk alsınlar diye. Fakat onlar yakında bileceklerdir.
Hasib Asutay
Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve gönüllerince yaşasınlar bakalım! Ama yakında bilecekler!
Hayrat Neşriyat
Tâ ki kendilerine verdiğimiz şeylere (ni'metlere) nankörlük etsinler ve zevkedalsınlar! Fakat (onlar yaptıklarının âkıbetini) ileride bilecekler!
İbni Kesir
Kendilerine verdiğimize küfretsinler, eğlensinler bakalım. Yakında bileceklerdir.
Mehmet Okuyan
Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah’a) ortak koşmaktadırlar. (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler!
Muhammed Esed
böylece kendilerine bahşettiğimiz her türlü (nimete) karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından (ahmakça) zevk almaya devam ederler; fakat, günü gelince (gerçeği) öğrenecekler.
Mustafa İslamoğlu
Sonuçta kendilerine verdiklerimize nankörlük etmiş ve kısa vadeli bir hazzı tüketmiş olurlar: Fakat zamanı gelince (gerçeği) anlayacaklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Kendilerine verdiğimiz şeye nankörlük etsinler ve istifadede bulunsunlar diye. Fakat yakında bileceklerdir.
Ömer Öngüt
Kendilerine verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler ve sefa sürsünler bakalım! Yakında bilecekler!
Suat Yıldırım
Neticede kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük edip, güya geçici bir zevk alırlar. Alsınlar bakalım, yakında öğrenirler!
Süleyman Ateş
Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metler)e nankörlük etsinler ve (şu geçici hayatta) zevk içinde yaşasınlar. Ama yakında (gerçeği) bileceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine yaptığımız iyiliği görmezden gelsinler ve sefalarını sürsünler bakalım! Yakında öğrenirler!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunu, Allah'ın onlara verdiğini görmemek ve günlerini gün etmek için yaparlar. Onlar yakında öğreneceklerdir.
Şaban Piriş
Kendilerine verdiklerimize nankörlük edip, dünyada geçinip gitsinler bakalım, yakında öğrenecekler.
Tefhim-ul Kuran
Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve yararlanıp metalansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.
Ümit Şimşek
Nankörlük etsinler verdiklerimize, nasiplenedursunlar. Yakında görecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
Verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve birazcık zevklensinler diye... Yakında bilecekler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bu ona görədir ki, Bizim onlara verdiyimiz nemətlərə nankorluq etsinlər və hələlik əylənsinlər. Amma tezliklə biləcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlara verdiyimiz neʼməti inkar etsinlər və (dünyada istədikləri kimi) kef çəkib zövz alsınlar deyə (rüsxət verərik). Onlar (öz əməllərinin ağır nəticəsini) mütləq biləcəklər!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie mögen alles verleugnen, was Wir ihnen gegönnt haben und auf Erden alles nach Lust und Laune genießen, am Jüngsten Tag werden sie - zu spät - um die Wahrheit wissen.
Almanca — Der Edle Quran
um undankbar zu sein für das, was Wir ihnen gegeben haben, und um zu genießen; sie werden (es noch) erfahren.
Almanca — M. A. Rassoul
und leugnen somit das, was Wir ihnen beschert haben, und ergötzen sich. Bald aber werden sie es erfahren!
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sollen nur Kufr dem gegenüber betreiben, was WIR ihnen zuteil werden ließen und sie sollen sich nur vergnügen! Denn sie werden es noch wissen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They do that in order to sink under the vexations of their Minds and deny all that Allah has given them. Let them enjoy themselves, it shall not be for long then they shall come to know the sad truth.
Abdul Haleem
Let them show their ingratitude for what We have given them; let them take their enjoyment- soon they will know.
Abdullah Yusuf Ali
Disdaining ungratefully Our gifts, and giving themselves up to (worldly) enjoyment! But soon will they know.
Abul A'la Maududi
that they may be ungrateful for the rescue that We granted them, and that they may revel in the pleasures (of the present life). Soon they shall come to know.
Aisha Bewley
Let them be ungrateful for what We have given them! Let them enjoy themselves – they will soon know!
Al-Hilali & Khan
So that they become ingrate for that which We have given them, and that they take their enjoyment (as a warning and a threat), but they will come to know.
Ali Quli Qarai
being ungrateful for what We have given them! So let them enjoy. Soon they will know!
Amatul Rahman Omar
With the result that they show ingratitude for what We have given them and also with the result that they indulge in worldly enjoyment (though only for a short time). But they will soon come to know (the consequences of their conduct).
Arthur John Arberry
that they may be ungrateful for what We have given them, and take their enjoyment; they will soon know!
Bijan Moeinian
Let them be ungrateful and "enjoy" this worldly life for a while; they will soon come to know [how wrong they have been. ]
E. Henry Palmer
that they may disbelieve in our signs; and that they may have some enjoyment: but soon they shall know.
Edip-Layth
Let them reject what We have given them, and let them enjoy; for they will come to know.
George Sale
to shew themselves ungrateful for that which We have bestowed on them, and that they may enjoy the delights of this life; but they shall hereafter know the issue.
Hamid S. Aziz
And when they ride in the ship they call upon Allah, making their religion seem sincere to Him; but when He delivers them safely to the shore, behold, they associate others with Him;
Mahmoud Ghali
Let them disbelieve in whatever We brought them, and let them take their enjoyment; then they will eventually know!
Marmaduke Pickthall
That they may disbelieve in that which We have given them, and that they may take their ease. But they will come to know.
Mohamed Ahmed - Samira
And deny what We had given them, in order to go on enjoying themselves. They will come to know soon.
Muhammad Asad
and thus they show utter ingratitude for all that We have vouchsafed them, and go on [thoughtlessly] enjoying their worldly life.
Mustafa Khattab
So let them be ungrateful for all We have given them, and ˹let them˺ enjoy themselves ˹for now˺! For they will soon know.
Progressive Muslims
Let them reject what We have given them, and let them enjoy; for they will come to know.
Sahih International
So that they will deny what We have granted them, and they will enjoy themselves. But they are going to know.
Sam Gerrans
That they might deny what We gave them, and enjoy themselves. But they will come to know!
Shabbir Ahmed
And thus they show ingratitude for all that We have given them, and go on thoughtlessly enjoying life. But soon will they know.
Syed Vickar Ahamed
Rejecting thanklessly Our gifts, and giving themselves into (short-lived) enjoyment! But soon they will know.
Taqi Usmani
thus becoming ungrateful for what We gave to them. Let them have some enjoyment, then they will soon come to know (the ill-fate of their attitude).
The Monotheist Group
Let them reject what We have given them, and let them enjoy; for they will come to know.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Quʹils nient ce que nous leur avons donné et jouissent des biens de ce monde! Ils sauront bientôt!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bila ew di biwara nîmetên me de nankoriyê bikin û bila xweş bijîn, paşê ew ê bizanin!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
om ondankbaar te zijn voor wat Wij hun gegeven hebben en om te genieten. Maar zij zullen het weten!
Hollandaca — Salomo Keyzer
Om zich ondankbaar te betoonen voor datgene wat wij hun hebben geschonken, en opdat zij de vermaken van dit leven zouden mogen genieten; maar hierna zullen zij de ontknooping kennen.
Hollandaca — Siregar
Om hun ondankbaarheid te tonen voor wat Wij hun gegeven hebben en om te genieten. Spoedig zuilen zij het te weten.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
чтобы выразить (этим самым) свою неблагодарность за то, что Мы им даровали [за то, что Мы избавили их от страха и опасности] и чтобы пользоваться (благами этой жизни), (но) потом [в День Суда] они (все же) узнают (о том, какое наказание приготовил Аллах им за это)!
Rusça — Osmanov
чтобы отрицать то, что Мы спасли их. Так пусть же они предаются [земным] утехам, ибо скоро они познают [результаты своего поведения].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och visar därmed sin brist på tacksamhet för den (nåd) Vi har skänkt dem, och går (på nytt helt) upp i de jordiska fröjderna. Men en dag skall de få veta (sanningen).